İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2004/1943 E. 2010/154 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2004/1943
Karar No
2010/154

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/254 Esas KARAR NO : 2020/157 DAVA : İtirazın İptali - Alacak DAVA TARİHİ : 15/06/2017- Karşı dava 29/08/2017 KARAR TARİHİ : 03/03/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali - Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı/karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/ karşı davacı aleyhine ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını ve davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının davacı şirketten 7 adet fatura karşılığı toplam ... TL tutarında alışveriş yaptığını ilk faturadan itibaren çeşitli tarihlerde ... aracılığı ile toplam ... TL ödeme yaptığını, ödemesi yapılmayan ... TL tutarındaki miktara ilişkin takip başlatıldığını, davalının alacağın tahsilini geciktirmek ve davacıyı zor durumda bırakmak amacı ile borca itiraz ettiğini, belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesinekarar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasındaki alışverişin yalnızca davaya konu 7 adet fatura içeriği olmadığını, ticari kayıtlar tetkik edildiğinde taraflar arasında başkaca alışverişlerinde olduğu ve davalının ödemelerini fazlasıyla yaptığının görüleceğini, davacının davalı dışında sorumluluğu üstlenerek ve doğrudan bağlantı kurarak ve davalıya malı teslim etmesi için talimat vermek suretiyle yaptığı satışlardan da davalıyı sorumlu tutmak istediğini, fakat bu hususun taraflarınca kabul edilmediğini, zira davacının bizzat bağlantı kurarak yaptığı alışverişlerde davalının hiçbir zaman sorumluluk kabul etmediğini, davacı şirket yetkilisinin önce davalıya satılan ve gönderilen ürünlerin teminatı amacı taşıdığını söyleyerek Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ve ... sayılı araç satış sözleşmesi ile davalıya ait araca ilişkin araç satış sözleşmesi yaptığını ve teminat olması nedeniyle aracı davalıya bıraktığını, sonrasında da ... tarihinde ruhsat sahibi olduğunu söyleyerek ... TL bedelini de ödemeden aracı alıp gittiğini, keza aracın davalıya ait olduğunu, davalı tarafından kullanıldığından araca ilişkin araç sigorta bedeli olan ... TL’ninde davalı tarafından yatırıldığını, davacının davalı tarafından yapılan ödemelerin hiçbirisini dikkate almadığını ve bu ödemelere karşılık mal göndermediğini ve yapılan tüm ödemelerin karşılıksız kaldığını, bu nedenle karşılıksız kalan ve davacı için haksız ve sebepsiz zenginleşme teşkil eden bu bedeller için davacı hakkında takibe geçildiğini ancak davacının itirazı üzerine bu takibin durduğunu, takip konusunu teşkil eden bu alacağın iş davaya konu yapıldığını, davalının davacıya borcu olmayıp aksine takip miktarı olan ... TL alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için iş bu karşı davayı açtıklarını, belirterek davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına hükmolunmasına, karşı davanın kabulü ile Antalya ... İcra Müd. .../... sayılı dosyasına konu yapılan ve davalıdan haksız tahsil edilen ve karşılıksız kalan ... TL alacağın ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli dava, karşı dava ise alacak davasıdır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş ve dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı/karşı davalı, borçlunun davalı/karşı davacı olduğu, ... TL asıl alacak ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL için takip başlatıldığı, davalı borçlunun takibe itiraz ettiği görülmüştür. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davalı/karşı davacı, borçlunun davacı/karşı davalı olduğu, ... TL asıl alacak ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL için takip başlatıldığı, davacı borçlunun takibe itiraz ettiği görülmüştür. Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin incelenmesinde; satıcının ..., alıcının ... olduğu, ... plaka sayılı aracın satışına ilişkin olduğu görülmüştür. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davacının ticari defterlerini sunması üzerine davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir/bağımsız denetçi bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda bilirkişi ... ... tarihli raporunda özetle; "...incelenen davacı muhasebe kayıtlarında davalıya yapılan tüm satışların peşin tahsil edilmiş şeklinde tutulduğu ve yasal defter kayıtlarında alacak miktarlarının işlenmediği, davalının davacıdan ... TL tutarında mal aldığı bu mallara karşın iade faturası dahil ... TL ödeme yaptığı ve aradaki fark olan ... TL borcunun olduğu..." şeklinde rapor ve tespit edilmiştir. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalının ticari defterlerini sunması üzerine davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda bilirkişi ... ... tarihli raporunda özetle; "...Davacının davalı adına düzenlediği ve dava dosyasına aslını sunduğu faturalarda kaşenin faturanın alt kısmında olduğu ve kapalı fatura olarak düzenlendiği görülmüştür. Davacının ticari defterlerinde de bu faturaların nakit tahsil edilmiş şekilde kasa hesabında takip edildiğinin de bilirkişice tespit edildiği görülmüştür... Davalının perakende ticaret yaptığı yani esnaf tanımına göre’ 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununa göre esnaf ve sanatkar; ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseleri ifade etmektedir.’ esnaf olmadığı ancak davalının gerçek şahıs olarak faaliyetini sürdürdüğü işletme defteri tuttuğu tespit edilmiş olmakla birlikte aynı zamanda ticaret siciline kayıtlı olduğu, yaptığı ticaretin esnaf niteliğine uymadığı, bu nedenle davalının gayri safi hasılatı değerlendirildiğinde ikinci sınıf tacir olduğu, Davalının ibraz edilen 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait işletme defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davalının işletme defter kayıtlarına göre davacının davalıya toplam ... TL tutarında fatura düzenlediğinin kayıtlı olduğu yine davalının işletme defter kayıtlarına göre davalının davacıya toplam ... TL’lik iade faturası düzenlediğinin kayıtlı olduğu,davalının düzenlediği iade faturalarının düşülmesi ile davalının davacıdan toplam (... TL - ... TL) ... TL’lik mal alımının olduğu, Ancak davalı yanın işletme tutmasından ötürü, işletme defterinden davalının varsa yapmış olduğu ödemelerin tespitinin mümkün olmadığı, her iki tarafın kayıtlarında olan fatura toplamının ... TL olduğu yine her iki tarafın kayıtlarında olan iade faturalarının toplamının ise ... TL olduğu davalının mal alımlarından olan borcunun ... TL olduğu kısmının ve davacının kabulünde olan davalının ödemesinin ... TL olduğunun sabit olduğu, ... tarihinde ...’ya yaptığı ... TL ödemenin ise davacı kabulünde olmadığı davacı şirketin yetkilisinin ise dava dosyasındaki belgelere göre ... olduğu görülmüş olup davalının bu ödemesinin direk şirkete yapılmadığının kabulü ile davalı tarafından ... plakalı aracın davacı şirket yetkilisi ...’ya Antalya ... Noterliği ... tarihinde ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile ... TL bedelli satışının yapıldığı, bedelin nakten veya tamamen alındığının sözleşmede belirtildiğinden davalı tarafından aracın direkt olarak şirkete değil şirket yetkilisine tesliminin ödeme olarak kabul edilmemesi durumunda davacının davalıdan (... TL - ... TL) ... TL alacaklı olacağı, ... tarihinde ...’ya yaptığı ... TL ödemenin ise davacı kabulünde olmadığı davacı şirketin yetkilisinin ise dava dosyasındaki belgelere göre ... olduğu görülmüş olup davalının bu ödemesinin direk şirkete yapılmamasına rağmen davacı şirket yetkilisi ile aynı soyadı taşıyan kişiye yapılmış olmasından ötürü davacıya yapılmış bir ödeme olarak kabul edilmesi ile davalı tarafından ... plakalı aracın davacı şirket yetkilisi ...’ya Antalya ... Noterliği ... tarihinde ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile ... TL bedelli satışının yapıldığı, bedelin nakten veya tamamen alındığının sözleşmede belirtilmesine karşın davalı tarafından aracın direkt olarak şirkete değil şirket yetkilisine tesliminin ödeme olarak kabul edilmesi durumunda davacının davalıya (... TL - ... TL - ... TL - ... TL ) ... TL borçlu olacağı..." şeklinde rapor ve tespit edilmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. Kötü niyet tazminatı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. Maddesinde hükme bağlanmıştır. İtirazın iptali davasında, davanın reddine karar veren mahkeme, alacaklının haksız ve kötü niyetle icra takibinde bulunduğu ve itirazın iptali davası açtığı kanısına varırsa, alacaklıyı, borçluya red olunan alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum eder. Alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/03/2010 tarih 2010/19-123 E. 2010/154 K. sayılı kararı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/12/2011 tarih 2011/13-576 E. 2011/747 K. sayılı kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/03/2013 tarih 2012/19-778E. 2013/250K. sayılı kararı). Yargıtay, ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin 6762 sayılı TTK m. 82 vd. maddelerinde düzenlenen şartlar çerçevesinde yasal delil olarak kabul edileceği, 6762 sayılı TTK m.84’ de öngörülen koşulların oluşması halinde defterlerin sahibi lehinde, 6762 sayılı TTK m. 86’da öngörülen koşulların oluşması halinde de ticari defterlerin sahibi aleyhinde kesin delil oluşturacağını tebarüz ettirmiştir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2004/1943E. 2004/5463K. sayılı kararı, nakleden, Ceyhun, Deniz; Ticari Defterlerin Delil Olma Niteliği, Ankara 2017, s. 98 vd.). Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararında; "...ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır..." denilmiştir. Faturanın altının faturayı tanzim eden tarafından kaşe vurularak imzalanması o faturanın kapalı fatura olduğuna ve fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Bu durumda ispat yükü yer değiştirir, diğer bir ifadeyle ödeme savunması yönünden mevcut karine karşısında alacaklının fatura bedelini tahsil etmediğini kanıtlaması gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/12/2016 tarih 2016/757E. 2016/8777K. sayılı kararı; aynı mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/11/2016 tarih 2015/15113E. 2016/9005K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin15/09/1997 tarih 1997/5184E. 1997/5705K. sayılı kararı). Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 01/02/2007 tarih 2006/6891E. 2007/693K. sayılı kararında; "...Davacının alacağı ile ilgili olarak dayandığı faturalar kapalı faturadır. Kapalı fatura, mal bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Ancak, bu karinenin aksi ispat edilebilir. Davalı işletme defteri tutmaktadır. Davalının ticari defterlerinde alım satım ilişkisinin veresiye olarak yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. BK'nın 182. maddesine göre, aksine sözleşme ve adet bulunmadığı takdirde satıcı ve alıcı borçlarını, aynı zamanda ifa ile yükümlüdür. Bu hüküm ve faturanın kapalı olması hususu gözetildiğinde mal bedelinin peşin olarak ödendiği kabul edilmelidir. Davacı tarafça fatura bedelinin ödenmediği kanıtlanamadığına göre, davanın reddi gerekirken..." denilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 555 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi) bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 09/06/2004 tarih, 2004/4–362E. 2004/347K. sayılı kararı; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2014 tarih 2014/6216E. 2014/9236K. sayılı kararı). Havale, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karine mevcuttur. Bu yasal karinenin aksini iddia eden bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 12/10/2017 tarih 2016/10512E. 2017/9437K. sayılı kararı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2005 tarih 2005/11882E. 2005/15157K. sayılı kararı). Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları da sözleşmenin taraflarıdır. Yargıtay içtihatlarında ve öğretide bu durum taraf sıfatı olarak adlandırılmaktadır. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasında ki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2018 tarih 2018/3950E. 2018/4853K. sayılı kararı). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 03/03/2017 tarih 2015/2E. 2017/1K. sayılı kararında; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde "sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller" gibi ibarelerin bulunması halinde tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hâkimin ispat yükü kendisine düşen tarafa "yemin teklifinde bulunma hakkı"nı hatırlatamayacağına," karar verilmiştir. Davamıza gelince; davacı/karşı davalı faturalı alacağa istinaden ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, itiraz üzerine Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde itirazın iptali istemi ile dava açmış, anılan mahkemece ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize tevzi olunmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kuralları gereğince mahkememizin görevli olmakla dava esastan incelenmiştir. Davacının alacağı ile ilgili olarak dayandığı faturalar kapalı faturadır. Kapalı fatura, mal bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Ancak, bu karinenin aksi ispat edilebilir. Davalı/karşı davacı işletme defteri tutmaktadır. Davalı/karşı davacının ticari defterlerinde alım satım ilişkisinin veresiye olarak yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 207. maddesine göre, aksine sözleşme ve adet bulunmadığı takdirde satıcı ve alıcı borçlarını, aynı zamanda ifa ile yükümlüdür. Bu hüküm ve faturanın kapalı olması hususu gözetildiğinde mal bedelinin peşin olarak ödendiği kabul edilmelidir. Davacı/karşı davalı taraf açıkça "yemin" deliline dayandığını belirtmediğinden yemin teklifinde bulunma hakkı hatırlatılmamıştır. Davacı/karşı davalı tarafça fatura bedelinin ödenmediği kanıtlanamadığından, davanın reddine ve davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin de şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerekmiştir. Karşı dava yönünden ise; davalı/karşı davacı vekili ... tarihli dilekçesinde ve ... tarihli dilekçesinde karşı davaların itirazın iptali davası olmayıp, alacak davası olduğunu belirtmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 13. maddesi gereğince, kesin yetkinin söz konusu olmadığı hâllerde, asıl davaya bakan mahkeme, karşı davaya bakmaya da yetkili olması, bunun gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 89. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 10. maddesi uyarınca bir para borcunun alacaklısı, kendi ikamet adresinde dava açabilecek olması nedeniyle mahkememizin yetkili olması nedeniyle karşı dava da esastan incelenmiştir. Davalı/karşı davacı ... plaka sayılı aracın davacı/karşı davalıya teminat olarak verilmesine rağmen davacı/karşı davalının araç bedelini vermeden aracı alıp gittiğini iddia etmektedir. Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin taraflarının davalı/karşı davacı ile dava dışı ... olması nedeni ile davacı/karşı davalıdan talepte bulunması mümkün değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 555 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi) bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı/karşı davacı havale dekontları ile davacı/karşı davalıdan talepte bulunmuş ise de, dekontlarda herhangi bir açıklamanın bulunmaması, havalenin ödeme vasıtası olduğu yönündeki karinenin aksinin ispat edilmemiş olması, davalı/karşı davacı taraf açıkça "yemin" deliline dayandığını belirtmediğinden yemin teklifinde bulunma hakkı hatırlatılmadan karşı davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacı/ karşı davalının davasının REDDİNE, davalı/ karşı davacının karşı davasının REDDİNE, 2. Davalı/ karşı davacı kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı/karşı davalıya iadesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı/karşı davacıya iadesine, 5. Davacı/karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı/karşı davalı üzerinde bırakılmasına, 6. Davalı/karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı/karşı davacı üzerinde bırakılmasına, 7. Davacı/karşı davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine, 8. Davalı/karşı davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine, 9. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 10. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 11. Kararın kesinleşmesine müteakip davacı/karşı davalının ve davalı/karşı davacının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345. maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2004/1943, K. 2010/154, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2004-1943-e-2010-154-k-50adc7e49e9f