İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/3422 E. 2016/6357 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/3422
- Karar No
- 2016/6357
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [ DAVALILAR : 1- ... (T.C. ...) ... 2- ... (T.C. ...) ... VEKİLİ :Av. ... - [ DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/01/2025 KARAR TARİHİ : 18/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalılar aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı numaralı dosyası ile davacı şirket alacağı için icra takibi yapılmış olup davalıların söz konusu takibe, asıl alacağa, ferilerine borcu bulunmadığını belirterek itiraz etmiş olduğunu, itirazla duran takipteki itirazın iptali için işbu davayı açma gereği doğmuş olduğunu, ruhsat sahibi ... ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın 05.11.2023 tarihinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştirmiş olduğunu, kazanın oluşmasında ... plakalı aracın sürücüsü olan ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununca belirlenen ihlali gerçekleştirmiş ve tarafların aralarında kaza tespit tutanağı tutmuş olduklarını, davacı ... şirketinin gerçekleşen trafik kazasında 38 AA plakalı karşı araçta meydana gelen hasarın onarımı için 29.12.2023 tarihinde ... Servis A.ş 'ye ödeme yapmış olduğunu, gerçekleşen bu trafik kazasında ... Plakalı aracın sürücüsü olan ...’ın tarafların aralarında tutmuş oldukları tutanakla ve eksper raporu ile de sabit olmak üzere %100 kusurlu olduğunu, bu sebeple ... Servis A.ş'ye yapılan ödemenin rücuen tahsilini talep etme gereği doğmuş olduğunu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/5674 Esas 2015/13533 Karar Sayılı İlamının dikkate alınması gerektiğini, ilgili kanun maddesi gereği davacı şirkettin ödemiş olduğu tazminatın rucuen tahsili için zarara sebebiyet veren davalılara kusuruna tekabül eden miktarın ödemesi için ihtar gönderilmiş, davalının ihtarnameye itibar etmemesi nedeniyle Kayseri Genel İcra Dairesi’nin sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalılar kötü niyetli olarak borcu olmadığını belirterek icra takibine itiraz edip takibi durdurmuş olduğunu, davalılar tarafından yapılmış olan itiraz yerinde olmayıp reddi gerektiğinden taraflarınca işbu dava açılarak davalının itirazının iptali talep edildiğini, borçluların Kayseri Genel İcra Dairesi’nin .... sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ve takibin devamını temin etmek üzere itirazın iptali davası açılmadan önce 6102 Sayılı TTK’nun 5/A maddesi gereğince yasal olarak arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle itirazın iptali talepleri ile birlikte borçlunun bu itirazı, takibi geciktirmeye yönelik haksız ve kötü niyetle yapıldığından, İİK. hükümleri çerçevesinde %20’dan aşağı olmamak kaydıyla tazminat talep etmemiz veçhile, yapılacak yargılama neticesinde sabit olacağından davalı borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınması gerekmekte olduğunu, alacaklarının hiçbir teminata bağlı olmadığı gibi, bugüne kadar da ödenmediğini, dosya borcu borçlu tarafından kabul edilmekte olup süre kazanmak adına kötü niyetle Borca itiraz edilmiş olduğunu, izah etmiş oldukları sebeplerden sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin rüceun tazminatı talep etme gereği doğmuş olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, Kayseri Genel İcra Dairesi’nin... E. sayılı takip dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki diğer şartlarla; 119.200,00 TL üzerinden devamına, bu tutarlara takip tarihinden itibaren gösterilen oranlarda temerrüt faizi işletilmesine, Kötüniyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına sebep olan borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı vekilleri tarafından davalılar aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini, öncelikle davalılardan Enes'in kullandığı araç ile gerçekleşen trafik kazasında %100 kusurlu olması, tek başına sigortacının rücu hakkını doğurmayacağını, bu konuda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/3422 E. , 2016/6357 K. sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, davalıların olayda kast veya ağır kusuru bulunmamakta olduğunu, Trafik kazası ani gelişen bir olay olup, davalının kaza yapma kastı ya da kasta yakın ağır kusuru söz konusu olmadığını, TTK madde 1282 gereğince, rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğunu, bu nedenle davacı ... şirketinin bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, kaldı ki, davacının talep ettiği %20 kötüniyet tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, zira davalılar haklı sebeplerle davaya itiraz etmekte olup yargılama gerektiren bir uyuşmazlık olduğundan kötüniyetli olmadıklarını belirterek, Davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, Davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E Sayılı icra dosyası nedeni ile davalılardan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının .... A.