İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/237 E. 2021/30 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/237
Karar No
2021/30
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/237 KARAR NO : 2021/30 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 16/09/2019 KARAR TARİHİ : 14/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın Konak'ta müvekkilinin maliki olduğu...plakalı aracın çarptığını,...plakalı araçta yüksek maddi hasarın meydana geldiğini, taraflarca tanzim edilen kaza tutanağında kazanın oluş biçiminin ifade edildiğini, ancak...plakalı araç sürücüsünün " geri geri gittiğini ve kazanın bu sebeple meydana geldiğini" belirtiğini, dava dilekçesinde sunduğumuz dava fotoğrafları incelendiğinde, geri geri giden bir aracın son ön kısmından hasar görmüş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenle kusur incelemesi gerektiğini, kazanı... plakalı aracın asli ve tam kusuru ile meydana geldiğini, ...plakalı aracın daval... Sigortanın ZMMS sigortalısı olduğunu, hasarın tespiti için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, hasar dosyasının açıldığını, hasarın tazmin edilemediğini, ve değer kaybının da ödenmediğini, iş bu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, zararın teminat dışı kaldığının ispatının sigortaya ait olduğunu, sigortanın gerçek zararı ödemekle yükümlü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10 TL değer kaybı bedeli ve 50 TL hasar miktarının temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde kaza tarihinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, delil tespiti ve ekspertiz ücretinin sigorta kapsamı dışında kaldığını, kazadan sigortalılarının kusur oranı ve poliçe limiti kadar sorumluluklarının olduğunu, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, TRAMER değerlendirilmesine göre sigortalı aracın kusuru bulunmadığını, bu nedenle sorumluluklarının olmadığını, ve davanın reddi gerektiğini, değer kaybı tespitinin hazine genel şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, aracın geçmiş hasarlarının incelenmesi gerektiğini, gerçek değer kaybının belirlenmesi gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, yargılama giderlerinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanak aslı, 2-... Sigorta Şirketi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen ...numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 3-Hasar dosyası, 4-Dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopileri, 5-02/05/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, 6-... plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları, 7-...plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı, 8-Kaza mahallinde icra edilen 25/09/2020 tarihli keşif tutanağı, 9-Trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 09/06/2020 havale tarihli raporu, 10-Trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 05/10/2020 havale tarihli raporu, 11-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, 02/05/2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...'a ait...plakalı araçta meydana gelen hasar ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenen hasar ve değer kaybı bedellerinin davalı sigorta şirketinden tahsili taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şubesi'ne müzekkere yazılarak kazaya karışan araçlara ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacı tarafa ait araca ilişkin tramer kayıtları temin edilmiştir. Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, sigortalı araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafça şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, varsa açılmış olan hasar dosyası ve varsa davacı tarafa yapılan ödeme ödeme evraklarının eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabında gönderilen evrak ve kayıtlar dosya arasına alınmıştır. Gerekli evrak ve belgelerin temini akabinde dosyanın trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile, dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 02/05/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında yer alan davacıya ait...plakalı araca ait tramer kaydı ve sair hususlar göz önünde bulundurularak, taraflar arasında 02/05/2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasının oluşumunda... plakalı araç sürücüsü... plakalı araç sürücüsü...'ın kusur oranları ile trafik kazası sonucunda davacıya ait...plakalı araçta meydana gelen hasar miktarı ve hasar nedeniyle araçta oluşan değer kaybı bedelinin Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda aracın kazadan önceki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el piyasa değeri arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 09/06/2020 havale tarihli raporunda sonuç olarak dava konusu trafik kazasının oluşumunda...plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, bu nedenle davacının aracında meydana gelen kusurdan davalı sigortalının sorumluluğu olmayacağını, Mahkemenin kusur açısından aksi bir kanaati olacaksa...plakalı aracın iskontosuz hasar onarım bedelinin 8.847,00-TL olduğunu, iskontolu hasar onarım bedelinin 8.610,47-TL olduğunu, araçta oluşan değer kaybı bedelinin 1.250,00-TL olduğunu mütalaa etmiştir. Davacı vekilinin itirazları üzerine dava konusu trafik kazasının oluşumunda tarafların kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla Mahkememizce keşif icrasına karar verilmiş, verilen karar doğrultusunda 25/09/2020 tarihi itibariyle keşif icra edilmiş, icra edilen keşif doğrultusunda dosya ek rapor düzenlenmek üzere 09/06/2020 havale tarihli raporu tanzim eden bilirkişiye tevdi edilmiş, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 05/10/2020 havale tarihli ek raporunda sonuç olarak kök raporu ile aynı doğrultuda olacak şekilde dava konusu trafik kazasının oluşumunda...plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ... sürücüsünün kusursuz olduğunu, bu nedenle davacının aracında meydana gelen kusurdan davalı sigortalının sorumluluğu olmayacağını, Mahkemenin kusur açısından aksi bir kanaati olacaksa...plakalı aracın iskontosuz hasar onarım bedelinin 8.847,00-TL olduğunu, iskontolu hasar onarım bedelinin 8.610,47-TL olduğunu, Yargıtay içtihatları doğrultusunda araçta oluşan değer kaybı bedelinin 1.250,00-TL olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan formülasyona göre yapılan değer kaybı hesabında ise araçta değer kaybı oluşmayacağını mütalaa etmiştir. Davacı vekilinin trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 05/10/2020 havale tarihli raporuna karşı araç sürücülerinin keşif mahallinde dinlenilmedikleri, araç sürücüleri tarafından düzenlenen krokide yapılan anlatımın bilirkişi tarafından farklı değerlendirildiği yönündeki itirazlarının, raporun dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağı dikkate alınarak ve dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği mahalde yapılan keşif sırasında yapılan tespitler göz önünde bulundurularak düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinde davanın tarafı olan asillerin duruşma ve keşif mahalline çağrılması gibi bir usul bulunmadığı, davacı vekilinin beyanının alınmasını istediği davacı asili istediği takdirde keşif mahallinde hazır edebilecek olmasına rağmen hazır etmediği anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Dosya ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanak aslı, ... Sigorta Şirketi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen ...numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopileri, 02/05/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı,...ve... plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları,...plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı, kaza mahallinde icra edilen 25/09/2020 tarihli keşif tutanağı, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 09/06/2020 havale tarihli raporu, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 05/10/2020 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 02/05/2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...'a ait...plakalı araçta meydana gelen hasar ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenen hasar ve değer kaybı bedellerinin davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkin olduğu, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 09/06/2020 havale tarihli raporunda dava konusu trafik kazasının oluşumunda...plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, bu nedenle davacının aracında meydana gelen kusurdan davalı sigortalının sorumluluğu olmayacağını, Mahkemenin kusur açısından aksi bir kanaati olacaksa...plakalı aracın iskontosuz hasar onarım bedelinin 8.847,00-TL olduğunu, iskontolu hasar onarım bedelinin 8.610,47-TL olduğunu, araçta oluşan değer kaybı bedelinin 1.250,00-TL olduğunu mütalaa ettiği, davacı vekilinin itirazları üzerine dava konusu trafik kazasının oluşumunda tarafların kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla Mahkememizce icra edilen keşif doğrultusunda trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 05/10/2020 havale tarihli ek raporunda sonuç olarak kök raporundaki tespitlerini tekrar ettiği, taraflarca hazırlanan Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ekspertiz raporu ve icra edilen keşif sırasında yapılan belirlemeler doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporu kapsamında dava konusu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, bu sebeple davacının dava konusu trafik kazasının oluşumunda kusuru bulunmayan aracın sigor şirketi olan davalı şirketten herhangi bir hak talep edemeyeceği kanaatiyle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 59,30-TL karar ve ilam harcından, 44,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,26-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 60,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/02/2021

Katip... eimza

Hakim... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/237, K. 2021/30, T. 14.01.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-237-e-2021-30-k-431a598196c9