İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/841 E. 2024/26 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/841
Karar No
2024/26
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ....... KARAR NO : .... HAKİM : ..... KATİP : ..... DAVACI :A.... VEKİLİ : Av. Y..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. S... DAVA : Ticari Ünvanın Korunması DAVA TARİHİ : 18/11/2022 KARAR TARİHİ : 10/01/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 02/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 22.06.2016 tarihinde kurulduğunu, ticari unvanı olarak ...... unvanını kullandığını, müvekkilinin ...... uzantılı alan adını kullanmak istediğini ancak yaptıkları sorgulamada alan adının davalı tarafça izinsiz olarak alındığını öğrendiklerini, davalı tarafın dürüstlüğe aykırı davrandığını ve haksız kazanç elde etmek istediğini, bu kullanımın dürüstlük kurallarına aykırılığının tespiti ile "www......com.tr" alan adının tahsisinin iptaline, öncelikle de ihtiyati tedbir yoluyla "www......com.tr" alan adının kullanımının önlenmesine karar verilmesini ve akabinde davalının, müvekkili şirketin ticari unvanı olan ......" unvanını "www......com.tr" alan adı olarak kendi adına tahsis ettirmek suretiyle kullanımının TTK 52 vd. maddeleri doğrultusunda ticari dürüstlüğe aykırılık teşkil ettiğinin tespiti ile "www......com.tr" uzantılı alan adının davalı adına tahsisinin iptaline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının genel olarak kullanılabilen bir ismi kendisine mal etmeye çalıştığını, davacının dava dilekçesindeki beyanlarının dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin davacı şirket ile aynı sektörde iş yapmayan, pazar ve müşteri sınıflarının tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin bu web sitesinin yazılım şirketinden kullanım amaçlı aldığını, müvekkilinin aldığı web sitesinin başkası tarafından tahsis edilmiş olsaydı bu siteyi alamayacağını, müvekkilinin yaptığı işlemleri yasal ve prosedüre uygun olarak olarak yaptığını, davacının marka hakkına sahip olmadığı bir isim gerekçesiyle müvekkilinden tazminat talep ettiğini, davacının dava açmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, davacı firmanın acorpack isminin türk patent enstütüsü tarafından adına tescil edilmediğini, bu nedenle ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE; Dava, davalının ''Acorpack'' unvanını hukuka aykırı olarak kullanıp kullanmadığı, ''www......com.tr'' adresinin davalı tarafından dürüstlüğe aykırı olarak kullanılıp kullanılmadığı, varsa bu kullanımın önlenmesine ve iptaline karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Mahkememizce gerek resen celbi gereken deliller gerekse de taraflarca bildirilen deliller celp edilerek yargılamaya başlanmıştır. Bilgi Teknolojileri Kurumu'na, Trabis'e müzekkere yazılarak ''www.....com.tr'' alan adının kim adına tescilli olduğu, sahibinin kimlik bilgilerinin ne olduğu, ne zamandan beri tescil edilip kullanıldığı vb hususları sorulmuş, verilen cevapta alan adının 14.09.2022 tarihinde davalıya tahsis edildiği, tahsisin belgesiz olarak yapıldığı bildirilmiş, yine diğer bir cevabi yazıda da davalı şirket adına yine 14.09.2022 tarihinde davaya konu alan adı dışında başkaca 44 alan adı tahsisinin de yapıldığı bildirilmiştir. Davacı vekili mahkememize sunduğu 30.01.2023 tarihli dilekçesiyle müvekkili şirket adına tescilli marka bulunmadığını, ancak müvekkili şirketin ticari unvanı olan acorpack adının şirkette müdür olarak çalışan .. ... adına tescilli olduğunu bildirmiş, dilekçe ekinde SGK kayıtlarını ve marka yenileme belgesini sunduğu görülmüştür. Her iki tarafın ticaret sicili kayıtları celp edilerek incelenmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; davacıya ait tescilli ticaret unvanı ve davalıya ait alan adı karşılaştırıldığında; davacıya ait unvanda “acorpack” ibaresinin ticaret unvanının özü/kçekirdeği olarak kullanıldığı, davalıya ait alan adında da “acorpack" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, bu nedenle kullanımların işitsel, görsel ve fonetik olarak birbirlerine benzer ve karışıklığa yol açabilecek nitelikte olduğu, yapılan incelemelerde; “.....'' ibaresinin davalı tarafından internet alan adında asli unsur olarak kullanıldığı, her ne kadar davalıya ait internet sitesine ulaşılamasa da bilgi teknolojileri ve iletişim kurumu hukuk müşavirliği'nin cevabi yazılarında dava konusu olan alan adının davalı adına tahsis edilmiş olduğunun belirtildiği, bu hususun davalı adına tahsis edilen alan adının davacıya ait olduğu izlenimini uyandırdığı, bu nedenle davalının alan adında ayırt edici unsur kullanmadığından davacı tarafın ticari unvanı ile benzer olduğu, bu durumun da ortalama tüketici nezdinde davacı ile karışıklığa yol açabileceği, bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalıya ait olan internet alan adının bütünsel açıdan algılamada davacıya ait olan tescilli ticaret unvanı ve internet alan adı ile karışıklığa