Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1948 E. 2025/3011 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1948
Karar No
2025/3011
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/574 E., 2025/675 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/250 E., 2024/484 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisin ilk evliliğinden olma çocuğu olduğunu, muris hayatta iken dava konusu taşınmazları mal kaçırma kastı ile ikinci evliliğindeki eşine ve davalılar üzerine kaçırdığını, taşınmazların davalılar adına tescil ettirildiğini, müvekkilinin babasının üzerine kayıtlı Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 120 ada 21 ve 23 parsel numaralı taşınmazlardan kil çıktığını, bunun üzerine bu taşınmazları kiraya verdiğini ve buradan elde ettiği gelirlerle Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi 2341 ada 17 parsel üzerinde bulunan mesken niteliğindeki taşınmazı alarak eşi olan davalı ... üzerine, Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi 2248 ada 16 parsel üzerinde bulunan mesken niteliğindeki taşınmazı ikinci evliliğinden olan oğlu ... üzerine kaçırdığını, ancak bu evin daha sonra davalı ... üzerine intikal ettiğini, son olarak da Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... Mahallesi 4125 ada 6 parsel üzerinde bulunan taşınmazın müvekkilinin babasının eşi üzerine tescil ettirildiğini, aynı taşınmazın daha sonra müvekkilinin babasının ikinci evliliğinden olan kızı ... üzerine kaçırıldığını, söz konusu taşınmazların müvekkilinden mal kaçırmak için muris muvazaası ile hareket edilerek birinci derece yakınları üzerine tescil ettirildiğini belirtip taşınmazların tapularının iptal edilerek taşınmazlar üzerinde müvekkiline ait hak ve hisselerin tesciline, bunun mümkün olmaması halinde söz konusu taşınmazların rayiç bedellerinin tespiti ile bu değerin yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline ve adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazların hiçbir zaman muris ... adına kayıtlı olmadığını, muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davasının şartlarının oluşmadığını, davacının dava dilekçesinde murisin Ordu ili, Altınordu ilçesi ... Mahallesinde bulunan 120 ada 21 ve 23 parseldeki taşınmazından ve 2018 model ... marka aracından bahsettiğini ve bunları murisin kaçıramadığını iddia ettiğini, esasında yıllarca murisin üzerinde kayıtlı olan bu taşınmazın ve aracın murisin terekesinde olmasının, murisin, mirasçı davacıdan bir mal kaçırma gayreti içinde olmadığının göstergesi olduğunu, ayrıca kira gelirinin dava konusu taşınmazların edinimi için kullanıldığını iddia eden davacının bu hususu ispatlaması gerektiğini, zira bu gelirlerin taşınmazların edinimi için de kullanılmadığını, muris muvazaasının şartlarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...; muris ...'yi, diğer davalıları ve davacıyı tanımadığını, söz konusu ... Mahallesi, 2248 ada 16 parsel üzerinde bulunan konutu Eminevim ve ... Gayrimenkul Emlak şirketi aracılığıyla satın aldığını, dava konusu iddiaların tamamını reddettiğini, satın almış olduğu eve ilişkin kullandığı faizsiz kredi sistemine ilişkin belgelerin celbini talep ettiğini, bu davayla hiçbir ilgisinin olmadığını, bu nedenle davadan taraf sıfatının kaldırılmasını talep ettiğini belirtmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu kayıt ve belgelerinden anlaşıldığı üzere muris tarafından davalı tarafa tapuda yapılan bir satış yahut başka türlü bir devrin bulunmadığı, söz konusu taşınmazların doğrudan davalı tarafından üçüncü şahıslardan satın alındığı, 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının konusu ve sonuç bölümü itibariyle murisin kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden yaptığı temliki işlemler için bağlayıcı olduğu, somut olayda olduğu gibi, bedeli ödenerek "gizli bağış" şeklinde gerçekleştirilen işlemler hakkında anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının doğrudan bağlayıcı olma niteliğinin olmadığı, bunun yanı sıra karara yorum yoluyla gizli bağış iddialarına yönelik olarak uygulama olanağı sağlanamayacağının Hukuk Genel Kurulunun 30.12.1992 tarihli 586/782 sayılı; 21.09.1994 tarihli, 248/538 sayılı; 21.12.1994 tarihli, 667/856 sayılı; 11.10.1995 tarihli, 1995/1-608 sayılı kararlarında belirtildiği, Dairenin yargısal uygulamasının da bu doğrultuda kararlılık kazandığı (Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2017/2468 Esas, 2017/4401 Karar sayılı ilamı) gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin gerekçeli kararının 17.07.2023 tarihli yetki belgesi ile vekil kaydı yapılan davacı vekili Avukat ...'e tebliğe çıkarılıp 18.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği ve istinaf süresinin başladığı, istinaf başvurusunun HMK'nın 345/1. maddesi hükmü uyarınca 03.02.2025 tarihine kadar yapılması gerekirken, davacı vekili tarafından gerek fiziken gerekse UYAP ortamında, anılan süre içerisinde istinaf dilekçesi verdiğine dair bir bulguya rastlanmadığı ancak davacı vekili Av. ... tarafından 10.02.2025 tarihinde istinaf dilekçesi sunulduğu ve dosyanın istinaf incelemesi için gönderildiği, davacı vekili Avukat ... tarafından 17.07.2023 tarihinde Avukat ...'e vekaletname yerine geçmek üzere yetki belgesi verildiği, bu yetki belgesine istinaden yetkili kılınan avukatın 17.07.2023 tarihli duruşmaya da vekil olarak katıldığı, yetki belgesinde tüm vekaletnamedeki yetkiler verilmiş olup gerekçeli kararın tebliğinin de yetkili kılınan vekil ...'e tebliğinde usule aykırı bir durumun olmadığı, davacı vekillerinden biri olan ...'e yapılan tebliğin Tebligat Kanunu'nun 11/2. maddesi uyarınca usulüne uygun olduğu, gerekçeli karar 18.01.2025 tarihinde tebliğ edildiğinden, diğer vekil ... tarafından 10.02.2025 tarihinde yapılan istinaf başvurusunun süresinde olmadığı, yasal istinaf süresi içinde davacı vekilleri tarafından gerek fiziki gerekse UYAP ortamında sunulmuş bir istinaf dilekçesi bulunmadığı, somut olayda istinaf isteminin iki haftalık yasal süreden sonra yapıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının 10.02.2025 tarihinde e-tebligat olarak kendisine tebliğ edildiğini, kararın aynı gün istinaf edildiği, yani istinaf başvurusunun yasal süresi içinde yapıldığını, bu nedenle kararı temyiz ettiklerini, dava konusu taşınmazların müvekkilinden mal kaçırma amacı ile muris muvazaası ile hareket edilerek birinci derece yakınlar üzerine tescil ettirildiğini, Mahkemece bu hususta yeterli araştırma yapılmadan davalıların devir tarihlerinde gerçekten bu işlemleri yapabilecek alım güçlerinin olup olmadığı yönünden bir inceleme yapılmadan karar verildiğini, dava konusu taşınmazların muris ...'nin parasıyla alındığını, taşınmazın devir dönemindeki hesap hareketleri incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını,14.02.2024 tarihli duruşmada dinlenilen tanıkların da bunu doğrular nitelikte beyanda bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu taşınmazlar hakkında tapu iptal ve tescil davası açmak üzere ... Barosu vasıtası ile ... Barosu'na adli yardım başvurusunda bulunduğunu, söz konusu başvuru evraklarının dosyada mübrez olduğunu, bu belgelerin incelenmesi ile de açıkça anlaşılacağı üzere, müvekkilinin yargılama masraflarını karşılayacak durumu olmadığını, bu nedenle öncelikle müvekkilinin adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini ve temyiz harç ve masraflarının adli yardımdan karşılanmasını talep etiklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Temyiz eden davacı vekilinin adli yardım talebi İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiş olup harç yatırılmadığından, aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1948, K. 2025/3011, T. 12.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-1948-e-2025-3011-k-bd462bb0073a