İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1017 E. 2024/1224 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1017
Karar No
2024/1224
Karar Tarihi

T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit, Alacak DAVA TARİHİ : 29/08/2024 KARAR TARİHİ : 05/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit, alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ...'nin, maliki olduğu arsa üzerinden yapılacak villa projesi için ... Yapı İnşaat Elektrik Anonim Şirketi ile Diyarbakır ... Noterliği'nde ... tarihli ve ... yevmiye numaralı Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yaptığını, ...'nin komşuluk ilişkileri hasebiyle tanıdığı ve güvenini kazandığı müvekkiline mezkur sözleşmeyi göstererek, ... Yapı tarafından inşa edilecek villalarda hak sahibi olduğunu, bu villalardan birini müvekkiline satabileceğini ifade ettiğini, müvekkilinin de ...'ye güvendiğini ve kabul ettiğini, ...'nin müvekkiline teslim edilecek olan villanın .... tarihinden itibaren ... ay içinde bitirilip müvekkiline teslim edileceğini taahhüt ettiğini, ... TL bedel karşılığında tarafların anlaştıklarını, buna dair aralarında adi yazılı bir sözleşmenin de düzenlediğini, tarafların anlaşmasıyla satış bedeline karşılık olarak müvekkilinin, ilk etapta ...'ye ...'te bulunan evi ile ... model aracının mülkiyetini devrettiğini, mezkur sözleşmede müteahhitin işi yarıda bıraktığı takdirde ...'nin müvekkiline ... dönüm arsa vereceğinin taahhüt edildiğini, zaman içerisinde ...'nin müvekkilinden kendisine sözleşmeye konu borcunu teminat altına almak üzere bir senet (bono) vermesini istediğini, bu senedi ticari yaşamındaki faaliyetlerinde maddi gücünün iyi olduğuna dair bir karine olarak kullanacağını, asla icraya koyma maksatlı almadığını, ailece görüştüklerini, dost olduklarını, asla yanlış yapmayacağını söyleyerek müvekkilinden aldığını, müvekkilinin de halen ...'ye villa karşılığı borç ödemesi olduğundan nasılsa ödeyeceği tutardan mahsup edileceği düşüncesiyle ... düzenleme tarihli, ... vade tarihli, ... TL bedelli bonoyu (senedi) ...'ye verdiğini, söz konusu senette vade tarihi ve miktar kısımlarında kalemle oynama yapıldığını, söz konusu senetin, hem bu yüzden hem de teminat amaçlı verilmiş olduğundan"kambiyo senedi" vasfında olmadığını, ...'nin, daha inşaata başlanmadığı halde durmaksızın müvekkilinden kendisine para göndermesini istediğini, müvekkilinin ...'ye toplamda ... TL ödediği halde ve aradan 1 yıldan fazla süre geçmesine rağmen villaların inşaatına başlanmadığını ve herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini, müvekkilinin villadan vazgeçerek ...'den kendisine devretmiş olduğu ev ile arabayı ve ödediği bedel ile senedi iade etmesini, zarar ziyanını da karşılamasını istediğini, ...'nin ise müvekkilinin iade istemini başta kabul ettiğini ancak sonradan arsayla alakalı sorunları çözeceğini ve halledeceğini söyleyerek müvekkilini bir kez daha kandırdığını, iadeden cayarak ağabeyi ...'nin ve kendi yakınlarının bulunduğu "cemaat" diye tabir edilen toplantılar organize ederek müvekkili üzerinde baskı kurarak senedi icra takibine konu etmekle tehdit ettiğini, şantaj yaptığını, davalı tarafça dava konusu senet dayanak gösterilerek ... tarihinde Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün ... esası ile icra takibi başlatıldığını beyan ederek, davacı müvekkilinin ... düzenleme tarihli, ... vade tarihli, ... TI. bedelli kambiyo senedinin geri kalan ... TL'si yönünden ve Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasındaki asıl alacak, faiz ve diğer tüm ferileri yönünden (hem takibe konu senet kambiyo senedi vasfında olmadığından hem de senede ilişkin borç ödenmiş olduğundan) borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından ikame edilen işbu dava dosyasında mahkemenin görevine dair açıklamalarda bulunulmuş ise de; iddialar kapsamında davacının, davalı müvekkiline borçlu olmadığı kül halinde aktarıldığını ve keza söz konusu senedin teminat senedi olduğu yönünde iddialarda bulunmak sureti ile sözleşmeden kaynaklı alacak konusunda borçlu olmadığını beyan ederek işbu davayı ikame ettiğini, dava konusu genel itibari ile sözleşmeden kaynaklı borç ilişkisinin olmadığını, özelde de dava konusu senedin ödendiği üzerine ve senedin kambiyo vasfına yönelik olması nedeni ile mutlak ticari davalardan olmadığını, bu kapsamda müvekkilinin sözleşme konusu eserin yapımını üstlenen kişi olmaması ve keza ticari faaliyet yürütmemesi, salt arsa satımı yapan bir gerçek kişi olması ve davacının da ticari faaliyet yürütmediği göz önüne alınarak aşama itibari ile görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiği beyan ederek mahkemece görev yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit, birleşen dosya istirdat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi gereğince dava konusunun miktar ve değerine bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme olmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. 6102 Sayılı TTK'nın 5/1 maddesi gereğince dava olunan şeyin değeri veya tutarı dikkate alınmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikte çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli mahkeme aksine hüküm bulunmadıkça Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Aynı Kanunun 5/2 maddesi gereğince de özel kanun hükümlerinin açıkca Ticaret Mahkemelerini görevlendirdiği hallerde de değer ve tutara bakılmaksızın dava Asliye Ticaret Mahkemesinde görülür. 6102 Sayılı TTK'nın 4/1 maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır.Bu maddeye göre " her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları" ve "ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri" ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava), ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması, ya da aynı maddede 6 bent halinde sayılan ticari davalardan (mutlak ticari dava) olması gerekir. Taraflardan biri "tacir" değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın" ticari işletme" ile ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Davada ve birleşen davada, taraflar arasındaki asıl hukuki ilişki satış sözleşmesi olup, taraflar arasında TTK hükümleri veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir ticari uyuşmazlık bulunmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde; işbu davada görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla; görev dava şartı olduğundan, HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca Mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın ve birleşen davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Diyarbakır Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben Mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1017, K. 2024/1224, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1017-e-2024-1224-k-bb53fa170852