İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/347 E. 2020/308 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/347
- Karar No
- 2020/308
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/347 Esas KARAR NO : 2020/308 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma, Ayrılma Akçesi İle Dağıtılmayan Kar Payının Tahsili İstemli) DAVA TARİHİ : 20/09/2019 KARAR TARİHİ : 16/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma, Ayrılma Akçesi İle Dağıtılmayan Kar Payının Tahsili İstemli) davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin, davalı şirketin %47.5 ortağı olduğunu, şirketin yetkilisinin %5 oy sahibi ... 2019 yılında şirketin faaliyetine uygun olmadığı halde dört adet lüks araç satın aldığını, bu araçları rent a car a kiralayıp gelir elde etmesine rağmen şirket ile geliri paylaşmaması nedeniyle müvekkilinin bu gelirlerden mahrum kaldığını, buna karşılık araçların bütün giderlerinin ve vergilerinin şirket tarafından karşılandığını, şirket müdürünün şirkete ait çalışan kafeyi herhangi bir haklı sebep olmadan kapatması nedeniyle şirketin, elde edeceği yüksek düzeyde kârdan mahrum kaldığını, müvekkilinin bilgi almak amacıyla şirket merkezine alınmadığı gibi bilgi dahi verilmediğini, şirket müdürünün telefonda tehdit ve hakaretlerine maruz kaldığını, şirketten dışlanarak şirketle olan bağının zayıflatıldığını, şirket müdürü ile müvekkilinin ilişkilerinin çekilmez bir hal aldığını, şirketin iyi yönetilmeyerek zarara uğratılmasının ve kâr payının eksik verilmesinin müvekkilinin şirketten çıkması konusunda haklı sebepler olduğunu bildirmiş, müvekkili davacının ortaklıktan çıkmasına, şimdilik 10.000,00-TL olmak üzere ayrılma akçesinin hesaplanarak müvekkiline ödenmesine, ayrıca ödenmeyen kâr paylarının hesap edilerek hak kazanıldığı günden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalı şirketten tahsiline, şirketin mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ve şirkete yönetim, kabul edilmediği takdirde denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin yönetiminin 09/11/2018 tarihinde devir alınmasından sonra maddi sıkıntılar nedeniyle şirketin çok fazla faaliyet gösteremediğini, dava dışı ortak ... hisselerin 950 adedini alması ile şirketin canlanmaya başladığını, gerçekte bu ortağın fiilen ortaklığının 2019 yılı başlarında gerçekleştiğini, araçların bedelinin davacı dışındaki diğer ortaklar tarafından ödendiğini, araçların ortağın yabancı uyruklu olması, bu nedenle kendi adına tescil edilememesi nedeniyle şirket adına alındığını, davacının bu araçlar için hiçbir ödeme yapmadığını, bu nedenle bu araçlarla ilgili bir taleple bulunmasının mümkün olmadığını, araçların davacı dışındaki ortaklar tarafından kullanıldığını, kiraya verilmesi iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, araçlardan gelir elde edilmediğini, şirketin faaliyetinin son bulmasının tek nedeninin davacının şirkete sermaye koymaması ve masraflara katılmaması olduğunu, davacı dışındaki diğer iki ortağın 02/01/2019 ve 16/07/2019 tarihleri arasında 189.252,00-TL ödeme yapmasına karşın davacının yaptığı ödemenin ise 18.603,00-TL olduğunu, davacının şirkete borçlu bulunduğunu, davacıdan defalarca talep edilmesine rağmen ödeme yapmaması üzerine son olarak 28/09/2019 tarihli ihtarnamenin çekildiğini, davacının şirket müdürü tarafından tehdit edildiği ve hakarete uğradığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, tersine şirket müdürünün tehdit ve hakaretlere maruz kaldığını, bu olaydan bir iki hafta sonra şirkete zorla girildiğinin tespit edildiğini, şirketin kapalı olması nedeniyle davacının içeriye alınmadığına ilişkin iddiasının hayal ürünü olduğunu, şirketin borçları nedeniyle işlettiği restoranın kapalı olduğunu, kira ve alınan malzemelerin parasının ödenmemesi nedeniyle icra takiplerinin yapıldığını, davacının şirkete ve diğer ortaklara borçlu bulunduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; TTK'nun 638 (2) maddesi çerçevesinde açılan haklı sebeplere dayalı olarak şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesinin ödenmesi ile dağıtılması gerekmesine rağmen dağıtılmayan kâr payının tahsili istemine ilişkindir. Dosyaya gelen ticaret sicil kayıt örneğinden davalı limited şirketin 18/04/2018 tarihinde sicile tescil edildiği, dava tarihi itibariyle ortaklarının %47.5'er paylarla davacı ile... %5 pay ile şirket müdürü ortak ...olup 25/10/2018 tarihinden itibaren... şirketi münferiden temsile yetkili ortak olduğu görülmüştür. Davacı taraf şirketten çıkmak için haklı sebepler olarak şirketin kötü yönetilerek zarara uğratılmasını, kâr payının dağıtılmamasını, şirket faaliyetine uygun olmadığı halde lüks araçlar alınarak kiralanıp gelirinin diğer ortaklar arasında paylaşılmasını, şirket müdürü tarafından davacının şirket merkezine sokulmayıp bilgi verilmediğini, şirket müdürü ile olan ilişkinin çekilmez hale geldiğini iddia etmiş, davalı tarafça bu iddiaların tümü reddedilmiştir. Taraflarca bildirilen tüm deliller toplandıktan sonra şirkete ait defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, Mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen gerekçeli ve hükme elverişli raporda; defterlerin usulüne uygun tutulduğu, şirket adına satın alındığı bildirilen araçların kiralandığına ilişkin hiçbir kayıt ve belgenin bulunmadığı, şirket öz varlığının 2018 yılında oluşan zarar nedeniyle -43.328,56-TL olarak gerçekleştikten sonra 2019 yılında 182.168,91-TL zarar nedeniyle şirket öz varlığının -225.495,61-TL olup borca batık olması nedeniyle kâr payı dağıtılmasının mümkün olmadığı, dava açıldıktan sonra şirket araçlarının satılıp şirkette değer ifade edecek başka bir mal varlığı bulunmaması nedeniyle ayrılma payının hesap edilemeyeceği bildirilmiştir. Davacı, şirket ortaklığından çıkma talebine bağlı olarak ayrılma akçesi talep etmiş, ayrıca dağıtılmayan kâr payının tahsili talebinde bulunmuştur. İkinci talep açısından dava limited şirket ortağının kâr payı tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı T.T.K.'nun 616/1-e maddesinde kâr payı hakkında karar verilmesi, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır. Bu nedenle kâr payı ödenmesi dava yoluyla istenemez. Her ne kadar bilirkişiler tarafından yapılan incelemede davalı şirketin kurulduğu yıl ve ertesi yıl üst üste zarar edip borca batık hale geldiği, dağıtılacak bir kâr elde etmediği tespit edilmiş olsa bile ve bu tespite göre bu konudaki davanın reddi gerekse de öncelikle kâr payı dağıtılmasına ilişkin genel kurul tarafından alınmış bir karar bulunmadığından bu nedene dayalı olarak kâr payı tahsiline ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı, dava ve cevap dilekçelerinde dile getirilen iddia ve savunmalar, taraflarca sunulan ve toplanan deliller, Mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen gerekçeli ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; davalı şirketin 18/04/2018 tarihinde dava dışı ortaklar tarafından 50.000,00-TL sermayeli olarak kurulduktan sonra davacının 26/10/2018 tarihinde şirketin %95 payını şirket müdürü ... %5 payını devralarak şirket ortağı oldukları, 17/04/2019 tarihinde ise davacının sahibi olduğu 1900 paydan 950 adedini... devrettiği, 50.000,00-TL sermayeli şirketin dava tarihi itibariyle ortaklarının %47.5 payla davacı, %47.5 payla..., %5 pay ile ... olduğu, yine 26/10/2018 tarihli genel kurul kararı ile ortak ...şirketi münferiden temsil etmeye yetkili müdür olarak seçildiği, 2018 yılının 43.328,56-TL zararla kapatılmasından sonra 2019 yılında da 182.168,91-TL zarar edilmesi nedeniyle şirket öz varlığının -225.495,61-TL borca batık olduğu, şirketin satın alınan araçlardan başka bir mal varlığının bulunmadığı, araçların ise 2019 yılında satın alınıp yine aynı yıl içinde bir kısmının üçüncü kişilere, bir kısmının ise ortak...adına satışlarının yapıldığı, davacının şirket hesabına toplam 61.454,75-TL ödeme yapıp kendisine 19.001,75-TL ödeme yapılması nedeniyle şirketten 42.453,00-TL alacaklı olup ortak... şirkete toplam 259.708,00-TL ödeme yaptığı, buna karşılık 69.214,00-TL'sini tahsil ettiği ve şirketten 190.494,00-TL alacaklı bulunduğu, ortak ... ise 54.000,00-TL ödeme yaptığı ve bu miktarda alacaklı olduğu, şirket adına satın alınan araçların toplam aktif değerinin 622.510,77-TL olup şirket hesaplarından araçların satın alındığı şirket adına 394.383,50-TL ödendiği, bilirkişiler