İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/209 E. 2020/303 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/209
- Karar No
- 2020/303
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/209 Esas KARAR NO : 2020/303 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2019 KARAR TARİHİ : 11/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili lehine keşide ettiği çekleri ödeyemeyecek duruma gelmesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından karşı taraf lehine çek keşide edilerek vadenin uzatılmasını talep ettiğini, 15.06.2019 vade tarihli 36.000,00-TL bedelli ve 16.09.2019 vade tarihli 27.000,00-TL bedelli müvekkili lehine keşide ettiği çeklerin bu durumu açıkça ortaya koyduğunu, müvekkili tarafından iyi niyetle hareket edilerek 24.09.2019 vade tarihli 27.000,00-TL bedelli çek keşide edilmiş ise de, davalı şirketin verilen sözlerini yerine getirmeyip borçlusu olduğu çekleri ödemediğini bildirmiş, dava konusu 24.09.2019 vade tarihli muhatabı ... Bankası olan... no'lu 27.000,00-TL bedelli çeke ilişkin müvekkili davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, keşidecisi davacı, lehdarı davalı şirket olan 27.000,00-TL bedelli ve 24/09/2019 keşide tarihli çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı tarafça davaya konu çek için ödeme yasağı kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkememizce istemin reddine karar verilmiş, davacı vekili 27/12/2019 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile dava konusu çekin bankaya ibraz edildiğini, icra tehtidi altında olmadan çekin davalı tarafça üçüncü kişiye ciro edilip bankaya ibraz edilmesi üzerine banka hesabından ödendiğini, bu nedenle davayı istirdat davası olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir. İ.İ.K.'nun 72 (5) maddesi uyarınca borçlunun açtığı menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı verilmemiş veya herhangi bir sebeple tedbir kararı verilmesine rağmen kaldırılmış olması halinde dava konusu borcun alacaklıya ödenmesi durumunda açılmış olan menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edileceği düzenlenmiştir. Bir başka deyişle böylesi bir durumda davacı tarafça davanın istirdat davası olarak ıslahına gerek yoktur. Ancak davacı tarafça dava ıslah edilmiş Mahkememizce İ.İ.K.'nun 72 (5) maddesi uyarınca yargılamaya istirdat davası olarak devam edilerek dava esastan incelenmiştir. Davacı taraf, delil olarak ticari defterlere ve davalının ticari ilişkiden kaynaklanan davacı şirket lehine keşide ettiği 27.000,00-TL ve 36.000,00-TL bedelli çeklere dayanmış, bu nedenle taraflara ait ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davalı tarafa yapılan meşruhatlı tebligata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin inceleme gününde sunulmaması nedeniyle yalnız davacıya ait defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmış, bu şekilde hazırlanan bilirkişi raporunda taraflar arasında oluşan ticari ilişki nedeniyle davacının davalıyı borçlandırıcı işlemler toplamının 114.184,72-TL olup buna karşın davalı tarafça 15/01/2019'da başlayıp 10/06/2019 keşide tarihi ile sona eren toplam 4 adet çekle ödemenin 113.000,00-TL olduğu, davacının delil olarak dayandığı çeklerden 15/06/2019 keşide tarihli çekin 19/08/2019 tarihinde bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız çıktığı, davacı tarafın kendi ticari defterlerine göre davalıdan 1.184,72-TL alacaklı olduğu kayıtlı ise de 15/06/2019 keşide tarihli 36.000,00-TL'lik çekin banka tarafından 2.030,00-TL'lik bölümünün ödenip kalan 33.970,00-TL'sinin davacı defterlerine davalı borcu olarak işlendiği, buna göre 31/12/2019 tarihi itibariyle 37.184,72-TL davacının alacaklı olduğunun görüldüğü bildirilmiştir. Davacı vekili, davaya konu çekin davalının müvekkili lehine keşide ettiği çekleri ödemede güçlüğe düşmesi nedeniyle davalıya keşide edilerek verildiğini iddia etmiş ise de; davacının bu nitelikte bir çek keşide ederek davalıya teslim etmesinin taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği yanında hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere uygun olmadığı gibi bu iddianın yazılı delil ile kanıtlanması gerekmesine rağmen davacı tarafça iddialarını kanıtlar hiçbir yazılı delil ve belge sunulmadığı, yapılan defter incelemesinde de bu yönde hiçbir belirlemeye yer verilmediği göz önünde tutularak davacı taraf bu yöndeki iddiasını kanıtlayamamıştır. Bunun yanında davacı vekili, davalı tarafça keşide edilen iki adet çekin bu iddiayı ispatlar olduğunu iddia etmiş ise de davalı tarafından keşide edilen iki çekin dışında taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı tarafça başkaca çeklerin de keşide edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkide davacı tarafın satıcı, davalı tarafın ise alıcı olması nedeniyle davalının davacıya çek keşide etmesinin taraflar arasındaki ticari ilişki ile ticari işleyişe uygun bir işlem olduğu, bu iki çekin davacı tarafın incelenen defter ve kayıtlarına göre davacıdan alınan ticari emtia karşılığı keşide edildiği dikkate alındığında davacı tarafın iddiasını kanıtlar niteliği bulunmadığı gibi iddianın kanıtlanmasına yeter delil niteliğinde de değildir. Diğer yandan yalnız davacının defter ve kayıtlarına göre 2019 yılı sonu itibariyle davacının davalıdan 35.154,72-TL alacağının bulunduğu, aynı ticari ilişki çerçevesinde davacının elinde 36.000,00-TL bedelli davalı tarafından keşide edilmiş çek bulunduğu, buna göre davacı tarafın davalıdan talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı da yapılan bilirkişi incelemesi ile belirlenmiştir. Ayrıca davaya konu çekin taraflar arasındaki ticari ilişkide davacı tarafın ticari emtia satıcısı, davalı tarafın da emtianın bedelini ödeme yükümlülüğünde olan alıcısı olmasına rağmen davacı tarafça, davalı tarafa keşide edildiği, kambiyo senedi niteliğinde olduğu, buna bağlı olarak sebepten mücerret olduğu, çekin davacı tarafça, davalıya keşide edilmesine rağmen kendi ticari defterlerinde dahi kayıtlı bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde dile getirdiği iddialarını kanıtlar dosyaya hiçbir bilgi ve belge sunmadığı gibi incelenen ticari defter ve kayıtlarının da iddiasını kanıtlar kayıtlar içermediği birlikte değerlendirildiğinde kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 54,40-TL harcın peşin alınan 461,10-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 406,70-TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2020
Katip... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır