Diğer ·
2023/65 E. 2026/213 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2023/65
- Karar No
- 2026/213
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/65 Esas KARAR NO : 2026/213
DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini DAVA TARİHİ : 27/02/2023 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, ASIL DAVADA İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının işbu davaya konu albüm ve içerdikleri icralar üzerinde icracı sanatçı sıfatıyla FSEK kapsamında mali ve manevi hak sahibi olduğunu, işbu davaya konu albüm ve müzik eseri icraları davalılar tarafından hukuka aykırı olarak dijital mecralarda kullanılmakta olduğundan huzurdaki davanın açılmasının zaruret haline geldiğini, davacı yanın hak sahibi olduğu müzik eseri icralarını dilekçe içinde yer verilen linklerden de görüleceği üzere, değişik dijital platformlarda herhangi bir hak sahipliği bulunmaksızın izinsiz bir şekilde kullanmakta olduklarından dava konusu ... isimli albüm ve albümde yer alan icraların (şarkıların); ..., ..., ... vb dijital müzik platformlarda umuma iletiminin tedbiren durdurulmasına (erişiminin engellenmesine) tecavüzün tedbiren önlenmesine karar verilmesini, davaya konu albümler ve içerdiği icralara yönelik olarak davalıların haksız eylemlerinin davacının hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men’ine (durdurulmasına ve önlenmesine) ve tecavüzün ref’ine (kaldırılmasına) karar verilmesini, dava konusu albümlerin ve icraların davalılar tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ... - ..., isimli albümler, albümlerdeki icralara ilişkin, Davalıların haksız ve hukuka aykırı eyleminin ispatı bakımından davacı müvekkilden izinsiz şekilde dava konusu albümlerin ve icraların dijital müzik platformlarında umuma iletilmekte olduğundan, Davaya konu albümlere ve içerdiği icralara yönelik olarak davalıların haksız eylemlerinin Müvekkilin hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men’ine (durdurulmasına ve önlenmesine) ve tecavüzün ref’ine (kaldırılmasına) karar verilmesini, dava konusu albümlerin ve icraların davalılar tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretlerinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Asıl dava kapsamında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet tevcihinin hatalı olduğunu beyan ederek husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava kapsamında diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının öncelikle dava konusu müzik eserleri üzerinde eser sahiplerinden izin aldığı ve icracı sanatçı sıfatıyla hak sahibi olduğunu kanıtlaması gerektiği, davacı sanatçının meslek birliği üyesi olduğundan ve tüm haklarını kullanma yetkisini meslek birliğine devretmiş olduğundan davacının aktif husumet ehliyeti olmadığı, Davacı sanatçı tarafından meslek birliğine üçüncü kişilerle sözleşme yapılabilmesi için yetki belgesi düzenlendiği, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda 2001 değişikliği ile yeni bir hak ihdas edilmediği, yalnızca mevcut bir hakkın kullanım alanına ilişkin düzenleme yapıldığını beyan ederek haksız açıldığı iddia olunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava kapsamında davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının öncelikle dava konusu müzik eserleri üzerinde eser sahiplerinden izin aldığı ve icracı sanatçı sıfatıyla hak sahibi olduğunu kanıtlaması gerektiği, davacı sanatçının meslek birliği üyesi olduğundan ve tüm haklarını kullanma yetkisini meslek birliğine devretmiş olduğundan davacının aktif husumet ehliyeti olmadığı, Davacı sanatçı tarafından meslek birliğine üçüncü kişilerle sözleşme yapılabilmesi için yetki belgesi düzenlendiği, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda 2001 değişikliği ile yeni bir hak ihdas edilmediği, yalnızca mevcut bir hakkın kullanım alanına ilişkin düzenleme yapıldığını davalı ...’in pasif husumet ehliyeti olmadığı, davalı ... şirketlerinin kullanımının bulunmadığı,Dava konusu eserlerin yer aldığı fonogramların ilk ses tespitinin, davalı ... tarafından gerçekleştirildiği, davalı ... 'un münhasıran hak sahibi olduğu fonogramların icracı sanatçı tarafından dijital kullanımlar da dahil olmak üzere hiçbir surette kullanılamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahil vekili aşamalarda sunmuş olduğu beyan dilekçeleri davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller toplanılmış, müteaddit kez rapor alınmış, alınan raporlar taraflara tebliğ edilerek beyan ve itirazları alınmıştır. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen Dava konusu uyuşmalığın; asıl ve birleşen davada bahsi geçen albümlerdeki icralara yönelik olarak davalıların eylemlerinin davacı tarafın FSEK'ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve ref’ine, bahsi geçen albümlerdeki müzik eserlerinin davalılar tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına ve önlenmesine ilişkin olduğu tespit edildi. ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede; davacının davaya konu albüm ve içerdikleri icralar üzerinde icracı sanatçı sıfatıyla FSEK kapsamında mali ve manevi hak sahibi olduğu alınan bilirkişi raporları ile sabit olup, bu hususta niza bulunmamaktadır. Davalı ... pasif husumet itirazında bulunmuş olup; Yapılan incelemede, bilirkişi incelemelerinde de sabit olduğu üzere ...’de dijital mecralara yükleyen kısımda “...” yazdığı, 18.05.2026 tarihli bilirkişi ek raporunda isabetle bu ibarenin hem davalı ... hem de ... husumet itirazına konu ettiği dava dışı aynı ismi ihtiva eden ... İLE ortak marka adı olarak kullanıldığı yönünde tespit yapıldığı zira bizatihi dava ... şirket vekilinin cevap dilekçesindeki dava konusu eserlere ilişkin olarak eserlerin yurt dışı haklarını dava dışı şirkete devrettiği iddiası esasen kullanımlara ilişkin davalı ... ile dava dışı .... arasındaki ilişkinin ikrarı mahiyetinde olduğu ve yine davalının birebir aynı husumet itirazını ... 