tarafından kalan 228.127,27-TL ödemenin şirket ortaklarının şahsi hesaplarından ödendiğinin ön görüldüğü, buna göre davacı tarafça bu miktarın bir bölümünün ya da tamamının ödendiği iddia edilerek bir belge sunulmadığından cevap dilekçesinin içeriğine göre araçların davacı dışındaki diğer ortakların kendi ödedikleri para ile kendi adlarına tescil için yasal imkan bulunmaması nedeniyle şahısları için satın alındığına ilişkin iddialarını doğrular olduğu, davalı şirket tarafından davacı tarafa keşide edilen 17/09/2019 tarihli ihtarname ile şirketin uğradığı zarar nedeniyle ödenmesi gereken masraflar için davacının payına düşen miktarın yatırılmasının talep edildiği, araçların kiralanıp gelir elde edildiğine dair bir delil elde edilemediği gibi davacının bu iddiasını kanıtlayamadığı, birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin borca batık olup bir mal varlığının bulunmadığı gibi faaliyet yapamaz hale geldiği, davacı dışındaki ortakların davacıdan daha fazla miktarda şirketten alacaklarının bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça ayrılma akçesi talep edilmiş ise de dağıtılacak bir ayrılma akçesi bulunmamakla davacının bu konudaki talebinin reddine, ancak şirket müdürlüğünün %5 pay sahibi ortak tarafından münferiden yapılmış olması, şirketin kurulduğu ve sonraki yıl üst üste zarar etmesi, davacı dışındaki diğer ortakların adlarına tescil için yasal imkan bulunmaması nedeniyle kendi şahısları için satın aldıkları araçların şirket adına satın alınıp daha sonra satış işlemleri yapılması niteliğindeki işlemlerin şirketin faaliyet amacına uygun olmaması, şirketin işletiminde bulunan restoranın çalıştırılamaması, dava dilekçesi ve cevap dilekçesine göre davacı ile diğer ortaklar arasında soruşturmaya intikal eden geçimsizlik ve husumetlerin oluştuğu, kâr etmeyen ve amacına uygun olarak yönetilmeyen ve borca batık hale gelen şirkette davacının, diğer iki ortağın hisselerinin davacıdan daha fazla oranda olduğu ve diğer iki ortağın birlikte hareket ettiği göz önünde tutularak davacının ortak olarak devam etmesinin kendisinden beklenemeyeceği, bu durumun T.T.K.'nun 638 (2) maddesinde haklı sebep oluşturduğu anlaşılmakla davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Davanın, ortaklıktan çıkma istemi yönünden kabulü ile; TTK'nun 638 (2) maddesi uyarınca davacının, ortağı olduğu İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün merkez ... sicil numarasında kayıtlı... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 2-Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına, 3-Davanın; ayrılma akçesi ile dağıtılmayan kar payı ödenmesi istemi yönünden reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesi istemleri yönünden alınması gereken 54,40-TL harç ile kâr payı alacağı istemi yönünden alınması gereken 54,40-TL harcın toplamı olan 108,80-TL harçtan peşin yatırılan 170,78-TL harcın indirilmesiyle geriye kalan 61,98-TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine, 5-Davacı tarafça davanın kabul edilen istemi yönünden peşin olarak yatırılan 54,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kabul edilen ortaklıktan çıkma istemi yönünden davacı yararına takdir edilen 3.400,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Reddedilen kâr payı alacağı istemi yönünden davalı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 3.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davacı ve davalı taraflardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 16,20-TL normal tebligat, 43,00-TL elektronik tebligat gideri, 0,50-TL kep reddiyatı ile 1.800,00-TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 1.859,70-TL yargılama giderinden 299/300'ünün karşılığı olan 1.853,50-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1/300'ünün karşılığı olan 6,20-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yatırılan gider avansından bir harcama yapılmaması nedeniyle bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 11-Taraflarca tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Davacı ve davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2020
Başkan ... E-İmzalıdır Üye ... E-İmzalıdır Üye ... E-İmzalıdır Katip ... E-İmzalıdır