İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/720 E. 2020/429 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/720
- Karar No
- 2020/429
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/720 Esas KARAR NO : 2020/429 DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2019 KARAR TARİHİ : 14/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde: davalı şirket ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların bu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldıklarını, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara ihtarnamenin tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, icra takibinde talep edilen faiz ve faiz oranlarının kanuna ve sözleşmeye uygun olup davalıların itirazlarının haksız olduğunu bildirmiş, itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 21/11/2018 tarihli istifaname başlıklı ihtarnameyi davacıya göndererek hisselerini devrettiğini, ortaklıktan ayrılıp kefaletten caydığını, ihtar ettiğini, bankanın yaptığı ödeme emrinin yasal şekil şartlarına uygun olmadığını, ihtarnameye cevap verilmediğini, ödeme emrinin bildirilen tutarın denetimini sağlamaya elverişli olmayıp hangi borçtan sorumlu olduğu bilinmediğinden zorunlu olarak takibe itiraz edildiğini, müvekkilinin, banka ile şirketin yeni bir sözleşme yapıp yapmadıklarını bilemeyeceğini, kat ihtarnamesinde müvekkilinin sorumlu olduğu ekstrenin uygulanan faiz oranı gibi bilgilerin bulunmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatına da hükmedilemeyeceğini, bu şekilde ve kötü niyetle takip yapan bankanın kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulması gerektiğini bildirmiş, davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davalı şirketin borçlu, davalı gerçek kişilerin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davacı ile davalılar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi nedeni ile hesabın kat edilerek ihtarname tebliğ edilmesine rağmen ödenmeyen kredi borcundan kaynaklanan alacağı için davacı bankanın, davalılar hakkında alacağının tahsili amacıyla yaptığı icra takibinde davalıların borca ve ferilerine itirazlarının iptali istemine ilişkindir. Davaya konu icra dosyasında davacı banka, davalılar hakkında davaya konu kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için ilamsız icra yoluyla takip yapmış, davalılar vekilinin ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle davalılar hakkındaki takip durmuştur. İtiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmemiş olması nedeniyle dava, hak düşürücü süre içinde açılmıştır. Toplanan tüm deliller ve mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen, gerekçeli ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi raporu ile; taraflar arasında davaya konu genel kredi sözleşmesinin 22/02/2018 tarihinde düzenlendiği, sözleşmede asıl borçlunun davalı şirket olup gerçek kişi davalıların müteselsil kefil ve borçlu sıfatıyla sözleşmede yer aldıkları, davalı kefillerin kefalet limitinin takibe ve davaya konu borç miktarının üzerinde 1.500.000,00-TL olarak belirlendiği, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin varlığının ve içeriğinin uyuşmazlık konusu olmadığı, sözleşmede uyuşmazlık halinde davacı bankanın kayıtlarına itibar edilerek uyuşmazlığın çözümünün kararlaştırıldığı, sözleşmedeki bu hüküm nedeniyle davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenerek uyuşmazlığın çözülmesinin gerektiği, her ne kadar davalı... vekili tarafından borca itiraz ile cevap dilekçesinde müvekkilinin kefaletnameden caydığını bu konudaki ihtarın çekildiğini müvekkilinin şirketle bankanın yeni bir sözleşme yapıp yapmadığını ve bu nedenle doğan alacağın takibe konu edilip edilmediğini bilemeyeceğini, ödeme emrinde bu yönde bir açıklama bulunmadığı gibi ödeme emrinin talep edilen alacağın denetimini sağlamaya elverişli olmadığını iddia etmiş ise de gerek kat ihtarnamesinde gerekse ödeme emrinde kredi sözleşmelerine ilişkin bilgilerin yer alması kat ihtarı ve kredi sözleşmesi örneklerinin takip talebine eklenmiş olması, kat ihtarnamesinde ödenmesi talep edilen alacağın ayrıntılı olarak bildirilmesi, gerekse taraflar arasındaki sözleşme gereği davalının, davacı bankanın kayıt ve belgelerinde inceleme yapmak sureyitye sorumlu bulunduğu miktarı belirleyebilme imkanının bulunduğu birlikte değerlendirildiğinde takip ve dava konusu edilen alacağın adı geçen davalı hakkında belirli ve anlaşılmaz olmadığına dair iddianın haklı olmadığı, buna göre sözleşmede belirlenen ödeme zamanında davalılar tarafından ödeme yapılmaması üzerine davacı bankanın hesabı kat etme konusunda yasal koşulların oluştuğu, davalı...'