4.FSHHM ...esas sayılı dava dosyasında da yaptığı, iş bu dosyaya ilişkin olarak İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin yakın tarihte verdiği... Esas ...Karar sayılı ilamında; "Dava, FSEK'ten kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, meni, refi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekilleri, yasal süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hakkın 5846 sayılı FSEK’in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması, mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesi, FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü birlikte değerlendirildiğinde bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup, raporda ... tarafından da "1 Ocak 2005, 2005 ... " yazılı izinsiz kullanımlar olduğuna yer verildiği dikkate alındığında husumet itirazı da yerinde görülmeyerek davalıların istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... ...Ltd.Şti vekili ve Davalı ...Ltd Şti vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE," şeklinde karar vermiş olup, gerek mahkememizce yapılan tespit ve değerlendirmeler gerek konuya ilişkin birebir uygun husumet değerlendirmesini içeren Bölge Adliyesi Mahkeme kararı ile davalı Akbaş şirketi yönünden husumet tevcihinin yerinde olduğu hususu anlaşılmıştır. Davalı yan her ne kadar davacının huzurdaki davayı açmaya dair aktif dava ehliyetinin olmadığını iddia etmişse de, FSEK, tespit hakkını icracı sanatçıya bağımsız bir hak olarak tanınmış olup, eserin icrası noktasında gerekli izinlerin alınmadığı varsayımında dahi icracı sanatçı sıfatına haiz olan davacının iş bu davayı açmasında engel olmadığı, davanın açılmasında hukuki yararın var olduğu anlaşılmış, karşı yanın husumet itirazı yerinde bulunmamıştır. 5846 sayılı FSEK m 51. de yer alan emredici hüküm uyarınca doğmamış hakların devrine veya kullanılmasına yönelik sözleşmeler geçersizdir. 2001 yasa değişikliği öncesi dönemde umuma sunulan eserlere ilişkin olarak, 2001 yasa değişikliğinden önce yapılan sözleşmeler ile muvafakat beyanları ve eser işletme belgeleri dijital hakları kullanma yetkisi vermez. Zira FSEK m.51 uyarınca, ileride çıkarılacak mevzuatın tanıyacağı hakların devrine dair sözleşmeler geçersizdir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda asıl dava kapsamında yapılan tespitlerin yerinde olduğu, asıl dava kapsamında davalı tarafın sunmuş olduğu muvafakatnamenin 1998 tarihli olduğu, somut olay incelendiğinde gerek muvafakat tarihi gerekse de içeriği itibari ile bu yönde yasaya uygun bir dijital hakkın umuma iletimine ilişkin bir izin bulunmadığı dolayısı ile 2001 yılı öncesine ait muvafakatin davalı tarafa, davacı icracı sanatçıdan izin alınmaksızın dijital iletim yönünden hak bahşetmeyeceği mahkememizce değerlendirilmiştir. Konuya ilişkin olarak yakın zamanda verilen İstanbul BAM 44.Hukuk Dairesi'nin .... Esas ... Karar sayılı ilamında "Fonogram hakkı, 5846 sayılı FSEK’in 80/1-B maddesinde düzenlenmiş olup, bir icra ürünü olan sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları, eser sahibi ve icracı sanatçının izniyle gerçekleştirilen tespit üzerinde bağlantılı hak sahibi sıfatını aslen iktisap ederler. Fonogram yapımcısına; kaydın çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletilmesi hususunda münhasır haklar tanınmıştır. Bununla birlikte fonogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olabilmesi için eser sahibinden veya icracı sanatçıdan tüm mali hakları devralması zorunlu olmayıp, icranın tespitine yönelik izin alınması yeterlidir. Bu konuda fonogram yapımcısı ile eser sahibi ve icracı sanatçı arasında halef selef ilişkisi yahut bir ortaklık bulunmamaktadır. Ancak eser sahibinin (FSEK m 20-25 ) ve bağlantılı hak sahibi olan fonogram yapımcısının (FSEKm 80/1-B) ve icracı sanatçının (FSEK m.80/1-A) mali hakları arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bunlardan her birinin mali haklarını tek başına izinsiz kullanması diğerlerinin yasa gereği aslen iktisap ettikleri aynı mali hakların ihlali sonucu doğuracağından kullanımların usulüne uygun devir-muvafakat ve izne tabi olması gerekliliği söz konusudur. Eldeki davaya benzer konuda icracı sanatçı tarafından açılan davada , Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 20.10.2025 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamına konu uyuşmazlıkta; ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 20.12.2023 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasında, davacı ... tarafından açılan davada davalı yapımcının davacıya ait albüm ve eserleri internet ortamında dijital olarak kullandığı, taraflar arasında bu kullanıma ilişkin bir sözleşme bulunmadığı ileri sürülerek, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında mali haklara tecavüzün tespiti, tecavüzün durdurulması ve FSEK m.68 uyarınca tazminat talep edildiği, davalı tarafça davacının eserler üzerindeki mali hakları daha önce devrettiği, dijital kullanımın bu devrin kapsamında olduğu, ayrıca davacının meslek birlikleri aracılığıyla telif geliri elde ettiği savunularak davanın reddi istenmiş, ilk derece mahkemesince taraflar arasındaki sözleşmelerde dijital kullanım hakkının devredilmediği, FSEK m.51 uyarınca sonradan ortaya çıkan mali hakların eser sahibine ait olduğu, bu nedenle davalının dijital kullanımının mali haklara tecavüz teşkil ettiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 09.01.2025 tarihli, ... Esas ve...Karar sayılı kararı ile dijital iletim hakkının sözleşme kapsamında devredilmediği, davacının cayma hakkını usulüne uygun kullandığı ve davalının süresinde itiraz etmediği, meslek birliklerine verilen yetkinin mali hak devri niteliğinde olmadığı değerlendirilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay tarafından onanmasına karar verilmiştir. Görüldüğü