Ş olduğu, borçluların ... ile ... olduğu, takibin toplam 44.012,48 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı, anlaşılmıştır. Site Vergi Dairesine, Aykan Motorlu Servi Şirketine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Davanın konusu TTK 4. maddesinde düzenlenmiş mutlak ticari davalardan değildir. Ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava da yoktur. Mahkemenin görevli olması HMK'nun 114/1-c. maddesi gereğince bir dava şartıdır ve 115. maddesi gereğince de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/616 E, 2025/1428 K sayılı ilamında “…Dava, sürücü ve işleten/malik olanlarla birlikte arada sözleşme ilişkisi bulunmayan sigorta şirketi/ şirketlerine karşı birlikte açıldığında, temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin TKHK kapsamında kaldığı, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, usul ekonomisi, müteselsil sorumluluk ilkesi, uyuşmazlığın nitelik itibarıyla nispeten işin uzmanı olan mahkemece karara bağlanması, davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğü hususları değerlendirilerek davaların birlikte tüketici mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmış ve uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir….karar- 1.Taşıma ilişkisine dayalı, birden çok kişi aleyhine, ihtiyari dava arkadaşlığı şeklinde açılan davalarda, davalılardan biri yönünden tüketici mahkemesi, diğeri yönünden ticaret mahkemesinin görevli olduğu durumda, davaların birlikte tüketici mahkemesinde mi, yoksa ayrı ayrı görevli mahkemelerde mi görülmesi gerektiği noktasında toplanan uyuşmazlıkta, temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin TKHK kapsamında kalması, ihtiyari dava arkadaşlığı, usul ekonomisi ve özellikle müteselsil sorumluluk ilkesi gözetilerek davaların birlikte Tüketici Mahkemesinde görülmesinin gerektiğine, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine…” karar verildiği görülmekle iş bu dosyamız açısından da işleten ve sürücüye karşı birlikte dava açılması ile davalı İşleten yönünden davacı ile ilişkisi Tüketici Mahkemesinin görevinde kalması nedeni ile her iki davalı yönünden de açılana davada Tüketici Mahkemesinin görevli olması gerektiği değerlendirilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi’nin ... sayılı kararında “…Somut olayda; davacı vekili, davalının sigortalısı olduğunu, kendisine ZMMS ile sigortalı davalıya ait aracın karıştığı kaza neticesinde, zarar gören 3. kişiye poliçe kapsamında ödeme yaptığından bahisle, yaptığı ödemelerin zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesi genel şartlarına aykırılık sebebiyle davalı sigortalısından tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup, davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırı davranıldığı iddiasıdır. Kazaya karışan davalı aracı 2016 model Mercedes GLE 350 d 4MATIC AMG hususi otomobil ve kullanım amacı hususi olup, davalının da tacir olmayıp, gerçek kişi olması nedeniyle davalı tüketici sıfatını, sigorta sözleşmesi de tüketici işlemi niteliğini taşımaktadır. Dava tarihi (02/04/2021 ) itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1, 83/2 maddeleri uyarınca bir tarafı tüketici olan sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan davalara bakma görevi Tüketici Mahkemelerine aittir.” denildiği görülmüş olup, iş bu davada da sigortalı davalı ...’a ait ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacı hususi olup, davalı ...’ın dava tarihi itibari ile faaliyeti terk edip öncesinde de işletme hesabına göre defter tutması nedeni ile tacir olmadığının görülmesi sonucu taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu ve bu nedenle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesinde olduğu anlaşılmış ve mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Tüketici Mahkemesinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemesince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine, 2-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Tüketici Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Mahkememsinde Mahkemesince hükmedileceğinden bu konuda HMK 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, 3-Görevsizlik kararından sonra dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmemesi halinde mahkememizce verilecek ek karar ile yargılama harç ve giderleri konusunun karara bağlanmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/06/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır