İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/128 E. 2018/353 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/128
Karar No
2018/353
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/128 Esas

KARAR NO : 2018/353

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ: 29/01/2018

KARAR TARİHİ: 27/03/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 29/01/2018 tarihli dilekçe ile, davacının davalı şirkete sunduğu mal ve hizmetlerin karşılığı olarak takip konusu faturaları tanzim ettiğini, bu faturaların davalı şirkete e-fatura portalı üzerinden tanzim tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından söz konusu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, 28/08/2014 tarihli faturadan kalan bakiye 53.785,81-TL, 28/08/2014 tarihli faturadan kalan bakiye 53.785,81-TL, 10/02/2015 tarihli fatura bedeli 1.536,87-TL, 27/02/2015 tarihli fatura bedeli 301,57-TL, 12/03/2015 tarihli fatura bedeli 616,53-TL, 06/05/2015 tarihli fatura bedeli 1.328,44-TL, 15/06/2015 tarihli fatura bedeli 1.616,15-TL'nin davalı tarafından ödenmediğini bunun üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı şirketin asıl alacak miktarı olan 59.185,37-TL'yi icra Müdürlüğünün hesabına ödediğini, bunun dışında kalan borca, işlemiş faize, avukatlık ücretine, harç ve icra masraflarına, faiz oranına, miktarna ve süresine itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı şirkete tebliğ edilen faturalarda vade tarihinin bulunduğunu, ödeme gününün açıkça belirlendiğini, davalı şirketin itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile, davacı tarafından davalı şirket aleyhine başlatılan takip dosyasında ödeme emrinin 10/09/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, 7 günlük ödeme süresi içinde takip konusu olan alacağa ilişkin 59.185,37-TL asıl borcu ödediğini, davalı şirketin takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediğni, işlemiş 6.176,44-TL faiz ile faiz oranına itiraz edildiğini, takip tarihinden önce takibe mesnet faturalara dayalı alacağa faiz işletilmesi ve ticari faiz uygulanması ile feri alacakları üzerinden %20 icra inkar tazminatı talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın ve davacının %20 inkar tazminat talebinin reddine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.

İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı olduğu, borçlunun dosyamız davalısı olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.

Dosyanın Mahkememizin ... Esas numarasını aldığı görülmüş, Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, Mahkememizin ... Karar sayılı kararı ile, davacı tarafça düzenlenen faturanın mal alım satımının belgelenmesi amacıyla düzenlendiği ancak, taraflar arasında sözleşme niteliğinde olmadığı, yine faturanın tesliminin ihtar niteliğinde olmadığı, faturada gösterilen ödeme tarihinin faiz başlangıcı için esas alınamayacağı, zira faturanın teslimi ile temerrüdün gerçekleşmeyeceği, faizin takip tarihinden itibaren avans faizi niteliği ile asıl alacağa yürütülmesi gerektiği bu nedenle istemin takip tarihinden önce işletilen alacak yönünden reddi gerektiği, davacı tarafından asıl alacak miktarının itirazsız olarak icra veznesine ödendiği bu şekilde asıl alacağın davalı tarafça kabul edildiği ve likit hale geldiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.

Davalı vekili tarafından verilen 01/02/2017 tarihli istinaf dilekçesinde, dava konusu asıl alacak olmadığı halde Mahkemece yanılgılı olarak bu tutarın da davalıdan tahsili ile bu tutar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına karar verildiğini, asıl alacağa yönelik bir itirazın bulunmadığını ileri sürerek açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili tarafından verilen 23/02/2017 havale tarihli istinaf dilekçesi ile, TTK'nın 1530/4. maddesine göre, borçlunun faturanın alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşeceğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi incelendiğinde ticari teamül oluşturacak şekilde takibe dayanak fatura dışındaki tüm faturaların fatura içeriğinde belirtilen vade tarihinde davalı tarafça ödendiğinin görüleceğini, takibe dayanak faturalarda da ödeme tarihinin açıkça yazdığını, asıl alacağa ve fatura içeriğine herhangi bir itirazda bulunmayan davalı tarafın ayrıca bir temerrüt ihtarına gerek olmaksızın temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğini savunarak asıl alacağa takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağı yürütülmesi isteminin reddine yönelik mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne ve 22/11/2016 tarihli ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile bozularak Mahkememizde ... Esas numarasını aldığı ve yargılamaya bu dosya üzerinden devam edildiği görülmüştür.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin anılan kararında, Mahkememizce "Taraflar arasında mal satışından doğan ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturaların tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde davalı tarafından takibe itiraz süresi içinde asıl alacak tutarının ödenerek, faiz ve icra masrafları yönünden takibe itiraz edildiği" şeklinde gerekçe oluşturmuş ise de, hüküm fıkrasında "Davanın kısmen kabulüne, icra takip dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin asıl alacak üzerinden takip tarihinden sonra hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, işlemiş faiz isteminin reddine" karar verildiği, takipte ödeme süresinde ödenen asıl alacağa ilişkin bir itirazın bulunmadığı ve bu hususunun ilk derece Mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği halde, hükümde verilen kararda asıl alacağa yönelik itirazın iptaline de karar verildiğinden hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluştuğu, HMK Md. 294. ve 297. uyarınca hükmün denetime elverişli bulunmadığı belirtilmiş, kararın kaldırma gerekçesi bu şekilde açıklanmıştır.

Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı ile davalı arasında tarafların inkar etmediği ticari ilişki olduğu, yapılan mal satışı karşılığında doğduğu iddia edilen alacağın ödenmediği gerekçesi ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz süresi içinde davalı tarafça asıl alacak miktarının icra veznesine ödendiği, aynı zamanda verilen dilekçe ile faiz ve icra masrafları yönünden itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafından düzenlenen faturanın davalıya tesliminin ihtar niteliğinde olmadığı, kaldı ki faturanın taraflar arasında düzenlenen bir sözleşme niteliğinde de olmadığı, faturada gösterilen ödeme tarihinin faiz başlangıcı yönünden esas alınabilecek bir nitelikte bulunmadığı, faturanın teslimi ile temerrüdün gerçekleşmeyeceği, davacının takip tarihinden önce icra takibinde gösterdiği faiz miktarına hak ettiğini gösterir yasal delili dosyaya sunmadığı, bu nedenle faize ilişkin istemin takip tarihinden itibaren değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafından ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren verilen süre içinde herhangi bir itirazda bulunmaksızın asıl alacak bedelini icra veznesine yatırmış olmakla asıl alacağın davalı tarafça kabul edildiği, her ne kadar Mahkememizce verilen kararda itirazın iptaline denmiş olmakla, gerekçe ile hüküm arasında çelişki meydana gelmekte ise de asıl alacağa ilişkin bir itirazın söz konusu olmadığı, asıl alacağın fer'ileri yönünden ise davalının icra takibinde ödeme emrinde istenen faiz yönünden temerrüde düşürülmediği dikkate alındığında bu husustaki itirazının haklı olduğu, bu yönden itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, ancak icra takip masraflarının tahsili yönünden takibe devam edilmesi gerektiği, davalı tarafından her ne kadar kötü niyet tazminatı isteminde bulunulmuş ise de, dosyadaki istemin yargılamayı gerektirir hususlar içerdiği, bu nedenle davacının takibin başlatılmasında ve sonrasında davanın açılmasında kötü niyetli olduğunu gösterir delillerin tespit edilemediği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalının asıl alacağı, verilen ödeme süresi içinde ödediği görülmekle, asıl alacak yönünden itirazın mevcut olmadığı dikkate alınarak, davalının faiz ve icra masrafları yönünden itirazının kısmen iptaline,

Davacı tarafından takip tarihine kadar işletilen faiz yönünden istemi yönünden davacının itirazın iptali isteminin reddine,

Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanması ile bu husustaki hesaplamanın icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına,

Takibe, icra takip masrafları yönünden devamına,

Davacı vekilinin icra inkar tazminatı isteminin ve davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine,

Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 8,20-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık kabul edilen bedel üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT ne göre hesaplanan 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Davacı tarafça faize itirazın iptali isteminde bulunulmuş ve bu istemin reddine karar verilmiş olmakla, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık red edilen bedel üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT ne göre belirlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

Davacı tarafından yapılan 59,50 TL başvuru harcı, 300,00 TL Bilirkişi ücreti, 82,00-TL kararın kaldırılmasından önce yapılan tebligat ve yazışma gideri, 95,00-TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru nedeniyle gönderilmesi için kullanılan tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 536,50 TL yargılama giderinden kabul red oranı dikkate alınarak 268,25-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/03/2018

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2018/128, K. 2018/353, T. 27.03.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-128-e-2018-353-k-6616eae06385