üzere yapımcının dijital iletim hakkını tek başına icracı sanatçıdan izin almadan kullanma hakkı bulunmadığı, aksinin icracı sanatçının mali hakkını ihlal teşkil ettiği anlaşılmaktadır." şeklinde karar verilmiş olup, karardan da açıkça anlaşılacağı üzere davalı tarafın fonogram yapımcısı dahi olsa yapımcının dijital iletim hakkını tek başına icracı sanatçıdan izin almadan kullanma hakkı bulunmadığı, aksinin icracı sanatçının mali hakkını ihlal teşkil edeceği hususu izahtan varestedir. Davalı yanın meslek birliği üzerinden yaptığı savunma yönünden mahkememizce değerlendirme yapıldığında; "Eser sahipleri ve eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahipleri, (Ek ibare: 3/3/2004-5101/12 md.) ile bu Kanunun 52 nci maddesine uygun biçimde düzenlenmiş sözleşmelerle eser veya hak sahibinden malî hakları kullanma yetkilerini devralarak bu Kanunun 10 uncu maddesine göre ilim-edebiyat eserleri üzerindeki hakları kullanarak, süreli olmayan yayınları çoğaltan ve yayanlar üyelerinin ortak çıkarlarını korumak ve bu Kanun ile tanınmış hakların idaresini ve takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak üzere, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik ve tip statülere uygun olarak tespit edilecek alanlarda birden fazla meslek birliği kurabilirler." FSEK.m.80/B kapsamında hak iddia eden davalının, icracı sanatçıyla dijital platformlara ilişkin mali hak devrine dair herhangi bir sözleşme yapmaksızın ve bu konuda izin alınmaksızın meslek birliğiyle üyesi arasındaki ilişkiyi FSEK.m.52 kapsamında mali hak devri niteliğinde olduğu yönündeki savunmasının yerinde olmayacağı açıktır. İcracı sanatçının Fsek’e uygun yazılı izni olmaksızın yapılan kullanımlar geçerli olmayıp, icracı sanatçı ile geçerli ve Fsek’e uygun bir sözleşmeyle dijital umuma iletim hakkına ilişkin izin almayan yapımcının, meslek birlikleri üzerinden kendine hak tanımasının hukuken mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Davalı taraf aşamalardaki beyanlarında, icracı sanatçıların ... adına düzenledikleri yetki belgesiyle üçüncü kişilerle lisans yapma hak ve yetkisini meslek birliğine devredildiğini ... ise bu yetkiye dayanarak müzik yapımcılarıyla lisans sözleşmeleri imzalayabilmekte olduğunu beyan ederek davacı yanın aktif husumetinin bulunmadığını ifade etmiş, ifadesini tevsik amacı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı cevabi yazısını ileri sürmüş ise de; Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sunulan cevabi yazının iş bu dosyaya ilişkin sunulan görüş olmadığı, mahkememiz nezdinde bağlayıcılığının bulunmadığı ayrıca bahsi geçen cevabi yazının süresi içerisinde iş bu dosyaya sunulan delil olmaması hasebiyle itibar edilmesinin de mümkün olmadığı, davalı yanın itirazlarının yasal mevzuat ve bu konuya ilişkin yargısal teamüller muvacehesinde ele alıp değerlendirilmesi gerektiği; Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyası gerekçeli kararında benzer konuyu ihtiva eden aşağıdaki gibi değerlendirme yapılmış, " Davalı yan her ne kadar davacı tarafın ...'e yetki belgesi verdiği ve bu meslek birliğinden telif ödemeleri aldığını iddia ederek, bu davada talepte bulunamayacağını iddia etmiş ise de; davacının, meslek birliğine yapılan telif ücreti ödemelerini almış olması da, mali hakları kullanma yetkisinin geçerli olarak devredilmiş olduğu anlamına gelemez. Zira, bu hakların devrinin usulüne uygun olarak yapılması sözleşmenin mutlak geçerlilik şartı olup, davalı iddiası bu yönde yerinde olmadığı gibi alınan raporlar ile de bu durum sabit hale gelmiştir." Mahkememizce yapılan değerlendirme ise İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ'NİN... E., ... K. Sayılı kararında aşağıda belirtili karar çerçevesinde tasdiklenmiştir. "Somut uyuşmazlıkta; müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hak 5846 sayılı FSEK 25.maddede 2001 yılında yapılan değişiklik ile ihdas edilmiş olup taraflar arasındaki sözleşmeler ve muvafakatlerin davalıya dijital iletim hakkı sağlamadığı yönündeki kabul yerindedir. Bununla birlikte, davacı önceki sözleşmeler yönünden cayma hakkını kullanmış olup davalı yanca süresinde iptal davası açılmadığından caymanın geçerli olup olmadığının iş bu davada incelenmemesi de yerindedir. Davalı yan, davacı ile dava dışı 3.kişi arasındaki 14.04.2014 tarihli sözleşme gereğince davacının mali haklarını devrettiğini ileri sürmüş ise de, davacının dava konusu eserlerin bir kısmında besteci ve icracı, bir kısmında söz yazarı ve icracı, bir kısmında ise hem besteci hem söz yazarı hem de icracı olarak eser sahibi olduğu, davacının icracı sanatçı olarak herhalükarda 14.04.2014'ten önceki mali hakları yönünden dava açabileceği, cayma ile birlikte hakların davacıya geri döndüğünün kabul edilmesinin de yerinde olduğu, meslek birliklerine verilen yetki belgesinin usulüne uygun mali hak devri anlamında olmadığı, husumet itirazının reddine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır." Hülasa, ... yetki belgesi verilmiş olması davacıdan izin alınması zorunluluğunu ortadan kaldırmamakta olup anılı sebeplerle davacının dava açmasında aktif husumetinin var olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir. Feri Müdahil vekili her ne kadar aşamalarda sunmuş olduğu itiraz dilekçelerinde bilirkişilerin yetki belgesini yanlış değerlendirildiğini taraflarınca sunulan yetki belgesinin değerlendirilmesi gerektiğini beyan etmiş ise de, mahkememizce feri müdahilin sunduğu yetki belgesi diğer tüm sunulu delillerde olduğu gibi incelenmiş olup ancak yukarıda yapılan değerlendirmeler ve konuya ilişkin denetimden geçen yüksek mahkeme kararı nazara alındığında sunulu yetki belgesinin mahkememizin kanaatini değiştirecek mahiyet teşkil etmediği, sunulu yetki belgesinin usulüne uygun mali hak devri anlamında olmadığı bunun yanında yukarıda da değinildiği üzere ...'e yetki belgesi