İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/53 E. 2026/432 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/53
Karar No
2026/432
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/53 Esas - 2026/432 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2017/53 Esas KARAR NO : 2026/432

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 20/01/2017 KARAR TARİHİ : 05/06/2026 KARAR YAZMA TARİHİ :30.06.2026

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan ... çerçevesinde ... İhale kayıt nolu ihaleyi alarak .... işinin yapımını üstlendiğini, sözleşme gereğince işin süresinin 545 gün saptanarak işe ait ödeneklerin %60'ının 2010 yılında %40'ının ise 2011 yılı içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin 05/04/2011 tarihine kadar işi %90 aşamasına kadar getirdiğini, müvekkilinin 2011 Nisan ayında davalıya müracaat ile hak ediş yapılmasını talep ettiğini, Davalı ... cevabi yazısında “... Kapsamında yapılan tesislerin ödeneğinin bitmesi ve 2. bir yazı gelinceye kadar şantiye faaliyetlerinin durdurulması ve ek süre içinde uzatım haklarının saklı tutulacağının “ bildirildiği, Aslında ... Elektronik Döküman Sisteminde 28.12.2010 tarihli yazı ile ... ödeneklerinin yokluğunun belirtildiğini, Davalı .... bu tarihte gelen bildiriyi hiç bir şekilde müvekkili şirkete bildirmediğini, müvekkilinin de 05/04/2011 tarihine kadar imalatları kendi imkanları ile yaptığını ve %90 lık kısmını yaptığını, ancak bu tarihten sonra ödeneklerin olmadığının davalının müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin 810.000 TL+Fiyat Farkı+KDV hak ediş alacağını müteaddit defalar idareden talep etmesine rağmen ödenek yokluğu nedeniyle taleplerinin reddedildiğini, 19/05/2011 tarihinde ise müvekkilinin imalat yaptığı bölgede sel ve sele bağlı heyelan meydana geldiğini, Bu durumun ... tarafından tutanak altına alındığını, ayrıca davalının .... olaşan heyet tarafından da durumun tutanak altına alındığını ve takriben 760.000 TL zarar oluştuğunun tespit ediliğini, müvekkilinin bunun üzerine zararının karşılanması için ... Sigorta'ya müracaat ettiğini, ... Sigortanın bölgenin terör bölgesi olması nedeniyle eksper dahi göndermeden müvekkiline 211.087,00 TL ödemede bulunacaklarını beyan ettiklerini, bunun üzerine müvekkillerinin davalı idareye tazminatın ödenmesi için muvafakat etmesini 04/11/2011 tarihli yazı ile talep ettiklerini, Davalı idarenin ise şantiye alanındaki hasarlar onarılmadan muvafakat etmeyeceklerini sigorta şirketine bildirdiklerini, davalının iş bedelini ödemediği gibi, sigorta tarafından yapılacak ödemeye engel olduğunu, sonrasında müvekkilinin şantiyeye meydana gelen hasarı ve imalatları eksiksiz olarak tamamladığını ve eski hale getirdiğini, ancak çok büyük borçlar altına girdiğini, bu dönemde müvekkilinin işi gerekirse hak ediş yapmadan tamamlayabilmek için davalı kuruma başvurarak Doğmamış hak ediş alacaklarının temlik edilmesini talep ettiğini, davalının müvekkilinin talebini kanuna aykırı şekilde onaylarak müvekkilini başka bir yükü altına soktuğunu, müvekkilinin hal edişlerni tahsil edemedeğinden bu borcunu da ödeyemeyerek ... şirketlerinin uyguladığı yüksek faizi ile yüksek miktarda zarara girdiğini, müvekkilinin bu zararlarınında karşılanmasının gerektiğini, müvekkilinin icra takiplerine maruz kalması sonrasında doğmuş hak edişleri olmadığı halde, muhtemel alacaklar üzerine haciz konulduğunun icra müdürlüklerine bildirildiğini, Yargıtay içtihatlarına göre bu durumunda fahiş bir hata olduğunu, Müvekkil firmaya sigorta tarafından ödenecek tazminatın da kurum uhdesindeki alacak olmadığını, idarenin bu para üzerinde hiçbir tasarruf hakkının da bulunmadığını, nitekim Sigorta tarafından söz konusu hasar bedelinin .... D.iş dosyasında müvekkil ve davalı adına açılan hesaba tevdi ediliğini, daha sonra 2011 yılında ödeneklerin açıldığı, şantiye faaliyetlerine ivedilikle başlanması ancak ikinci bir emre kadar hak ediş yapılmayacağının müvekkiline bildiridliğini, oysaki ... gereğince hak edişin yapılması gerektiğini, buna rağmen idareinin imzaladığı sözleşme hükümlerine aykırı olarak müvekkilinin iflasına isteyerek ve bilerek zemin hazırladığını, son aşamada ise müvekkilinin Hakediş taleplerinde “Sayısal İşletme Planı ve Projesi” olmadığından taleplerinin reddediliğini, 04/06/2013 tarihinde ise Davalı İdare ... “İşin süresinin bittiği ve bu nedenle fesih işlemlerinin yapılacağını, şantiyede müvekkili firmanın yetkilisinin hazır bulunması gerektiğini” bildirdiğini, Müvekkilinin 05/06/2013 tarihli ihtarname ile feshin haksız olduğunu bildirdiğini, yapılan fesih işleminin haksız olduğunu, belirterek davalının haksız fesih işleminin varlığının tespitine, müvekkilinin hakediş, irat kaydedilen teminat, ihalenin feshi nedeniyle yapılamayan iş bu işlerden yoksun bırakılan müvekkili kârı, 2 yıl boyunca ihalelere katıılmaktan yasaklanması nedeniyle oluşan kar yoksunluğu ve resen tespit edilecek müvekkillerinin zararlarının tespitine, şimdilik 10000 TL tazminatın 2009 yılından sözleşmenin haksız fesh ediliğini 2013 yılına kadar fiyat farkının hesap edilerek haksız fesihten sonra ödemenin yapılacağı güne kadar mevduata uygulanan en yüksek ticari faizi ile davalıdan alınarak müvekkili firmaya ödenmesine, Kurum adına nakde çevrilerek irat kaydedilen teminat mektubu bedelinin irat kaydediliği günden, ödemenin yapıldığı güne kadar mevduata bankaların uyguladığı en yüksek ticari faizi ile tahsili ile müvekkiline ödenmesine, Kanun ve hükümlere aykırı şekilde müvekkil firmanın doğmuş alacakları üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına, sigorta tazminatındaki blokenin kaldırılmasına, ... şirketindeki doğmamış alacaklara ait temliknamenin iptaline ve iş bu temlikname nedeniyle ödenmeyen borçtan dolayı müvekkili firmanın zararlarının tespiti ile müvekkiline ödenmesine, karar verilmesini istemiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacağın zamanaşımına uğradığını bu nedenle reddine karar verilmesini, Davada ... şirket ile ...'ın gösterilmesinin mesnetsiz olduğunu, Nitekim .... İnşaatının 28.04.2010 tarihinde 1.616.109,77 TL ye ... (... İnş)+ ... İnş. Taah. Tur. Teks. San ve Tic Ltd Şti ortak girişimi ile imzalandığını, bu bağlamda ...'ın dava dışı olması nedeniyle husumetten davanın reddine karar verilmesini, Esas yönden ise; Müvekkilinin, davalının şirketinde içersinde bulunduğu ortak girişim ile 28/04/2010 tarihinde davaya konu içme suyu inşaatı işine ilişkin sözleşmeyi imzaladığını, işin süresinin 545 gün olduğunu, teknik elemanlarca 06/08/2010 tarihinde yapılan incelemede davacının işi teknik şartnameye ve sözleşmeye uygun yapmadığının tespit edilerek tutanak altına alındığını ve 17/08/2010 tarihinde de davacıya eksik imalatların ivedilikle teknik şartnameye uygun hale getirilmesi ve yapılacak imalatlara bundan sonra özen gösterilmesi gerektiği aksi takdirde imalatlar düzelinceye kadar her hangi bir ödeme yapılmayacağının, sözleşmenin ilgili hükümlerinin uygulanacağının bildirildiğini, yine 16/09/2010 tarihli yazısı ile müvekkilinin, davacıya 20.08.2010 tarihine kadar imalatları kapsayan 3 nolu hak edişinde hatalı imalatların düzeltimediği, hak edişteki imalatların birim fiyat tarifelerine uygun yapılmadığı ve 29.08.2010 tarihdeki inceleme gününe kadar bir kısım imalatların yapılmadığın tespit ediliğinden 3 no'lu hak edişin her hangi bir işlem görmeden iadesi gerektiği, kusurlu ve hatalı imalatların bir an önce giderilmesi aksi takdirde ödeme yapılmayacağının davacı firmaya bildirildiğini, 22-23/09/2010 tarihinde davacı ve müvekkili .... oluşturulan heyet ile yapılan incelemelerin 23/09/2010 tarihli tutanağa bağlandığını yapılan imalatlarında boru emniyetine zarar vermeyecek nitelikte olduğu belirtilerek, işin bir an önce bitirilerek işletmeye alınması için imalatı gerçekleştirilen ancak bedei ödenmeyen muhtelif çaplardaki boru hatlarının 23/09/2010 tarihli tutanakla fiili durumu gözle tespit edilen kesitler üzerinden ödemelerin yapılabilmesi için yeni birim fiyatların düzenlenerek Kurumun .... gönderilmesini müvekkililinin .... talep ediliğini, tespit edilen eksik ve sözleşmeye aykırı imalatlara göre 16/12/2010 tarihine kadar imalatları kapsayan 4 no'lu hak edişin yeni birim fiyatlar üzerinden ödendiğini, 16/12/2010 tarihine kadar 4 no'lu hakedişte 948.588,23 TL imalat yapıldığınıişin gerçekleşme oranında %59 olduğunu, davacının iddia ettiği sözleşmenin fesih tarihi olan 06/06/2013 tarihinde ise seviye tespitine göre imalatların seviyesinn %68 olduğunu, Sözleşmenin 11.2 maddesine göre 2010 yılında sözleşme bedelinin %60'ı 2011 Yılında ise sözleşme bedelinin %40 olacak şekilde ... ödeneği hesabından finanse edileceğinin kararlaştırıldığını, Davacı Firmanın 03/11/2010 tarihinde 4 no'lu yazısı ile havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmadığı günler olan 15 Kasım-15 Nisan arasında çalışmasına Müsaade edilmesini talep ettiğini, Yapı İşleri Genele Şartnamesinin 9.5 maddesi gereğince yapılacak imalatların cinsi dikkate alınarak gerekli şartlar sağlanmak koşulu ile yapı denetim görevlililerinin bilgili dahilinde imalatların yapılmasının 15/11/2010 tarihli yazı ile uygun görüldüğü, Yapı Denetim Görevlisinin 08/11/2010 tarihinde iş mahalinde yaptığı tespitlerde imalatın keyfi şekilde yapıldığının birim fiyat tarifelerine uygun yapılmadınığı tespit ettiğini, bunun üzerine firmanın 22.11.2010 tarihli yazı ile uyarılarak eksik ve hatalı imalatların düzeltilmesinin aksi takdirde sözleşmenin amil hükümlerinin uygulanacağının bildirildiğini, davacının şantiye şefi bulundurması gerekmesine inşaat işlerini yürüten şantiye şefinin işten ayrılmasından sonra uyarılara rağmen şantiye şefi bulundurmadığından 4. no'lu hak edişinden 6.000 TL kesinki yapılarak hak edişinin ödendiğini, Sonrasıdna 2007 ve 2008 ... kapsamında yapılan tesislerinin ödeneğinin bitmesi üzerine şantiye faaliyetlerinin ikinci bir emra kadar durudurulmasının .... 