İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/521 E. 2026/262 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/521
- Karar No
- 2026/262
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/521 KARAR NO : 2026/262
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... . DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ......... Av. .....
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/10/2019 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 G.K.YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili iddiasında özetle; Davalı Şirket ile ... ...Valiliği (21 km LOT 1), ...Valiliği (38 km LOT 2 ve 3), .... Yolu .... Valiliği (41 km LOT 4 ve 5)’in yapımına ilişkin olarak davacı ile davalı arasında 25.08.2013 tarihli "Alt Müşavirlik Sözleşmesi" akdedildiğini, bu Sözleşme ile davacı-müvekkilinin üstlenmiş olduğu iş olan etüd ve proje hizmetleri ile bu kapsamda yaptırılacak jeoloteknik etüdlerin, alt müşavirlik sözleşmesinde gösterilen teknik şartnamelere uygun olarak tamamlanmak suretiyle 11.10.2017 tarihinde eksiksiz olarak davalı şirkete teslim edildiğini, dolayısıyla, davacı müvekkilinin, sözleşmeden doğan edim yükümlülüğünü ifa ettiğini, takiben, Ana Sözleşme'nin tarafı olan ... ... Yönetiminin de, davacı yanca yapılan projeleri kullanarak yol yapım çalışmalarına başladığını, davaya konu 25.08.2013 tarihli Alt Müşavirlik Sözleşmesinin 23. maddesinde, işin bedelinin açıkça 2.130.000,00-USD olarak kararlaştırıldığını, yapılan iş karşılığı olarak davacı şirket tarafından 30.04.2014 tarihinde 96.000,00-USD tutarında fatura kesildiğini, fatura karşılığı davalı şirket tarafından davacı şirkete 40.000,00-USD ödeme yapıldığını, kesilen faturanın bakiye kalan 56.000,00-USD kısmı ile birlikte toplam 2.090.000,00-USD’nin bugüne kadar ödenmediğini, sözleşmede alt müşavire yapılacak ödemenin ifa zamanının "Ana sözleşmenin tarafı olan işveren idarenin ödeme yapmasını takip eden 5 iş günü" olarak belirlenmiş ise de, bu ifa zamanının kanuna uygun olmadığını, karşılıklı edinimleri ihtiva eden sözleşmelerde iş sahibinin bedel ödeme borcu, yüklenicinin edimini ifa etmesi ile muaccel hale geldiğini, bu nedenle müvekkilince sözleşmedeki ifa borcu yerine getirilmiş olduğundan, davalı şirketçe de 11.10.2017 tarihi itibariyle ödeme ediminin ifası gerektiğini, sözleşme kapsamında ödemenin yapılması için davalı tarafa, ... 35. Noterliği aracılığı ile 30.04.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarın gönderildiğini ve ödemenin yapılması için ihtarın tebliğinden itibaren 1 aylık süre verildiğini, davalı şirketin işbu ihtara verdiği ... 2. Noterliğinin 17.05.2019 tarihli ve .... yevmiye sayılı cevabi ihtarında sözleşmeyi, sözleşmede belirlenen ücreti ve işin davacı tarafından kendilerine teslim edildiğini kabul ettikleri halde herhangi bir ödeme yapmadığını, taraflar arasında yapılan 25.08.2013 tarihli sözleşme gereği yapılan işin bedeli olarak davalıdan şimdilik 1.000-USD'nin ihtar kararının tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 28/06/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin 1.964.000,00-USD artırarak 1.965.000,00-USD alacağın ihtar kararının tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili savunmasında özetle; Taraflar arasındaki sözleşmenin 28. maddesinde davacının, müvekkili şirketten herhangi bir alacak talep edebilmesinin, müvekkili şirketin parayı tahsil etme şartına bağlandığını, böyle bir tahsilatın yapılmadığını ve davacı yanın talep edebileceği bir alacağın olmadığını, davacı yanın alacağı değil müvekkili şirkete borçları bulunduğunu, buna ilişkin dava haklarının saklı tutulduğunu, karşılıklı hesaplaşmanın yapılabileceği düşünüldüğü takdirde cevabi ihtarnamede açıklanan meblağların öncelikle mahsuplaşma işlemine tabi tutulması gerekeceğini, davacının yüklenimi altında bulunan işlerin, ana sözleşmenin özel şartlar madde 22’de belirtildiği üzere 205 takvim gününde, yani 21.03.2014 tarihinde tamamlanması gerekmekte iken, bu tarihte tamamlanamadığını, ana sözleşmenin özel şartlar madde 25’e göre ceza şartlarının oluştuğunu, davacı tarafından teslim edilmeyen, ancak 11.07.2017 tarihinde teslim edildiği iddia edilen çalışmaların gecikmesi sebebiyle o tarih itibariyle 949.954,08-USD ceza doğduğunu, idare ile yapılan görüşmelerde bu ceza miktarının 219.500,00-USD’ye düşürtüldüğünü, davacı yanın yüklemi altında bulunan jeoloji ve jeoteknik etütlerin tamamlanmadığını, davacı yanın bilgisi dahilinde namı hesaba bu işlerin bir kısmının 24.04.2014 tarihinde .... Firmasına 54.800,00- USD bedel ile diğer bir kısmının ise 22.05.2014 tarihinde ... firmasına 45.000,00-USD bedelle taşere edildiğini, davacı uhdesinde kalan diğer jeolojik ve jeoteknik çalışmaların da tamamlanmadığını ve idarenin anasözleşmenin Özel Şartlar madde 45.3’üne göre tamamlanmamış bu işlerden 180.000,00-USD ceza uygulayacağını bildirdiğini, davacı yükleminde bulunan proje hizmetlerinin tamamlanmadığını ve teslim edilmediğini, projelerin tamamlanması için davacı yanın bilgisi dahilinde namı hesaplarına müvekkili şirketten elemanlar tahsis edilerek bu projelerin yapıldığını ve idareye teslim edildiğini, eksik kalan işlerin tamamlanması için personel gideri, seyahat masrafları ve diğer masraflar olarak müvekkili şirketin 364.250,00-USD bedel harcadığını, davacı yükleminde bulunan proje işleri kapsamında şartnamede istenen Eğitim ve Polimer Tasarım çalışmalarının da davacı tarafından yapılmadığını, idarenin 19.11.2017 tarihli yazısı ile bu çalışmaların eksik kaldığının bildirildiğini ve ana sözleşmenin özel şartlar madde 45.3’üne göre tamamlanmadığını bu işlerden dolayı Eğitim Çalışmaları için 50.000,00-USD, polimer tasarım çalışmaları için ise 50.000,00-USD kesinti uygulayacağını belirttiğini, davacı yüklemi altında bulunan ancak eksik kalan işlerin idare nezdinde takibi için davacı yanın bilgisi dahilinde namı hesaplarına Denizler Proje Danışmanlık Şirketi ile 11.05.2018 tarihinde 125.000,00-USD bedelli sözleşme ve 28.05.2018 tarihli zeyilname aktedilerek yapıldığını, 05.05.2014 tarihinde davacıya 40.000,00-USD ödeme yapıldığını, ... ...’ta işveren idare ile yapılan ana sözleşmenin, tasarım ve kontrollük olmak üzere iki aşamalı olduğunu, 7.024.540,80-USD tutarlı kontrollük aşamasının, tasarım aşaması tamamlandıktan sonra başlanmak üzere ana sözleşmede tanımlandığını, işveren idarenin 22.05.2018 tarihli yazısı ile kontrollük aşamasının yapılmayacağını müvekkili şirkete bildirdiğini, müvekkili şirketin %20’ye tekabül eden 1.404.908,16-USD’lik kârdan mahrum kaldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesine dayalı bakiye hakediş alacağı davasıdır. Deliller; Tarafların dayandığı tüm deliller, bu kapsamda yapılan işe ilişkin sözleşme ve ekleri getirtilmiş, işin yapıldığı ...'a yazılan istinabe evrakına gönderilen cevap dosyaya eklenmiş, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, taraf vekillerinin itirazı ve verilen raporun kapsamı nazara alınarak yeni bir heyetten rapor ve itirazları karşılar rapor aldırılmıştır. Bilirkişi raporu; İnşaat Mühendisi, Jeoloji Mühendisi, Kadastro Uzmanı, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 09/07/2025 tarihli raporda; "Davacı yanın dilekçelerinde, işin 11.10.2017 tarihinde tutanak ile davalıya teslim edilmiş olduğunu beyan ettiği, davacının beyanına uygun bir teslim tutanağı tespit edilemediği, davalı şirket vekili tarafından 20.01.2025 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulan “Hukuki Konularda Uluslararası İstinabe” belgesinde, davalı yanca yapılan dizayn ve tasarımın 16.08.2017 tarihinde onaylandığının yazıldığı, Bunun yanında, davalı ile dava dışı idare arasında düzenlenmiş olan sözleşmede davaya konu kısmın bedelinin 2.475.000 USD olarak belirlendiği, yine davalı ve dava dışı idare arasında 05.11.2018 tarihli kesin hesabın düzenlendiği, bu kesin hesapta yapılan işin 2.475.000 USD olarak yazılmış olduğu, bu kapsamda 16.08.2017 tarihi itibari ile davaya konu işin tamamlanmış olduğunun tespit edildiği, davalı ve dava dışı idare arasında düzenlenen 05.11.2018 tarihli kesin hesapta, davalı hakedişinden; Proje aşamasında eğitim (60 gün için 5 mühendis) kesintisi olarak : 50.000,00 USD, proje aşamasında polimer çalışması kesintisi olarak: 50.000,00 USD, eksik jeolojik araştırmalar için (40 sondaj kuyusu): 180.000,00 USD, tasfiye hasarı olarak : 219.500,00 USD, alıkoyma bedeli olarak : 49.387.50 USD kesinti yapıldığının tespit edildiği, taraflar arasında 28.05.2018 tarihinde sözleşmeye ek bir zeyilname imzalanmış olduğu, zeyilnamede; bir uzman ekip yardımı ile aşağıdaki işlemlerin tamamlanmasını, bu işlemlerin toplam bedelinin 125.000 USD olduğu ve bu bedelin davacı hakedişinden düşüleceğinin yazıldığı, zeyilnmamenin Il-a maddesinin 5. bendinde “İdare Personeli Eğitimi” bulunduğu, bu durumda, davacı hakedişinden zeyilnamede belirtilen 125.000 USD haricinde bu konu ile ilgili başkaca bir kesinti yapılmasını gerek olmadığı, taraflar arasında imzalanmış olan zeyilnamenin 1l-a maddesinin 5. bendinde “polimer katkılı üstyapı çalışması” bulunduğu, bu durumda, davacı hakedişinden zeyilnamede belirtilen 125.000 USD haricinde bu konu ile ilgili başkaca bir kesinti yapılmasını gerek olmadığı, davacının tüm sondajları tamamladığına yönelik bir belge tespit edilemediği, dava dışı idare tarafından tamamlanmayan sondajlar için davalı kesin hesabından 180.000 USD kesilmiş olduğu, taraflar arasında imzalanmış olan zeyilnamede “Yapılan/Yapılmayan iş kalemlerinin idare ile karara bağlanması” ibaresinin yazılmış olduğu, bir kısım işin yapılmadığının davacı yanca da bu zeyilnamenin imzası ile kabul edilmiş olduğu, bu nedenle, konu ile ilgili dava dışı idare tarafından davalı hakedişinden kesilmiş olan 180.000 USD bedelin aynı şekilde davacı alacağından kesilmesi gerektiği, davalı ile dava dışı idare arasında düzenlenmiş olan kesin hesapta bu kesinti “Tasfiye hasarı” olarak adlandırılmış olup, gecikme cezası adı altında herhangi bir kesinti bulunmadığı, ancak, taraflar arasında düzenlenmiş olan zeyilnamede “Geç teslimden kaynaklı cezai sorumlulukların en aza indirgenmesi ve karara bağlanması” yazıldığı, davacı yanın da işin geciktirilmiş olduğunu ve bu konuda idarenin cezai yaptırıma gideceğini kabul etmiş olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşmede işe başlama tarihi ekinde dosyaya sunulan “Hukuki Konularda Uluslararası İstinabe” belgesinde, davalı yanca yapılan dizayn ve tasarımın 16.08.2017 tarihinde onaylandığının yazıldığı, işin taraflar arasındaki sözleşmeye göre geciktirilmiş olduğu, dava dosyası kapsamında, davacının söz konusu işe ilişkin davalıya iletilmiş bir süre uzatımı talebi de görülmediği, bu kapsamda davalı idare tarafından yapılmış olan 219.500,00 USD kesintisinin, gecikme cezası olarak değerlendirildiği, bu bedelin davacı alacağından kesilmesi gerektiği, davalı kesin hesabından, dava dışı idare tarafından yapılan bu kesintinin kaynağı tespit edilemediği, bu kesintinin tüm hakedişlerden yapılan rutin bir kesinti olduğu, dava dosyasında bu kesintinin ne için yapıldığına dair bir açıklama da görülemediği, kesintinin davacı kaynaklı olmadığı değerlendirilerek, söz konusu kesinti hesaplamaya dahil edilmediği, davalı yan cevap dilekçesinde, davacı yüklenimi altında bulunan jeoloji ve jeoteknik etütlerin tamamlanamadığını, İdarenin 08.04.2014 tarihli yazısı ile eksik jeolojik ve jeoteknik çalışmaların tamamlanmasının talep edildiğini, bunun üzerine davacı şirketin eksik yapılan