yol açabileceği bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. TTK'nın 39. maddesi; "Her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri, ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır. Tescil edilen ticaret unvanı, ticari işletmenin görülebilecek bir yerine okunaklı bir şekilde yazılır. Tacirin işletmesiyle ilgili olarak düzenlediği ticari mektuplarda ve ticari defterlere yapılan kayıtların dayandığı belgelerde tacirin sicil numarası, ticaret unvanı, işletmesinin merkezi ile tacir internet sitesi oluşturma yükümlülüğüne tabi ise tescil edilen internet sitesinin adresi de gösterilir. Tüm bu bilgiler şirketin internet sitesinde de yayımlanır. Bu sitede ayrıca, anonim şirketlerde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin adları ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı, limited şirketlerde müdürlerin adları ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde yöneticilerin adları ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı yayımlanır." TTK'nın 50. maddesi; Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir." TTK'nın 51. maddesi; "Bütün mahkemeler, memurlar, ticaret ve sanayi odaları, noterler ve Türk Patent Enstitüsü görevlerini yaparlarken bir ticaret unvanının tescil edilmediğini, kanun hükümlerine aykırı olarak tescil edildiğini veya kullanıldığını öğrenirlerse durumu yetkili makamlara bildirmek zorundadırlar. 39 ilâ 45 inci veya 48 inci maddeleri ihlal edenler, ikibin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. 46 ncı maddeyi ihlal edenler veya 49 uncu maddeye aykırı olarak ticaret unvanını devredenlerle devralan ve kullananlar, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır." TTK'nın 52. maddesi; "Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir. Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir." TTK'nın 53. maddesi; "İşletme sahibi ile ilgili olmaksızın doğrudan doğruya işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırt etmek için kullanılan adların da sahipleri tarafından tescil ettirilmesi gerekir. Tescil edilen işletme adları hakkında da 38, 45, 47, 50, 51 ve 52 nci maddeler uygulanır." TMK'nın 2. maddesi; "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." şeklindedir. Tüm dosya kapsamı ve deliller ile yukarıda bahsi geçen yasa maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın davaya konu alan adının davalı tarafından dürüstlüğe aykırı olarak kullanılıp kullanılmadığı noktasında toplandığı, ticaret sicili kayıtlarına göre tarafların aynı alanda ve iş kolunda faaliyet göstermedikleri, davacı şirketin 2016 yılında kurulduğu, dava konusu alan adının davalıya tahsisinin 2022 yılında yapıldığı, davalı şirket adına kendisiyle ilgili olmayan bir çok alan adının tahsisinin yapıldığı, ....... markasının davacı şirkette müdür olarak çalışan ..... adına tescilli olduğu, genel olarak uygulamada bu şekilde hareket edildiği, usulüne uygun düzenlenmiş bilirkişi raporu dikkate alındığında, davalının davacı adına kayıtlı ''www.....com.tr'' internet adresini kullandığı, davalının kullanımlarının işitsel, görsel ve fonetik olarak birbirlerine benzer ve karışıklığa yol açabileceği, davacıya ait tescilli ticaret unvanı ile internet alan adının kullanımlarının karışıklığa yol açabileceğinin belirlendiği, davalının eylemlerinin ticari dürüstlüğe aykırı olduğu açık olduğundan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafça her ne kadar tahsis işlemlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmüşse de, davacının ticaret unvanının davalı tarafından kullanılmasını gerektirir bir durumun bulunmaması, dosyaya bunu haklı gösterir bir delilin sunulmadığı, taraflar arasında herhangi bir sözleşmesel ilişkinin de olmadığı, nitekim hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunmaması gerektiği sabit olduğundan, davalının savunmalarına itibar edilmemiştir. Dosya kapsamı, verilen kararın niteliği ile ulaşılmak istenen amaç ve tarafların niteliği dikkate alınarak gazetede ilan yapılmasının gerekli olmadığı kanaatine varılarak bu yöndeki talebin reddi gerekmiş ve neticeten aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile; davalı şirketin adına kayıtlı ''www. ..... com. tr '' internet alan adının, davalı adına olan tahsisinin ve kullanımının iptaline, 2-Hüküm kesinleştiğinde kararın bir suretinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na gönderilmesine, 3-Kararın gazetede yayımlanmasının talebinin reddine, 4-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacının yaptığı ve karşıladığı harç dahil toplam 1.792,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde bakiye avansın yatırana iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okundu, usulen anlatıldı. 10/01/2024 Katip ...... e-imzalıdır Hakim .. e-imzalıdır Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/841, K. 2024/26, T. 10.01.2024, www.arakarar.com/karar/gaziantep-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-841-e-2024-26-k-0d20c7501c3e