İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/464 E. 2025/522 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/464
Karar No
2025/522
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/04/2025 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .....Plakalı ..... Marka Aracını.....tarihinde sıfır olarak 535.100,50 T.L bedel ile satın aldığını, aracın bu kazası öncesi herhangi bir kazaya karışmadığını, aracı ile .....tarihinde, D885-11 Devlet Karayolundan Diyarbakır ilinde karanlık seyir halinde iken, havanın karanlık olduğu ve kazanın yapıldığı noktada karayollarında yol çalışması yapıldığını, yapılan yol çalışması yerlerinde yeterli aydınlatma sağlanamadığı için, müvekkilinin bu çalışmayı fark edemediğini ve direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve aracın yolun sağ tarafındaki tarlaya doğru 5-6 takla atmak sureti ile kaza yaptığını belirterek takla atan aracın tüm hava yastıklarının açılmış olmasına rağmen, direksiyon üzerinde bulunan, hava yastığının açılmadığını, emniyet kemerinin de takılı olduğunu, aracın içinde sadece müvekkilinin bulunduğunu ve aldığı darbe sonucu ağır yaralandığı ve hayati tehlikeye girdiğini, ayrıca sürücünün arkasındaki kapının kilitli halde olmasına rağmen kaza anında açıldığını, tüm bu sebeplerden müvekkilinin aracının pert olduğunu ve maddi manevi zararlarının oluştuğunu, müvekkilinin söz konusu aracı kendi kullanımı için satın aldığını, müvekkilinin doktor olarak kamu hizmetinde çalıştığını belirterek, araçtaki gizli ve açık ayıpların neler olduğunun, değer kaybının, direksiyonda bulunan hava yastığının açılıp açılmadığının ve bu durumun imalat hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının, onarım bedelinin, hasar bedelinin araç değerine oranının, dava konusu aracın kaza esnasında kilitli olan arka kapısının kendiliğinden açıldığını, arz ve izah edilen ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerle; davanın kabulü ile fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla (daha sonra arttırılmak üzere) şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile davacı müvekkilin uğramış olduğu manevi çöküntü nedeniyle 1.000.000 TL manevi tazminatın olay tarihten itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkile verilmesini yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, araç satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. HMK'nın 1. maddesine göre; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." HMK'nın 114/1-c bendine göre; "mahkemenin görevli olması" dava şartlarındandır. HMK'nın 115/1. maddesine göre; "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." 28.11.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflarından birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesi içeriğinden ve ekte sunulan faturadan anlaşıldığı üzere davacının dava konusu aracı davalı .....San. Tic. Ltd. Şti. Şirketinden .....tarihinde kendi kullanımı için satın aldığı, yine dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere davacının doktor olarak kamu hizmetinde çalıştığı hususunun davacı vekili tarafından bildirildiği ve ayıplı olduğu iddia edilen ilgili aracın satın alınmasında davacının tüketici sıfatına haiz olduğu, davalıların ise ticari şirket oldukları, davalılar ile davacı tüketici arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Yasa kapsamında tüketici işlemi olduğu ve bu itibarla davaya bakmakla Tüketici Mahkemelerinin görevli bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. HMK 114/1-c maddesi gereğince, mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkin dava şartının, HMK nun 115 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında re' sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114. ve 115. mad. gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Diyarbakır Tüketici Mahkemesi olduğuna, 3-Tarafların görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/464, K. 2025/522, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-464-e-2025-522-k-cb0b304a7c93