İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/346 E. 2021/167 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/346
- Karar No
- 2021/167
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/346 KARAR NO : 2021/167
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 26/07/2019 KARAR TARİHİ : 12/03/2021
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... ve ... ailelerinden oluşan ... aileli bir şirket olduğunu, davacıların %26,78 oranında azlık sahibi hissedarları olduğunu, davacıların genel kurulun ertelenmesi taleplerinin reddinin yasa ve usule aykırı olduğunu, genel kurulda alınan tüm kararların iptalinin gereğini, Finansal tablolara ilişkin itirazlara ve sorulara ilişkin bilgilerin ticari sır ifşası olacağı gerekçesi ile red edilmesi önerisinin fiili gerçeklere açıkça aykırı olduğu gibi tümü ile açılacak davalarda yasal kılıf bulma amaçlı ve kötü niyetli olduğunu, istenen bilgilerin ısrarla verilmediğini, davacı hissedarlardan saklandığını, şirket yönetiminin çoğunluk paya sahip olan ... ailesinde olduğunu, şirketten sadece mali yapıyı gösteren sunulan özet belgelerin teyidini sağlayacak finansal belgeler istendiği halde şirket sırrı gerekçe yapılarak belgelerin saklandığını, genel kurul sırasında 3.kişilerin ihbar dilekçesine konu vergi kaçakcılığı konusunda şirket Yönetim Kurulunun kendisini aklaması istendiği halde taleplerin yok sayıldığını, finansal tablolara itirazları gidermemek konusunda Yönetim Kurulu üyelerinin direndiğini, savcılık şikayetine konu suç isnadında sahte süt müstahsili kullanma olgusunun mevcut olduğunu, bu durumun şirket gelir gider belgeleri ile çok basit bir inceleme ile aydınlanabileceği halde davalının Yönetim Kurulunu aklamayarak işlemlerini şaibeli hale getirdiğini, şirketin kasten zarara uğratılıp uğratılmadığı konusunda bir sonuca varabilmek için finansal tablolara itirazlarının giderilmesinin önem taşıdığını, şirketten istedikleri konulara ilişkin tek bir satırlık cevap dahi verilmediğini, yönetim kurulunun seçimine ilişkin alınan gündemin 8.maddesindeki kararın da iptalinin gerektiğini, şaibelerden arınmamış ve genel kurulda da gerekli izahı açıklayamamış aynı yönetim kurulunun görev yapmasının kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu bu nedenle yönetim kurulunun seçimine ilişkin kararın iptalini talep ettiklerini, davalı şirketin bahsettikleri genel kurul toplantısında hukuka, kanuna ve Yargıtay kararlarına açıkça aykırı kararlar alındığının izah edildiğini, açıklamaları kapsamında HMK 389 VE TTK 449.maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli olan koşulların oluştuğunu, sadece çoğunluk pay sahibinin menfaatine hizmet edecek kararın icrasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ... tarihli genel kurul TTK 420/2 gereğince ertelenmediğinden alınan tüm kararlar hukuka ve kanuna aykırı olduğundan genel kurulda alınan tüm kararların iptaline, aksi halde gündemin ...,...,...,...,...,...,... maddelerinin iptaline, davaya konu iptali istenen kararların yürütmesinin TTK 449 gereğince geri bırakılmasına, Yönetim Kurulunun TTK. m.448’e göre iptal davası açıldığının ve duruşma gününün usulüne uygun olarak ilan etmesine ve şirketin internet sitesine konmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ikame ettiği dava ile ... tarihli genel kurul toplantısında ...,...,...,...,...,...,... gündem maddelerine ilişkin olarak alınan genel kurul kararlarının iptalinin ve yürütülmesinin geri bırakılması taleplerinin yerinde olmadığını, ileri sürülen olayların genel kurul kararlarının iptali talebinden çok bilgi edinme ve inceleme hakkına ilişkin olduğunu, dilekçe içeriğinde davacı tarafın temel iddiasının bilgi alma ve inceleme haklarının engellendiği, gerekli bilgi ve belgelerin kendilerine verilmemesi olduğunu, davacı tarafın bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiği iddiasında ise TTK 437/5. Maddesi gereğince bilgi edinme ve inceleme taleplerinin genel kurulda red edildiği tarihten itibaren 10 gün içinde bilgi edinme ve inceleme için dava ikame etmesi gerektiğini, bu hususla ilgili olarak davacılar tarafından Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyası ile bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin dava ikame olunduğunu, bu sebeple aynı vakıaların ileri sürülüp bilgi edinme ve inceleme hakkının kullandırılmadığının iddia edilerek genel kurul kararlarının iptalinin istenmesinin kanuna aykırı olduğunu, davacı tarafın TTK 420/2 maddesi gereğince finansal tablolara itirazlar giderilmeden genel kurul yapılamayacağını iddia ettiğini, TTK 420.maddesinin toplantının ertelenmesinin koşullarını belirlediğini, ancak 1. Fıkra ile 2. Fıkra farklı halleri düzenlediğini, 1. Fıkrada Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların azlık pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın toplantı başkanının kararı ile bir ay sonraya bırakılacağının belirtildiğini, oysa 2. Fıkra hükmü Bir defa ertelenen toplantının finansal tabloların müzakeresi için tekrardan geri bırakılmasını daha ağır koşulların varlığına bağladığını, Finansal tabloların itiraza uğramış ve tutanağa geçmiş bulunan noktaları hakkında, ilgililer tarafından dürüst hesap verme ilkeleri uyarınca cevap verilmemesinin şart olarak konulduğunu, davalı şirketin ... tarihli toplantıda azlık pay sahiplerinin talebi üzerine TTK 420/1 maddesi gereğince toplantının ertelendiğini, ertelenen tutanağın bakıldığında tutanağa geçen her hangi bir talep ve itirazın bulunmadığını, ... tarihli genel kurul tutanağında da daha toplantı başlamadan ve her hangi bir soru sorulmadan, izahat beklenmeden toplantının ertelenmesinin istendiğini, bu hususun genel kurulca gerekli şartlarının bulunmaması bilgi ve belgelerin şirket sırlarını ifşa edeceğinden genel kurul tarafından ret edildiğini, davacılar tarafından istenen bilgi ve belgelerin kendilerine verilen bağımsız denetçi raporu, yıllık faaliyet raporu, finansal tablolar ve bilançolar da mevcut olup Genel kurul sırasında da gerekli cevapların verildiğini, davacı tarafın davaya konu ettiği gündem maddelerine ilişkin olarak kanunda yazılı iptal sebeplerine ilişkin hiçbir iddia ve talepte bulunmadığını, davacı tarafın sadece yasada yer alan koşulları dilekçesinde belirtip soyut olarak faaliyet raporunun yasal koşulları taşımadığı iddiasında bulunduğunu, ancak her hangi somut bir delil ortaya koyamadığı gibi eksikliklerin, ne olduğuna ilişkin bir veri, somut ve münferit bir vakıa dahi ortaya koymadığını, faaliyet raporunun TTK 514, 515, 516. maddelerdeki ve Bakanlıkça bu konuda çıkarılan yönetmelikteki asgari koşulları taşıdığını, davacıların genel kurul sırasındaki yönetim kurulu üyesi adayı ... olup, bu kişinin aynı zamanda ... Yönetim Kurulu Başkanı olup diğer davacı ...’un ise yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğunu, bu şirketin davalı şirketle aynı sektörde faaliyet göstermekte olup aralarında doğal bir rekabet mevcut olduğunu, ... ailesinin bu güne kadar davalı şirket hakkında otuza yakın dava ikame ettiğini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile de davalı şirketin feshini talep ettiklerini, davalı şirket aleyhine hareket eden ve aralarında doğal rekabet bulunan bir şirketin Yönetim kurulu başkanı olan kişinin yönetim kurulu üyeliğine kabul edilmemesinin Genel kurulun yetkisi ve tasarrufu altında olduğunu, Genel Kurul tarafından uygun görülen ve şirketin ...’su olan, bütün sorumlulukları üstlenerek davalı şirketin bütün kredilerinin altında kişisel olarak kefalet veren ve bütün risklerin altında kişisel olarak bulunan bir kişinin alacağı ücretin fahiş olduğunu iddia etmenin kötü niyet teşkil ettiğini, Genel kurulun 10. Gündem maddesinin bağımsız denetim şirketinin seçimine ilişkin olduğunu, bu talep bakımından mükerrer başvuru olup davacı tarafın Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile bağımsız denetçinin görevden alınması için dava ikame ettiğini, ... ile ilgili olarak iddiaların tamamen asılsız ve üretilmiş vakıalar olduğunu, ...'nin bir nakliye şirketi olup davalı şirket için süt toplama merkezlerinden süt toplayarak fabrikaya taşıdığını, davalı şirket tarafından süt üreticilerine müstahsil makbuzu düzenlendiğini, ... ile aralarında doğrudan bir süt alışverişi mevcut olmadığını, ... ayrıca bölgede bulunan süt kooperatiflerinin de sütlerinin nakliyesini yaparak fabrikaya ulaştırdığını, ... için bir takım ihbarlarda bulunulması üzerine bu ihbar üzerinden davalı şirketin 2013 yılından 2017 yılına kadar seçilen aylar, 2018 yılının ise tamamının Antalya Denetim Koordinasyon Müdürlüğünün yetkilileri tarafından incelendiğini, inceleme neticesinde düzenlenen yoklama fişinde yapılan ihbarlara ilişkin her hangi bir olumsuz sonucun ortaya konulmadığını, yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın ve tedbir talebinin reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflara duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun meşruhatlı davetiyelerin tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, davalı şirkete ait sicil dosyası ile iptali istenen genel kurula ilişkin kayıt ve belgeler dosyamız arasına celp edilmiştir. Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile "...Davacıların ihtiyati tedbir taleplerinin kısmen kabul kısmen reddi ile ... tarihli genel kurulun yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının artırılmasına ilişkin 9.maddesinin uygulanmasının dava sonuna kadar yürütülmesinin geri bırakılmasına, bu hususta Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, şirket vekiline de ayrıca bu hususun tebliğine, (şirket vekili huzurda olmakla tebliğ yapıldı), diğer maddelerin yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişin talebin reddine,..." karar verilmiştir. Mahkememizce yargılama sırasında; ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği dava dosyasının resen seçilecek sermaye şirketlerinin işleyişi hususunda uzman iki mali müşavir bilirkişiye tevdii ile celp edilen Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları ile şirket tarafından ibraz edilen kayıt ve belgeler, tüm dosya kapsamı, şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle ... tarihli genel kurul kararının tümüyle ya da itiraz edilen bir kısım maddeler yönünden iptali istemine ilişkin olarak şirket esas sözleşmesi, ... tarihli genel kurul toplantı tutanağına konu şirket bilançoları, finansal tablolar, yönetim kurulu faaliyet raporu, bağımsız denetim raporu, gelir tablosu, yönetim kurulu üyelerinin mali haklarına ilişkin olarak alınan kararlara ilişkin yönetim kurulu başkan ve üyelerinin faaliyetleri, davacılar ve diğer pay sahiplerinin aldıkları kar payları, yönetim kurulu başkanına verilen maaşın küçük hisseli pay sahiplerinin kar payı almalarına engel teşkil edip etmediği, küçük hisseli pay sahiplerinin şirket kar payından almaları gerekenden daha az pay almalarına sebep olup olmadığı hususları birlikte değerlendirilerek ... tarihli anonim şirket genel kurulunda alınan kararların TTK ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil eden yönleri var ise buna ilişkin mahkeme ve yargıtay denetimine elverişli gerekçeli rapor tanziminin istenmesine karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan ... tarihli raporda özetle; "...Davacılara 2018 yılma ait ... tarihli genel kurul davet yazısı ekinde davalı şirketin 2018 yılı genel kurulun ilan edildiği T.T.S. Gazetesi, Finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu, denetleme kurulu raporları (konsolide finansal tabloları içerir) gönderildiği, ... tarihli genel kurul öncesi davacıların şirket merkezinde 2018 yılına ilişkin; 2 finansal tablolar ; bilanço ve gelir tablosu, 17 sayfa yıllık faaliyet raporu ve ... sayfa ...-... dönemine ilişkin konsolide finansal raporları içerir Bağımsız Denetçi Raporu'nun teslim edildiği anlaşılmıştır. Davalı şirketin 2018 yılına ait ertelenen ve ... tarihinde 2. cisi yapılan 2018 yılı olağan genel kurul toplantı gündem maddelerinin genel kurulca kabul ve onayı aşağıdaki gibi olmuştur: Gündemin ..., ...,..., ..., ..., ...,...,... Maddeleri şirket sermayesi olan ...-TL lik hissenin ... TL sinin red ve ....-TL sinin kabul oyuyla ve oy çokluğuyla kabul edildiği, gündemin 6. Maddesi olan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 6. Maddesinin ... kabul oyuna karşılık ... red oyuyla yönetim kurulu ibra edilmemiştir. Takdiri saym mahkemenize ait olmak üzere çoğunluk oyuyla kabul ve ibra edilen gündem maddelerinin TTK hükümlerine uygun olduğu değerlendirilmiştir. Gündemin 9.maddesindeki yönetim kurulu başkanının aylık huzur hakkı ücretinin ... TL den ...