05/04/2010 tarihinde bildirildiğini, 05/04/2011 tarihli yazı ile de davacı firmaya çalışma sezonunun başlangıcından önce bu durumun bildirilerek yeni ödenek tahsis edilinceye kadar şantiye faaliyetlerine başlanmaması ve süre uzatım hakkının saklı kalacağının bildiridliğini, davacı firmanın imalatlar nedeniyle 810.000 TL+fiyat farkı+KDV alacağının olduğunu iddia etmiş ise de müvekkiline yazdığı yazıda inşaatın gerçekleşe oranına ilişkin her hangi bir bilgi olmadığını, Davacıya müvekkili ... tarafından kesin hesap yapılması için tebligat yapıldığı halde davacının gelmediğini, bu nedenle kesin hesabın müvekkilinin Diyarbakır ... tarafından düzenlendiğini, ... kapsamında yapılan tüm işlerin söz konusu dönemde durudurulmasına karar verildiğini, mağduriyetlerin giderilmesi için de sözleşe süresinin uzatımlarının verildiğini, sonrasında ise çalışmalar başladığını ve genelde işlerin süresinde tamamlanmadığını, ödeneklerin açılmasından sonra müvekkili .... de 21/07/2011 tarihli yazı ile davacıya şantiya çalışmalarına başlaması yönünden talimat verildiğini, 2011 yılında müfettişlikçe yapılan tespitte çalışma olmadığından hak ediş ödemesinin yapılmadığını, buna rağmen ödenek tahsis edilememesi nedeniyle davacıya 107 gün süre uzatım verilerek sözleşmenin 12/07/2012 tarihine kadar uzatıldığını, bu durumun 08/12/2011 tarihinde davacıya yazı ile bildiridlğini, İlaveten davacı vekilinin bir kısım imalatlara mutarlık ve vatandaşaların izin vermemesi nedeniyle yapılmadığını söz konusu imalatların 2012 yılına saktığını belirtmesi üzerin de 17 günlik süre uzatım daha verilerek 29/07/2012 tarihine uzatıldığını, söz konusu durum 03/07/2012 tarihinde davacıya bilidirildiğini, davacıya ödenekele ilgli gerekli uzatım verildiğini, Öte yandan davacının 10.08/2011 tarihli yazısı ile 01/06/2011 tarihinde meydana gelen heyalan nedeniyle servis yolunda ve isale hatlarında meydana gelen hasarların ... sigortası kapsamında karşılanmasını istediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından mahalinde hasar tespitinin yapıldığını ancak hasarın değerinin tespit edilmediğini, davacı firmanın kendisine göre hasar hesabını yaptığını ve zararının karşılanması için ... Sigortaya müracaat ettiğini, ... Sigorta tarafından 211.087 TL hasar bedelinin davacıya ödenmesi için müvekkilinden muvafakat talep ettiğini, Bunun üzerine müvekkili ... tarafından, davacı firmanın söz konusu hasar gören kısımlarda çalışmmaya başlamasından sonra yapılacak tespitler sonucunda muvafakat verilebileceğinin uygun olduğunu belirttiğini, davacı tarafından hasarın giderilmemesi nedeniyle muvafakat verilemdiğinden sigorta tarafından bedelin tevdi mahalline tevdi edildiğini, akabinde hasarın giderildiğinin tespiti üzerinede , 11.05.2012 tarihinde davacı firmanın hasarın giderildiğinden tevdi mahalli banka şubesine muvafakat yazısının gönderilemesini talep ettiğini, bunun üzerine .... yazı yazılarak davacının müvekkiline olan borçları mahsup edildikten ve üzerindenki haiczlerde dikkate alınmak suretiyle ödeme yapılabilmesi için tevdi mahallindeki paranın hesaplarına EFT'sini talep ettiklerini, banka tarafından 21/06/2012 tarihinde verilen cevabi yazı ile tevdi mahallinin ortak hesap olması, beş sahibinin bulunması nedeniyle hesaptaki meblağın kime ait hususunda bilgileri olmadığından ve hesap üzerinde 2 ader haciz bulunduğunu ve ... İnş. Ltd Şti'ne verilmiş temlik bulunduğunu belirterek müvekkiline ödeme yapılmayacağını bildirdiğini, söz konusu bankanın 14/12/2016 tarihli cevabi yazısında ise tevdi mahalindeki paraya ilişkin herhangi bir karar gelmediğini, hesaba konulan haciz sayısının arttığını belidirdiğini, Gelinen noktada ise davacının 07/09/2012 tarihli, 08/10/2012 tarihli uyarı yazılarına rağmen şantiyesinde faaliyetlerinin bulunmaması, revize iş programına göre işin bitme tarihinin 29.07.2012 olmasına rağmen maahhlinde yapılan tespitlerde çalışmanın olmaması nedeniyle davacı firmanın söz konusu işi yapamayacağının anlaşıldığından sözleşmenin 25.1 maddesi gereğince söz konusu sözleşmenin 05/12/2012 tarih ve 50867 sayılı makam oluru ile fesh ediliğini, davacının, Müvekkilinin .... 28.05.2013 tarihli 567 ve 568 sayılı yazıları ile .... davet ediliğini, ancak davacı tarafından durum tespit çalışmalarına katılınmadığını,.... Temsilcileri tarafından tutanakla durumun tespit ediliğini, bu nedenle davanın isnatsız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan hak edişlerin ödenmemesi nedeniyle, hak edişlerin ödenmesi, sözleşmenin haksız feshediliğinden bahisle mahrum kalınan kâr ve zararların tazmini, sorumluluk sigortası tarafından tevdii mahalline yatırılan bedelin ödenmesi, davacı tarafından yapılan temliklerin kaldırılması, istemine ilişkidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Zamanaşımı, Husumet, Taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği, Sözleşmenin feshi nedeniyle davacının kar mahrumiyeti ve zararlarına ilişkin tazminat taleplerinin haklı olup olmadığı, Davacının sözleşmenin feshi nedeniyle yapılan iş nedeniyle talep edebileceği hak ediş alacağı olup olmadığı var ise miktarı, Davacının hak edişlerine