bu çalışmaların davacı tarafından tamamlanamayacağının anlaşıldığını ve davacı yanın bilgisi dahilinde namı hesaba bu işlerin bir kısmının 24.04.2014 tarihin de Şerefhan firmasına 54.800 USD bedelle, diğer bir kısmının 22.05.2014 tarihinde ACES firmasına 45.000 USD bedelle taşere edildiğinin yazıldığı, davacının gerçekleştirdiği alt müşavirlik sözleşmesi kapsamındaki işler sebebiyle toplamda 1.464.955,00 USD bakiye alacağı bulunduğunun hesaplandığı, davacı alt müşavir ile davalı müşavir arasında akdedilen sözleşmede ödeme zamanı başlıklı 28. Maddesinde, " İşveren idareden ödemenin alınmasını takip eden 5 günü içinde fatura karşılığı ödenir" hükmünün yer aldığı, davalı şirket vekile tarafından 20.01.2025 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulan “Hukuki Konularda Uluslararası İstinabe” belgesinde "IKBY Hükümetinden ilgili tarafın (IKBY İnşaat ve İskan Bakanlığı), 23.08.2021 tarihinde sözkonusu firmanın hakedişi olarak 1.876.500 ABD Dolarının ödenmesini resmi yazıyla IKBY Bakanlar Kurulu'ndan talep ettiği, fakat şimdiye kadar sözkonusu paranın ödenmediğinin" yazıldığı, davalı yanın, davaya konu iş için dava dışı idareden 1. hakediş bedeli olarak 99.000,00 USD almış olduğu, kesin hakediş bedelinin ise tahsil edilmediği, iş bedelinin ödenmesini talep eden davacının alacağının, davacı yanca keşide edilen ... 35. Noterliğinin 30/04/2019 tarih .... yevmiyeli ihtarnamesinin tebliğ edildiği 02/05/2019 tarihinden itibaren 1 aylık atıfet süresi sonu olan 03/06/2019 tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olacağı" belirtilmiştir. Taraf vekillerinin itirazı üzerine aldırılan 24/12/2025 tarihli ek raporda bilirkişi heyeti itirazların yerinde olmadığını belirterek, kök rapordaki görüşünde değişiklik olmadığı belirtilmiştir. Somut olayda, iddia, savunma ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı yüklenici, davalı iş sahibine (üst yüklenici), taraflar arasındaki 25.08.2013 tarihli Alt Müşavirlik Sözleşmesi kapsamında taahhüt edilen işin tamamlanıp teslim edilmesine rağmen, asıl iş sahibi tarafından, iş bedelinin ödenmediği gerekçesi ile; sözleşmede kararlaştırılan iş bedeli eksik ödendiğini belirterek, sözleşmeden kaynaklanan alacağının, temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, davalı iş sahibi ise; davacı yüklenicinin eksik ve ayıplı imalat yaptığını, eksik ve ayıplı işin davacının bilgisi dahilinde 3. kişilere yaptırıldığını, cezai şartın oluştuğunu, iş bedelinin asıl iş sahibi tarafından ödenmediğini, sözleşmeye göre alacağın muaccel hale gelmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Buna göre, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı ihtilafsız olmakla birlikte, davacı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini tam ve ayıpsız olarak ifa edip etmediği, alacağının muaccel hale gelip gelmediği konusunda taraflar arasında yargılamaya esas ihtilaf olduğu anlaşıldı. Hükme esas alınan dosya kapsamına uygun, denetlenebilir mahiyetteki 09/07/2025 tarihli raporunda da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere; Davalı Şirket ile ... ... .... Valiliği arasında akdedilen 20.08.2013 tarihli sözleşmenin konusu olan proje kapsamında bulunan ... ... Karayolu Etüd Proje ve Kontrolörlük Hizmetler... Valiliği (21 km LOT 1), Erbil-Gopal Erbil Valiliği (38 km LOT 2 ve 3), Darbandikhan-Kalar Yolu Süleymaniye Valiliği (41 km LOT 4 ve 5)’in yapımına ilişkin olarak davacı ile davalı arasında 25.08.2013 tarihli "Alt Müşavirlik Sözleşmesi" akdedildiği, sözleşmenin "süre" başlıklı 11. maddesine göre işin başlama tarihinin 25/08/2013, bitiş tarihinin ise 205 takvim günü sonu olarak kararlaştırıldığı, bu göre iş bitiş tarihinin 21/03/2014 olduğu, sözleşmede "iş bedeli" başlıklı 23. maddesine göre iş bedelinin 2.130.000 USD olarak kararlaştırıldığı, dosyaya sunulan “Hukuki Konularda Uluslararası İstinabe” belgesine göre, davacı yanca yapılan dizayn ve tasarımın 16.08.2017 tarihinde onaylandığının yazıldığı, davalı ile dava dışı idare arasında düzenlenmiş olan sözleşmede davaya konu kısmın bedelinin 2.475.000 USD olarak belirlendiği, yine davalı ve dava dışı idare arasında 05.11.2018 tarihli kesin hesabın düzenlendiği, bu kesin hesapta yapılan işin 2.475.000 USD olarak yazılmış olduğu, bu kapsamda 16.08.2017 tarihi itibari ile davaya konu işin tamamlanmış olduğu, davalı ve dava dışı idare arasında düzenlenen 05.11.2018 tarihli kesin hesapta, davalı hakedişinden, proje aşamasında eğitim (60 gün için 5 mühendis) kesintisi olarak : 50.000,00 USD, proje aşamasında polimer çalışması kesintisi olarak: 50.000,00 USD, eksik jeolojik araştırmalar için (40 sondaj kuyusu): 180.000,00 USD, tasfiye hasarı olarak : 219.500,00 USD, alıkoyma bedeli olarak : 49.387.50 USD kesinti yapıldığı, bilirkişi heyetinin dosya kapsamına uygun, denetlenebilir raporunda yaptığı hesaplamaya göre, davacının gerçekleştirdiği alt müşavirlik sözleşmesi kapsamındaki işler sebebiyle toplamda 1.464.955,00 USD bakiye alacağı bulunduğu, sözleşmenin "ödeme zamanı" başlıklı 28. Maddesinde "İşveren idareden ödemenin alınmasını takip eden 5 günü içinde fatura karşılığı ödenir" hükmünün yer aldığı, davalı yanın, davaya konu iş için dava dışı idareden 1. hakediş bedeli olarak 99.000,00 USD almış olduğu, kesin hakediş bedelinin ise tahsil edilmediği, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getiren davacının alacağını talep etmesiyle muacceliyetin oluştuğu, TBK'nun 479. maddesiyle, “işsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur.” hükmüne yer verildiği, “sözleşmenin nispiliği” ilkesi kapsamında, davacının İdare ile aralarında akdi bir ilişki bulunmadığından, sözleşmede belirtilen şart gerçekleşmediği sürece, davacının alacağını davalıdan talep edemeyeceği anlamına geleceğini, davacının işi teslim ettiği süreye göre makul bekleme süresinin üzerinden çok zaman geçtiği, davacı yanca keşide edilen ... 35. Noterliğinin 30/04/2019 tarih .... yevmiyeli ihtarnamesinin tebliğ edildiği 02/05/2019 tarihinden itibaren 1 aylık atıfet süresi sonu olan 03/06/2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kanaatine varılmakla, açılan dava kısmen kabul edilerek, 1.464.955,00 USD'nin temerrüt tarihi olan 03/06/2019'den işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM : Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; 1.464.955,00 USD'nin temerrüt tarihi olan 03/06/2019'den işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 3-Kabul edilen 8.362.256,13 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 571.225,72 TL karar ve ilam harcından 101,57 TL peşin harç, 560.200,00 TL ıslah harcı toplamı olan 560.301,57 TL harcın düşümü ile eksik kalan 10.924,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvuru harcı, 101,57 TL peşin harç, 560.200,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 560.345,97 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 376,70 TL tebligat gideri, 45.600,00 TL bilirkişi ücreti, 250,00 TL yurtdışı tebligat harcı gideri olmak üzere toplam 46.226,70 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 34.480,67 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 11.746,03 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalının karşıladığı 650,00 TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin, red / talep oranına göre hesaplanan 165,16 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 484,84 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 8.362.256,13 TL üzerinden takdir edilen 928.112,81 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 2.848.648,67 TL üzerinden takdir edilen 412.324,33 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır