İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/484 E. 2026/300 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/484
Karar No
2026/300
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/484 Esas - 2026/300 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ " TÜRK MİLLETİ ADINA " KARAR ESAS NO : 2019/484 Esas KARAR NO : 2026/300

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2019 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: taraflar arasında 31.07.2017 tarihli ... Sözleşmesi ile ... Sözleşmesi ve 02.12.2016 tarihli Akaryakıt ve ... Protokolleri imzalanarak, davalı şirket'e İstanbul adresinde kayıtlı olan taşınmaz üzerinde 5 yıl süre ile akaryakıt bayiliği ve işletmecilik hakkının tesis edildiğini, taraflarca akdedilen Protokol hükümleri uyarınca asgari ürün alım taahhüdünde bulunan davalı şirketin, sözleşme süresi boyunca, müvekkili şirketten yalnızca 3.253,70 m³ ... ve 561,57 ton ... alımı gerçekleştirdiğini, böylelikle davalı şirketin tonaj taahhüdünün oldukça gerisinde kaldığını, müvekkili şirket tarafından .... Noterliği'nin 06.08.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya 1240 sayılı Kurul Kararı ve sözleşme hükümlerine aykırı davranışlarının giderilmesi için ihtarname gönderildiğini ve ilgili yükümlüklerinin hatırlatıldığını, söz konusu ihtarnmameye cevap vermeyerek yükümlülüklerini yerine getirmemeye devam eden davalıya bu kez .... Noterliği'nin 27.08.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Sözleşme ve eki niteliğindeki tüm protokollerin, davalı şirketin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na ve 1240 Sayılı ... Kurul Kararı'na, ... Sözleşmesi'ne ve Protokollerine karşı aykırı eylemlerde bulunması sebebi ile haklı nedenle feshedildiğini, yine müvekkili şirket tarafından keşide edilen .... Noterliği'nin 29.08.2019 Tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile asgari ürün alım taahhüdünün ihlalinden doğan toplam 1.542.568,55-USD ve sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması nedeniyle fesihten kaynaklanan 340.000,00 USD cezai şart borcunun ödenmesinin ihtar edildiğini ve davalının temerrüde düştüğünü, sözleşmenin sona erme anına dek, gerekli ürün desteğinin müvekkili şirket tarafından davalıya kesintisiz olarak sağlandığını, bununla birlikte istasyona gerekli olan kurumsal kimlik giydirilmesi ve ekipman yatırımlarının yapıldığını, bayinin sözleşme süresi boyunca faaliyette bulunması için gerekli otomasyon sisteminin tesise kurulduğunu ve nihai tüketiciye kesintisiz hizmet verebilmesinin sağlandığını, davalı şirketin sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı 340.000,00-USD, asgari ürün alım taahhüdünden kaynaklı 1.542.568,55-USD olmak üzere muaccel hale gelmiş toplamda 1.882.568,55-USD cezai şart borcu bulunduğunu, taraflar arasında akdedilen 02.12.2016 tarihli Protokol'ün "Nakit Kredi" başlıklı 5.5. maddesine göre müvekkili şirketten 3.500.000-USD kredi aldığını kabul ettiğini, sonuç olarak davalı bayi, müvekkili şirketten kredi kullanmış ve daha sonra sözleşme ve protokoller ile taahhüt etmiş olduğu ürün miktarının oldukça gerisinde kalarak mübrez sözleşme ve protokoller çerçevesinde hem 1.882.568,55- USD cezai şart borcu hem de 3.500.000-USD kredi borcu muaccel hale geldiğini, davalının borçlarından mahsup edilmek üzere, davalı tarafından müvekkili şirket lehine düzenlenmiş olan 8.600.000,00-TL bedelli teminat mektubu nakde çevrildiğini belirterek sözleşme ve protokol gereğince ödenmesi gereken şimdilik 5.000- USD tutarındaki cezai şart borcunun temerrüt tarihinden itibaren, müvekkili şirket tarafından verilen kredinin şimdilik 5.000-USD'sinin 03.