ın kefaletten caydığını bildirir ihtarnamenin davacı bankaya ulaşmasına rağmen dava ve takip konusu edilen alacağın cayma iradesinin bildirilmesinden sonra düzenlenmiş bir kredi sözleşmesinden kaynaklanmayıp bu tarihten önce düzenlenen davaya konu sözleşmeden kaynaklandığı bu nedenle davalı...ın da kefil sıfatıyla dava ve takip konusu alacaktan sorumluluğunun bulunduğu, kat ihtarının usulüne uygun düzenlendiği gibi davalılara usulüne uygun 31/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların verilen sürede ödemede bulunmaması nedeniyle 02/06/2019 tarihinde temerrüde düştükleri, kat ihtarına ilişkin olarak bir itirazda bulunmadıkları gibi davaya konu alacakla ilgili takip ve dava öncesinde veya sonrasında ödeme yaptıklarına ilişkin bir iddiada da bulunmadıkları ve belge sunmadıkları, davacı bankaya ait kayıt ve defterler incelenmek suretiyle oluşturulan bilirkişi raporu ile davalı tarafça borca ve ferilerine bütünüyle itiraz edilmiş ise de; davalıların, davaya ve icra takibine konu kredi sözleşmesinden doğan davacı banka alacağını bilirkişi raporunda hesaplanan alacak kalemleri miktarınca ödemedikleri ve itirazlarının haksız olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile; davalıların davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nü... sayılı dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının kısmen iptali ile takibin 646.545,75-TL asıl alacak, 4.067,57-TL işlemiş faiz ve BSMV, 899,23-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 651.512,55-TL alacak ve işleyecek faiz yönünden takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39 oranında TCMB faiz oranları genelgeleri doğrultusunda değişken oranlarda işletilecek temerrüd faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisi üzerinden devamına, davanın kısmen reddi ile; 14.909,66-TL asıl alacağa ilişkin isteminin reddine, alacağın likit olduğu davalı... vekilinin müvekkili yönünden belirsiz olduğuna dair iddiasının yukarıda açıklanan gerekçelerle haklı olmadığı, davalıların haksız olarak itiraz ettikleri göz önünde tutularak davalıların %20 oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına, davalı... tarafından kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de reddedilen miktar yönünden davacı bankanın kötü niyetli olarak takip yapmadığı anlaşılmakla davalı...'ın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile; Davalıların davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının kısmen iptali ile takibin 646.545,75-TL asıl alacak, 4.067,57-TL işlemiş faiz ve BSMV, 899,23-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 651.512,55-TL alacak ve işleyecek faiz yönünden takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39 oranında TCMB faiz oranları genelgeleri doğrultusunda değişken oranlarda işletilecek temerrüd faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisi üzerinden devamına, 2-Davanın kısmen reddi ile; 14.909,66-TL asıl alacağa ilişkin isteminin reddine, 3-Hükmedilen 651.512,55-TL toplam alacağın %20'si oranı üzerinden hesaplanan 130.302,51-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı...'ın kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40-TL başvuru harcı ile 44.504,82 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davanın kabul edilen bölümü için davacı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) mad. uyarınca takdir edilen 49.625,63-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 133,00-TL tebligat gideri, 105,80-TL müzekkere ve posta gideri, 55,00-TL on adet elektronik tebligat gideri, 0,50-TL kep reddiyatı ile 850,00-TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 1.144,30-TL yargılama giderinden 43/44'ünün karşılığı olan 1.118,30-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1/44 ünün karşılığı olan 26,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalı... tarafından yapılan 38,00-TL müzekkere ve posta giderinden oluşan toplam 38,00-TL yargılama giderinden 1/44'ünün karşılığı olan 0,86-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı...'a verilmesine, 43/44 ünün karşılığı olan 37,13-TL yargılama giderinin davalı... üzerinde bırakılmasına, 10-Davacı ve davalı... tarafından peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Davacı vekili ile davalı... vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2020
Başkan... eimza ¸ Üye ... eimza Üye eimza ¸ Katip.. eimza