ilişkin 3. kişye temlikinin bulunup bulunmadığı var ise bu durumda tek başına dava açıp açamayacağı, Meydan gelen heyelan nedeniyle ... Sigorta tarafından tevdi mahalline yatırılan bedelin kendisine ödenmesini talep edip edemeyeceği, söz konusu alacağına ilişkin temlikte bulunup bulunmadığı, sigorta bedelinin ödenmesi hususundaki blokenin kaldırılıp kaldırılmayacağı, Davacı tarafnıdan ... şirketlerine yapıldığı iddia edilen temliklerin kaldırıması yönünde davada idareye husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, davacının dava dilekçesindeki alacak ve tazminat taleplerinin haklı olması halinde miktarına ilişkidir. DELİLLER: ... yazılan müzekkereye cevap verildiği,.... ilişkin evrakların gönderilmiş olduğu görüldü. .... Karar sayılı dosyasının bir suretinin UYAP üzerinden dosyaya eklendiği, .... Şubesine .... D.iş yazısı gereğince tevdi mahallindeki bedelin ödenip ödenmediği, ödenmemesi söz konusu ise ödenmeme nedeninin ne olduğu, ... tarafından ödemeye ilişkin muvafakat gönderilip gönderilmeidği, gönderilmiş ise söz konusu muavafakatin mevcut duruma göre tek başına bedelin ... İnşaat Ltd.Şti'ne ödemeyi sağlayacak mahiyette olup olmadığı hususlarının sorulduğu ve cevabın dosya arasına alındığı, davacı şirket temsilcisinin beyanları alındıktan sonra tespit edilen uyuşmazlık konuları, davacının uyuşmazlık konularına ilişkin bu celse sunmuş olduğu beyanlar nazara alınarak davacının alacak talep etmekte haklı olup olmadığı ve haklılığının kabulü halinde sözloşmenin feshi halinde talepedebileceği eksik ödeme, mahrum kalınan kar ve teminat alacağının bulunup bulunmadığı hususunda ... bililirkişi ile kamu ihaleleri konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmasına, karar verildiği ve bilirkişi heyet raporunun alındığı, bilirkişilerden daha sonra ek rapor alındığı taraf itirazları sonrasında mahkememiz celsesinde verilen ara karar ile Dosyanın taraf itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişiye tevdii ile ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konuları, tarafların iddia ve savunmaları, alınan ilk rapor ve rapora itirazlar nazara alınarak inşaat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına, karar verildiği ve yeni heyet raporunun alındığı,.... esas sayılı dosyasının UYAP'tan istendiği ve dosya arasına alındığı, mahkememizin 05/07/2021 tarihli celsesi ile 3. Bir heyete dosyanın tevdii edildiği ve bilirkişi heyet raporunun dosya arasına alındığı, akabinde Dosyanın bilirkişi heyetine Sigorta ve Borçlar Hukuku Mevzuatı konusunda nitelikli hesap uzmanı bilirkişi eklenmek suretiyle tarafların beyan ve itirazlarını karşılar, kök raporda heyetini uzmanlık alanı dışında kalması nedeniyle değerlendirme yapılamayan uyuşmazlık konularında da değerlendirme yapacak şekilde ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine, karar verildiği ve ek raporun dosya arasına alındığı, akabinde ahkememizce alınan bilirkişi heyet raporları arasında çelişkilerin olduğu dikkate alınmakla, gerçeğin daha ziyade tezahürü için dosyanın ön inceleme duruşma zaptında tespit edilen uyuşmazlık konuları hakkında, taraf vekillerinin alınan kök ve ek raporlara karşı beyan ve itirazlarını karşılar ve dava dilekçesinde yer alan her bir talep sonuç yönünden değerlendirme yapılacak şekilde rapor düzenlenmesi için Sözleşmeler ve Kamu İhale Mevzuatı konusunda nitelikli hesap uzmanı ..., İnşaat Mühendisi ... ve mahkememizce resen seçilecek bağımsız denetçi ... 'den oluşan oluşan bilirkişi heyetine tevdine, karar verildiği ve 4.heyet raporunun mahkememiz dosyasına kazandırıldığı, akabinde taraf itirazları değerlendirilmesi için Dosyanın tarafların beyan ve itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için yeniden bilirkişi heyetine tevdine, karar verildiği ek raporun alındığı, 28.04.2010 sözleşme tarihinden müzekkere tarihine kadar davacı şirketin kurucu ortaklarını ve devamında katılan ortakları gösterir evrakların .... istenmesine, özellikle ...- ... İnşaat şirketinin davacı şirket ortağı olarak yer alıp almadığı, başlangıç tarihinden ayrılma tarihine kadar ortakları gösterir evrakların istendiği ve dosya arasına gerekli bilgilerin kazandırıldığı anlaşılmıştır. Mahkememize sunulan 1.bilirkişi heyet raporu ile; Davacının 13.10.2014 tarihinde davalı abone sayacında hatalı bağlantı tespit ettiği, hatalı bağlantının abonenin kusur ve kullanımından kaynaklı olmadığı, ancak sayacın eksik tüketim kaydettiği bu dönem için, taraflar arasındaki sözleşme eki Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 14. madde hükmü gereğince belirlenen eksik tüketimden sorumlu olduğu, Yönetmelik gereği hesaplanan eksik tüketim miktar ve tutarının, 60.265,901 kWh ve karşılığı 21.785,97 TL olduğu, İcra takibinde bulunan 2014/10. dönem faturasının, davacı şirket tarafından doğru hesaplandığı, İcra takibinde bulunan 2015/01. döneme ait enerji açma/kesme bedeliyle alakalı olarak dosya kapsamında tutanak bulunmadığı ve tarafımızdan değerlendirilemediği, kanaatine varmışlardır.

Mahkememize sunulan 01.03.2019 tarihli bilirkişi raporu ile; Davalı idarenin 07.09.2012 tarihli yazısı ile şantiyede faaliyetlerin ivedilikle başlanılması hususunda yüklenici davacının uyarıldığı, davacı tarafın 17.09.2012 tarihli dilekçesinde şantiye faaliyetlerine başlayacaklarını belirtmelerine rağmen başlanmaması ve gerekli uyarıların yapılması nedeniyle işin fesih edilmesinin yerinde olduğu, ancak raporun değerlendirme kısmında detaylı olarak açıklandığı üzere; davacıya süre uzatımının eksik verilmesi ve gerekse hakkedişlerin zamanında tanzim edilmemesi ve oluşan hasarın giderilmesine ilişkin geçen süreçte zorluklar ile karşılaşılması nedenleriyle karşılıklı kusurların olduğu tarafımızca değerlendirildiği, Bu yönüyle her iki tarafında kusurlu olması nedeniyle işin tasfiye edilmesi gerektiği ve teminatın irad kaydedilmemesi gerektiği, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. Maddesi olan “Teminata ilişkin Hükümler” başlıklı maddesinde, Yüklenicinin 108.000,00 TL (Yüzsekizbin TL) kesin teminat verdiği yazılmakta olup, dava dosyası ve eklerinin incelenmesinde iş bu teminatın davalı idare tarafından ne zaman irad kaydedildiğine ilişkin her hangi yazı bulunmadığı, teminatın paraya çevrildiği tarihten itibaren ... avans faizi oranları üzerinden hesaplanan faizi ile birlikte davacıya iadesinin gerektiği, Heyelan Hasarına İlişkin Hasar Tazminatının Ödenmesi hususunda idarenin eksik işlem tesis etmediği, ancak yukarıda da belirtildiği üzere genel itibariyle; bu tazminat bedelinin gerekli onarımın yapılması için gereken zorunlu bir bedel olup herhangi bir nedenle alı konulmasının yükleniciyi zor durumda bıraktığı ve zarara soktuğu, bu konu hukuki nitelikte bir konu olup takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davalı idarenin 20 aya yakın bir sürede hakkediş ile alakalı işlem tesis etmemesi tarafımızca eksiklik olarak değerlendirildiği, bu yönüyle bakıldığında Davacı tarafin itirazlarının yerinde olduğu, davacının fesih hak edişi bazında talep edilebilecek tutarın 194.255,35 4 64.687,03 — 258.942,38 TL olarak hesaplandığı, kanaatine varmışlardır.

Mahkememize sunulan 27.05.2019 tarihli ek rapor ile; Davacının davalı kurum tarafından ödenmeyen 258.942,38 TL. hakedişe dava tarihten itibaren faizi talep edebileceği, yoksun bırakılan kar kaybının ve alacaklılara geç ödemeden kaynaklı ödenen temerrüt faiz gideri ve zarar taleplerinin Hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemenin Takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.

Mahkememize sunulan 24.02.2020 tarihli rapor ile; Davalı İdarenin: a) Sözleşmeyi tek taraflı feshetmede, b) Teminat mektubunu irad kaydetmekte haklı olduğu, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47/18 maddesine göre “Hesap Kesme Hakedişi” yapılması gerektiği Kanaatine varmışlardır.

Mahkememize sunulan 22.11.2021 tarihli rapor ile; Taraflar arasındaki sözleşmenin davacı yüklenicinin edimlerini zamanında yerine getirmemesi nedeniyle davalı idarenin sözleşmenin fesih işleminin haklı olduğu, Sözleşmenin fesih işleminin haklı olması nedeniyle davacının kar mahrumiyeti ve zararlarına ilişkin tazminat taleplerinin yerinde olmadığı, Davacının sözleşmenin feshi nedeniyle yapıları iş nedeniyle talep edebileceği hakkediş alacağının, fiyat fakı dahil 233.947,19 TL ve KDV dahil 276.057,68 TL olduğu, İşin fesih kesin besabının yapıldığı dikkate alındığında, heyeları sebebiyle meydana gelen hasarın giderildiği düşüncesiyle sigorta bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, kanaatine varılmıştır.

Mahkememize sunulan 30.05.2022 tarihli ek rapor ile; Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının yerinde olmadığı, 22.11.2021 tarihli bilirkişi kök raporlarındaki görüşlerinde herhangi bir değişikliğin yapılmasına yer olmadığı, kanaatine varmışlardır.

