İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/1208 E. 2019/260 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/1208
Karar No
2019/260

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/160 Esas KARAR NO : 2020/600 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 13/03/2020 KARAR TARİHİ : 19/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve ... davalı ...'de pay sahibi olduğunu, ... ve ... tarihli sözde genel kurul kararlarını ve bu karar sonucunda davalı şirketin faaliyet konusu turizm alanındaki faaliyetlerini yürüttüğü Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında 20 yıllık irtifak hakkı şeklinde verilmiş, ... İli ... İlçesi, ... mevkiinde bulunan ..., ..., ..., ..., ... parsellerdeki tahsis hakkının ve üzerinde bulunan otelin devrini uygun bulduğunu, ... ve ... tarihli sözde genel kurul kararlarına karşı halihazırda Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile ... tarihinde dava açılmış bulunup, bu dosyada söz konusu kararların batıl olduğunun tespitine ve yokluğuna karar verilmesi talep edildiğini, ... tarihli genel kurul kararın alınması sırasında müvekkillerimiz haberdar edilmedikleri için, söz konusu bu karara ilişkin dahilleri bulunmamaktadığını, ... tarihli genel kurul kararı ile uygun bulunduğu varsayılan ... ve ... tarihli sözde genel kurul kararlarının her ikisinin "şirket menfaati" kavramına aykırı olması ve bunun sonucunda ... tarihli sözde genel kurul kararının anonim şirketlere hakim olan "malvarlığının ve dolayısıyla sermayenin korunması" ilkesini ihlal etmesi nedeniyle butlan ile malul olması, ... tarihli sözde diğer genel kurul kararının ilan ve karar metinindeki uyumsuzluklar sebebiyle yok olması hasebiyle ve başkaca sebeplerden ötürü, Türk Ticaret Kanunu'nda anonim şirketlere ilişkin temel hükümlere aykırılık içeren yokluk ve butlan ile malul genel kurul kararlarının uygun bulunmasının kendilerini hukuk dünyasında geçerli hale getirmeyeceği sebebiyle söz konusu ... tarihli genel kurul kararının batıl olduğunun tespitine, genel kurul kararı ile alınan tüm kararların geçmişe etkili olacak şeklide ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların taleplerin iptal mi yoksa tespit istemli olup olmadığının belli olmadığını, ... tarihli genel kurul toplantısından önce davacıların usulüne uygun davet edilip, gereken ilanların yapıldığını, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, yabancılık teminatının alınması gerektiğini, davacının Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. Sayılı dava dosyasındaki iddia ve taleplerini bu dosyada da ileri sürdüğünü, davacıların Türkçe bilmedikleri iddiaların yapılan işin büyüklüğü ve binlerce işlem yapılması nedeni ile gayri ciddi ve basiretli iş adamı ilkelerine aykırı olduğunu, davacı ... ve üvey oğlu ...'nin yönetimde olduğu dönemde meydana gelen işlem nedeni ile Antalya ... Ağır Ceza Mahkeme'sinin .../... E. Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin .../... E. Sayılı dosyalarında yargılamalar olduğunu, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. .../... K. Sayılı dava dosyasında yönetim kurulu kararının iptaline karar verildiğini, ... ve üvey oğlu ...'nin genel kurulda ibra edilmediğini, ... ve ... tarihlerinde yapılan genel kurulların tüm usul ve esaslara uygun yapıldığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, anonim şirket genel kurul kararının butlanla malul olduğunun tespiti istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... tarihli cevabi yazılarının ekinde bulunan davalının sicil dosyasının incelenmesinde davalı şirketin adresinin; "... Mahallesi ... ... Cad. No: ... ... .../..." olduğu görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 14. maddesi şöyledir; "(1) Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. (2) Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 25. Baskı, Ankara 2014, s. 140; Ercan, İsmail; Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2011, s. 102). Anılan durumda, tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer münhasıran yetkilidir (Tanrıver, Süha/ Medeni Usul Hukuku C. I. 2. Bası, Ankara 2018, s. 241). Bu halde tarafların ittifakı ile dahi değişiklik yapılması mümkün değildir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü C. I. 6. Baskı, İstanbul 2001, s. 473). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 445. maddesi şöyledir; "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 14. maddesi uyarınca özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Şirketin kayıtlı olduğu ticaret sicil müdürlüğünün farklı bir yerde olması sonuca etkili değildir. Bu halde dahi yetkili mahkeme tüzel kişinin merkezinin olduğu yerdir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 15/02/2019 tarih 2018/1208E. 2019/260K. sayılı kararı). Anonim şirket genel kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin davalarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 14/2. ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 445. maddeleri uyarınca yetkili mahkeme şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2017 tarih 2016/3678E. 2017/5581K. sayılı kararı; aynı mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/17540E. 2014/64K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/06/2012 tarih 2011/3090E. 2012/9831K. sayılı kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/06/2010 tarih 2009/482E. 2010/6462K. sayılı kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2012 tarih 2011/4048E. 2012/9671K. sayılı kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2008/886E. 2009/5218K. sayılı kararı). 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 381. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 445. madde) hükmünde yer alan “açabilirler” ibaresi kimlerin genel kurul kararları iptali davası açabileceğini belirten bir ibre olup 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 17.c.2. (6102 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 14/2.) maddesindeki kamu düzenine ilişkin kesin yetkiyi kaldırmamaktadır, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 17.c.2. (6102 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 14/2.) maddesindeki yetki kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralıdır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09/04/2009 tarih 2009/1487E. 2009/4763K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacılar pay sahibi oldukları anonim şirketin genel kurul kararının butlanla malul olduğunun tespiti istemi ile dava açmıştır. Davalı şirketin davalı şirketin merkezi "... Mahallesi ... ... Cad. No: ... ... .../... 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 14. maddesi uyarınca özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Şirketin kayıtlı olduğu ticaret sicil müdürlüğünün farklı bir yerde olması sonuca etkili değildir. Bu halde dahi yetkili mahkeme tüzel kişinin merkezinin olduğu yerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 19. madde gereğince yetkinin kesin olduğu davalarda mahkemenin yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırma zorunda olduğu, anılan kanunun 114/ç maddesi gereğince yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili bulunması hususunun dava şartı niteliğinde olduğu, aynı kanunun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığının her aşamasında araştırılması ve aynı kanunun 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden davalı şirketin merkezinin "..." ilçesi olması nedeni ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-ç ve 115. maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının yetkili ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmesine, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine, 5. Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yetkili mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının görevli mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacı ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/11/2020 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/1208, K. 2019/260, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-1208-e-2019-260-k-09852ae6e364