İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/811 E. 2026/569 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/811
- Karar No
- 2026/569
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/811 Esas KARAR NO : 2026/569
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2025 KARAR TARİHİ : 14/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 30/11/2020 tarihinde hizmet sözleşmesinin imzalandığını, işbu sözleşmeye istinaden müvekkil şirketin davalı şirkete ... yazılımının en verimli şekilde kullanımını sağlamak amacıyla; kurumsal yapının incelenerek analizinin yapılması, yazılımlarla ilgili parametrelerinin düzenlenmesi, kullanıcının iş süreçlerinin yazılıma uygulanması, kullanıcıya uygun raporların tanımlanması düzenli olarak işleyişte oluşabilecek farklılıklara göre yazılımlarda parametre ayarlamaları ve düzenlemelerin yapılması, hazırlanan rapor ve içeriklerin uygulama testleri ile raporların yapılması, ...'nin beslediği Tabular modelinin zenginleştirilmesi ve ...'a entegrasyonu konusunda, sözleşme şartları çerçevesinde destek vermeyi üstlendiğini, işbu sözleşmenin bir kısım maddelerinin tadil edilmek suretiyle yenilenerek süregeldiğini, müvekkil şirketin üstlendiği işbu hizmet için davalı şirkete aylık 270.000,00 TL ödediğini, müvekkil şirketin sözleşme gereği üstlendiği işi yerine getirdiği bir aşamada davalı şirketin sözleşme bitim tarihini beklemeden sözleşmeyi herhangi bir sebep belirtmeksizin feshettiğini, sözleşme feshini ... 3.Noterliğinin 27.05.2024 tarih ... Yev numaralı ihtarnamesi müvekkil şirkete bildirildiğini, ... 23.Noterliğinin 14.06.2024 tarih ... Yev. Numaralı ihtarname ile feshe cevap verilerek ihtarnamenin 13.06.2024 tarihinde müvekkil şirkete tebliğ edildiğini sözleşme uyarınca fesih bildiriminin bir ay öncesinden yapılması gerektiği ve bu nedenle 13.07.2024 tarihine kadar sözleşmenin yürürlükte olduğunu, yürürlükte olduğu dönem ücreti ile birlikte buna ek olarak 02.01.2024 tarihinde imzalanan Hizmet Sözleşmesi Ek/Tadil Protokolünün 6.maddesi uyarınca iki aylık tutarın ödenmesini davalı şirketten talep ettiğini, ihtarnameye karşı davalı tarafın cevap verilmediğini, sözleşme uyarınca hak edilen bedellerin davalı tarafça ödenmemesi üzerine arabuluculuğa başvurduklarını, görüşmelerden sonuç alamadıklarını beyan ederek izah edilen nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile davanın kabulü ile dava konusu 14/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ile talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının ihtarnamedeki taleplerinin haksız ve taraflar arasındaki sözleşmelere de uygun olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, en son akdedilen 02.01.2024 imza tarihli Ek Protokolün 4. Maddesi ile Sözleşmenin "Süre" başlıklı 3. Maddesinin "Taraflar, 31.12.2023 tarihi itibariyle bitecek olan sözleşmenin 31.12.2024 tarihine kadar uzatılması ve akabinde tarafların 30 gün öncesinden bildirmek sureti ile sözleşmeyi sonlandırma talebinde bulunmamaları halinde sözleşmenin kendiliğinden aynı koşullar ile 1 yıl süre ile uzatılması hususunda mutabık kalmışlardır.” şeklinde düzenlendiğini, 30.11.2020 Yürürlük tarihli Hizmet Sözleşmesinin "Fesih" başlıklı 13. Maddesinin 3. Fıkrasının "Müşteri, Sözleşmeyi kısmen veya tamamen hizmet aldığı günler için belirlenen adam gün karşılığı olan ücreti ödemek suretiyle Tedarikçiye yazılı olarak bir ay evvel bildirmek kaydıyla, her ne nam altında olursa olsun bir tazminat, telafi bedeli vb. ödemeksizin ve sebep göstermeksizin herhangi bir zamanda tek taraflı olarak feshedebilir." şeklinde olduğunu, müvekkil şirketin işbu madde hükmüne istinaden taraflara arasındaki Hizmet Sözleşmesini feshettiğini, davacı tarafın her ne kadar 02.01.2024 imza tarihli Ek Protokolün 6. Maddesindeki “Müşteri, 30.11.2020 yürürlük tarihli Hizmet Sözleşmesinde yer