-TL ye çıkarılmasına yapılan İtirazla ilgili olarak; Davalı şirkette çalışan sayısının ... kişi olduğu, yönetim kurulu başkanına bağlı olarak genel müdür ve genel müdüre 14 departman müdür ve sorumlusu olan; Pazarlama direktörü, satış direktörü, Kıdemli üretim müdürü, kıdemli mali işler müdürü, satın alma ve idari işler müdürü, makine ve enerji müdürü, dış ticaret müdürü, süt alım müdürü, insan kaynaklan yöneticisi, ... üretim müdürü, lojistik müdürü kalite müdürü, bilgi işlem yöneticisi ve planlama müdürünün bağlı olduğu anlaşılmıştır. Yine davalı şirketin 2018 yılı bilançosunun incelenmesinden ... tarihi itibariyle şirketin ... TL kısa vadeli ve ... TL uzun vadeli olmak üzere toplam ... TL banka ve fınans kuruluşlarına borcunun olduğu, 2013-2019 yılları arasında yönetim kurulu başkanı ...'nin münferit ve müşterek olmak üzere kefil olduğu kredi limitleri toplamının ...-TL ve ... USD olduğu, davalı şirketin ... itibariyle olan kredilerine de yönetim kurulu başkanının kefaletlerinin olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketin 2014-2019 yıllan arasında yapılan genel kurul toplantı tutanaklarının incelenmesinden; ... tarihli genel kuruldaki ... TL sermaye artırımının tamamının geçmiş karları ve fonlardan karşılandığı, ... tarihli genel kurulda ...-TL, ... tarihli genel kurulda ... TL, ... tarihli genel kurulda ... TL, ... tarihli genel kurulda ... TL ve ... tarihli genel kurulda ...-TL kar dağıtımı yapıldığı, kardan yapılan sermaye artırımları ile kar dağıtımlarının tüm ortaklann hissesine göre yapıldığı, Sonuç olarak iptali istenen genel kurul gündem maddelerinin TTK'da belirtilen çoğunlukla alındığı, yönetim kurulu başkanına genel müdürün ve genel müdüre bağlı 14 departman müdür ve sorumlularının bağlı olduğu, genel kurulda dağıtımına karar verilen kar paylarının her ortağın hissesine göre yapıldığı, yönetim kuruluna verilen mali haklara ilişkin olarak yönetim kurulu üyelerinin şirket faaliyetleri ile ilgili olarak görev yaptıkları, Davacılar ve diğer pay sahiplerinin aldıkları kar paylarının hisseleri ile orantılı olduğu, yönetim kurulu başkanına verilen maaşın küçük hisseli pay sahiplerinin kar payı almalarına engel teşkil etmediği, şirket giderlerinin tüm ortaklara eşit oranda etki ettiği, asıl olan yönetim kuruluna verilen maaşın yaptığı iş, aldığı sorumluluk ve kefaletlerle uyumlu ve mütenasip olup olmadığıdır. Davalı şirket büyüklüğündeki bir şirket ve yönetim kurulu başkanının yaptığı iş ve aldığı sorumluluklara göre ücretin belirlenmesinin doğru olacağı ve bunun takdirinin genel kurulda olduğu, dava konusu genel kuruldaki huzur hakkı belirlemesinin de yeterli çoğunluk ile alındığı, ... tarihli davacı şirket genel kurulunda alınan kararların TTK ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil eden yönlerinin olmadığı yönündeki görüşümüzü sayın mahkemenizin takdirlerine arz ederiz..." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mahkememizce tarafların itirazları ile düzenlenen raporun mahkeme ve Yargıtay denetimine açık hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunmadığı dikkate alınarak bu kez dava dosyası daha önce rapor tanzim eden mali müşavir bilirkişiler ile birlikte ticaret mevzuatında uzman nitelikli hesap bilirkişisinin de bulunduğu heyete tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen ... tarihli raporda özetle; "...Nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkeme Heyeti'ne ait olmak üzere, A.Azlığın istemiyle bir defa ertelendikten sonra fınansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş bulunan noktaları hakkında ilgililer tarafından dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verilmemiş ve fınansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ikinci kez ertelenmesi gerektiği halde ertelenmeyip karar alınmış olduğundan bu kapsama giren ...,.......,...,... numaralı kararların TTK m. 420/2 uyarınca iptal edilebilirlik yaptırımına tabi olduğu; B.Sayın Mahkemece bu görüşte olunmaması ihtimali gözetilerek her bir gündem maddesi bağlamında yapılan değerlendirme neticesinde; 1.Gündemin 1 numaralı kararına karşı iptal davası açma koşullarının yerine getirilmediği. 2.