İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/257 E. 2020/403 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/257
Karar No
2020/403
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/257 Esas KARAR NO : 2020/403 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 17/09/2019 KARAR TARİHİ : 08/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sevk ve idaresindeki ...Nakliyat Ve Tic. Ltd. Şti. maliki olduğu... plakalı otomobil ile 22/03/2019 tarihinde karşıdan gelen aracı fark etmeyerek ...plakalı araca ön taraftan çarparak savrulup diğere çarparak durabildiğini, davacının davaya konu kazadan dolayı davacının sevk ve idaresindeki otomobilinde maddi hasar meydana geldiğini, davalı taraf davacının... plakalı aracının...oliçe numarası ile kasko poliçesini tanzim eden şirket olduğunu, davacıya ait araçta meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, kaza sonrası davacıya ait araçtaki hasarı tespit etmek amacıyla 28/03/2019 tarihinde İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş sayılı dosyasıyla tespit davası ikame edildiğini, bilirkişi raporu ile davacının aracında 36.000 TL'lik maddi hasar tespit edildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı ...A.Ş vekili 21/10/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; kasko sigortalı... plaka sayılı aracın 22.03.2019 tarihinde kaza tespit tutanağında hikaye edilen şekilde kazaya maruz kalarak hasarlandığına dair ihbar doğru ve iyiniyetli olmadığını, kaza tespit tutanağında araçların çarpışma ve hasar bölgeleri, derecesi ile kaza sırasında ve sonrasında araçların pozisyonları tetkik edildiğinde fiziken sigortalının beyanı ile hasarın uyumsuz olduğunu, kazanın iddia edildiği şekilde gerçekleşmesinin fizik kurallarına aykırı bulunduğu anlaşıldığını, ekspertiz raporu ile feragat beyanından görüleceği üzere sigortalı aracın 11.02.2018 tarihinde de hasarlı olduğunu, o tarihte de aracın park halinde hasarlandığı ileri sürüldüğünü, yapılan araştırmada bu durumun mümkün olmadığı ve gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu ortaya çıkınca araçtaki hasar talebi geri çekilerek feragatname verilmek zorunda kalınıldığını, bu dosya dahi kasko sigortalı araçla ilgili gerçeğe aykırı hasar bildirimi yapılmasında itiyat geliştirildiğini gösterdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Poliçe ve hasar dosyası, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi ...D.İş sayılı dosyası, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasına bağlı araç hasarından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, davacının sürücüsü olduğu ...plaka sayılı araç ile dava dışı ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, bu kaza nedeniyle davacıya ait araçta hasar oluştuğu, davalı ... şirketince davacının sürücüsü bulunduğu aracın ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce dosya hasar, kusur ve sigorta hesap bilirkişilerine tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 24/02/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı, aracın hasar onarım bedelinin 33.750.,00 TL yedek parça, 6.350,00 TL işçilik olmak üzere toplam 40.100.00 TL + kdv dahil 47.318,00 TL olduğu ancak, davaya konu aracın onarım miktarının 47.318,00 TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde rayiç değerinin 47.000,00 TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde sovtaj değerinin 15.500,00 TL olması nedeniyle aracın onarım bedelinin hem rayiç değerinin %50'sini aşması nedeniyle onarımının ekonomik olmayacağı, bu nedenle pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değeri ile sovtaj değeri farkı miktarı 31.500,00 TL, davaya konu aracın pert-total durumu olması ve uygulanası gerektiğinden yeni bir aracın makul temin süresinin ortalama 15 gün olduğu, yapılan piyasa araştırmasında, davaya konu aracın kaza tarihinde aynı özellikteki muadil benzerinin günlük 100 TL bedele kiralanabileceği, buna göre davaya konu aracın pert edilmesi nedeniyle yeni bir aracın temini esnasında ortaya çıkacak ikame araç bedelinin toplam 1.500,00 TL olduğu, davalı ... şirketinin hesaplanan 24/04/2019 tarihinden itibaren, ticari temerrüt faiziyle sorumlu olabileceği hususlarındaki tespitleri yapılmıştır. Oluşa, dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun bulunan rapor mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınabilir kabul edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Yine aynı kanunun 51.maddesinde bu tazmin tutarının hakim tarafından durumun gereği ve kusurun ağırlığı gözetilerek takdir edileceği hüküm altına alınmıştır. Diğer yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85.maddesinde bir motorlu aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu araç işleteninin doğan zarardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Yine aynı kanunun 91.maddesinde işletenlerin mali sorumluluk sigortası yatırma zorunluluğu hüküm altına alınmıştır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası A.3-g bendinde sigortacının, meydana gelen maddi zararlardan sigortalının sorumluluğu oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumluluğu olduğu düzenlemesi bulunmaktadır. Diğer yandan olayda kasko sigorta poliçesi kapsamında davacının kendi sigortacısından talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Konuya ilişkin Kasko Sigortası Genel Şartları B.3 bendine göre sigortacının hasarın kendisine ihbar edilmesinden ve belgelerin eksiksiz verilmesinden sonra eksper raporu alınması öngörülmüşse eksper raporunun tesliminden itibaren 10 gün içinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Diğer yandan, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005). Tarafların, dava ve taraf ehliyetine sahip olmaları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114.1-d. maddesinde belirtilmiş olup dava şartlarındandır. Yine aynı kanunun 115.maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı, davacı tarafından sunulan dava dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının hasarlanan aracın maliki olmadığı, sadece kaza anındaki sürücüsü olduğu, dolayısıyla dava açmakta hukuki herhangi bir yararının bulunmadığı gibi davacının iş bu dava açısından aktif husumet ehliyetin de bulunmadığı ve aktif husumet ehliyetinin sonradan ikmali mümkün olan bir dava şartı olmadığı göz önünde bulundurularak, açılan davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve mezkur nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere Davacının aktif husumet ehliyetinin ve dava açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/1-d, h, 115/2 maddeleri gereğince Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, Davalı taraf duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunun AAÜT tarifesine göre hesap ve takdir edilen 4.725 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansı bulunması durumunda karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Harçlar yasası gereğince alınması gereken 54,40 TL harcın peşin alınan 170,78 TL harçtan mahsubuna, artan 116,38‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14 maddesi gereğince ilerde haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320.00 TL zorunlu Arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı tarafından sarf olunan 4 adet posta masrafı gideri 53,73‬ TL, 1 adet tebligat gideri 16,20- TL, 6 adet elektronik tebligat gideri 32,00 TL, 170,78 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı ve 800,00- TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamda 1.117,11 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/10/2020

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/257, K. 2020/403, T. 08.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-257-e-2020-403-k-076c24ebf965