alan hükümler ve/veya yasal mevzuattan kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği haller dışında, Sözleşme bitim tarihinden önce sözleşmeyi feshettiği takdirde Tedarikçiye/Danışmana 2 aylık Tutar bazında ödeme yapmayı taahhüt eder.” şeklindeki hükmüne istinaden 2 aylık ücret talep etmiş ise de bu yöndeki talebin haksız ve dayanıksız olduğunu, taraflara arasındaki hizmet ilişkisi ve sözleşme ile ek protokoller sözleşmenin md. 13.3. fıkrasına uygun feshedildiğini, bu nedenle müvekkil şirket tarafından yapılan fesih bildiriminin sözleşmedeki 1 aydan önceden bildirimli erken fesih hakkı kapsamında yapıldığından usulüne uygun olması nedeniyle davacının bu yöndeki talebinin haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkil şirket tarafından 27/05/2024 tarihinde Noterden fesih bildirimi gönderdiğini, sözleşmenin 30/06/2024 tarihinde sona ereceğinin bildirildiğini, anılan bildirimin 29/05/2024 tarihinde firmanın adreste olmadığı gerekçesi ile iade döndüğünü, davacının ana sözleşmede belirtilen adresinin " ... Mah. ... Cad., No:4/3 İç Kapı No: 16 .../ İSTANBUL" olarak değiştiğini müvekkil şirkete bildirdiğini, müvekkil şirket tarafından Sözleşmenin feshine dair yapılan bildirim, davacı tarafın güncel ve kayıtlı resmi adresi olan ve bizzat davacı tarafından bildirilen ve güncellenmesi ile bundan sonra yapılacak bildirimler için dikkate alınması talep edilen "... Mah. ... Cad., No:4/3 İç Kapı No: 16 .../ ..." adresine yapılmasına rağmen iade döndüğünü, fesih ile birlikte iadesi talep edilen bilgisayarlar da olduğundan bir önceki tebligat adresi olan "... Mah. ... ... Cad., ... ... Apt. No:28/103 Kadıköy/ İSTANBUL" adresine tekrar tebligat çıkartıldığını ve işbu tebligatın 13.06.2024 tarihinde davacı tarafça tebliğ alındığını, kabul anlamına gelmemekle alacak kalemleri bakımından en yüksek ticari avans faizi ile birlikte işletilmesi talebini kabul etmediklerini, talep edilen alacak kalemleri bakımından faiz talebinin taraflara arasında akdedilen sözleşmeye uygun olmadığını beyan ederek arz ve izah edilen mahkemece de resen dikkate alınacak sebeplerle; öncelikle arabuluculuk tutanak aslı veya arabulucu onaylı suretinin dosyaya sunulmamış olması halinde davacı tarafa sunması için bir hafta kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde sunulmaması halinde davanın usulden reddine, davacının dava konusu talebini somutlaştırması için davacıya süre verilmesine, davacı tarafın dava dilekçesindeki talepleri haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davacının davasının esastan reddine, yargılama giderleri ile birlikte dava vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan deliller, delillerin tartışılması, değerlendirilmesi ve gerekçe: Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.11.2020 tarihli hizmet sözleşmesini, 02.01.2024 tarihli hizmet sözleşmesi ek/tadil protokolünü, ...Noterliğinin 27.05.2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesini, ... Noterliğinin 14.06.2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesini, fatura, ticari defter ve kayıtlarını, arabuluculuk anlaşamama tutanağını, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin, ve her türlü yasal delili dosyaya delil olarak sunmuştur. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve sözleşmenin feshinden kaynaklanan cezai şart alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılmış ve taraflara ilişkin BA ve BS formaları dosya arasına alınmıştır Mahkemece taraf iddia ve savunmaları kapsamında dosyanın bir mali müşavir bilirkişisi ve bir nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi ile tarafların ticari ve defter ve kayıtları üzerinde ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamında yer alan tüm belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davacıya ait yasal defterlerin