İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/862 E. 2023/35 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/862
Karar No
2023/35
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :.... KARAR NO : .... HAKİM : .... KATİP :.... DAVACILAR .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/10/2022 KARAR TARİHİ : 17/01/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 11/07/2022 tarihinde .... .... sevk ve idaresindeki .... .... .... plakalı aracı ile .... Menderes Mahallesi 35402 sokak üzerinde .... Güney istikametten Kuzey istikametine seyir halinde iken seyir halindeki Müvekkili .....ın sevk ve idaresindeki .... plakalı araca çarpması sonucu çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle ağır yaralandığını, .... .... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından gerekli müdahalenin yapıldığını, kaza nedeniyle müvekkilinin uzun süre günlük hayatını sürdüremediğini, ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını, bakıcıya muhtaç hale geldiğini, müvekkilleri açısından ayrı ayrı olmak üzere beden gücü kaybına bağlı olarak belirlendiği anda arttırılmak üzere şimdilik 400 TL sürekli iş göremezlik , 400 TL geçici iş göremezlik ve 200 TL bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminatın davalılardan kusurları oranında ön başvuru yapıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacı müvekkillerine ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. SAVUNMA: Davalı .... .... vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu .... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, zorunlu başvuru şartlarının usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğini, kaza ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının ispat edilmesi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranı ve teminat limitleri ile sorumlu olduğunu, kalıcı maluliyete ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, hesaplamaların sigorta genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, davacıya SGK tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-Kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve kaza tespit tutanağı, 3-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası, 4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 5-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemlerine ilişkindir. Bakıldığı zaman eldeki davadaki taleplerin kaynağı hukuki olarak haksız fiildir. 6100 sayılı HMK m.16 hükmünde "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." denilmektedir. Görüldüğü üzere bu düzenleme ile davacıya yetki noktasında seçimlik hak tanınmıştır. Dava dilekçesi davalı Türkiye Sigorta'ya 24/10/2022 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı vekilince 6100 sayılı HMK m.317/2 ve m.104/1 hükümlerinde öngörülen yasal cevap verme süresi içerisinde yetki itirazının ileri sürüldüğü, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri adresi itibariyle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu savunulmuştur. Bu haliyle bakıldığında davalının yetki itirazının 6100 sayılı HMK m.19/2 hükmüne uygun şekilde usulünce ileri sürülmüş olduğuna kanaat getirilmiştir. Bu bilgiler ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığı zaman; - Kaza tespit tutanağına göre davaya konu kazanın Mezitli ilçesi sınırlarında gerçekleştiği ve davaya konu zararın da Mezitli ilçesi sınırlarında meydana geldiği, - UYAP sisteminde yer alan kayıtlara göre davanın açıldığı tarihte davacıların yerleşim yeri adresinin Mezitli ilçesi sınırlarında kaldığı, hususları sabittir. Bu haliyle de açıkça görüldüğü üzere davacı taraf davayı mahkememizde açmakla 6100 sayılı HMK m.16 hükmünde belirtilen yetkili mahkemelerde açmamıştır. Benzer uyuşmazlıklara ilişkin olarak; - Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2020/9418 Esas, 2020/10488 Karar sayılı ve 30/11/2020 Tarihli ilamında "...6100 sayılı HMK'nun genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nun haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK'nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu değildir. Haksız fiil halinde HMK'nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu gözönüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer..." - Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2018/1685 Esas, 2020/2104 Karar sayılı ve 25/02/2020 Tarihli ilamında "...6100 sayılı HMK'nın 16. maddesi de "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." düzenlemesini benimsemiştir.Bir davada (takipte) birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak ya da icra takibi yapmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını (takibini) bu genel ve özel yetkili mahkemelerden (icra dairelerinden) hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede (icra dairesinde) açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer..." denilmektedir. Bu haliyle de davalı yanın süresinde ve usulüne uygun olarak ileri sürmüş olduğu yetki itirazının haklı olduğuna kanaat getirilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda da mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın mahkememizin yetkisizliği nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK m.20 hükmü gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın davaya bakmakla yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK m.20 hükmünde öngörülen yasal süre içerisinde talepte bulunulmaması halinde yine 6100 sayılı HMK m.20-2. cümle hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA, 4-Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti gibi hususların yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair; davacılar vekilinin yüzüne karşı ve davalılar vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi. 17/01/2023

Atıf: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/862, K. 2023/35, T. 17.01.2023, www.arakarar.com/karar/gaziantep-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-862-e-2023-35-k-3d096a124862