İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/255 E. 2024/1058 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/255
Karar No
2024/1058
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2015/255 Esas KARAR NO :2024/1058

DAVA:Ticari Şirket (Birleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:06/03/2015 KARAR TARİHİ:31/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Birleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkili ...ve ... Ticaret A.Ş ünvanlı şirketlerin ortağı olduğunu, müvekkilinin her iki şirketteki hisse oranı %5,25 olduğunu, her iki şirket 23/12/2024 tarihinde 2013 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısını yaptıklarını, müvekkili vekaleten iştirak ettiğini, 23/12/2013 tarihinde yapılan 2013 yılı Olağan Genel Kurul toplantılarında 8 numaralı kararı uyarınca ... Ticaret A.Ş’nin ... Ticaret AŞ’ye devrine karar verildiğini, müvekkili devir konusunda olumsuz oy kullandığını, muhalefet şerhini genel kurul tutanağına geçirdiğini, genel kurulda devir sözleşmesi müvekkilinin bilgisine sunulduğunu, ayrılma akçesi olarak 1.468,51 TL ayrılma akçesi belirlendiğini, belirlenen ayrılma akçesi payın gerçek değerinin çok altında olduğunu, uygun olmadığını, payın gerçek değerini karşılayacak uygun bir ayrılma karşılığı (akçesi) tespit edilmediğini, müvekkilinin hakları zarar gördüğünü, uygun bir denkleştirme akçesinin tespiti ile davalı şirketten ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsilini, fazlaya dair her türlü dava ve talep hakları, tüm yasal hakları saklı tutarak, TTK 191.maddesi uyarınca davalı şirket tarafından tespit edilen ayrılma akçesinin payın gerçek değerini karşılayacak uygun bir ayrılma karşılığı (akçesi) olmadığının tespit edilen ayrılma akçesinin payın gerçek değerini karşılayacak uygun bir ayrılma karşılığı (akçesi) olmadığının tespitini, birleşme tarihi dikkate alınarak müvekkilinin payının değerinin tam karşılığı olan uygun bir denkleştirme akçesinin tespiti ile davalı şirketten davalı tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsilini, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: müvekkili şirket aleyhine açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, reddinin gerektiğini, müvekkili şirket ...A.Ş ile ... A.Ş ortaklık yapıları ve hisse oranları itibariyle aynı iki şirket olduğunu, aile şirketi olarak kurulan müvekkili şirketlerde davacı ... %5,25, ... % 5,25; ... Holding A.Ş % 87, 00, ... % 1,2 ve ... ise % 1,25 paya sahip ortaklar olduğunu, her iki şirketin yönetim kurulu başkanlığı görevini ... yürüttüğünü, her iki şirketin başkan yardımcılığı görevini diğer ortak ... yürüttüğünü, şirketlerin TTK madde 155 kapsamında kolaylaştırılmış birleşmeye tabi şirketler olduğu, davacı tarafın tüm iddiaları ile taraflarınca yapılan tüm beyanlarını bu kapsamda değerlendirilmesi gerekliliği gözönünde bulundurulmasının gerektiğini, 23.12.2014 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, davacı toplantıya vekaleten iştirak ettiğini, 2013 yılı genel kurul kararlarının tamamına olumsuz oy kullanarak muhalefet şerhi işlettiğini, daha sonra yeterli ve gerekli oy çoğunluğuyla alınan bu kararlara itiraz ederek müvekkili şirketler aleyhine ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası tahtında genel kurul kararlarının iptali davası açtığını, davacı bu davaya istinaden bir yandan ayrılma akçesinin tespit edilerek uygun bir denkleştirme akçesinin kendisine verilmesini, bir yandan da ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasına istinaden genel kurul kararlarının iptalini istemekte ve şirket birleşmesine itiraz ettiğini, TTK madde 191 hükmü incelendiğinde davacı tarafın hem denkleştirme davası açması hem de müvekkili şirketler aleyhine genel kurul iptali davası açarak şirket birleşmesine ayrıca itiraz etmesinin çelişkili olduğunu, hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, davanın bekletici mesele yapılmasını, müvekkili şirketlerce hesaplanan ayrılma akçesinin usulüne uygun bir şekilde yeterli ve gerekli oy çoğunluğuyla onaylanarak kabul edildiğini, 05.11.2024 tarihli birleşme raporunda da davalı şirketlerce hesaplanan ayrılma akçesinin şirket faaliyet raporları, kar zarar bilançoları ve davalı şirket ortaklarına ait ana sermaye ve sabit kıymetler esas alınarak hazırlandığını, şirket birleşmelerine esas alınan 2013 yılı faaliyet raporlarının ve bilançolarının incelenmesinden davalı şirketlere ait menkul ve gayrimenkullerinin neler olduğu, kime hangi bedelle satıldığı, ne kadar gelir elde edildiği, özellikle esas değerlerinin ne olduğunun görüldüğünü, TTK madde 140 ve devamı uyarınca usul ve yasaya uygun olarak tespit edilen ayrılma akçesinin yeniden belirlenmesi yönündeki taleplerinin mahkemece dikkate alınmamasının gerektiğini, davacı tarafça uğranılan bir hak kaybının bulunmamasına karşın ısrarla bir yandan birleşme kararına itiraz edilip bir yandan denkleştirme akçesinin talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı şirketler aleyhine açılan huzurdaki davanın HMK madde 165/1 uyarınca bekletici mesele yapılmasını, talebin kabul edilmemesi halinde müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, şirket birleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 30/12/2024 tarihli dilekçesinde: davanın tarafları aralarında yaptıkları protokol ile uyuşmazlık konusunda anlaşmaya vardıklarını, protokol uyarınca davadan feragat ettiklerini, karşı taraftan yargılama giderleri ve vekalet ücretini taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan dilekçede: davacının müvekkili şirket yetkilileri ile arasında yaptığı protokol ile uyuşmazlık konusunda anlaşmaya varıldığını, bu kapsamda davadan feragat ettiklerini, karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. Bu kapsamda, feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK.nun 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK'nın 307.maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiş, HMK.nun 311.maddesinde ise "feragat ve kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmüne yer verilmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etme yetkisinin olduğu anlaşılmakla, davayı sona erdiren taraf işlemleri olduğundan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 27,70 TL harcın mahsubu ile eksik 399,90 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yokluğunda oy birliği ile dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 31/12/2024

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2015/255, K. 2024/1058, T. 31.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-255-e-2024-1058-k-bd88a0d73759