vermiş olması davalıların davacıdan izin alınması zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı, her halükarda davalıların dava konusu albüm ve albüme ait eserlere ilişkin dijital platformlar üzerinde kullanımda bulunmak üzere davacıdan izin alması gerektiği ancak dava konusu albüm ve içerdiği eserlere ilişkin davacıdan alınmış bir izin bulunmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda örnek ile verilen kararın haricinde yine konuya ilişkin değerlendirme içeren İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin yakın tarihte verdiği ... Esas ...Karar sayılı ilamında; "Dava, FSEK'ten kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, meni, refi istemine ilişkindir. Davalı ... vekili, davacının ... üyesi olduğunu, dijital iletim hakları yönünden ...'e yetki verildiğini ileri sürmüş ise de; "Meslek birliği üyesi olsa bile, her türlü icra ve yapımların izinsiz umuma iletimine karşı hak sahipleri ref (FSEK m.66, 67,68) men ve önleme (FSEK m.69) ile tazminat davası (FSEK m.70) açabilmelidirler. Zira meslek birliklerine yetki belgesi ile yapılan devir, FSEK 48.maddesi kapsamında hakkın tasarrufi nitelikte elden çıkarılması amacıyla değil, aksine takibi için yapılmaktadır. Meslek birliği, hak sahibin temsilcisi konumundadır. Meslek birliğine yetki belgesi ile yapılan devir halinde, hakkın özü, eser veya bağlantılı hak sahiplerinde kalmaya devam etmektedir. Meslek birliğine üye eser veya bağlantılı hak sahiplerinin ihlal üzerine açacağı davanın reddine dayanak alınabilecek bir hüküm bulunmamaktadır. Meslek birliğinin inhisari yetkisi, başka dernek, vakıf ve benzeri kuruluşlara bu yolda yetki verilmeyeceğine ilişkindir. Eser veya bağlantılı hak sahipleri, bu eylem ve işlemleri sebebi ile belki meslek birliğine karşı sözleşmesel bir borç altına girebilir. Aksi halde; eser, icra, yapım ve yayınları, eser ve bağlantılı hak sahiplerinin kullanımı dahi meslek birliğinin iznine tabi kılınmış olur ki, bunun kabulü mümkün değildir. " (YAVUZ Levent, ALICA Türkay, MERDİVAN Fethi, FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU YORUMU, 2.Baskı, Ekim 2014, Cilt-1, s.1422.) Davacı, icracı sanatçı sıfatına haiz olup aktif husumet ehliyetine haiz olduğundan davalının itirazının bu nedenlerle reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ....Şti vekili ve Davalı ...Ltd Şti vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE," şeklinde karar verilmiş olup, anılı iki yüksek mahkeme kararı da mahkememizin görüş ve değerlendirmelerini tevsik eder mahiyettedir. Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında dava konusu albüm ve albüme ilişkin eserler üzerinde, davacının icracı sanatçı sıfatına haiz olduğu, bu hususta niza bulunmadığı, davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararının bulunduğu gibi dava açma noktasında da hakkının olduğu, dava konusu albümün davacı tarafın izni olmaksızın davalılarca dijital platformlarda kullanılması ve umuma iletilmesinin davacı tarafın FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil edeceği; bu açıklamalar ışığında dava konusu albüm incelendiğinde albüme ilişkin icralara yönelik olarak usul ve yasaya uygun olarak dijital platformlar üzerinden umuma iletime imkan tanıyacak mahiyette izin alındığını gösterir bir delil olmadığı, davalıların dava konusu albüm ve albüm içerisinde yer alan eserleri dijital platformlarda kullanıldığı ve umuma ilettiği, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında 3 kişilik heyet teşekkül edildiği, heyetin tek sayıdan oluştuğu, her biri alanında uzman kişilerden olduğu, bu yönde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla bahsi geçen icralara yönelik olarak davalılar eylemlerinin davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve ref’ine, bahsi geçen albümlerdeki müzik eserlerinin davalılar tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına ve önlenmesine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir. BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede; davacının davaya konu albümler ve içerdikleri icralar üzerinde icracı sanatçı sıfatıyla FSEK kapsamında mali ve manevi hak sahibi olduğu alınan bilirkişi raporları ile sabit olup, bu hususta niza bulunmamaktadır. Davalı yan her ne kadar ...yönünden husumet itirazında bulunmuş ise de, bilirkişilerce yapılan incelemede dava konusu albümlere ait icraların davalılara ait dijital platformlarda yayınlandığı tespit edilmiş olup, Davalılar vekili her ne kadar youtube yayının ... şirket adına olduğunu beyan ederek davalı ...'e husumet tevcih edilemeyeceğini iddia etmiş ise de, ...isimli kanal üzerinden yapılan paylaşımların başka bir şirkete yahut kişiye ait olduğu savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, hülasa her iki davalının da dava konusu albümler ve albümlere ilişkin eserler yönünden ayrı ayrı dijital platformlar üzerinde kullanımlarının var olduğu, davalı yanın ...kanalında yayınlanmadığı yönündeki savunmanın yerinde olmadığı, sunulu bilirkişi raporları ile her iki davalının da ayrı ayrı dijital platformlar üzerinden kullanımlarının bulunduğu mahkememizce değerlendirilmiştir. Nitekim aynı şirketin mahkememizin ...esas sayılı dava dosyasında da benzer savunmada bulunduğu mahkememizce ilgili dava dosyasında; "Diğer davalı ... Şirketi(...) aşamalardaki beyanlarında ve yine esasa dair beyan dilekçesi kapsamında 22.09.2025 tarihli dilekçesinin 15. Maddesinde "Yukarıdaki görselde açıkça fark edileceği üzere; ...kanalından yapılan yayında söz konusu eserin Tempa tarafından yüklendiği görülmektedir. Bu doğrultuda söz konusu albüm ve şarkılardan elde edilen her türlü gelir de doğrudan ...'ya gitmektedir. Bu doğrultuda; bir kullanıcı hesabı olan ...kanalı, söz konusu yayından gelir elde etmediği gibi, herhangi bir sorumluluğu da bulunmamaktadır. " şeklinde beyanı olup, gerek evvelce yapılan tespitler gerekse de beyan nazara alındığında paylaşımın ...kanalında yapıldığı, bu kanalın da ikrar ile sabit olduğu üzere davalı ... Şirketi'ne olduğu, bu kanal üzerinden yapılan paylaşımlarda gelirlerin doğrudan ... şirketine gittiği, davalının gelir elde etmediği savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalıya ait kanaldan kanal sahibi yerine sadece kanal sahibi olmayan şirketin gelir elde etmesi iddiasının davalı yanca ispatlanması gerektiği, bu kapsamda uygun bir delilin sunulmadığı gibi dosya kapsamına alınan 10/08/2021 tarihli bilirkişi ek raporunun mali değerlendirmeler kısmında, davalı muhasebecisi tarafından davalıların elde ettiği gelire dair bilgiler verildiği, verilen bilgilere göre de davalı ... şirketinin albüm sahibi, davalı ....Anonim Şirketi(...) ise dağıtımının yapıldığı yönünde bilgi verildiği, dosya kapsamına alınan değişik iş dosyası ile yapılan tespitler ile iş bu dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarından da görüleceği üzere dava konusu albümlerin davalı ...Şirketine ait kanallarda ve yine ... Şirketi(...) kanalında yayınlandığı, ...kanalından yayınlanan eserlerin ise lisans sahibi olarak gösterilen davalı ... adına yüklendiği alınan dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu içeriğindeki ekran görüntülerinden anlaşılmakta ise de iki şirket arasındaki bağlantı ve yine davalı ...şirketinin kendi kanalında paylaşımda bulunması ve albümlerin dijital dağıtımını yapması ve yine 10/08/2021 tarihli rapora dercedilen bilgiler nazara alındığında ihlal kapsamında olan kullanımlardan davalılardan ...A.Ş ve ... Şirketi'nin sorumlu olduğu," şeklinde karar verildiği ve verilen karar üzerine yapılan istinaf incelemesinde; İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; mahkememizin davalı .... ŞİRKETİ yönünden husumet itirazının reddi yönünde verdiği karar kaldırma sebebi yapılmamış, Bam tarafından ilk derece mahkemesi kararının gerekçe kısmı düzeltilerek; " -Davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş yönünden ikame edilen davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; " şeklinde karar verilerek benzer savunmanın bulunduğu ilgili dava dosyasında davalı .... A.Ş yönünden husumetin varlığı kabul edilmiştir. Davalı yan her ne kadar davacının huzurdaki davayı açmaya dair aktif dava ehliyetinin olmadığını iddia etmişse de, FSEK, tespit hakkını icracı sanatçıya bir hak olarak tanınmış olup, eserin icrası noktasında gerekli izinlerin alınmadığı varsayımında dahi icracı sanatçı sıfatına haiz olan davacının iş bu davayı açmasında engel olmadığı, davanın açılmasında hukuki yararın var olduğu anlaşılmış, karşı yanın husumet itirazı yerinde bulunmamıştır. 5846 sayılı FSEK m 51. de yer alan emredici hüküm uyarınca doğmamış hakların devrine veya kullanılmasına yönelik sözleşmeler geçersizdir. 2001 yasa değişikliği öncesi dönemde umuma sunulan eserlere ilişkin olarak, 2001 yasa değişikliğinden önce yapılan sözleşmeler ile muvafakat beyanları ve eser işletme belgeleri dijital hakları kullanma yetkisi vermez. Zira FSEK m.51 uyarınca, ileride çıkarılacak mevzuatın tanıyacağı hakların devrine dair sözleşmeler geçersizdir. Konuya ilişkin olarak yakın zamanda verilen İstanbul BAM 44.Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar sayılı ilamında "Fonogram hakkı, 5846 sayılı FSEK’in 80/1-B maddesinde düzenlenmiş olup, bir icra ürünü olan sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları, eser sahibi ve icracı sanatçının izniyle gerçekleştirilen tespit üzerinde bağlantılı hak sahibi sıfatını aslen iktisap ederler. Fonogram yapımcısına; kaydın çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletilmesi hususunda münhasır haklar tanınmıştır. Bununla birlikte fonogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olabilmesi için eser sahibinden veya icracı sanatçıdan tüm mali hakları devralması zorunlu olmayıp, icranın tespitine yönelik izin alınması yeterlidir. Bu konuda fonogram yapımcısı ile eser sahibi ve icracı sanatçı arasında halef selef ilişkisi yahut bir ortaklık bulunmamaktadır. Ancak eser sahibinin (FSEK m 20-25 ) ve bağlantılı hak sahibi olan fonogram yapımcısının (FSEKm 80/1-B) ve icracı sanatçının (FSEK m.80/1-A) mali hakları arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bunlardan her birinin mali haklarını tek başına izinsiz kullanması diğerlerinin yasa gereği aslen iktisap ettikleri aynı mali hakların ihlali sonucu doğuracağından kullanımların usulüne uygun devir-muvafakat ve izne tabi olması gerekliliği söz konusudur. " şeklinde karar verilmiş olup, karardan da açıkça anlaşılacağı üzere davalı tarafın fonogram yapımcısı dahi olsa yapımcının dijital iletim hakkını tek başına icracı sanatçıdan izin almadan kullanma hakkı bulunmadığı, aksinin icracı sanatçının mali hakkını ihlal teşkil edeceği hususu izahtan varestedir. Davalı yanın meslek birliği üzerinden yaptığı savunma yönünden mahkememizce değerlendirme yapıldığında; "Eser sahipleri ve eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahipleri, (Ek ibare: 3/3/2004-5101/12 md.) ile bu Kanunun 52 nci maddesine uygun biçimde düzenlenmiş sözleşmelerle eser veya hak sahibinden malî hakları kullanma yetkilerini devralarak bu Kanunun 10 uncu maddesine göre ilim-edebiyat eserleri üzerindeki hakları kullanarak, süreli olmayan yayınları çoğaltan ve yayanlar üyelerinin ortak çıkarlarını korumak ve bu Kanun ile tanınmış hakların idaresini ve takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak üzere, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik ve tip statülere uygun olarak tespit edilecek alanlarda birden fazla meslek birliği kurabilirler." FSEK.m.80/B kapsamında hak iddia eden davalının, icracı sanatçıyla dijital platformlara ilişkin mali hak devrine dair herhangi bir sözleşme yapmaksızın meslek birliğiyle üyesi arasındaki ilişkiyi FSEK.m.52 kapsamında mali hak devri niteliğinde olduğu yönündeki savunmasının yerinde olmayacağı açıktır. İcracı sanatçının Fsek’e uygun yazılı izni olmaksızın yapılan kullanımlar geçerli olmayıp, icracı sanatçı ile geçerli ve Fsek’e uygun bir sözleşmeyle dijital umuma iletim hakkına ilişkin izin almayan yapımcının, meslek birlikleri üzerinden kendine hak tanımasının hukuken mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Davalı taraf aşamalardaki beyanlarında, icracı sanatçıların ... adına düzenledikleri yetki belgesiyle üçüncü kişilerle lisans yapma hak ve yetkisini meslek birliğine devredildiğini ... ise bu yetkiye dayanarak müzik yapımcılarıyla lisans sözleşmeleri imzalayabilmekte olduğunu beyan ederek davacı yanın aktif husumetinin bulunmadığını ifade etmiş, ifadesini tevsik amacı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı cevabi yazısını ileri sürmüş ise de; Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sunulan cevabi yazının iş bu dosyaya ilişkin sunulan görüş olmadığı, mahkememiz nezdinde bağlayıcılığının bulunmadığı ayrıca bahsi geçen cevabi yazının süresi içerisinde iş bu dosyaya sunulan delil olmaması hasebiyle itibar edilmesinin de mümkün olmadığı, davalı yanın itirazlarının yasal mevzuat ve bu konuya ilişkin yargısal teamüller muvacehesinde ele alıp değerlendirilmesi gerektiği; Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyası gerekçeli kararında benzer konuyu ihtiva eden aşağıdaki gibi değerlendirme yapılmış, " Davalı yan her ne kadar davacı tarafın ...'e yetki belgesi verdiği ve bu meslek birliğinden telif ödemeleri aldığını iddia ederek, bu davada talepte bulunamayacağını iddia etmiş ise de; davacının, meslek birliğine yapılan telif ücreti ödemelerini almış olması da, mali hakları kullanma yetkisinin geçerli olarak devredilmiş olduğu anlamına gelemez. Zira, bu hakların devrinin usulüne uygun olarak yapılması sözleşmenin mutlak geçerlilik şartı olup, davalı iddiası bu yönde yerinde olmadığı gibi alınan raporlar ile de bu durum sabit hale gelmiştir." Mahkememizce yapılan değerlendirme ise İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ'NİN ... E., ... K. Sayılı kararında aşağıda belirtili karar çerçevesinde tasdiklenmiştir. "Somut uyuşmazlıkta; müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hak 5846 sayılı FSEK 25.maddede 2001 yılında yapılan değişiklik ile ihdas edilmiş olup taraflar arasındaki sözleşmeler ve muvafakatlerin davalıya dijital iletim hakkı sağlamadığı yönündeki kabul yerindedir. Bununla birlikte, davacı önceki sözleşmeler yönünden cayma hakkını kullanmış olup davalı yanca süresinde iptal davası açılmadığından caymanın geçerli olup olmadığının iş bu davada incelenmemesi de yerindedir. Davalı yan, davacı ile dava dışı 3.kişi arasındaki 14.04.2014 tarihli sözleşme gereğince davacının mali haklarını devrettiğini ileri sürmüş ise de, davacının dava konusu eserlerin bir kısmında besteci ve icracı, bir kısmında söz yazarı ve icracı, bir kısmında ise hem besteci hem söz yazarı hem de icracı olarak eser sahibi olduğu, davacının icracı sanatçı olarak herhalükarda 14.04.2014'ten önceki mali hakları yönünden dava açabileceği, cayma ile birlikte hakların davacıya geri döndüğünün kabul edilmesinin de yerinde olduğu, meslek birliklerine verilen yetki belgesinin usulüne uygun mali hak devri anlamında olmadığı, husumet itirazının reddine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır." Hülasa,...'e yetki belgesi verilmiş olması davacıdan izin alınması zorunluluğunu ortadan kaldırmamakta olup anılı sebeplerle davacının dava açmasında aktif husumetinin var olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir. Feri Müdahil vekili her ne kadar aşamalarda sunmuş olduğu itiraz dilekçelerinde bilirkişilerin yetki belgesini yanlış değerlendirildiğini taraflarınca sunulan yetki belgesinin değerlendirilmesi gerektiğini beyan etmiş ise de, mahkememizce feri müdahilin sunduğu yetki belgesi diğer tüm sunulu delillerde olduğu gibi incelenmiş olup ancak yukarıda yapılan değerlendirmeler ve konuya ilişkin denetimden geçen yüksek mahkeme kararı nazara alındığında sunulu yetki belgesinin mahkememizin kanaatini değiştirecek mahiyet teşkil etmediği, sunulu yetki belgesinin usulüne uygun mali hak devri anlamında olmadığı bunun yanında yukarıda da değinildiği üzere ...'e yetki belgesi vermiş olması davalıların davacıdan izin alınması zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı, her halükarda davalıların dava konusu albüm ve albüme ait eserlere ilişkin dijital platformlar üzerinde kullanımda bulunmak üzere davacıdan izin alması gerektiği ancak dava konusu albüm ve içerdiği eserlere ilişkin davacıdan alınmış bir izin bulunmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda örnek ile verilen kararın haricinde yine konuya ilişkin değerlendirme içeren İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin yakın tarihte verdiği ... Esas ... Karar sayılı ilamında; "Dava, FSEK'ten kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, meni, refi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekilleri, yasal süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hakkın 5846 sayılı FSEK’in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması, mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesi, FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü birlikte değerlendirildiğinde bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup, raporda ... tarafından da "1 Ocak 2005, 2005 ... " yazılı izinsiz kullanımlar olduğuna yer verildiği dikkate alındığında husumet itirazı da yerinde görülmeyerek davalıların istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili, davacının ... üyesi olduğunu, dijital iletim hakları yönünden...'e yetki verildiğini ileri sürmüş ise de; "Meslek birliği üyesi olsa bile, her türlü icra ve yapımların izinsiz umuma iletimine karşı hak sahipleri ref (FSEK m.66, 67,68) men ve önleme (FSEK m.69) ile tazminat davası (FSEK m.70) açabilmelidirler. Zira meslek birliklerine yetki belgesi ile yapılan devir, FSEK 48.maddesi kapsamında hakkın tasarrufi nitelikte elden çıkarılması amacıyla değil, aksine takibi için yapılmaktadır. Meslek birliği, hak sahibin temsilcisi konumundadır. Meslek birliğine yetki belgesi ile yapılan devir halinde, hakkın özü, eser veya bağlantılı hak sahiplerinde kalmaya devam etmektedir. Meslek birliğine üye eser veya bağlantılı hak sahiplerinin ihlal üzerine açacağı davanın reddine dayanak alınabilecek bir hüküm bulunmamaktadır. Meslek birliğinin inhisari yetkisi, başka dernek, vakıf ve benzeri kuruluşlara bu yolda yetki verilmeyeceğine ilişkindir. Eser veya bağlantılı hak sahipleri, bu eylem ve işlemleri sebebi ile belki meslek birliğine karşı sözleşmesel bir borç altına girebilir. Aksi halde; eser, icra, yapım ve yayınları, eser ve bağlantılı hak sahiplerinin kullanımı dahi meslek birliğinin iznine tabi kılınmış olur ki, bunun kabulü mümkün değildir. " (YAVUZ Levent, ALICA Türkay, MERDİVAN Fethi, FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU YORUMU, 2.Baskı, Ekim 2014, Cilt-1, s.1422.) Davacı, icracı sanatçı sıfatına haiz olup aktif husumet ehliyetine haiz olduğundan davalının itirazının bu nedenlerle reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... ...Ltd.Şti vekili ve Davalı ... Ltd Şti vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE," şeklinde karar verilmiş olup, anılı iki yüksek mahkeme kararı da mahkememizin görüş ve değerlendirmelerini tevsik eder mahiyettedir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda birleşen dava kapsamında yapılan tespitlerin( 2012 yılına ait muvafakatnameye ilişkin değerlendirme hariç) yerinde olduğu, birleşen dava kapsamında davalı tarafın sunmuş olduğu muvafakatnamenin 2012 yılına ait olduğu, davalıların dijital hakların kullanımının yasaya uygun olabilmesi için, FSEK.m.51 uyarınca anılan 2001 yasa değişikliğinden sonra usulüne uygun olarak dijital hakların umuma iletimi için davacı icracı sanatçıdan izin alması gerekmektedir. Somut olay incelendiğinde; birleşen davaya ilişkin olarak sunulan muvafakatnamenin 2001 yılı sonrasına ilişkin olduğu, sunulu muvafakatnamenin birleşen dava konusu eserlerin bir kısmı yönünden yapıldığı, bilirkişilerce sunulu muvafakatnamenin dava konusu kapsamında dijital platformlar üzerinden umuma iletime ilişkin olarak davalı tarafa hak bahşettiği yönünde tespitte bulunulduğu, bu durumda bilirkişilerin tespitinin yerinde kabul edilmesi durumunda en son alınan ek raporda tespiti yapılan eserler yönünden davanın ret, bakiye kalan eserler yönünden ise usulüne uygun 2001 yılı sonrası muvafakat olmaması sebebi ile kabul kararı verilmesi şayet bilirkişilerin tespitinin yerinde olmadığı varsayımında ise birleşen davanın tümden kabul edilmesi gerekeceği iş bu sebeple birleşen davaya konu 19/04/2012 muvafakatnamenin içeriğinin hukuki olarak değerlendirilmesinin icap ettiği, yapılan incelemede bilirkişilerce muvafakatnamenin içeriğinde kanun başlığında yer alan "işaret ses ve veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim" kısmının yer alması hasebiyle salt kanun başlığının yer almasına dayanarak dijital kullanımlara ilişkin olarak izin verildiği şeklinde değerlendirmede bulunulmuş ise de, bilirkişilerin yaptığı hukuki değerlendirmenin hatalı olduğu, "işaret ses ve veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim" ibaresinin tek başına davalı yana dijital kullanımlar üzerinden izin verildiği şeklinde yorumlanamayacağı, ilgili ibarede dijital kullanım noktasında izin verildiği anlamına gelecek herhangi bir içerik yer almadığı gibi muvafakatname içeriği incelendiğinde "ekli listede isimleri yazılı eserlerimin plak, kaset, cd, lp, formatlarında depolamaya ve/veya yazmaya ve /veya iş bu sözleşme mahsus araç ve gereçler vasıtasıyla yer sayı ve süre ile sınırlandırılmamış biçimde çoğaltılmasına, işaret ses ve /veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletilmesine, yayımcı hakkı, tespit hakkı, yayımlanmasına, yayınlanmasına, kiralanmasına, devir edilmesine, temsil hakkı ile faydalanılmasına, dağıtılmasına, ticaret mevkine konulmasına, yayımlanmasına ülkemizde ve tüm dünyada ...A.Ş. nin hak sahibi olduğuna, çoğaltılan ses ve görüntü taşıyıcılarının, radyo, TV ve SMS kuruluşları tarafından kullanılmasına ve izin verme hakkının adı geçen şirkete ait olduğuna, aşağıda adı geçen eserlerimin dağıtılmasına ve yayımlanmasını beyan ve kabul ediyorum...." şeklinde olup, içerik analizi yapıldığında davalı tarafa dijital kullanımlara ilişkin izin verildiğini gösterir hiçbir içerik yer almadığı gibi muvafaaktnamede kullanımın plak, kaset, CD, LP formatına ilişkin olacak şekilde sınırlandırıldığı, dijital hakları içermediği anlaşılmaktadır. Nitekim benzer mahiyette olan İstanbul Bam 16. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... karar sayılı ilamında; "Davacı icracı sanatçı, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiğini ileri sürerek tecavüzün refi, menini talep etmiştir. Davalı vekili istinafında; ... 