Mahkememize sunulan 25.07.2022 tarihli ek rapor ile ; Teknik elemanlar olarak, tarafımızdan düzenlenen, 22.11.2021 tarihli bilirkişi kök raporu ile 30.05.2022 tarihli bilirkişi ek raporundaki görüşlerimizde bir değişikliğin yapılmasını gerektirecek yeni bir husus tespit edilmediği, Nitelikli hesap uzmanı olarak, somut olayın niteliği gereği, hukuki niteleme ve delillerin takdir yetkisi sayın mahkemeye ait olmak üzere, Davalı idarenin hakkedişleri ödemesi ile sigorta bedelinin yükleniciye ödenmemesi nedeniyle davacının zarara uğramasından idarenin sorumlu olduğundan hareketle,'' Heyelan Hasarına İlişkin Hasar Tazminatı '' konusu bedelin yüklenici için gerekli onarımın yapılması için gereken zorunlu bir bedel olduğu, işbu bedelin idare tarafından alıkonulmasının yükleniciyi zor durumda bıraktığı ve zarara soktuğu değerlendirmesi ile davacı ... İnş. Ltd. Şti.' nin ödemenin kendisine yapılmasını talep ettiği, sigortalı iş sahibinin ödeme konusunda birbirlerine muvafakat vermemeleri ve mevcut hacizler karşısında müvekkili şirketinde temerrüde düşmesini engellemek amacı ile tevdi mahalli tayin talep edildiği ve ....'nün tevdi mahalli olarak tayin edildiği dikkate alınarak, Davacının sigorta poliçesi kapsamında doğan zararının sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiği ;tevdi mahalline yatırılan tutara ilişkin karar yetkisinin sayın mahkemeye ait olduğu, kanaatine varılmıştır.

Mahkememize sunulan 20.02.2024 tarihli ek rapor ile; Taraf itirazlarında, Bilirkişi heyetleri tarafından düzenlenen, 22.11.2021 tarihli bilirkişi kök raporu, 30.05.2022 tarihli bilirkişi ek raporu ve 25.07.2023 tarihli ek raporlarında yer alan görüşlerinde bir değişikliğin yapılmasını gerektirecek yeni bir husus tespit edilmediği, kanaatine varılmıştır.

Mahkememize sunulan 30.10.2024 tarihli rapor ile; Tespit edilen hatalı ve kusurlu imalatların bir an önce giderilmesi aksi takdirde herhangi bir hakediş ödemesinin yapılmayacağının bildirildiği, belirtilen yazıların içeriklerinden davacı yüklenici firmanın sözleşme konusu iş'te imalatları fen ve sanat kurallarına uygun yapmamış olduğu, sözleşme hükümlerine aykırı imalat yapmış olduğu, Davacı firmanın ödenek yetersizliğinin taraflarına geç bildirildiğini iddia ettiği ve 28.12.2010 ile 05.04.2011 tarihleri arasının da ek süre olarak verilmesini talep ettiği, talep edilen tarih aralığının çalışma yapılmasının uygun olmadığı idarenin de bu dönem için ek süre vermiş olması halinde bu durumun uygun olmayacağı, idarenin bu tarih aralığı için ek süre vermemesinin uygun olduğu, Davacı yükleniciye idare tarafından süre uzatımları verildiği, Davacı yüklenici tarafından işin idarenin tüm uyarılarına rağmen süresinde bitirmediği, Sözleşme konusu iş'te 2010 yılında ödenek sorunu bulunmadığı, Ödenek sorunu olan dönemle ilgili idare tarafından ek süre verildiği, Fesih hakedişi dahil iş'teki nakdi gerçekleşme oranının %70,26 olduğu, Davacı yüklenicinin sözleşme konusu işi bitirmesi gereken tarihte bitiremediği, Hukuki yorum ve nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; tarafımızca yapılan değerlendirmede davalı idare tarafından sözleşme konusu iş'te fesih hakkını kullanmasının uygun olduğu kanaatine varıldığı, Sözleşmenin haklı fesih olması sebebiyle davacının kar mahrumiyeti talebinde bulunmasının uygun olmadığı, Davacı yüklenicinin heyelan sebebiyle meydana gelen zararı gidermiş olması sebebiyle sigorta bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, idarenin paranın ödenmesi konusundaki kararının hukuki yorumunun ve nihai takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu Sayın Mahkeme tarafından feshin haklı fesih olduğunun kabulü halinde, davacının talep ettiği haksız fesih nedeniyle yapılamayan işbu ihaledeki kalan yapım işlerinden yoksun bırakılan kar ve diğer ihaleli yapım işlerine katılma hakkından 2 yıl boyunca ihalelere katılmaktan yasaklanması sebebiyle bırakılan kar açısından nitelikli hesap yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı gibi davacının irat kayıt edilen teminat bakımından da bir alacağının bulunmadığı, Teknik bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede; 5 nolu fesih hakedişinde davacının alacaklarının hesaba katıldığı tespit edildiğinden, davacının 3 nolu hakedişten alacağının bulunmadığı gibi davacının 4 nolu hakedişinden kesilen cezanın şantiye şefinin 22.11.2010 tarihinde görevinden ayrılması sebebiyle şantiye şefi çalıştırılmadığının tespitine dayandığı, davacının bu tespitin aksine herhangi bir iddiasının bulunmadığı gibi dosyaya herhangi bir bir bilgi veya belge sunmadığı, 098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ve devamı maddelerinde düzenlenen alacağın temliki hükümleri uyarınca, dava dışı 3. kişinin temlik sözleşmeleri kapsamında davalı idareden talepte bulunabilmesi için davacı yüklenicinin eser sözleşmesi kapsamında davalı idare nezdinde doğmuş bir alacağının bulunması gerektiği, dava dışı 3. kişi bakımından davacı yüklenicinin alacağı doğmazsa yapılan temlik