İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/5228 E. 2023/6468 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/5228
Karar No
2023/6468
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/354 Esas KARAR NO : 2025/342 DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 15/04/2025 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir .... İcra Dairesi - ... E. Nolu kambiyo senetlerine özgü icra takibi dosyası kapsamında önce üçüncü şahıs olup sonradan usulsüz haciz ihbarnameleri ike dosya kapsamında borçlu olarak kaydedilen müvekkilin takip dosyası kapsamında İİK m.89 kapsamında borçlu olmadığının tespitine dair menfi tespit davasında Takibin Tedbiren durdurulmasını davacının dosya borçlusunu ve alacaklısını hiçbir şekilde tanımadığını hiçbir borç-alacak ve sair bir ilişkisi de bulunmadığını, davacının ad-soyad ve T.C. Kimlik no bilgilerinin alacaklı tarafça nereden temin edildiği ve hangi saikle davacıya ihbarname gönderildiğinin bilinmediğini, bu hususta KVKK ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince hukuki ve cezai tüm yasal yollara başvurma haklarının saklı olduğunu, ancak gelinen aşamada bu haksız ve usulsüz olarak düzenlenen ve usulsüz olarak tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle davacının banka hesaplarına ve taşınmazlarına hacizler konulmuş olup davacının mağdur olduğunu, davacının daha büyük ve geri dönüşü olmayacak şekilde zarar görmemesi adına tedbiren takibin durdurulmasını, davacıya Tebliğ Edilen Haciz İhbarnameleri Yazılı Şekil Şartlarını Taşımadığından İptali Gerekmekte Olup Konu Haciz İhbarnamelerinin Tebliğ İşlemleri de Usulsüz Olduğundan, İİK m.89 Uyarınca Dava Açma Süresinin Tespiti Bakımından, Belirtilen Hususlarda İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesine Yapılan Başvurunun Sonucunun Beklenmesini, davacının Takip Borçlusunu ve Alacaklısını Hiçbir Şekilde tanımadığını, takip Konusu Senet İle İlgili Yahut Herhangi Bir Sebepten Davalı Taraflara Borcu bulunmadığını, takip Borçlusu Davalının davacı Nezdinde Hiçbir Hak ve Alacağının bulunmadığını sonuç olarak İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasında takip kesinleştirilmiş olduğundan ve müvekkil aleyhine takip işlemlerine devam edilmesi halinde müvekkilin geri dönülemez şekilde mağduriyetinin söz konusu olma ihtimali bulunduğundan tedbiren takibin durdurulmasına, Haciz ihbarnamelerinin iptali ve terditli olarak usulsüz tebligat davacıya ilişkin İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Nolu dosyasının bekletici mesele yapılmasına, öncelikle Davacı üçüncü şahıs müvekkilin takip borçlusu ve/veya alacaklısına karşı İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitine, Takip borçlusu ile hiçbir irtibatı olmayan müvekkilin kişisel verilerini ele geçirerek haciz ihbarnameleri gönderen davalı takip alacaklısının haksız ve kötüniyetli olması nedeni ile davacı müvekkile takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, Menfi tespit davası kapsamındaki taleplerimizin kabul edilmemesi yahut süreç devam ederken ödemenin söz konusu olması halinde İİK m.72/6 uyarınca davanın istirdat davasına dönüştürülmesine, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE Dava; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit isteğine ilişkindir. 2004 sayılı İİK'nın 89. maddesi; "Hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmayan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödeyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir.f olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir...." şeklindedir. 2004 sayılı Kanun'un 89/3. maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Taraflardan birisinin tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisi bulunmamaktadır. (Aynı yönde, Yargıtay 11. HD'nin 06.11.2023 t.li, 2023/5228 E. ve 2023/6468 K. sayılı kararı) Davanın ticari dava olmadığı, davanın TTK.'nın 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK.'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın mahkememizin GÖREVSİZ olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-HMK'nın 20.maddesi gereğince karar verildiği anda kesinse bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulduğunda dosyanın görevli ve yetkili İZMİR ASLİYE MAHKEMESİNE ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince davaya gönderme kararından sonra görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerini görevli mahkeme tarafından hükmedilmesine, davaya görevli mahkeme tarafından devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememiz tarafından yargılama giderleri hakkında karar verilmesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345 maddesi uyarınca 2 haftalık süresi içinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2025 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/5228, K. 2023/6468, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-5228-e-2023-6468-k-c8bcadae1231