İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/416 E. 2025/500 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/416
- Karar No
- 2025/500
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/04/2025 KARAR TARİHİ : 25/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket sigortalısına ait "....." adresinde bulunan .....Talebelerine Yardım Derneği bünyesindeki .....Yurdunda .....tarihinde elektrik akımının düzensiz gidip gelmesi ve elektrik voltajının yüksek gelmesi sonucu jenaretör, kamera, su arıtma sistemi, bilgisayar, 2 adet yazıcı, modem, su kuyusu, klima, yangın sistemi paneli, diafon, internet uydu çanağı, hidrofor, kombinasyon kutusu, sistemleri hasar gördüğünü, ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere; müvekkili şirket tarafından sigortalı olan işletmede "elektirik akımının düzensiz gidip gelmesi ve elektrik voltajının yüksek gelmesi " sebebiyle hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasarın "voltaj dalgalanması sebebiyle" gerçekleştiği, dava dilekçe ekinde sunulan belgelerle de sarih bir şekilde belirtildiğini, arz ve izah olunan nedenlerden ötürü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davalının Diyarbakır İcra Dairesi .....E sayılı dosyasındaki itirazlarının iptaline, icra takibinin aynen devamına ve 68.354,03 TL olan takip çıkışı bedelin tüm ferileri ile birlikte ödemenin sigortalıya yapıldığı ve takip talebinde belirtilen .....tarihinden itibaren işleyecek Reeskont Avans faiziyle birlikte tahsiline, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, İtirazın İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarının; işyeri yangın paket katılım sigorta sözleşmesi gereğince sigortalısına ödeme yapan sigortacı tarafından ödenen bedelin kusurlu olduğu iddia olunan davalı şirketten rücuen tazmini istemine ilişin olduğu tespit edilmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği .....tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 esas, 9 karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut olayda, davacının yapılan hasar ihbarı üzerine, hasar ekspertiz incelemesi sonrasında teçhizatı zarar gören sigortalıya ödediği tazminatı, zarardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalı elektrik dağıtım şirketine rücu etmektedir. Davacının halefi olduğu zarara uğrayan dernek olup, 6102 sayılı TTK'nın 16/2. maddesinde, "Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar" hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu sigorta poliçesinin sigortalısının Kurs Okul Talebe Derneği olduğu gözetildiğinde ilgili derneğin ticari işletme olarak işlettiği öğrenci yurdu nedeniyle tacir sayılamayacağı anlaşılmaktadır. Nitekim TTK'nın 16/1. maddesinde "Ticaret şirketleriyle amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler, kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, İl Özel İdaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılır." hükmüne de yer verilmiş ise de ilgili özel öğrenci yurdunun dava dışı dernek tarafından ticari şirket ile işletilmediği bizzat ilgili dernekçe işletildiği hususunun sigorta poliçesinin ilgili dernek tarafından satın alınmış olması ile sabit olmasıyla, dava dışı derneğin ilgili fıkraya göre de tacir sayılamayacağının kabulü gerekmektedir. Bu kapsamda her ne kadar elektrik dağıtım hizmeti veren davalı şirket tacir ise de dava dışı zarar gören sıfatındaki dernek şubesinin ilgili uyuşmazlıkta tacir olarak kabul edilmemesi nedeniyle TTK nun 4/1 maddesinde belirtilen her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi dava söz konusu değildir. Bu durumda uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. 6100 Sayılı HMK.'nun 1 inci maddesine göre görev hususu kamu düzenine ilişkin ve aynı yasanın 114/1-c maddesi uyarınca ayrıca dava şartı olduğundan aynı Kanunun 115 inci maddesi uyarınca da her aşamada mahkemece kendiliğinden göz önüne alınması zorunluluğu bulunduğu, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu görülmekle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, verilen karara karşı , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim