İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/610 E. 2018/776 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/610
- Karar No
- 2018/776
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/610 Esas - 2018/776 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/610 KARAR NO : 2018/776
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 12/09/2018 KARAR TARİHİ : 14/11/2018 KARAR YAZIM T. : 22/11/2018 Mahkememizde görülmekte bulunan alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili 04/06/2013 tarihli dava dilekçesinde özetle;müvekkili firmanın temizlik işleri hizmet alımı ihalesini kazandığını, 12/05/2006 tarihinde taraflarca sözleşme imzalandığını, sözleşmeye istinaden 22/05/2006 tarihinde 25 işçiyle işe başlandığını, 07/11/2006 tarihinde 30.050,28 TL'lik borç sebebiyle davacının ... Belediyesinden doğan hak edişlerinin borç miktarınca sigorta müdürlüğüne yatırılması talep ettiğini, davalı belediye 01/12/2006 tarihli müvekkili firmaya yazdığı yazıyla çalışan işçilerin bordrodaki ücretleriyle yasal kanuni kesintiler düşüldükten sonra geri kalan miktarı SSK Samsun İl Müdürlüğü'ne ödeyeceğini müvekkiline bildirdiğini, ancak sözleşmeye dayalı işin bu tarihten sonra da devam ettiğini, eksik ödenen Kasım 2006 ile çalışan diğer aylar olan Aralık 2006 ve Ocak 2007 aylarına ilişkin işçi ücretleri ve gerekli kesintiler düştükten sonra geri kalan bu bedellerin ödenmediğini, dolayısıyla Kasım 2006 ayından 2.698,09 KDV Tevfikatı, Aralık 2006 tarihinden 11.961,11 TL prim bedeli ve 2.698,09 TL KDV tevfikatı ve son olarak Ocak 2007 ayına istinaden 8.000,00 TL prim bedeli ve 1.992,06 TL KDV tefkikatı olmak üzere toplam 27.349,35 TL'nin 01/02/2007 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte alacaklı olduğunun tespitini Mahkememizden talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 24/06/2013 tarihli cevap dilekçesinde özetle;davaya ilişkin görev ve zamanaşımı itirazının bulunduğunu, yasal düzenleme 2009 yılı yerel seçimleri ile ... Belediyesinin de tüzel kişiliği sona erdirilerek ... İlçe Belediyesine katıldığını, bu birleşme işlemi tamamlanırken ... Belediyesinden gelen hesap özetlerinin incelenmesinde, davaya konu alacağa ilişkin bir bulguya rastlanılmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizin 2013/374 Esas 2015/230 Karar sayılı dosyası ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 13. HD'nin 2015/43076 Esas 2018/6146 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozularak dosya Mahkememize geri gönderilmiş, yukarıdaki esasa kayıt olmuştur. Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Davacı vekili, dava dilekçesi ekinde SSK prim makbuzu suretleri, fatura suretleri, birim fiyat teklif cetveli sureti, hizmet alımlarları Tip sözleşmesi örneği ibraz etmiş, davalı vekili 18/12/2013 tarihli delil listesi ibraz etmiştir. Samsun Atakum Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü'nden ihale dosyasının sureti celp edilmiştir. Üç kişilik heyetten oluşan 16/12/2014 tarihli rapor alınmış, raporda alacağın ödenmiş olduğuna, dair davalı Belediyece bir belge veya bir bilgi sunulmamış olması sebebiyle davacının davalıdan talep ile bağlı kalınarak dava tarihi itibarıyla üç adet faturadan kaynaklanan toplam 27.359,35 TL alacağının olduğu tespit edilmiş, davalı vekili rapora karşı beyan dilekçesi ibraz etmiştir. Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, davacı firma ile davalıya devredilen Atakent Belediyesi arasında 22/05/2006 başlangıç tarihli 198.606,24 TL bedelli temizlik hizmetleri sözleşmesi yapıldığı, sözleşme kapsamından ödenmediği iddia edilen 27.349,35 TL'nin Atakent Belediyesi'nin davalı belediyeye devredilmesi sebebiyle davalıdan tahsilini talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 13. HD'nin 23/05/2018 tarihli ilamıyla görev noktasından bozulmuş, yeniden yapılan yargılamada usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmuştur. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK'nın 5. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3. maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Anılan yasa hükümleri gereği, davalı tarafın tacir sıfatı bulunmadığından davaya bakmaya görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır. Hal böyle olunca, mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülüp görülemeyeceğinin belirlenmesi, TTK'nun 4. maddesinde belirlenen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide benimsenen görüşe göre ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. TTK 4/1-a bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır. Kanuni düzenlenme uyarınca sadece mutlak yada nispi ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülürken bunların dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmelidir. Açıklanan bu nedenlerle Mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği davanın USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20. madde gereği karar kesinleştiğinde ve iki haftalık yasal sürede talep halinde dosyanın görevli Samsun Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, 3-Yargılama gideri ve harç açısından HMK'nun 20. ve 331. maddeleri nazara alınarak süresinde başvurulması halinde görevli mahkemece nazara alınmasına, süresinde başvurulmaz ise, talep halinde mahkememizce karara bağlanmasına. Dair taraf vekillerinin yüzünde tebliğden itibaren iki hafta içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere usulen ve alenen tefhim olundu.14/11/2018
Katip ...
Hakim ...