İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/668 E. 2019/504 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/668
- Karar No
- 2019/504
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/668
KARAR NO : 2019/504
DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/06/2018
KARAR TARİHİ : 14/05/2019
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'nin davacıya yüklü miktarda borcu bulunduğunu, borçlu hakkında
-31/03/2014 ödeme tarihli 19.000,00 TL bedelli,
-31/04/2014 ödeme tarihli 19.000,00 TL bedelli,
-31/05/2014 ödeme tarihli 19.000,00 TL bedelli,
-31/06/2014 ödeme tarihli 19.000,00 TL bedelli,
-31/07/2014 ödeme tarihli 19.000,00 TL bedelli,
-31/08/2014 ödeme tarihli 19.000,00 TL bedelli,
-31/09/2014 ödeme tarihli 19.000,00 TL bedelli,
-31/10/2014 ödeme tarihli 19.000,00 TL bedelli senetlere dayalı olarak İzmir .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ancak yapılan araştırmalar neticesinde borçlunun borçlandırıcı işlemlerini hiçbir malvarlığı ve ödeme gücü olmayan ... Şti. Üzerinden yaptığını, kazandırıcı işlemlerin ise yine ... Ltd Şti ortağı olan şahıslar tarafından kurulan ... Şti. Tarafından gerçekleştirildiğinin öğrenildiğini, farklı tüzel kişilikler altında birlikte faaliyette bulunulduğunu, 3. Kişilerin alacaklarının bu yolla engellendiğini, kötüniyetli ve muvazzalı işlemler karşısında tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiğini, ...'nun ...'nin kurucu ve tek ortağı olduğunu, aynı adreste ticari faaliyette bulunulduğunu, iki şirket arasında organik bağ olduğunu, ortak ve şirket alanları bakımından organizasyon ve malvarlığının karışmış olduğunu, davalıların kötüniyetli farklı tüzel kişilik olma kurumunu kötüye kullandıklarını, aralarında menfaat birliklerinin bulunduğunu, ... Ltd Şti'nin alacaklıların zararına bile bile özkaynak yetersizliği içinde iken senet keşide edip haksız kazanç sağladığını, Yargıtay içtihatlarının bu hususun tespiti halinde tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiğini bildirdiğini belirterek davalı adına kayıtlı ...'de kayıtlı taşınmaz üzerinde yargılama sonuçlanıncaya dek ihtiyati haciz konulmasını, tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak şimdilik 10.000.00 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, davacı yana borçları olmadığını, talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu senetlerde malen kaydının bulunduğunu, alacaklının ne tür mal verdiğini ve ne zaman verdiğini ticari defterleri ile kanıtlaması gerektiğini, davacı ile ticari ilişkileri olmadığını, bu nedenle alacak borç ilişkisi bulunmadığını, senetlerin bedelsiz kaldığını ne davalının ne de diğer davalı ... Şti.'nin ticari defterlerinin de alacak kaydının bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, davacının avukat yanında çalışan bir personel olduğunu, alacağın ...'dan temlik alındığını, hileli iş birliğinin bulunduğunu, kambiyo senetlerinde alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesinin söz konusu olamayacağını, davalı diğer şirket ile aralarında gizli bir anlaşma olmadığını, ... Şti'nin 10/09/2003 tarihinide ... Şti.'nin ise 22/04/2007 tarihinde kurulduğunu, kazandırıcı ve borçlandırıcı işlemlerin ... Ltd Şti üzerinden yapıldığını, bu durumun vergi kayıtları ile belli olduğunu, dava konusu senetlerin Mart- Ekim 2014 tarihli olup 3 yıla yakın işleme konulmadığını, bu durumun gerçek bir borç olmadığını gösterdiğini, dikkat edilmesi gereken diğer bir hususun ... Şti ile yapmış olduğu 05/10/2016 tarihli anlaşma ve ibranameden hemen sonra icra takibine başlanması olup karşı tarafın iyiniyetli olmadığını, haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şti. Vekili aracılığı ile sunduğu davaya cevabında; davanın kıymetli evraktan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, bahsi geçen kambiyo senetleri ile alacaklı bulunulduğunu, davalılar arasındaki tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiğini, taleplerin yersiz ve dayanaksız olduğunu, görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetkili mahkemelerin ise Tire Mahkemeleri olduğunu, Tire Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın görülmesi gerektiğini, senetlerde malen kaydı bulunduğunu, defter kayıtları ile ispat gerekeceğini, davalıların kötüniyetinin ispatına yönelik somut delil bulunmadığını, davalı şirketlerin vergi kayıtlarının ve işlemlerinin ayrı olduğunu, senetlerin 3 yıla yakın işleme konulmadığını, bu hususun dahi iyiniyetli olunmadığını gösterdiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davalı görev itirazının kabulüne ve ihtiyati haciz talebinin ve davanın görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, dosya yapılan usuli işlemler ve istinaf incelemesi neticesinde mahkememizin işbu esasını almıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE : Tire Ticaret Sicil Müdürlüğününü yazı cevapları dosya içerisine alınmış, İzmir Vergi Dairesi kayıtları celbedilerek incelenmiştir.
Davacının ihtiyati haciz talebine ilişkin İ.İ.K. 257 ve devamı maddeleri gereğince şartlar mevcut olmadığından red kararı verilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda davacı tarafından davalı yanın defterlerine dayanılmış, bilirkişi incelemesi ara kararı gereğince taraflara usulünce defter ibrazı yolunda tebligat yapılmış olması ve bilirkişi tarafından da defter inceleme talebi bildirilmesine rağmen davalı yan ticari defterlerinin ibrazından kaçınmıştır.
HMK 222/5. maddesi "taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir ve ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." demektedir.
Davacı yan davanın başından beri davalı yan ticari defterlerine dayandığını bildirmiş ve usulünce delillerin toplanması için gerekli işlemler yapılmış ise de davalı yan bilirkişiye inceleme için defter ibraz etmemiştir.
HMK'nın anılan maddesi gereğince davanın sübut bulduğu, daha önce verilen sürenin kesin süre olduğu, yeniden son celse yapılan süre talebinin usule uygun olmayacağı değerlendirilmiş ve davacı talebi doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar verilmesi uygun görülmüştür.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davanın KABULÜ ile 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile taksirle tekerrür oluşturmamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline
Alınması gerekli 683,10 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32 TL'nin davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafça peşin olarak yatırılan toplam 170,78 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre hesaplanan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
Davacı tarafça yapılan ilk masraf 92,30 TL, istinaf yolu masrafları 117,10 TL, posta giderleri 293,63 TL olmak üzere toplam 503,03 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan yargılama sonunda HMK 341 ve 345 maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya eş değer bir başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup anlatıldı. 14/05/2019
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı