İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/575 E. 2020/481 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/575
Karar No
2020/481
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/575 Esas KARAR NO : 2020/481 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2019 KARAR TARİHİ : 22/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı takibe itiraz etmiş bulunduğundan icra takibi durduğunu, davacı Reklam Ajans işleri ile iştigal ettiğini, davacı ile davalı şirket 10.01.2018 tarihli Basın Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi ve 12.01.2018 tarihli Açık Hava Reklam Sözleşmesi düzenlediklerini, anılan sözleşme gereği davacı edimlerini yerine getirdiğini ve 27.11.2018 tarihine gelindiğinde ise bu kez her iki sözleşmenin bedelleri olan bakiye borcun ödenmesi için Fesih Protokolü düzenlediklerini, iş bu Fesih Protokolü gereği davalının ödemesi gereken 265.053,49-TL nin ödenmesi için 6 taksit yapıldığını, davalı, iş bu taksitlerden ilk dört adedini (Aralık 2018-Mart 2019) ödediğini fakat kalan iki taksitini ödemediğini, davalının protokol gereği ödemesi gereken ve fakat ödemediği Mayıs 2019 taksiti olan 44.000-TL ve Haziran 2019 taksiti olan 44.000-TL yani toplam 88.000-TL nin tahsili müteaddit defalar talep edildiğini ancak sonuç alınamadığını, davacı davalı şirketten yukarıda bahsedilen alacağını şifahi görüşmeler sonucunda tahsil edemeyince icra takibi yapmak zorunda kaldığını, davacının davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla 26.06.2019 tarihi itibariyle İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...sas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı ... Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili 13/11/2019 havale tarihli dilekçesi ile dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı şirket taraflar arasındaki hizmet ilişkisi kapsamındaki tüm borcunu hali hazırda ödediğini, davacının kendisine yapılan ödemeye nispeten daha fazla hizmet verdiği ve bu hizmet karşılığı alacaklı olduğu yönündeki iddiaları da asılsız olduğunu, davacı iddia etmiş olduğu hizmeti davalı şirkete sağlamış olduğunu ispatlaması gerektiğini, diğer bir husus ise, ortada likit olmayan ve yargılama gerektirir bir alacak iddiası bulunmakta olup, icra inkâr tazminatı talebi de davacının diğer talepleri gibi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, her ne kadar taraflar arasında yargılamaya konu faturalarla ilgili olarak imzalanmış olan fesih protokolü bulunsa da işbu fesih protokolünün içeriğini oluşturan faturalarda davacı tarafından fazladan tutarlar yazılmış olup, bu durum davalı şirket tarafından daha sonradan fark edildiğini, dolayısıyla davalı şirket ilgili fesih protokolünü imzalarken hataya düştüğünü, işbu protokol ile davalı şirket bağlı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas takip dosyası, sözleşme, fatura, kayıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 10.01.2018 tarihli Basın Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi ve 12.01.2018 tarihli Açık Hava Reklam Sözleşmesi imzaladığını, anılan sözleşme gereğince müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini ve 27.11.2018 tarihine gelindiğinde ise bu kez her iki sözleşmenin bedelleri olan bakiye borcun ödenmesi için Fesih Protokolü düzenlediklerini, müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla 26.06.2019 tarihi itibariyle İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile müvekkili yararına alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, taraflar arasındaki hizmet ilişkisi kapsamındaki tüm borcun müvekkilince ödendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Dava, Basın Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi ve Açık Hava Reklam Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline matuf girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Tüm dosya kapsamında, davacı ile davalı arasında 0.01.2018 tarihli Basın Danışmanlığı Hizmet Sözleşmesi ve 12.01.2018 tarihli Açık Hava Reklam Sözleşmesi imzalandığı, imzalanan sözleşmelerden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiği, bu itirazın iptali için davacı tarafça yasal süresi içerisinde eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce dosya SMM ve Sektör bilirkişisine tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 12/08/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; tarafların 27/11/2018 tarihli fesih protokolü ile mutabık oldukları 265.053,49 TL bakiye, taraf defterlerinde tespit edilmemiş olup, her iki firma ticari defterlerinde de borç alacak durumu farklı olarak tespit edilmiş olsa da sayın mahkemeniz tarafından bu mutabık kalınan bakiyenin kabul edilmesi halinde, ödeme planındaki 15/12/2018 tarihli 45.053,49 TL'nin davalı şirket ticari defterlerinde ...-Satıcılar alt hesabında, 15/01/2019 tarihli 44.000,00 TL ödemenin yine 320.100.00281 ...-Satıcılar alt hesabında, 15/02/2019 ve 15/03/2019 tarihli 44.000,00 TL bedelli ödemelerin ise davalı ticari defterlerinde ...Ltd.-Satıcılar alt hesabında kayıt altına alındığı, 15/04/2019 tarihli 44.000,00 TL ve 15/05/2019 tarihli 44.000,00 TL ödeminin davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. Davacı tarafa ait ticari defterlerde ise protokolde belirtilen ödemelerin hiçbirinin kaydının bulunmadığı, ancak protokolde belirtilen ödeme planındaki ödemelerden yalnızca şubat-mart/2019 tarihinde yapılan 44.000,00 TL tutarlı ödeme kayıtlarının... Ltd. Şti. Ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, ödeme planındaki diğer ödeme tutarlarının kayıtlarının bulunmadığı tespit edildiğini, davalı şirket tarafından protokolde belirtilen 15/04/2019 tarihli 44.000,00 TL ve 15/05/2019 tarihli 44.000,00 TL ödemenin her iki taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Fesih protokolünde belirtilen ödeme planına göre 15/04/2019 tarihli 44.000,00 TL ve 15/05/2019 tarihli 44.000,00 TL taksit bedellerinin ödenmediğinden dolayı kayıt altına alınmadığı, davalı şirketin 2 taksit tutarı olan 88.000,00 TL borçlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Oluşa, dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun bulunan rapor mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınabilir kabul edilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67.maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde itirazın iptalini dava edebileceği, bu davada itiraz eden borçlunun haksız görülmesi durumunda alacaklı yararına, alacaklının haksız ve kötü niyetle takip yaptığı anlaşılırsa borçlu yararına alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilebileceği düzenlemesi yer almaktadır. İtirazın iptali davalarında alacağın varlığını, miktarını ve muacceliyet hususunu ispat külfeti davacı alacaklı üzerinde bulunmaktadır. Alacaklı bu hususu ispat ettiği takdirde bu kez ispat külfeti yer değiştirecek ve davalı borçlu borcun ödendiğini yahut herhangi bir sebeple artık ortadan kalkmış olduğunu ispat külfeti altına girecektir. Somut olayda davacı alacağın varlığını, miktarını ve alacağın muaccel hale gelmiş olduğunu, sözleşme, hesap ekstresi ve ihtarlar ile ispat etmiş ancak davalı taraf borcun ödendiğini yahut herhangi bir sebeple ortadan kalkmış olduğunu ispat edememiştir. Yukarıda bahsi geçen yasal düzenlemeler ve bu somut olgular karşısında mahkememizce davanın kabulüne karar vermek gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan takibe konu alacak taraflarca bilinmektedir veya bilinebilecek durumda ve likit bir nitelik arz etmektedir. Bu itibarla itirazında haksız çıkan davalının icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi de gerekmektedir. Mezkur nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere Davanın KABULÜNE, Davalının İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın İPTALİNE, Takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla DEVAMINA, Alacak likit bulunduğundan 88.000,00 TL asıl alacağın %20'si oranında 17,600 TL icra inkar tazminatının itirazında haksız çıkan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı taraf duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunun AAÜT tarifesine göre hesap ve takdir edilen 12.240,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Harçlar yasası gereğince alınması gereken 6.095,76- TL harç olmak üzere 1.523,95 TL harçtan mahsubuna, 4.571,81 TL eksik harç ile 7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14 maddesi gereğince ilerde haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320.00 TL zorunlu Arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı tarafından yapılan 16,20 TL tebligat, 44,00 TL elektronik tebligat, 2,00 TL KEP masrafı, 1.083,95 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı ve 1.200,00- TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamda 2.390,55‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/10/2020

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/575, K. 2020/481, T. 22.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-575-e-2020-481-k-07bc5d243f50