Şirketin yıllık faaliyet raporunun, bağımsız denetim raporunun, gelir tablosunun, bilançosunun ve konsolide fınansal tablolarının usulüne uygun olduğu; bu belgeler açısından gerçeğe aykırılık değerlendirmesini yapmayı gerektiren kanıtlanmış bir sahtelik iddiasının bulunmadığı; bu nedenle gündemin 3., 4. ve 5. maddeleri açısından hukuka aykırılık bulunmadığı, 3.Yönetim kurulu seçimine ilişkin 8 nolu karar açısından bir hukuka aykırılık bulunmadığı, 4.Gündemin 9 numaralı kararıyla yönetim kurulu başkanı için belirlenen ücretin, pay sahiplerinin kar payı alma haklarını zayıflattığı / ihlal ettiği, 5.Bağımsız denetim şirketinin seçimi açısından TTK m. 400 ve ilgili mevzuat açısından açık bir hukuka aykırılık tespit edilmemesi; davacının iddiaları açısından başvurulabilecek başkaca hukuki yol bulunması (TTK m. 399/4) nedeniyle gündemin 10. maddesi açısından hukuka aykırılık bulunmadığı..." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava 6102 sayılı TTK 445.maddesi kapsamında anonim şirkette pay sahibi olan davacılar tarafından açılan genel kurulda alınan kararların tümüyle iptali, aksi halde genel kurul kararının dava dilekçesinde belirtilen ...-...-...-...-...-...-...maddelerinin iptali ile tedbiren iptali istenen genel kurul kararlarının TTK 449.maddesi gereği yürütmesinin geri bırakılması istemine ilişkindir. Davacıların iptalini talep ettikleri ... tarihli Genel Kurulda alınan kararların iptal edilebilirlik yaptırımı yönünden mahkememizce yapılan değerlendirmede: İptali talep edilen Genel Kurulda davacıların toplantının ertelenmesi taleplerine ilişkin yapılan değerlendirmede: Toplantının ertelenmesini düzenleyen TTK'nun 420. maddesinde; "1) Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılır. Erteleme, 414 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde pay sahiplerine ilanla bildirilir ve internet sitesinde yayımlanır. İzleyen toplantı için genel kurul, kanunda öngörülen usule uyularak toplantıya çağrılır. (2) Azlığın istemiyle bir defa ertelendikten sonra finansal tabloların müzakeresinin tekrar geri bırakılmasının istenebilmesi, finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş bulunan noktaları hakkında, ilgililer tarafından, dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verilmemiş olması şarttır." şeklinde belirtilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/09/2017 tarih, 2016/5118 Esas, 2017/4360 Karar sayılı emsal içtihadında; ".... 6102 sayılı TTK'nın 420. maddesi gereğince sermayenin 1/10'ine sahip ortaklar tarafından finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ertelenmesi talep edildiğinde genel kurul başkanının başkaca hiçbir işlem yapmaksızın bu konuların görüşmesini bir ay sonraya bırakması gerekmekte olup, 6102 sayılı TTK'nın 413. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi finansal tabloların müzakeresi maddesiyle ilgili sayılmalıdır. Dolayısıyla finansal tabloların müzakeresi ile buna bağlı olan yönetim kurulu üyelerinin ibrasının ertelenmiş olması nazara alındığında yönetim kurulunun seçimine ilişkin davalı şirketin genel kurulunun 4. maddesinin görüşülmesinin de ertelenmesi gerekirken görüşülerek eski yönetim kurulu üyelerinin seçimine karar verilmesi yerinde görülmemiştir..." şeklinde belirtilmiştir. Dava konusu somut olayda, Davalı anonim şirketin, yönetim kurulu faaliyet raporunun görüşülmesi, bağımsız denetim raporunun görüşülmesi, gelir tablosu, bilanço ve konsolide finansal tabloların görüşülmesi, ibra, kar dağıtımının görüşülmesi, yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi ve görev sürelerinin belirlenmesi, yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının belirlenmesi ve denetçi seçimi gündem maddelerini görüşmek üzere ... tarihinde 2018 yılı olağan genel kurul toplantısı yapılmış; toplantı açılışı yapıldıktan ve toplantı başkanlığına tutanak imzalama yetkisi verildikten sonra şirkette azlık konumunda olan davacı pay sahipleri yıllık faaliyet raporuna, bağımsız denetim raporuna ve bilanço ve gelir tablosuna yönelik itirazlarını içeren dilekçeler sunarak toplantının ertelenmesi haklarını kullanmış ve bunun üzerine toplantı başkanlığınca toplantının tüm gündem maddeleriyle birlikte ertelenmesi kararı alınmıştır. Erteleme üzerine genel kurul aynı gündemle bu sefer ... tarihinde toplanmış; toplantı başkanlığının oluşturulmasını müteakip davacı pay sahipleri (temsilcilerinin) söz alarak ... tarihli genel