İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/15 E. 2023/125 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/15
- Karar No
- 2023/125
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :..... KARAR NO :..... HAKİM : ..... KATİP :..... DAVACI : ..... VEKİLİ : ..... DAVALI : ..... VEKİLLERİ : ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : ..... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/01/2023 KARAR TARİHİ : 03/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle: 12/11/2022 tarihinde ..... plakalı araç sürücüsü müvekkilin, seyir halinde iken mevcut yolda yapılan yol çalışma işlemleri sebebiyle müvekkilin aracının çukura düştüğünü ve tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalılar tarafından yapılan kazı çalışması, müvekkilin ikamet ettiği binanın garaj çıkısından yalnızca 2 metrelik mesafede olduğunu, müvekkilin aracı ile garajından çıktıktan sonra garaj çıkışında bulunan çukuru fark etmediğini ve aracında ciddi hasar meydana geldiğini, ayrıca müvekkilin meydana gelen kazaya ilişkin olarak 15/11/2022 tarihinde ..... ..... ..... Polis Amirliği'ne davalılardan şikayetçi olduğunu, açıklanan bu nedenlerle müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı nedeniyle şimdilik 200,00 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ..... Elektrik Dağıtım A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu zararın meydana geldiği bölgede müvekkil şirketin anahtar teslimi şeklinde tesis sözleşmesi ile iş yaptırdığı ..... Elekt. İnş. Taah. Ve Tic. A.Ş. alt yapı çalışması yapıldığını, tesis sözleşmesi imzalandığını, müvekkilin yüklenici firmayla asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkil şirket işi anahtar teslimi şeklinde yükleniciye bıraktığını, şirketin çalışanlarının işte görev almadığını, sadece yüklenici firma çalışanlarının görev aldığını, bu nedenle olayda müvekkil şirkete husumet yöneltilmeyeceğini, taşeron şirket tarafından gereken güvenik önlemlerinin alındığını, garaj girişlerinde araç giriş çıkışlarını sağlamak amacıyla 6 metre boyunda borulama yaparak garaj önlerini kapattığını, hasarın meydana geldiği günde davacının aracıyla kapalı olan kanal kısmından geçmiş ancak dönüşü çık dar alması sebebiyle garaj girişinden sonraki kanala düştüğünü, davacının bahsettiği ilgili kısımda da gerekli güvenlik önlemleri alındığını, hasarın davacının dikkatsizliği sonucunda olduğunu, zararın davacının kusurundan kaynaklandığını, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Tarafların iddia ve savunmaları, 2-Celp edilen kurum cevabi yazıları, 3-Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen belgeler, 4-İlgili yasal mevzuat ve yargısal kararlar, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava Nevi İtibari İle Haksız Fiilden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle Açılan Tazminat Davasına ilişkindir. Yapılan yargılama toplanan deliler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusunun trafik kazasından (haksız fiilden) kaynaklanan zarar nedeniyle açılan tazminat ilişkin olduğu, davacının tacir olmadığı gelen belgelerle anlaşılmıştır. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m. 99), İcra ve İflas Kanunu (m. 154), Finansal Kiralama Kanunu (m. 31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m. 22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olaya ilişkin yapılan değerlendirme; Somut olayda dava konusu uyuşmazlık Ticaret Kanunu'ndan kaynaklanmamakta, TBK'ndan kaynaklanmaktadır. Dava konusu uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklı alacak davasıdır. Bu nedenle yukarıda bahse konu 1. Grup davalar arasına girmemektedir. Kurumlara yazılan müzekkere cevaplarında davacının vergi kaydının olmadığı, esnaf kaydının olmadığı, ticaret sicil müdürlüğünde kaydının olmadığı bildirilmiştir. Bu nedenle davacı tacir niteliğinde değildir. Bu nedenle her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili dava nitelendiğinde de olmadığından 2. Grup Nispi ticari dava niteliğinde de değildir. Yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin bir dava da olmadığından 3. Grup dava niteliğinde de değildir. Davacı tarafından davalı Demiryürek Elektrik İnşaat Taahhüt Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından dava konusu uyuşmazlık bedelinin ödendiği ve davanın konusuz kaldırıldığı bildirilmişse de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Davacı vekili 1 nolu celse vekalet ücreti talebi bulunmadığını, yargılama giderleri talebinin bulunduğunu bildirilmiştir. Yargılama giderlerinin kime yükletileceği hususunda tarafların haklılık durumunun belirlenmesi için yargılama yapılması gerekmektedir. Fakat göreve ilişkin kamu düzenine ilişkin olduğundan ve mahkemece re'sen her aşamada değerlendirileceğinden görevsiz mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlık bakımından haklılık durumunun belirlenemeyeceği dikkate alınarak görevsizlik kararı yönün hüküm kurulması gerekmiştir. Dava konusunun 6102 Sayılı TTK'nın 4. ve 5. Maddelerinde düzenlenen ve Ticaret Mahkemesi tarafından bakılması gereken davalar arasında yer almadığı anlaşıldığından davanın görevsizlik nedeni ile reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK m.114/1-c ve m.115/2-1. cümle hükümleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK m.20 hükmü gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Gaziantep Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK m.20 hükmünde öngörülen yasal süre içerisinde talepte bulunulmaması halinde yine 6100 sayılı HMK m.20-2. cümle hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA, 4-Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti gibi hususların görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi.03/05/2023