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının yabancı para cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 15/11/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 5.000,00- USD olarak talep ettikleri kredi alacağını 35.000-USD arttırmak suretiyle toplamda 40.000-USD ile cezai şart alacakları yönünden talep edilen 5.000,00-USD tutarlı alacaklarının kabulüne, kredi alacakları bakımından 03.02.2019 tarihinden itibaren, cezai şart alacakları bakımından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan Devlet Bankalarının yabancı para cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte, ariyet, kurulum ve iyileştirme bedelinden doğan alacaklarının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait 8.600.000 TL bedelli teminat mektubunu paraya çevrildiğini ve bu durum sonucunda bankalarla büyük problemler yaşamaya başlayan müvekkil şirketin ticari faaliyetleri durduğunu, müvekkili şirketin gerek 5015 sayılı yasaya, gerek 5307 sayılı yasaya gerekse 1240 sayılı kurul kararına aykırı bir eylemi bulunmadığını, davacı tarafın Haziran sonu itibariyle müvekkili şirkete akaryakıt ikmali yapmayı kestiğini, hatta müvekkili şirketin peşin para ile alım yapmak istediğinde paranın kredi borcuna kesileceğinin beyan edildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin faaliyetlerine ara vermek zorunda kaldığını, bu süreçte müvekkili şirket istasyonunda bulunan jeneratörün birkaç kere arıza yaptığını, ancak istasyon faaliyette olmadığı için bu durumun derhal fark edilemediğini, fark edilir edilmez de sorunun giderildiğini, ayrıca müvekkili şirketin bir müddet elektrik faturasını ödeyemediğini ve bu nedenle elektriklerin kesildiğini, ancak bu iki durum da mevzuata ve 1240 sayılı kurul kararına aykırılık olarak değerlendirilecek hususlar olmadığını, davacı tarafın yollamış olduğu ihtarnamede de belirtildiği üzere müvekkili şirketin yükümlülüklerinin, otomasyon sisteminin güvenliğini korumak, otomasyon sistemine müdahalede bulunmamak, otomasyon sistemi çevrimiçi olmayan durumlarda satış ve dolum yapmamak olarak belirlendiğini, müvekkilinin bütün bu yükümlülüklerini yerine getirdiğini, çalışmadığı halde istasyonda güvenliği sağlamak adına bir bekçi çalıştırdığını, otomasyon sistemine müdahalede bulunmadığını ve otomasyon sisteminin çalışmadığı dönemde hiç satış yapmadığını, aslında davacının da çok iyi bildiği üzere müvekkilinin davacının mal vermeyi kestiğinden beri hiç satış yapmadığını, bu nedenle davacı tarafın otomasyon sistemindeki hususları gerekçe göstererek yaptığı fesih haklı nedenle yapılmış bir feshin olmadığını, doğal olarak davacı tarafın talep etmiş olduğu toplamda 340.000 USD cezai şartın yasal dayanağı bulunmadığını, asgari ürün alım taahhüdünün sözleşmenin feshine kadar geçen süreye karşılık gelen kısmından doğan cezai şartı öder hükmü yer aldığını, davacı tarafın öncelikle alacaklı olduğunu iddia ettiği miktarı Türk Parası kıymetini koruma hakkında 32 sayfalı kararda değişiklik yapılmasına dair karar uyarınca Türk Parası olarak belirlemesi ve Türk Parası olarak talepte bulunması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında imzalanan ... sözleşmesi ile ... sözleşmesi ve protokolleri çerçevesinde asgari alım taahhudune aykırı hareket edilmesi ve sözleşmeye aykırı davranılarak sözleşmenin erken fesedilmesine sebep olunduğundan bahisle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart ile davalıya kullandırılan kredi borcunun ödenmediğinden bahisle kredi alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkememiz dosyasının yargılaması tek hakimli olarak görülmekte iken dava değeri artırım dilekçesi ile artırılan değer dikkate alınarak heyete devredilmiştir. Mahkememizce tarafların deliller toplanmış, davalı şirketin iflasına ilişkin olarak ... Mahkemesinin .../11/2021 tarihli ve ... sayılı kesinleşmiş ilanı getirtilmiş, bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Mahkememizce, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelemesi yönünden ... Mahkemesi'ne ( Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla ) yazılan talimat sonucu düzenlenen 08/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ... San ve Tic Ltd Şti'nin 2019 yılına ait ticari defterleri incelendiğinde yevmiye defteri ....12.2018 terih ve ... yevmiye no ile .... Noterliğine açılış, 29.06.2019 tarih ve ... yevmiye no ile .... noterliğine kapanış tasdiki Defter-i Kebir defteri ....12.2018 tarih ve ... yevmiye no ile ... noterliğine tasdik ettirildiği, Envanter defterinin ....12.2018 tarih ve ... yevmiye no ile tasdiklerinin yapıldığı görüldüğü, tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapıldığı, Ticari Defterleri TTK ve VUK uygun olarak tutulduğu açılış ve kapanış kayıtlarında davacı ... A.