kurulda ilettikleri itirazlarının cevaplandırılmadığını, aynı hususlardaki ihtarnamelerine de cevap verilmediğini bildirerek İtirazlarının giderilmesi ve talep ettikleri bilgi ve belgelerin TTK m. 437 uyarınca kendilerine verilmesini aksi takdirde TTK m. 420/2 uyarınca toplantının ertelenmesini talep ettiklerini belirtmişlerdir. Toplantı tutanağına yansıtılan bu bilgiler doğrultusunda, toplantının birinci kez ertelenmesine neden olan itirazları hakkında davacılara açıklama yapılmadığı; bilgi verilmediği anlaşılmaktadır. Dosyada davacılara bilgi verildiğine, açıklama yapıldığına yönelik başkaca bir belgeye de rastlanılmamıştır. Erteleme üzerine yapılan ikinci toplantıda davacılara bilgi verilmesinin şirket sırlarının ifşası niteliğinde olacağı belirtilerek taleplerinin TTK m. 437/3 hükmüne dayanılarak reddedilmesi, finansal tabloların itiraza uğrayan noktaları hakkında cevap verilmediğini ortaya koymaktadır. Bu halde, davacıların itirazı üzerine verilecek cevapların, TTK m. 437/3 uyarınca şirket sırlarının ifşası sonucunu doğurup doğurmadığı, ikinci erteleme talebinin reddedilmesinin ve dolayısıyla ikinci toplantıda alınan finansal tabloların müzakeresinin ve buna bağlı konularla ilgili kararların hukuka uygun olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Bir başka ifade ile finansal tabloların itiraza uğrayan noktaları hakkında yapılacak açıklamaların şirket sırrı niteliğinde olduğu kabul edilirse, ikinci toplantıda alınan kararlar açısından TTK m. 420 uyarınca bir hukuka aykırılık oluşmayacaktır. Buna karşılık, davacıların sorularına verilen cevapların şirket sırrı teşkil etmediği sonucuna varılırsa, TTK m. 420/2 uyarınca yapılan ikinci erteleme taleplerinde haklı oldukları ve dolayısıyla ikinci toplantıda alınan finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların iptal edilebilirlik yaptırımına tabi olduğu sonucuna varılacaktır. Bu kapsamda, mahkememizce yapılan değerlendirmede: Mahkememizin .../... Esas sayılı dava dosyasında eldeki dava dosyasındaki davacılar ile dava dışı ... tarafından bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin olarak ... tarihinde açılan davada mahkememizce ... tarihinde .../... Esas, .../... Karar sayılı ilam ile davacılar ..., ... ve ...'un bilgi alma ve inceleme taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, bu kapsamda davalı şirketin 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 yıllarına ait tutulması zorunlu olan ticari defterlerinin incelenmesine izin verilmesine, ayrıca davalı şirkete ait tutulması zorunlu olan ve incelenmesi istenilen (bilanço, gelir tablosu, ayrıntılı kesin mizan, yeminli mali müşavir raporu, bağımsız denetim raporu, yönetim kurulu faaliyet raporlarını ve bu hususlara ilişkin finansal ve mali tablolar ile verilere ilişkin ticari defter ve kayıtları üzerinde) defterlerin, resmi kurum veya mahkemelere teslim edilmiş olması halinde, bu defter ve belgelerin davalı şirkete tesliminden sonra olmak kaydıyla incelenmesine izin verildiği, bu kapsamda davacıların finansal tablolara ilişkin itirazları üzerine kendilerine bilgi verilmemesinin TTK 473/3. uyarınca şirket sırrı teşkil etmediği, buna göre toplantının ertelenmesi üzerine ... tarihinde yapılan 2. toplantıda davacıların TTK'nun 420/2. uyarınca toplantının ertelenmesine yönelik taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğu, ertelenmesi gereken konularda alınan kararlarında hukuka aykırı olması sonucu doğacağından finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular kapsamına girip de gündemin 3 ila 10. Maddeleri kapsamında alınan kararların iptal edilebilirlik yaptırımına tabi olduğu anlaşılmıştır. İptali talep edilen Genel Kurul 9. Maddesinin Yönetim Kurulu üyelerinin ücret hakkına ilişkin olduğu görülmüştür. Yönetim Kurulu üyelerinin mali haklarını düzenleyen TTK 394. Maddesinde "Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir." düzenlemesi mevcuttur. Genel Kurulun görev ve yetkilerini düzenleyen TTK'nun 408/2. Maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında düzenlenmektedir. Yönetim kurulunun anılan mali haklarını belirleme yetkisinin genel kurula ait olması, genel kurulun bu konuda yetkisinin sınırsız olduğu, yetkinin keyfi bir şekilde kullanılabileceği anlamına gelmez. Diğer kararları gibi genel kurulun bu konudaki kararlan da hukuka uygunluk denetimine tabi olup kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olması halinde iptal edilebilirlik yaptırımının uygulanması gerekir. Dava konusu somut olayda, ... tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 9 numaralı kararıyla “Yönetim kurulu başkanına aylık net ... TL; yönetim kurulu üyelerinin her birine de ayrı ayrı aylık net ... TL. ücret (genel müdür ve genel müdür yardımcısı sıfatları ile aldıkları ücretler haricinde) ödenmesi” önerisi davacı pay sahipleri ile ...’un muhalefetine karşın diğer pay sahiplerinin kabul oyuyla oy çokluğuyla kabul edilmiştir. TTK m. 436 hükmünde düzenlenen pay sahibinin oydan yoksunluk hali, kendisi ve hükümde sayılan yakınları ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme yönelik olup, yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin belirlenmesi hususu kişisel nitelikte bir iş olmadığından yönetim kurulu üyesi olan pay sahipleri ya da maddede sayılan yakınları bu konuda oydan yoksun değillerdir. Dolayısıyla şirkette çoğunluk pay sahibi olan ... Ailesinin oylarıyla söz konusu kararın alınmasında kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin aynı zamanda şirkette çoğunluk pay sahibi konumlarından ötürü, yönetim kurulu üyelerinin ücretini belirleyen genel kurul kararıyla özellikle azınlıkta kalan pay sahiplerinin kar payı alma haklarının ihlal edilip edilmediği hususunda yapılan değerlendirmede: Yönetim kurulu üyelerine yapılacak ücret ödemesi ile tüm pay sahiplerinin kar payında oransal bir azalma olacağı muhakkaktır. Önemli olan, yönetim kurulu üyelerinin ücret hakkı ile pay sahiplerinin kar payı alma hakları arasında denge kurulması; yönetim kurum üyelerine fahiş ücret ödemesi yaparak pay sahiplerinin kar payı alma haklarının ihlal edilmemesidir. Yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı ve mali durum açısından davacı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kârdan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/09/2017 tarih, 2016/5118 Esas, 2017/4360 Karar sayılı emsal içtihadında; ".. Şirket yöneticilerine verilecek yüksek miktarlı huzur hakkı ile yönetim kurulu üyesi olmayan ortakların payları oranında kâr payı alma haklarının zayıflatıldığı. belli ortaklara örtülü kâr dağıtılması sonucunu doğuracağı bir gerçektir. Dolayısıyla şirketin elde ettiği gelir ile yönetim kurulu üyelerine ödenmesine karar verilen ücretler nazara alındığında, yönetim kurulu üyelerine verilmesine karar verilen huzur hakkının şirketin geliri, yapılacak işler ve yönetim kurulunun görevleriyle orantılı olmadığı, dava konusu gene! kurulun 5 numaralı maddesinde alınan kararın belli ortaklara örtülü kâr dağıtımı niteliğinde olduğu kabul edilmeli, bu kararın eşitlik dürüstlük kurallarına da aykırı bulunduğu nazara alınmalıdır..." şeklinde belirtilmiştir. Dava konusu somut olayda, davalı şirketin durumu ile belirlenen ücret açısından yapılan değerlendirmede: Mahkememizce hüküm kurmaya mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli ... tarihli bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere Sekiz pay sahipli ... TL değerli sermayesi olan davalı şirketin paylarının ... ve ... ailelerinin mensupları arasında dağıtıldığı, ... TL (%26,78) itibari değerli sermaye ... ailesine, ... TL (%73,22) itibari değerli sermaye ise ... ailesine ait olup ... ailesinin uzun zamandan beri azınlık konumunda olduğu, şirketin ... ailesi tarafından yönetildiği görülmüştür. ... çalışanı bulunan şirketin yönetim örgütü, her biri müdür veya sorumlu tarafından alt yönetime tabi on dört departman ve bir genel müdür pozisyonundan oluşmaktadır. Bu haliyle kurumsal bir şirket kimliğine sahip şirketin yönetim kurulu başkanı ...'dir. Yönetim kurulu başkanının bu görevi bugüne değin, aylık ... TL; diğer üyelerin ... TL ücret alarak yürüttüğü görülmektedir. İptale konu genel kurul kararıyla yönetim kurulu başkanının ücreti on katına çıkmakta; diğer yönetim kurulu üyelerinin ücretinde ise %50 oranında bir artış söz konusu olmaktadır. Genel müdürlük görevini icra eden yönetim kurulu başkanı ...'nin bu görevi (icracı yönetim kurulu üyeliği) karşılığında aylık ... TL ücret aldığı tespit edilmiş olup ...’ye ödenecek yönetici ücreti hesaplanırken bu ücretin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Şirketin işlerinin kapsamında ve hacminde geçen yıllara oranla önemli bir değişiklik gözlenmediği halde, yönetim kurulu başkanının ücretinde bu ölçüde bir artış yapılması, şirketin ortaklık yapısı, önceki uygulamaları, yöneticilerin görev ve sorumlulukları ve benzer yapıdaki şirketler göz önünde bulundurulduğunda özellikle azlık konumundaki pay sahiplerinin kar payı haklarını zayıflatıcı nitelikte olduğunun kabulü gerekmiştir. Diğer yönetim kurulu üyelerinin ücretlerine ilişkin ise anılan ilkeler göz önünde bulundurulduğunda ücretlerindeki artışın azlık paya sahip ortaklığın kar payı haklarını zayıflatıcı nitelikte olmadığının kabulü gerekmiştir. Sonuç olarak yukarıda belirtilen kanun maddeleri, emsal içtihatlar ve hüküm kurmaya, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, mevcut dosya kapsamına uygun ... tarihli bilirkişi heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının iptalini talep ettiği ... tarihli genel kurulun iptali istenen 1. Maddesi yönünden TTK 446. Maddesindeki muhalefet şerhine ilişkin genel kurul tutanağına şerh düşülmemesi sebebiyle iptal davası açma koşullarının oluşmadığı, ..., ..., ..., ..., ..., ... Maddeler yönünden yapılan değerlendirmede; genel kurulun azlığın istemiyle bir defa ertelendikten sonra finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş noktaları hakkında ilgililer tarafından dürüst hesap verme ölçüsü gereğince cevap verilmemiş ve finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ikinci kez ertelenmesi gerektiği halde ertelenmeyip karar alınmış olduğu ve bu kapsamda alınan kararların TTK'nun 420/2. Maddesi uyarınca iptal yaptırımına tabi olduğu söylenebilir ise de; davacıların bilgi alma ve inceleme haklarına ilişkin mahkememizce daha önce karar verilmiş olması, bu kapsamda mahkememizin ... tarih .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile davacıların bilgi alma ve inceleme haklarına ilişkin karar verildiği gibi davacıların Ticaret Kanununda yer alan özel denetçi aracılığıyla bilgi alma ve inceleme haklarını kullanmak üzere genel kurula başvuruda bulunduklarına dair bir kaydın bulunmadığı hususu birlikte değerlendirildiğinde genel kurul kararının TTK'nun 420/2. Maddesi gereğince topluca iptaline karar verilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca genel kurulun ... Maddesi yönünden de hukuka aykırılığın bulunmadığı, davacıların şirketin faaliyet raporunun, bağımsız denetim raporunun, gelir tablosunun, bilançosunun ve konsolide finansal tablolarının usulüne uygun olmadığı yönündeki iddiaları yönünden gerçeğe aykırılık boyutunda kanıtlanmış bir sahtelik iddiasının da bulunmadığı, bu yönü ile gündemin ...,... ve ... Maddeleri açısından da hukuka aykırılıktan bahsedilemeyeceği, yine ... Madde yönünden de bağımsız denetim şirketinin seçimi açısından açıkça bir hukuka aykırılığın bulunmadığının kabulü ile ... tarihli Genel Kurulun ... Maddesindeki yönetim kurulu başkanının mali hakkına ilişkin kısım yönünden genel kurul kararının iptaline, diğer kısımlar yönünden davacıların taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 1-Buna göre davalı ...’nin ... tarihinde yapılan genel kurul ...maddesindeki yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının belirlenmesine ilişkin kararda yönetim kurulu başkanı ...’nin maaşının aylık ... TL olarak belirlenmesine ilişkin kısmın İPTALİNE, 2-Davacının ... tarihli genel kurulun tümüyle ya da bir kısım maddelerine ilişkin iptal talebinin yukarıda belirtilen kısım dışındaki hususlarda REDDİNE, 3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, 5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacılar tarafından yapılan ... TL dava ilk masrafının davalıdan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan ... TL tebligat ve müzekkere gideri, ... TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranı gözetilerek takdiren ... TL.'sinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacı tarafa İADESİNE, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2021
Başkan ... ¸E- İmzalı
Üye ... ¸E- İmzalı
Üye ... ¸E- İmzalı
Katip ... ¸E- İmzalı