İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/270 E. 2019/4955 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/270
Karar No
2019/4955
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/867 Esas KARAR NO : 2025/847 Karar DAVA : itirazın iptali DAVA TARİHİ : 10/07/2024 KARAR TARİHİ : 10/10/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2025 Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı üzerine 08.10.2025 tarihinde mahkememize tevzi edilen itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vekili, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti’nin aktifinde kayıtlı .... Mahallesi .... Ada 12 Parsel 2 Bağımsız Bölüm numaralı gayrimenkul, şirketin ilgili yönetim kurulu kararı gereğince 5.000.000-TL bedel ile davalıya satıldığı, ... Ada 12 Parsel 1 Bağımsız Bölüm numaralı gayrimenkul 15.08.2022 tarihinde 5.000.000-TL bedel ile müvekkiline satıldığını taşınmaz satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı takip eden ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şirketin istisnadan yararlanması bakımından bir şart olarak öngörüldüğü aksi halde tahsilat yapılamadığı durumda şirket, istisna edilen tutarlar ile bu tutarlara bağlı kalarak düzenlenecek ve bir kat olarak uygulanacak vergi ziyaı cezası ile tahsil gününe kadar işleyecek gecikme faizini ödemek zorunda kalacağını, davalının ödemesi gereken 2.947.635,62-TL bedeli kendisine yapılan ihtara rağmen ödemeyerek temerrüde düştüğünü sorumlu bir yönetici ve ortak gibi davranarak davalının şirkete olan borcunu/şirketin davalıdan olan alacağını temlik almış ve söz konusu bedeli derhal şirkete ödediğini, talebe rağmen ödeme alamadığından Büyükçekmece ....İcra Dairesi ... esas no'lu dosyası ile icra takibi başlatıldığını şirketin söz konusu temlik işlemi için borçludan izin almasına gerek olmadığını, davalı borçlunun 2.947.635,62-TL'lik kısmını ödemediğini belirterek itirazın iptalin ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; 09.10.2018 tarihli genel kurul kararı ile şirketin borçlarını ödeme güçsüzlüğü hali ikrar edilmiş ve konkordato müracaat kararı alındığını; davacı ...'nun da imzasını ihtiva eden 09.10.2018 tarihli genel kurul kararından 6 gün sonra, 15.10.2018 tarihinde müvekkili ...Mahallesi .... ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 16 ve 17 no’lu bağımsız bölüm tapularını şirkete temlik etmiş ve iki taşınmazın şirket adına tescil ettirilmesinden 4 gün sonra, 19.10.2018 tarihinde Bakırköy .... ATM'nin ... esas sayılı dosyası ikame edilerek konkordato müracaatında bulunulduğunu ve konkordato talep dilekçesi ekindeki projede bu iki taşınmaz taksitlerinin finansman kaynakları arasında gösterildiğini, davacının şirketi yönetimindeki zimmet eylemleri ve şirkete verdiği zararlar dolayısıyla İstanbul .... ATM'nin ... esas sayılı dosyasında verilen 23.05.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararıyla müdürlükten azledilmiştir ve şirkete yönetici kayyım ataması yapıldığını, davacı ...'nun şirkete karşı icra ettiği zimmet eylemleri ve şirkete verdiği zararlar dolayısıyla pay sahiplerinden ... tarafından İstanbul .... ATM'nin .... esas sayılı dava açıldığını, davacının hükümsüz belgede hem "temlik eden" hem de "temlik alan" kısmını imzalamış görünmemek ve şirket adına kendisiyle işlem yaptığını gizlemek maksadıyla "temlik alan" kısmını bizzat imzaladığını; "temlik eden" kısmını ise verdiği vekaletname ile oğlu ... ve arkadaşı ...'a imzalattığını davanın konusu olan icra takibi, dosya davacısının noter kanalıyla verdiği ifa süresi dolmadan yapıldığından bu takibe itiraz edilmesi tabii; bu tabii itirazı hükümden düşürmek üzere ikame edilen itirazın iptali davası ise haksız olduğunu savunmuştur. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları, icra takip dosyası ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir. Dava konusu, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti' ye ait taşınmazın davalı şirket ortağına satışından kaynaklı ödenmeyen bedelin davacı diğer şirket ortağı tarafından dava dışı şirkete ödenmesine binaen, ödenen bedelin temlik sözleşmesi kapsamında davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı alacağı mahiyetinde olduğu görülmüştür. Dava konusu Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 2.947.635,62 TL asıl alacak, 1.457,83 TL ihtarname bedeli ve 343.662,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.292,755,46 TL alacağın avans faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu vekili borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. Dava konusu miktar 2.947.635,62 TL asıl alacak ve 167.249,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.114.885,58 TL' dir. Öncelikle mahkememizce dava şartları açısından dosyanın incelenmesi gerekmiştir. Dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti' ye ait Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; davacının ve davalının, taşınmazı devreden dava dışı şirketin ortakları olduğu görülmüştür. Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; dava dışı .... sicil numarasında kayıtlı bulunan .... San. ve Tic. Ltd. Şti' nin adresinin, ... Mah. .... Cad. No: 25/1 Arnavutköy/İstanbul olduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın "Şubeler Ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda Yetki" başlıklı 14/(2).maddesinde; özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, düzenlenmiştir. Anılan düzenleme ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde, açılan davada yetkili mahkeme 6100 sayılı HMK'nın 14/(2).maddesi gereğince dava dışı şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Buna göre de, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra müdürlüğünde yapılmış bir takip bulunması dava şartı olup, bu hususta inceleme yapılırken İİK 50.m. yollamasıyla HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Dava konusu icra dosyası incelendiğinde, davalı tarafça yasal sürede borca itirazın yanında ayrıca ve açıkça yetki itirazında bulunulmamıştır. İcra hukukunda, usul hukukunda olduğu gibi, yetki kural olarak, kamu düzenine ilişkin değildir. Bu nedenle, icra müdürlüğü yetkisizliğini kendiliğinden dikkate alamaz. Nitekim, İİK m. 50/2’de açıkça yetkisizliğin itiraz şeklinde yapılacağı ve ayrıca bu itirazın nasıl inceleneceği de düzenlenmiştir. Dolayısıyla, kanunda yer alan bu açık düzenleme karşısında, HMK’da düzenlenen kesin yetki hallerinin, ilâmsız icra takibi bakımından takip şartı olarak kabul edilebileceğini söylemek mümkün değildir. Buna göre, HMK’da yer alan hem yetkinin kesin olmadığı haller hem de yetkinin kesin olduğu haller bakımından kanun koyucu bir ayrım yapmamış, her iki halde de ilâmsız icra takibinde yetkisizliğin itiraz olarak ileri sürülebileceğini kabul etmiştir. Diğer bir ifadeyle, kanun koyucunun icra takiplerinde yetki kurallarının niteliği bakımından tercihi kamu düzenine ilişkin (ve kesin) olmayan yetki kuralı şeklindedir. İİK’da bu konuda ayrıca bir istisna öngörülmediğinden, davada dava şartı olarak kabul edilen kesin yetki hallerinin, icra takibinde de takip şartı olarak kabul edilmesi ve icra müdürlüğünce kendiliğinden dikkate alınmadığı takdirde, şikâyet yoluyla ileri sürülebilmesi de mümkün değildir. (Kılınç, Ayşe / Aras, Aslı: İlamsız İcra Takibinde İcra Dairesi Yetkisizliği Kendiliğinden Dikkate Alabilir Mi? (Adalet Dergisi, 2024/2, 73. Sayı), s. 702.) Yine, açıklanan aynı sebeple icra dosyasında ayrıca ve açıkça süresinde yetki itirazında bulunulmaması halinde, kesin yetki sebebiyle yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmamış olmasına dayalı olarak açılan davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine dair de karar verilemeyecektir. Mahkememizce bu husus dikkate alınarak, icra dosyasında ayrıca ve açıkça süresinde yetki itirazında bulunulmaması sebebiyle özel dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmemiştir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 27.11.2019 tarih ve 2018/270 E. - 2019/4955 K. sayılı ilamı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2022 tarih ve 2019/12-177 E. - 2022/676 K. sayılı ilamı). 6100 sayılı HMK hükümlerine göre: Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK 19/1). Somut olayda; davacı ve davalı ortakların, dava dışı ortakları oldukları şirketten alınan taşınmazdan kaynaklı borç ilişkisine dayalı iş bu dava her ne kadar mahkememizde açılmış ise de, 6100 sayılı HMK' nın 14/2. maddesi gereğince, davalı şirket merkezinin Arnavutköy İlçesi olduğu, bu yerin ticaret mahkemeleri yönünden İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yargı sınırları içinde kaldığı, davanın bu yerde açılması gerektiği, bu konudaki yetki kuralının, re'sen göz önünde bulundurulması gereken kesin yetki kuralı olduğu anlaşıldığından, mahkememizin yetkisizliği nedeniyle kesin yetkiye dair dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın, dava dışı şirketin sicilde kayıtlı merkez adresi itibariyle mahkememiz yetkili (Kesin) olmadığından, 6100 sayılı HMK' nın 14/2, 114/1-ç, 115/2 maddeleri uyarınca kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan USÛLDEN REDDİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne tevzi edilmek üzere İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu. 10/10/2025 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip .... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/270, K. 2019/4955, T. 18.05.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-270-e-2019-4955-k-4a0d740207a2