11.Noterliği'nce düzenlenen ... Tarihli muvafakatnamesi gereğince davacının haklarını devrettiğini, bu hususta ödeme yapıldığını ileri sürmüş ise de, ilgili muvafakatnamede dijital iletim hakkının devredildiğine dair bir hüküm yer almamaktadır. Müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletilmesi ilişkin mali hakların 5846 sayılı Kanun'un 25.maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle getirildiği, davacı tarafın muvafakatinin 27/09/2000 Tarihli olduğu dikkate alındığında ilk derece mahkemesince dava konusu albümdeki icraların dijital mecralarda kullanıma ilişkin herhangi bir muvafakat verilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüş, davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiş olup, muvafakatin 2001 sonrası olmasının tek başına dijital kullanımlara ilişkin davalı tarafa izin verildiği anlamına gelmeyeceği, bam ilamında da vurgulandığı üzere muvafakatnamede dijital iletim hakkının davalı tarafa devredildiğine ve davalı tarafça kullanılabileceğine dair bir hüküm yer alması gerektiği ancak ilgili muvafakatnamede bu yönde bir hüküm yer almadığı gibi bu hakkın tanındığı anlamına gelebilecek de bir içerik yer almamaktadır. Anılı sebeplerle bilirkişilerin yapmış olduğu değerlendirme yerinde bulunmamış olup ancak bilirkişilerin yaptığı hatalı değerlendirmenin hukuki değerlendirme mahiyetinde olması hasebiyle usul ekonomisi ilkesi de nazara alınarak yeni bir rapor yahut ek rapor alınmasına gerek duyulmadan mahkememizce yukarıda geçtiği gibi değerlendirme yapılmış yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında dosya kapsamına sunulan 2001 yılı sonrasına ait muvafakatin dijital kullanımlar yönünden davalı tarafa davacıdan izin almaksızın umuma iletme noktasında hak bahşetmediği mahkememizce değerlendirilmiştir. Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında dava konusu albümler ve albümlere ilişkin eserler üzerinde, davacının icracı sanatçı sıfatına haiz olduğu, bu hususta niza bulunmadığı, davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararının bulunduğu gibi dava açma noktasında da hakkının olduğu, dava konusu albümün davacı tarafın izni olmaksızın dijital platformlarda kullanılması ve umuma iletilmesinin davacı tarafın FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil edeceği; bu açıklamalar ışığında dava konusu albümler incelendiğinde albümlere ilişkin icralara yönelik olarak usul ve yasaya uygun olarak dijital platformlar üzerinden umuma iletime imkan tanıyacak mahiyette izin alındığını gösterir bir delil olmadığı, davalıların dava konusu albümler ve albümler içerisinde yer alan eserleri dijital platformlarda kullandığı ve umuma ilettiği anlaşılmakla bahsi geçen icralara yönelik olarak davalılar eylemlerinin davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve ref’ine, bahsi geçen albümlerdeki müzik eserlerinin davalılar tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına ve önlenmesine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM:(Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere) 1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN Açılan davanın kabulü ile; ... - ... isimli albümün, albümdeki "... " isimli icraların (şarkıların); Bahsi geçen albümdeki icralara yönelik olarak davalıların eylemlerinin davacı tarafın FSEK'ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve ref’ine, bahsi geçen albümdeki müzik eserlerinin davalılar tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına ve önlenmesine, 2-BİRLEŞEN DAVA( MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DOSYASI) YÖNÜNDEN Açılan davanın kabulü ile; -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki ".. " isimli icraların (şarkıların); -..... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "... " isimli icraların (şarkıların); -... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... Şarkı Yarışması Türkiye Birincisi) isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -... " isimli icraların (şarkıların); -... - ...: ... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -... - ... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki CD 1 "..," CD 2 "..," CD 3 ".., " CD 4 "...," CD 5 "... " CD 6 " .. " CD 7 " ... " CD 8 "... " CD 9 " ..." isimli icraların (şarkıların); -... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -..... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -..... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); -.... isimli albümün, albümdeki CD 1 "..." CD 2 "... " CD 3" ...", ..." isimli icraların (şarkıların); Bahsi geçen albümlerdeki icralara yönelik olarak davalıların eylemlerinin davacı tarafın FSEK'ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve ref’ine, bahsi geçen müzik eserlerinin davalılar tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına ve önlenmesine, 3-Asıl ve birleşen davaya yönelik husumet itirazlarının reddine, 4-Asıl dava kapsamında alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından iş bu dava dosyası için peşin alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 552,10 TL karar ve ilam harcının asıl dava dosyası davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 5-Birleşen dava kapsamında alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından iş bu dava dosyası için peşin alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 552,10 TL karar ve ilam harcının birleşen dava dosyası davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 6-Asıl dava dosyası kapsamında davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, posta ve bilirkişi masraflarından oluşan toplam 72.649,80 TL yargılama giderinin asıl dava dosyası davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 7-Birleşen dava dosyası kapsamında davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç ve posta masraflarından oluşan toplam 1.359,80 TL yargılama giderinin birleşen dava dosyası davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 8-Asıl ve birleşen dava dosyaları davalıları tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 9-Asıl dava dosyasında davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan maktu 55.000,00 TL vekalet ücretinin asıl dava dosyası davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 10-Birleşen dava dosyasında davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan maktu 55.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava dosyası davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 11-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. 23/09/2026
Katip e-imzalıdır.
Hakim e-imzalıdır.