İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/803 E. 2026/752 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/803
- Karar No
- 2026/752
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/803 Esas KARAR NO : 2026/752
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 31/10/2025 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Ltd. Şti.'nin %10 hisse oranına sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin %90 hisse sahibi ve müdürü olan ... ile müvekkilinin 22.12.2015 tarihinde boşandıklarını, boşanma sonrasında müvekkilinin şirketle ve davalıyla herhangi bir fiili bağının kalmadığını, %10'luk hissesini devretme taleplerinin davalı tarafça kabul edilmediğini, şirketin aktif faaliyeti bulunmamasına rağmen biriken SGK borçları sebebiyle müvekkilinin kişisel banka hesaplarına haciz tatbik edildiğini ve ödeme yapıldığını, müvekkilinin yeni bir evlilik yapması sebebiyle eski eşiyle şirket ortaklığının devam etmesinin aile hayatında huzursuzluk ve gerginliğe yol açtığını belirterek, haklı nedenlerle Türk Ticaret Kanunu'nun 638. maddesi uyarınca müvekkilinin davalı limited şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Dava; davacının davalı şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkindir. Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmıştır. İddia ve savunmaların ileri sürülüş biçimine göre, uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden;davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacının ortağı olduğu davalı şirketten çıkma talebinin incelenerek çıkma şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi kurulu raporu alınmasına karar verilerek dosya SMMM Mehmet Adil Seçgin ve Nitelikli hesap uzmanı ...'e tevdi edilerek, bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Alınan 09/07/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; "...davalı şirketin inceleme günü ve saatinde ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, bu nedenlerle davalı şirkete ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davalı şirketin en son vergi ... Vergi Dairesine vermiş olduğu 2015 Yılına ait Kurumlar Vergisi Beyannamesine göre; 2015 Yılında 33.919,25.-TL Ticari zarar açıkladığı, 2015 öncesi son beş yıl olan 2010-2011-2012-2013 ve 2014 Yıllarının tamamında da toplam 113.861,52.-TL ticari zarar açıkladığı, böylelikle davalı şirketin son 6 yıllık verilerinde herhangi bir ticari kara ulaşamadan toplam 147.780,77.-TL zarar ettiği, davalı şirketin 2013-2014 ve 2015 Yıllarına ait karşılaştırmalı Gelir tablosu verilerine göre; 2013 yılındaki 99.847,46.-TL net satışlar üzerinden 24.556,88.-TL faaliyet zararı, 2014 yılında 38.466,11.- TL net hasılatına karşılık 20.020,12.-TL faaliyet zararı 2015 Yılındaki 38.919,00.-TL net satışları üzerinden 33.919,25.-TL faaliyet zararı ettiği, yine şirketin 2014 ve 2015 Yıllarında net satışlarının satılan hizmet maliyetini bile karşılamadığı, bu şekilde şirketin 2013-2014 ve 2015 Yılları açısından ticari kar elde edemediği gibi, satışlarının maliyetlerinin altında olduğu, davalı şirketin 2013-2014 ve 2015 Yıllarına ait karşılaştırmalı Özkaynakları incelendiğinde şirkete kayıtlı ve ödenmiş 50.000,00.-TL sermaye tutarının, (771,09.-TL enflasyon düzeltme kaydı olup irdelenmemiştir.) geçmiş yıl zararları nedeniyle 2013 yılında 188.356,65.-TL azalarak -138.356,65.- TL, 2014 yılında 199.926,22.-TL azalarak -149.926,22.-TL, 2015 yılında ise 233.845,47.-TL azalarak -183.845,47.-TL borca batık hale getirildiği, İstanbul Defterdarlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, 20.01.2026 Tarih, 83365 Sayılı Yazısına ekli 20.01.2026 tarihli Vergi borcu dökümüne göre; davalı şirketin 20.01.2026 sorgulama tarihi itibariyle ... Vergi Dairesine 47.792,36.-TL Vergi aslı, vergi aslına bağlı olarak 6183 Sayılı Kanunun 51.maddesi kapsamında tahakkuk eden 105.248,64.-TL gecikme zammı borcunun olduğu, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi, 134423963 sayılı yazısına ekli 20.01.2026 tarihli Dönem Borç Dökümüne Göre; davalı şirketin 2008/2. Aydan, 2015/12. Ayın sonuna kadar kuruma verdiği Aylık Prim ve Hizmet Belgesine göre tahakkuk eden hiçbir prim borcunu ödemediği, 20.01.2026 tarihli sorgulama gününe kadar ... Sosyal Güvenlik Merkezine, 26.017,99.-TL Prim aslı borcu, 2.019,22.-TL İşsizlik sigorta prim borcu olmak üzere toplam 28.037,21.-TL prim aslı ve prim aslına bağlı olarak 6183 Sayılı Kanunun 51 maddesi kapsamında tahakkuk eden 264.383,80.-TL gecikme zammı borcunun olduğu, ilgili borçların tamamına icra takip dosyası açıldığı, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi ... sayılı yazısına ekli 27.02.2026 tarihli Dönem Borç Dökümüne Göre; davalı şirketin 2005/1.2 ve3 Aylarında, kuruma verdiği Aylık Prim ve Hizmet Belgesine göre tahakkuk eden hiçbir prim borcunu ödemediği, 27.02.2026 tarihli sorgulama gününe kadar ... Sosyal Güvenlik Merkezine, 889,86.-TL Prim aslı borcu, ve prim aslına bağlı olarak 6183 Sayılı Kanunun 51 maddesi kapsamında tahakkuk eden 21.872,29.-TL gecikme zammı borcunun olduğu, ilgili borç için icra takip dosyası bulunmadığı, davalı şirketin, ticari faaliyetinde sürekli zarar açıklaması nedeniyle taahhüt ederek ödenmiş 50.000,00.-TL sermayesini, 2015 yılı sonuna kadar ticari faaliyete devam etmesi neticesinde kaybederek -183.845,47.-TL borca batık hale getirildiği, 2014 ve 2015 Yıllarındaki net satışlarının, maliyetlerin altında yapılmak suretiyle faaliyet giderleri bile karşılanmaksızın mal/hizmet satışından zarar edildiği, yine şirket zarar ettiği halde işçi çalıştırılmaya devam edildiği ve yine işçilere ait SGK prim borçları hiçbir şekilde ödenmediği, yine Mükellefiyet kapsamında Direkt vergi olan Kurumlar Vergisi tahakkuku olmadığı yani ödenmesi gereken herhangi bir kurumlar vergisi olmadığı halde, kesinti yoluyla yapmış olduğu, kendisine ait olmayan ancak vergi sorumlusu sıfatıyla ödemesi gereken Katma Değer Vergisi, işçi ve işyeri kira kesintilerine ilişkin Stopaj vergilerini yani endirekt vergileri bile ödemeyerek 6183 Sayılı Kanunun 51 maddesi kapsamında gecikme zammına sebebiyet verdiği, mali sonucuna ulaşıldığı, hukuki tespitler sonucunda; davacıların haklı nedenle şirketten çıkması şartlarının gerçekleşmediği, ancak şirketin borca batık olması nedeniyle kanun gereği infisah etmiş olduğu bu bakımdan tasfiyesine karar verilmesi gerektiği" yönünde görüş bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, alınan ve benimsenen bilirkişi raporu ile toplanıp değerlendirilen delillere göre; Dava, davacının 6102 sayılı TTK.nın 638/2. maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu’nun “Çıkma ve Çıkarılma” başlıklı bölümünde yer alan 638.maddesinin ikinci fıkrası; “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” Davacı taraf, dava ikame etmeden önce bir kaç kez, davalı şirketin diğer ortağı ile boşandıktan sonra eski eşine, %10'luk şirket hissesini devrederek, şirket ve eski eşi ile bir ilişiğinin kalmamasını istemiş ve eski eşine iletmiş ise de, olumlu yanıt alamadığını beyan ederek iş bu davayı açmıştır. TTK 638/2 de işaret edilen haklı sebeplerin neler olabileceği belirtilmemiş olmakla birlikte, TTK 245 çerçevesinde değerlendirme yapıldığına, haklı sebeplerin tanımı “ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren ve dürüstlük kurallarına göre ortak bakımından bu ilişkinin sürdürülmesinin kendisinden istenemeyeceği, sürekli bir ilişkiye devam etmenin çekilmez hale geldiği durumlar haklı sebep olarak sayılabilir. Ortaklar arasındaki güven ilişkisi, şirketin devam etmesi ve amacına ulaşabilmesinde büyük önem taşımaktadır. Güven ilişkisinin herhangi bir nedenle zedelenmesi, ortakların aynı amaç için birlikte çalışma isteğini ortadan kaldırabilmektedir. Aynı amaç için birlikte çalışma isteğini kaybeden ortakların, şirketi devam ettirme ve kuruluş amacını gerçekleştirmesi mümkün olmamaktadır. Böyle bir durumda, ortakları şirket sözleşmesi ile bağlı tutmak kişilik haklarına aykırılık teşkil edecektir. Haklı sebep kavramı kanunda çoğul olarak belirtilmiş ise de tek bir sebep bile niteliği ve ortaya çıkardığı sorunlar gözetildiğinde şirket ortaklığından çıkma ve şirketin feshi için yeterli haklı sebep oluşturabilir. Mevcut uyuşmazlıkta davacı, ... ile 16/10/2011 tarihinde evlendiğini ve 22/12/2015 tarihinde boşandığını, davalı ... Ltd. Şti.'nin 2014 yılından bugüne kadar aktif olarak çalışma yapmadığı gibi eski eşi ... tarafından da ısrarlı olarak kapatılmadığını, 18/05/2017 tarihinde yeni bir evlilik yaptığını ve bir çocuğu bulunduğunu, ... ile boşandıktan sonra defeaten şirket hissesini devretmek istediğini ancak olumlu cevap almadığını, yeni bir evlilik yapmış olması nedeniyle eski eşiyle halen iş ortaklığının kağıt üzerinde de olsa resmi şekilde devam etmesi sonucu gerginlik yaşamakta ve aile hayatının olumsuz etkilendiğini, davalı şirketin biriken SGK borcu nedeniyle, banka hesaplarına haciz uygulandığını ve toplam 38.255,09 TL'yi icra dosyasına ödediğini beyan etmiştir. Somut olayda, yargıtayın istiktar kazanmış uygulamalarına göre aile tipi şirketlerde boşanmalar, aile üyeleri arasındaki çekişmeler haklı sebep olarak kabul edilmektedir. Nitekim Yargıtay 11. HD’nin 04.10.2017 T., 2016/2571 E., 2017/5023 K. sayılı kararına konu benzer bir olayda, ortakların boşanmış olmasının, limited şirketten ortaklardan birinin çıkma talebi bakımından haklı sebep olarak kabul edildiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak davacı ...'ın ile davalı şirketin diğer ortağı ... ile boşanmış olması, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasının talep etme koşullarının TTK 638/2.maddesine göre var olduğu, davacının çıkma bedeli talebi olmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜNE, -Davacının (... (TC. No ...) İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-0 Sicil numarasında kayıtlı Davalı ... ortaklığından çıkmasına, 2-Karar kesinleştiğinden karar örneğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine, 3-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile 116,60 TL eksik harcın davalıdan alınıp Maliyeye gelir kaydına, 4-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 30.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.227,50 TL tebligat-posta giderlerinin toplamı 32.545,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştiğinde kendisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.01/10/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır
Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.