işleminin doğmamış olan miktar yönünden hüküm ifade etmeyeceği, bu nedenle davacının doğmamış alacakları yönünden temlik anlaşmasına davalı idarenin onay vermesinin hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı konusunda nihai değerlendirme ve takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu kanaatine varmışlardır. Mahkememize sunulan 14.03.2025 tarihli ek rapor ile; Davacı vekili tarafından Kök Raporda yapılan tespit ve değerlendirmelere esas evrak dışında herhangi bir bilgi veya belge sunulmadığından ve davacının dava dilekçesinde sunmuş olduğu iddialara yönelik Kök Raporda ayrıntılı olarak değerlendirme yapıldığından Kök Raporda varılan sonuç ve kanaatten ayrılmayı gerektirir bir husus bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememize sunulan 12.03.2026 tarihli ek rapor ile ; 7 klasör ekten oluşan bilgi ve belgelerin Kök Raporda ayrıntılı olarak yapılan değerlendirmelerini değiştirecek bir husus içermediği kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı vekilinin 03.07.2017 tarihli talep açıklama ve kuruşlandırma dilekçesi , 2. Celsedeki tespitler ve de davacı şirket yetkilisinin 3. Celsedeki açıklamaları dikkate alındığında: -Davacı şirketin irat kaydedilen Kesin Teminat bedeli için 108.000,00 TL, - Ödenemeyen imalatlar ve haksız kesintiler için şimdilik 1.000,00 TL, - Haksız fesih nedeni ile yapılamayan işlerden kaynaklanan yoksun kalınan karın tazmini için şimdilik 1.000,00 TL, - Haksız olarak tesis edilen kamu ihalelerine katılmaktan iki sene ile yasaklanması nedeni ile oluşan zararın tazmini için şimdilik 1.000,00 TL tazminatın davalı taraftan tahsiline ilişkin alacak davası olduğu anlaşıldı. Davanın kısmi dava olarak açıldığı ve davacının davacı şirket ile ... (... İnşaat)'ın ortak girişim olarak davaya konu işi üstlenmişler ise de, .... Mahkemesinin 01/06/2010 Tarih ve .... sayılı ilamı ve TSG ilanlarından davacı şirket ile şahıs firmasının birleştiği ve sözleşmenin tek tarafının davacı şirket olduğu anlaşılmıştır. Davacı şirketin temsilcisi olarak ... şirket adına ve kendi adına asaleten davacı olarak dava açmış ise de dava konusu yapım işi sözleşmesinin tarafı olmadığından feshe dayalı zarar ve ziyanları istemede dava ehliyeti olmadığı anlaşılmıştır. Yine davaya konu edilen temliknamede de taraf sıfatı olmadığı anlaşılmıştır. Davacı her ne kadar dava dilekçesinde sigorta tazminatındaki blokenin kaldırılması sigorta bedelinin ödenmesini talep etmiş ise de talep açıklama kuruşlandırma dilekçesinde ve 3. Celse ve 2. celse davacı şirket yetkilisinin HMK madde 119 kapsamında yaptığı açıklamalar gereği bu talebi dava konusu etmediği-kuruşlandırmadığı, kaldı ki kesinleşen .... sayılı ilamı ile sigorta bedelinin sigorta şirketinden alınarak davacı ... İnş...LtdŞti'ye ödenmesine karar verilmiş olup dava konusu edilmediği anlaşılmıştır. Davacı tarafça her ne kadar ... AŞ şirketine yapılan doğmamış alacaklara ait temliknamenin iptali ve iş bu temlikname nedeniyle ödenemeyen şirket borçlarından dolayı müvekkili firmanın zararlarının tespiti ile zararın müvekkiline ödenmesini talep etmiş ise de, sözleşmenin taraflarının davacı şirket ve ... AŞ olduğu, davalı idarenin Kamu İhale Kanunu kapsamında onayının olduğu anlaşılmış olup, temliknamenin geçersizliğinin tespiti ile temliknameye konu bedelin davacıya ödenmesi yönündeki taleplerin muhatabının davalı idare olmadığı, geçersizlik iddiası ve ödenen bedellerin iadesi talebinin muhattabının sözleşme gereği ... şirketi olduğu, davacılar ... ve ...'ın yetkilisi olduğu davacı ... San ve Tic Ltd. Şti ile davalı idare arasındaki geçersiz olduğu iddia edilen temlikname sözleşmesi kapsamında geçersizliğini iddia ettikleri ... sözleşmesinin tarafları davacı şirket ile dava dışı ... AŞ'dir. Şu halde sözleşmenin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye ve geçersiz temlike dayalı olarak şirketin davalı idareden olan alacağının haksız tahsil edildiği iddialarına dayalı olarak alacak talebi ancak dava dışı ... şirketine karşı ileri sürülebilir. Husumet ... şirketine yöneltilmelidir. Davacıların bu talep yönünden davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekmekte olduğu anlaşılmıştır. Kaldı ki davacı ... tarafından ... şirketine karşı açılan ve takip edilen geçersizliği iddia olunan temliknameye ilişkin .... sayılı ilamı ile aktif husumet yokluğu nedeniyle red edildiği ve kararın .... ile onanarak 23.02.2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacıların talep açıklama ve kuruşlandırma dilekçesinde yer alan diğer talepleri incelendiğinde dosya kapsamında üç ayrı heyetten rapor alındığı, birinci ve ikinci heyetin kusur aidiyeti ve oranı yönünden raporlarının çelişmesi nedeniyle gerçeğin daha ziyade tezahürü için üçüncü heyetten kök rapor ve iki ek rapor alındığı, üçüncü heyetin ikinci heyet gibi sözleşmenin feshi konusunda davalı idareyi haklı bulduğu ve işveren tarafından haklı fesih nedeniyle davacı yüklenicinin yapmış olduğu ve ödenmeyen eksik hakediş imalat bedeli olarak fiyat farkı dahil 233.947,19TL +KDV%18=276.057,68TL olduğu ve ikinci heyet ile aynı miktarın tespit edilmiş olduğu anlaşıldı. Buna göre çelişkileri gideren ve hüküm kurmaya elverişli bulunan son heyet raporuna göre; Sözleşmeye göre 2010 yılında % 60 ödenek dilimi bulunduğu, Ödenek diliminine göre 1.616.109,77 x % 60 = 969.665,86 TL olduğu, 16.12.2010 tarihine kadar yapılan imalatları kapsayan 4 no'lu hakedişte 948.588,23 TL (KDV hariç)' lik iş yapıldığı, İşin nakdi gerçekleşme oranının % 58,69 olduğu, Sözleşme konusu iş'te 2010 yılı içerinde ödenek yetersizliği bulunmadığı, 02.07.2012 tarihli 5 no'lu fesih hakedişinde sözleşme fiyatları ile yapılan iş tutarının 1.135.453,78 TL, fiyat farkı (47.081,64 TL) ile hakediş tutarının (1.1135.453,78 - 948.588,23 + 47.081,64) 233.947,19 TL (KDV hariç) olduğu, 2011 ve 2012 yıllarında (1.113.453,78 - 948.588,23 = ) 186.865,55 TL tutarında davacı yüklenici tarafından iş yapılmış olduğu, Sözleşme bedeline göre iki yılda yapılan işin nakdi oranının (186.865,55/1.616.109,77) %11,56 olduğu, Taraflar arasında düzenlenen ara hakedişler ve 5 nolu fesih hakedişine göre işin sözleşme bedeline göre tamamlanma oranının (1.135.453,78 / 1.616.109,77) % 70,26 olduğu, davacı yüklenicinin hakediş alacağının fiyat farkı dahil 233.947,19 TL + KDV %18 (276.057,68 TL KDV dahil) olduğu değerlendirilmiştir. Taraflar arasındaki yazışmalar, durum tespit tutanağında belirlenen iş kalemleri, sözleşme ve sözleşme ekleri beraber değerlendirildiğinde; davacı yükleniciye idare tarafından süre uzatımları verildiği, davacı yüklenici tarafından işin idarenin tüm uyarılarına rağmen süresinde bitirilmediği, Sözleşme konusu iş'te 2010 yılında ödenek sorunu bulunmadığı, Ödenek sorunu olan dönemle ilgili idare tarafından ek süre verildiği, Fesih hakedişi dahil iş'teki nakdi gerçekleşme oranının %70,26 olduğu, Davacı yüklenicinin sözleşme konusu işi bitirmesi gereken tarihte bitiremediği, davalı idare tarafından sözleşme konusu iş'te fesih hakkını kullanmasının uygun olduğu, sözleşmenin haklı fesih olması sebebiyle davacının sözleşme devam etseydi uğranılmayacak kar mahrumiyeti talep etmede haklı bulunmadığı, haklı fesih sebebiyle irat kaydedilen 108.000TL bedelli kesin teminat mektubunun iadesi talebinde davacının haklı olmadığı ve hak edilen alacağının fiyat farkı dahil 233.947,19 TL + KDV %18 (276.057,68 TL KDV dahil) olduğu ancak bu alacak kalemi için 1.000TL üzerinden harç yatırılarak kısmi dava açıldığı, kısmi açılan davada talep artırım yapılamayacağı ve de davacının ıslah talebi de olmadığı dikkate alındığında 1.000,00TL ödenmeyen imalat bedelinin dava dilekçesinde temerrüt başlangıcı belirtilmediği, 21.10.2016 tarihli davacı ihtarnamesinde ise belirli bir miktarın belirli bir süre içerisinde ilgili hesaba yatırılmasının istenmediği tespit edildiğinden 20.01.2017 dava tarihinden itibaren mevduata bankaların uyguladığı en yüksek ticari faiz işletilerek birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile; a)Davacı ...'ın iş bu dava yönünden sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın REDDİNE, b-Davacı ... ŞİRKETİ yönünden ise davanın KISMEN KABULÜ ile: -Davacının 1.000,00TL ödenmeyen eksik hakediş alacağının davalı ... AŞ'den 20.01.2027 temerrüt tarihinden itibaren mevduata bankaların uyguladığı en yüksek ticari faiz işletilerek birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davalı ... AŞ'nin haklı feshi nedeniyle davacının 1.000,00TL mahrum kalınan kar talebinin REDDİNE, -Davalı ... AŞ'nin haklı feshi nedeniyle davacının 1.000,00TL kamu ihalelerine katılamamaktan iki sene yasaklanması nedeni ile yoksun kalınan kar talebinin REDDİNE, -Davalı ... AŞ'nin haklı feshi nedeniyle davacının 108.000,00TL kesin teminat bedelinin iadesi talebinin REDDİNE, -Davacının ... AŞ şirketine yapılan temliknamenin geçersizliğinin tespiti ile temliknameye konu bedelin davacıya ödenmesi yönündeki taleplerin davalı yönünden PASİF HUSUMET YÖNÜNDEN REDDİNE, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, dava açılışında alınan 170,78 TL peşin harç ve talep artırım nedeniyle alınan 1.742,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.912,78 TL harcın düşülmesi ile fazla alınan 1.180,78 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE, 3) Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 32.150,00 TL bilirkişi ücreti, 2.580,70 TL posta gideri, ile 732,00 TL harç toplamından oluşan 35.494,1 TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranı dikkate alınarak hesaplanan 319,77 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK davacı ... LTD Şti'ye VERİLMESİNE, bakiye masrafın davacılar üzerinde bırakılmasına, 4) Davacı ... LTD Şti vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 5) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/06/2026

Katip .... e-imzalıdır

Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2017/53, K. 2026/432, T. 05.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-53-e-2026-432-k-ae38195954ca