elektronik ortamında tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış bratlarının VUK nlerinde belirtilen süreler içerisi de yaptırıldığını, davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu, davalıya ait yasal defterlerin elektronik ortamında tutulduğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64 üncü maddesinde 3 fıkrası hükmümce belirtilen ticari defterlerin açılış ve kapanış bratlarının VUK hükümlerinde belirtilen süreler içerisinde yaptırıldığı, davacılının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu, davacı defter kayıtlarında; davalı şirketin 270.000,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiğin, davalı defter kayıtlarında; davacı şirketin 0 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının fesih ihbarının davacıya 29.05.2024 tarihinde ulaşmış sayılacağı, fesih ihbarında 30.06.2024 tarihinde sözleşmenin sonlandırılmış olacağının belirtildiği, dolayısıyla davacının 30.06.2024 tarihine kadar olan hizmetlerine ilişkin alacak hakkının olabileceğini, Hizmet Sözlşemesi'nin 7.1 maddesi uyarınca her ay sonunda hizmet bedeli faturası davalı müşteriye gönderileceğinden dava konusu olayda da en son 01.07.2024 tarihli hizmet faturası gönderilmiş olup her ne kadar davalının Temmuz 2024 döneminden sorumluluğu bulunmayacak olsa da mali incelemede tespit edildiği üzere 01.07.2024 tarihinde kesilen Haziran 2024 dönemi borcunu ödemediği tespit edildiğini, bu halde Haziran 2024 dönemine ait 270.000,00 TL borç bulunduğunu, davalının fesih sebebinin Hizmet Sözleşmesinin 13.3 maddesine dayandığı, bu haliyle Ek Protokol'ün 6. maddesinde düzenlenen istisna kapsamında olduğu ve 2 aylık tutar bazında sorumlu olmayacağı değerlendirildiği şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Alınan bilirkişi heyet raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Mahkemece taraf vekillerinin bilirkişi heyet raporuna karşı itirazları kapsamında rapor düzenleyen bilirkişi heyetinde yer alan nitelikli hesap uzmanı bilirkişisine dosyanın yeniden tevdi ile ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle; dosya kapsamında yer alan tüm belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davacı şirket adres değişikliğini davalıya yazılı olarak (e-posta+ ticaret sicil gazetesi, Mart 2024) bildirdirdiğinu, davalının da bu yeni adrese fesih ihbarnamesi gönderdiği, sözleşme md. 21 hükmü çerçevesinde yeni adrese yapılan ve 29.05.2024'te iade olan tebligatın geçerli tebligat sonucunu doğurduğunu, fesih ihbarı 29.05.2024 tarihinde hukuken davacıya ulaşmış sayıldığını, fesih bildiriminde sözleşmenin 30.06.2024'te sona ereceği belirtilmiş olup bu tarih, 1 aylık önceden bildirim yükümlülüğünü karşıladığını, buna göre sözleşme 30.06.2024 tarihinde sona erdiği, sözleşmenin md. 7.1 uyarınca Haziran 2024 hizmetinin faturası 01.07.2024 tarihinde (..., 270.000 TL) kesildiği, bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalının ise kayıtlarına almadığı saptandığı, kök rapordaki görüşün korunduğunu, sözleşmenin sözleşmenin 30.06.2024'te sona ermesiyle birlikte Temmuz 2024 dönemi için ayrı bir hizmet bedeli alacağı doğmadığını, sözleşmenin md. 13.3 gereğince usulüne uygun yapılmış olan fesih nedeniyle cezai şart sorumluluğunun olmadığı değerlendirildiğini, sözleşme md. 7.7 uyarınca '3095 sayılı Kanun kapsamında yasal faiz' uygulanması kararlaştırıldığı şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir. Alınan ek bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde özetle; 10.000,00 TL olarak açtıkları kısmi davanın 9.000,00 TL'sini dönem alacağı, 1.000,00 TL'sini de cezai şarta bağlı alacak üzerinden açtıklarını, dava konusu toplam alacaklarının ise dönem alacağı olarak 270.000,00 TL ile buna ek olarak 02/01/2024 tarihli Hizmet Sözleşmesi Ek/ Tadil Protokolünün 6. maddesi uyarınca ödeneği taahhüt edilen 2 aylık tutarı olan 540.000,00 TL'nin toplamı 810.000,00 TL olduğunu, bilirkişi raporu doğrultusunda 9.000,00 TL 'yi 261.000,00 TL üzerinden ıslah ederek dönem alacağına dair taleplerini 270.000,00 TL'ye yükselttiklerini beyan ederek açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 270.000,00 TL dönem alacağı ile 1.000,00 TL cezai şarta bağlı alacağın temerrüt ihtarının davalı şirkete tebliğ edildiği tarih olan 14.07/2024 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından davalı ile aralarında imzalanan 30/11/2020 tarihli sözleşme ve 02/01/2024 tarihli ek/tadil protokolü ve diğer ek protokoller kapsamında sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem bakımından ödenmeyen dönem alacağı ve bu sözleşmelerin haklı neden olmaksızın feshine bağlı olarak doğduğu belirtilen iki aylık cezai şart alacağına ilişkin iş bu davaya açtığı, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, mahkemece taraf iddia ve savunmaları kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporda davalı tarafından gerçekleştirilen fesih sebebinin Hizmet Sözleşmesinin 13.3 maddesine dayandığı, bu haliyle Ek Protokol'ün 6. maddesinde düzenlenen istisna kapsamında olduğu ve 2 aylık tutar bazında sorumlu olmayacağının ve sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem bakımından da Haziran ayına ilişkin kesilen faturanın ödenmediğinin ve Haziran 2024 dönemine ait 270.000,00 TL borç bulunduğunun bildirildiği, alınan bilirkişi kök ve ek raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu bu kapsamda yapılan tespit ve hesaplamalar bakımından mahkememizce benimsendiği, bu kapsamda davacının sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem bakımından Haziran 2024 için 270.000,00 TL alacağı bulunduğu ancak cezai şart alacağı talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine, faiz türü kapsamında taraflar arasındaki sözleşmede yasal faiz kararlaştırıldığı gözetilerek yasal faize ve faiz başlangıcı bakımında da ödenmeyen dönem alacağı için dönem borcunun vadesinin geçtiğinin taraflar arasındaki sözleşmenin 7.7. maddesi kapsamında yazılı olarak davalı müşteriye bildirilmemesi kapsamında dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL'sına dava tarihi itibariyle kalan kısım yönünden ıslah tarihi itibariyle yasal faiz işletilmesine karar karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; toplam 270.000,00 TL alacağın 9.000,00 TL’sine dava tarihi olan 17/04/2025 tarihinden, 261.000,00 TL’sine ıslah tarihi olan 22/06/2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 18.443,70 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından başlangıçta peşin olarak yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 4.457,23 TL ıslah harcı toplamı olan 5.072,63 TL'den mahsubu ile eksik 13.371,07 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve alınması gereken harçtan mahsup edilen 615,40 TL peşin harç ve 4.457,23 TL ıslah harcı toplamı olan 5.072,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin kabul red oranına göre 3.568,72 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 13,28 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından işbu yargılama nedeniyle yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 13.000,00-TL bilirkişi delil avansı, 423,00-TL posta ve tebligat giderinden oluşan toplam 14.038,40 TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre hesaplanan 13.986,45 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından işbu yargılama nedeniyle yapılan 40,00-TL tebligat ve posta giderinin kabul ret ve kabul oranına göre hesaplanan 1,33-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kısmen kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kısmen reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 14/09/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır