İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/201 E. 2020/75 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/201
Karar No
2020/75
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/201 Esas

KARAR NO : 2020/75

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 28/05/2019

KARAR TARİHİ: 04/02/2020

Mahkememizde görülen itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili, mahkememize verdiği dava dilekçesi ile ve özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ticari alacaklara ilişkin kesilen faturalar karşılığında oluşan cari hesap borcun, davalı yanca ödenmediğini, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçluya ödeme emrinin 18.04.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra yedi günlük süre içerisinde borca, asıl alacağa, faize, faiz oranına ve başkaca tüm ferilerine itiraz ettiğini ve icra müdürlüğünce takibin durdurulduğunu, borçlunun yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olup, yalnızca borcun tahsil edilmesini sürüncemeye sokma çabasından ibaret olduğunu, zira, borcun ödenmesi hakkında defalarca uyarılmış olan davalı şirketin "takip tarihi itibariyle borcun olmadığı" yönündeki beyanlarının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle, davalı yanın İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden açılan takibe yapılmış bulunan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve özetle, Davacı yanca, müvekkili aleyhine İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından alacağın davalıdan tahsili amacıyla 3 ayrı icra takibi yapıldığını, her bir icra takibindeki alacağın takip tarihi itibariyle ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiğini, dava konusu ödeme emrinde görüleceği üzere davacı yanca icra takibine konu alacak cari hesap ilişkisine dayandırıldığını, ancak yerleşik İçtihatlar ile sabit olduğu üzere taraflar arasında bu konuda yazılı bir mutabakat olmaması halinde bunun bir cari hesap ilişkisi olarak kabul edilemeyeceği ancak açık hesap ilişkisi olarak nitelendirileceğini, bu yönüyle cari hesap ilişkisinden bahsedilemeyeceğinden takibin konusu yasa ve usule aykırı bulunduğundan davanın reddinin gerektiğini, takibin cari hesap ilişkisine dayalı açılamayacağı düşünüldüğünde yasal dayanağının bulunmadığının açık olduğunu, davacı yanca takip talebinde takibe konu herhangi bir alt ilişki/ faturadan da bahsedilmediğini, davacı yanca dava dilekçe ekinde sunulan fatura bedelleri ile cari hesap ilişkisi olarak takip talebi ekinde sunduğu fatura ve tutarların birbiri ile uyumlu olmadığını, davacı yanca sunulan faturalar ile cari hesap ilişkisi altında sunulan kayıtın uyumlu olmadığı gibi taraflar arasındaki süregelen ticari ilişkide iddia edilen tutarda ürünün teslim alınmadığını, teslim alınan bir kısım ürün de ayıplı olduğu için kullanılamadığını, müvekkili tarafından 04.01.2019 tarihinde 30.04.2019 vade tarihli 40.000.00TL bedelli, 09.01.2019 tarihinde 30.05.2019 vade tarihli 40.000.00TL bedelli çeklerin davacıya verildiğini, davacı yanca sunulan kayıtlardan bu çeklerin davacı kayıtlarında da işli olduğunun anlaşıldığını, bu nedenlerle iş bu davasının reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karara verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:

Dava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olup; yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.

6100 sy HMK'nun 307. maddesi uyarınca "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."

309. maddenin 1. ve 2. fıkraları uyarınca "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.

Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."

310. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "

311. maddesi uyarınca "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur."

Davacı vekili 20/01/2020 havale tarihli dilekçesi ile; vekaletnamesindeki feragat özel yetkisine istinaden; davadan feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını beyan etmiştir.

Davalı vekili 22/01/2020 havale tarihli dilekçesi ile; davacı tarafın davadan feragatini kabul ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını, feragat uyarınca karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin 20/01/2020 tarihli dilekçesi ile açtığı davadan feragat ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını beyan ettiği, davalı vekilinin de 22/01/2020 tarihli dilekçesi ile davacı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmış olup, feragatin davaya tek taraflı olarak son veren taraf işlemi olduğu, feragat beyanının ön inceleme tutanağının imzalanmasından sonra mahkememize sunulduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;

1-Davacının davasının FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,

2-Peşin alınan 1.185,98 TL harçtan alınması gereken 54,40 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.131,58 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

3-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi nedeniyle davacı taraftan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,

4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5- Talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-HMK’nun 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

7-Kararın taraflara tebliğine,

Dair, davacı ve davalı taraflar vekillerinin yokluklarında, dosya üzerinden yapılan incelemeyle gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/201, K. 2020/75, T. 04.02.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-201-e-2020-75-k-7fc377a099f7