Ş ne 320 ve 340 hesaplarda herhangi bir borcunun bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce , davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelemesi yönünden ... Mahkemesi'ne yazılan talimat sonucu düzenlenen 13/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın ticari defterlerinde yapılan incelemede, davalı taraf sözleşmenin feshi tarihine en yakın tarih olan 15.08.2019 tarihi itibarı ile KAYDİ olarak 1.094.466,90 TL alacaklı göründüğü, davalının, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edildiği, davacı yanın 1240 Sayılı Kurul Kararı, ... Sözleşmesi'nin 5. Maddesine ve ... satışına ilişkin akdedilen sözleşme ve protokollerde de yer alan aynı yöndeki düzenlemelere aykırılık iddiasıyla sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirdiği, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve protokollerin, davacı tarafından süresinden önce feshedildiği, bu kapsamda, davacı tarafın talep ettiği cezai şart bedellerine hak kazanılabilmesi sözleşmeyi “haklı nedenle” feshetmesi gerektiği, davacı taraf, davalı tarafın 1240 Sayılı Kurul Kararı ve ... Sözleşmesi'nin 5. Maddesine ve ... satışına ilişkin akdedilen sözleşme ve protokollerde de yer alan aynı yöndeki düzenlemelere aykırı hareket ettiği iddiasında ise de davacının bu iddiasını destekler somut bir tespit, bilgi-belge, ... tarafından davalının iddia edilen ihlallerine bağlı olarak gönderilen bir uyarı veya idari yaptırım kararı dosyada mübrez olmadığı, davalı tarafın gerek cevap dilekçesinde gerekse de keşide ettiği ... . Noterliği'nin 09.06.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde böyle bir ihlali bulunmadığını iddia etmesi karşısında, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının söz konusu iddiası ispat eder bir verinin dosyada bulunmaması karşısında, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğine dair iddiasını ispat edemediği ve talep konusu cezai şart bedeline hak kazanamayacağı, ... faaliyetlerinin 1240 sayılı Karar kapsamında olmadığı, bu kapsamda davacı tarafın ... satışına dair akdedilen ... ... Sözleşmesi ve ... Protokolünü, sözleşmeye aykırılık ve 1240 sayılı Karar uyarınca haklı nedenle feshettiği iddiasını ispat edemediği, davalı tarafa sağlanan nakdi kredinin geri ödenmesi hususunun feshe ve haklı olup olmamasına bağlı olarak kabul edilmediği, bu nedenle davacının davalı taraftan sözleşmenin feshi tarihine en yakın tarih olan 15.08.2019 tarihi itibarı ile KAYDİ olarak 1.094.466,90 TL alacaklı göründüğü bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçeleri üzerine düzenlenen 19/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporda özetle; dağıtıcı lisansı sahibinin tablolar arası çapraz kontroller sırasında tespit edilen durumları 1240 sayılı Kurul Kararındaki usul ve esaslara göre değerlendirip ve aykırılık tespiti halinde derhal kuruma bildirmesi gerektiği dosyadaki belgeler incelendiğinde davacının sorumluluğunu yerine getirmediği ve ...” nun ... - sayı ile bildirilmiş olan son cari yıl (01.01.2019-30.09.2019 arası tarihler) incelemesinde davalı, ... Şirketi'ne ait istasyon otomasyon verileri incelendiğinde, davacı tarafından davalı tarafa en son ikmal yapılan tarihin 27.06.2019 tarihi olduğu, davalı tarafın ise 29. 06.2019 tarihi itibariyle satış ve ikmal faaliyetlerinin sona erdiğinin tespit edildiği, son cari yıla ait ... verilerine göre davalı tarafın bu süre zarfında otomasyon veri sağlama yükümlülüğünü yerine getirdiği, ikmal-satış-stok verilerinin uyumlu olduğunun tespit edildiği, dava dosyası incelendiğinde bahse konu tarihten evvel otomasyon veri akışıyla ilgili davalı tarafa yapılmış resmi bir uyarının olmadığından hareketle, ticari faaliyetin başladığı tarihten son bulduğu tarihe kadar veri sağlama yükümlülüğünü yerine getirdiğinin değerlendirildiği, faaliyetin son bulduğu 29.06.2019 tarihinden itibaren otomasyon veri akışında zaman zaman kesintiler yaşandığı, ancak veri akışının tekrar sağlandığı aralıklar kontrol edildiğinde stok verilerinin son kapanış tarihi olan 29.06.2019 verileri ile uyumlu olduğu ve ticari faaliyetin 29.06.2019 tarihi itibariyle son bulduğunun anlaşıldığı, mahkemeye sunulan 08.07.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafın ilgili tarih itibariyle davacı tarafa cari borcunun olmadığı göz önüne alındığında, davacı taraf olan ... ... Şirketi tarafından davalıya yakıt ikmalinin hangi saik ile durdurulduğunun izaha muhtaç bir konu olduğu, davalı tarafa yakıt ikmalinin durdurulması sonrasında davalının ticari faaliyetinin doğal olarak sona ermesi ile davacı tarafından sözleşmenin tek taraflı feshi arasında geçen 2 aylık sürede otomasyon veri akışında yaşanan kesintilerin; davacının ticari faaliyetinin durmasının doğal sonucu olduğu, bu süre zarfında veri akışının normale döndüğü aralıklar da incelendiğinde davalı tarafın mer'i mevzuata aykırı bir fiil içinde bulunmadığının gözlemlendiği, taraflar arasında vukuu bulmuş, ihtilafa konu başkaca bir ticari anlaşmazlık olup olmadığı mahkemenizin inceleme ve karar yetkisinde olmakla birlikte haklı bir fesihten bahsedilemeyeceği açıklanmıştır. Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçeleri üzerine düzenlenen 03/11/2022 tarihli ikinci ek raporda özetle; 02.12.2016 Tarihli Protokolün 4.9. Otomasyon Sistemi Kurma Yükümlülüğü başlığında; Otomasyon Sistemi Kurma Yükümlülüğünün dağıtıcı şirkete ait olduğu ve kurulumdan sonra ... Sözleşmesi süresince Bayiye ariyet olarak verilecektir dendiği, 13.01.2022 tarih ... Daire Başkanı ... imzalı yazıda ” sıvılaştırılmış Petrol Gazları (...) piyasası mevzuatında otomasyon zorunluluğunun bulunmaması nedeniyle günlük açılış ve kapanış stokları ile satış bilgileri Dairemiz bünyesinde bulunmamaktadır dendiği, ... otomasyon veri yükümlülüğü mevzuatı hükümlerine dayandırılarak yapılmış olması izahtan vareste olduğu ve haklı bir fesihten bahsedilemeyeceği bildirilmiştir. Bilirkişi ikinci ek raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçeleri üzerine düzenlenen 07/07/2023 tarihli üçüncü ek raporda özetle; haklı bir fesihten bahsedilemeyeceği, son takdir ve karar mahkemeye ait olmak üzere TBK. nun 179/11. maddesine göre, ... sözleşmesinden ve taahhütlerden doğan bir alacak olmadığı belirtilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler tarafından düzenlenen 31/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında imzalanan 31.01.2017 tarihli “... Sözleşmesi” ile “... ... Sözleşmesi” ve 02.12.2016 tarihli Protokollerin, davacı firma tarafından süresinden önce 27.08.2019 tarihli ihtarname ile “otomasyon sisteminde oluşan aykırılık nedeniyle 1240 sayılı kurul kararına uyulmaması ve istasyonun ... saat açık bulundurulmaması” nedenleri ile feshedildiği, ... verilerinin incelenmesi neticesinde; davacı tarafından davalıya en son 27.06.2019 tarihinde akaryakıt gönderildiği, bu tarihe kadar davalı tarafın otomasyon veri sağlama yükümlülüğünü yerine getirdiği, ikmal- satış-stok verilerinin uyumlu olduğu, diğer bir ifade ile ticari faaliyetin başladığı tarihten son bulduğu tarihe kadar veri sağlama yükümlülüğünün yerine getirildiğinin görüldüğü, bu tarihten fesih tarihi olan 27.08.2019 tarihine kadar geçen 2 aylık sürede otomasyon veri akşında kesintiler yaşanmış olduğu, ancak sonrasında düzeltildiği, bu dönemler içerisinde davacı yan tarafından davalıya akaryakıt gönderilmesini durmuş olduğunun görüldüğü, davalının 1240 sayılı mevzuata aykırı hareket edip etmediği ve davacının sözleşmeyi feshetmesinin haklı bir gerekçeye dayanıp dayanmadığı hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, mahkemece feshin haklı olduğu kanaati hasıl olur ise ... ilişkin olarak, taraflar arasında imzalanan protokole göre davalının eksik kalan beher m3 ... için 107 USD tutarında cezai şart bedeli ödeyeceğinin kabul ve taahhüt edildiği, davacı yan tarafından gönderilen ihtarnamede ...'e ilişkin olarak 12.194,30 m³ eksik alım yapıldığını belirtilmiş ise de dava dosyasında bu hususta herhangi bir tespit bulunmadığı, ayrıca taraflar arasında imzalanan protokolün 4.6. maddesi kapsamında sözleşmelerin satış taahhüdü dışında hükümlerinin Bayi tarafından ihlal edilmesi halinde Bayi, ...'ye 280.000 USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt edildiği, bu husustaki takdirin de mahkemeye ait olduğu, ...'ye ilişkin olarak; tarafla arasında imzalanan protokole göre davalının eksik kalan beher ton ... Otogaz için 192 USD tutarında cezai şart bedeli ödeyeceğini kabul ve taahhüt edildiği, davacı yan tarafından gönderilen ihtarnamede ...'ye ilişkin olarak 1.238,43 ton eksik alım yapıldığını belirtilmiş ise de dava dosyasında bu hususta herhangi bir tespit bulunmadığı, ayrıca taraflar arasında imzalanan protokolün 5,5. maddesi kapsamında sözleşmelerin satış taahhüdü dışında hükümlerinin Bayi tarafından ihlal edilmesi halinde Bayi, ... Gaza 60.000 USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt edildiği, bu husustaki takdirin de mahkemeye ait olduğu, taraflar arasında imzalanan protokolün 4.12. maddesi kapsamında verilen 8.850.000 TL'lik teminatın davacı yan tarafından nakde çevrilmiş olduğunun dosya içerisindeki beyanlardan anlaşıldığı, ancak tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme yapılarak hazırlanan bilirkişi raporlarında yapılan incelemelere ilişkin kayıtlar dava dosyası içerisinde bulunmadığından, davacı yan tarafından nakde çevrilen teminat mektubunun hesaplamalarda dikkate alınıp alınmadığı tespit edilemediği, taraflar arasındaki alacak - borç ilişkisinin net olarak tespit edilebilmesi asından bu hususların açıklığa kavuşturulması gerektiği, Taraflar arasında imzalanan 31.07.2017 tarihli “... Sözleşmesi”nin eki olan 02.12.2016 tarihli Protokolün; 5.5. maddesi olan “Nakit Kredi” başlıklı maddesine göre; davacı yan tarafından davalı şirkete verilen 3.500.000 USD tutarındaki nakit kredinin 03.02.2019 tarihinde defaten geri ödeneceğinin kararlaştırıldığı, taraflar arasında imzalanan protokol doğrultusunda varlığı kabul edilen kredi alacağı hususunda davacı vekili iflas masasına başvuruda bulunduğu ve İflas Masası tarafından da verilen 09.11.2022 tarih ve ... no.lu karar ile bu alacak iflas idaresince kabul edildiği, bu hususun mahkemenin takdirinde olduğu açıklanmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin beyan ve itiraz dilekçeleri üzerine düzenlenen 03/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; taraflarca itiraz dilekçelerinde yeni bir belge sunulmadığından kök raporlarındaki görüş ve kanaatlerinde değiştirecek herhangi bir hususun bulunmadığı bildirilmiştir. Yargılama sırasında davalı şirket hakkında iflas kararı verilmesi üzerine, davacı vekiline, iflas masasına alacak kaydı başvurusu yapması hususunda süre verilmiş, başvuru üzerine 09.11.2022 tarihinde dava konusu, kredi alacağı olan 3.500.000 USD karşılığı 42.700.000,00 TL 'nın 4. Sıraya kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. Toplanan deliler ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin feshini, otomasyon sisteminde oluşan aykırılık nedeniyle 1240 Sayılı ... kararına uyulmamasına ve istasyonun ... saat açık olmasına dayandırdığı, ... verilerine göre, davacı tarafından davalıya en son 27.06.2019 tarihinde akaryakıt gönderildiği, bu tarihe kadar davalı tarafın otomasyon veri sağlama yükümlülüğünü yerine getirdiği, ikmal - satış - stok verilerinin uyumlu olduğu, bu tarihten 27.08.2019 tarihine kadar geçen 2 aylık sürede otomasyon veri akışında kesintiler yaşandığı ancak sonrasında düzeltildiği bu dönemler içeresinde davacı tarafından davalıya akaryakıt gönderilmemesi nedeniyle faaliyetinin durduğu, feshin haklı nedene dayanmadığı, cezai şart talep edilemeyeceği, kredi alacağının ise davalı şirketin iflası sonrasında iflas mamasına kayıt ve kabulünün yapıldığı, bu alacak yönünden davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: 1)Dava konusu kredi alacağının yargılama sırasında davalı müflis şirket iflas masasına 4. sıradan alacak kaydı yapıldığı anlaşılmakla konusu kalmayan bu alacak yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2)Davacının cezai şart alacak talebinin REDDİNE 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın, dava açılışında alınan 964,11 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 17.140,66 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 18.104,77 TL harçtan düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 17.372,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, Dair, davalı vekili Av. ... yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere, oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/04/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/484, K. 2026/300, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-484-e-2026-300-k-9957110c9994