Danıştay · Danıştay

Danıştay 2025/1388 E. 2025/1578 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2025/1388
Karar No
2025/1578
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/1388 Karar No : 2025/1578

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret AŞ VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 31/10/2024 tarih ve E:2022/1281, K:2024/4395 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 3. fıkrası ile 08/02/2015 tarih ve 29261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... Peynir Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 31/10/2024 tarih ve E:2022/1281, K:2024/4395 sayılı kararıyla; Davacı tarafından, ... Peynir Tebliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin bütünüyle iptali istenilmekte ise de; dava dilekçesinde öne sürülen hukuka aykırılık iddiaları ile uygulama işlemi niteliğinde bulunan idari para cezalarının incelenmesinden, uyuşmazlığın peynir ürününün içeriğinde bitkisel yağ kullanılmasından kaynaklandığı anlaşıldığından, anılan bende yönelik hukuka aykırılık incelemesi, bentte yer alan "... bitkisel yağlar..." ibaresi ile sınırlı olarak yapıldığı açıklandıktan sonra, Davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği belirtilmiş, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 1., 2., 3., 21., 23. ve 24. maddelerine; 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ... Yönetmeliği'nin 1. , 2. ve 9. maddelerine; 08/02/2015 tarih ve 29261 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ... Peynir Tebliği (Tebliğ No: 2015/6)'nin 1. maddesine, 4. maddesinin (o) bendi ile 5. maddesine yer verildikten sonra, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu hükümleriyle, gıda ve yemin güvenilirliğini, halk sağlığını, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamak görevi ile bu konuda düzenleme yapma yetkisi verilen davalı Bakanlığın, gıdaların ne şekilde üretileceği veya üretilemeyeceği konusunda belirleme yapma yetkisine de sahip olduğu, Bir başka ifadeyle, davalı Bakanlığın bahse konu düzenleme yetkisinin, yalnızca gıdaların insan sağlığı açısından tehlike oluşturup oluşturmadığı ve bu yönden tüketime uygun olup olmadığı (gıdanın güvenilirliği) ile sınırlı olmadığı, aynı zamanda gerçekte sahip olmadığı içeriğe sahipmiş algısı oluşturan ve böylelikle tüketiciyi yanıltan gıdalar bakımından tüketici hak ve menfaatlerinin korunmasına, taklit ve tağşişin engellenmesine yönelik kurallar getirmeyi de içerdiği; davalı Bakanlığın bu alandaki yetkisinin ise; ismi, şekli, görünümü, ambalajı, etiketi, sunumu vb. itibarıyla tüketiciyi yanıltıcı mahiyette bulunan gıdanın piyasaya arz edilmiş olması halinde, çeşitli tedbir ve yaptırımlar uygulanmasını kapsadığı gibi, gıdanın piyasaya arz edilmesinin engellenmesini de kapsadığı sonucuna varıldığı; nitekim yatay ve dikey gıda kodeksleri ile yapılan belirlemeler de esasen belirtilen amaçlarla gıdanın üretimini veya üretim şeklini kısıtladığı, Uyuşmazlıkta; bitkisel yağ veya diğer gıda bileşenleri kullanılarak peynir izlenimi veren ürünlerin üretiminin yasaklanmasını öngören ... Yönetmeliğinin dava konusu kuralı ile peynir üretiminde bitkisel yağların kullanılamayacağını öngören ... Peynir Tebliğinin dava konusu düzenlemesinin sebep unsurunun, gıda güvenilirliği, yani ürünlerin insan sağlığı yönünden tehlike oluşturduğu ya da bu bakımdan tüketime uygun olmadığı gerekçesine dayanmadığı, bütünüyle tüketicinin yanıltılmasını engelleme amacını taşıdığının anlaşıldığı, Gıda kodeksini hazırlama görevinin ise, 5996 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile ... Komisyonu aracılığıyla davalı Bakanlığa verildiğinin görüldüğü; ... Komisyonunun, davalı Bakanlıktan gıda konusunda görev yapan iki üye, Sağlık Bakanlığından bir üye, her iki bakanlık tarafından ayrı ayrı seçilecek gıda konusunda uzman, bilim adamı niteliğinde birer üye, Türk Standartları Enstitüsünden bir üye, gıda konusunda faaliyet gösteren ve en fazla üyeye sahip olan sivil toplum kuruluşundan bir üye olmak üzere toplam yedi üyeden oluştuğu; komisyonun, gıda kodeksinin teknik ve bilimsel yönden hazırlanması konusunda yetkili merci olup, gıda kodeksinin hazırlanması için çeşitli alt komisyonları seçmek ve çalışmalarını denetlemekle ve alt komisyonlarca hazırlanan kodeks tasarılarını ve değişiklik tasarılarını karara bağlamak ve yayımlanmak üzere Bakanlığa sunmakla görevli olduğu, Bu kapsamda hazırlanan ve 19/02/2020 tarih ve 31044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... Yönetmeliği'nin ... Komisyonu'nun 27/12/2019 tarih ve 2019/3 sayılı Karar'ı ile yayıma gönderilmek üzere davalı Bakanlığa sunulduğunun görüldüğü, ... Peynir Tebliğinde; peynir, hammaddenin uygun bir pıhtılaştırıcı kullanılarak pıhtılaştırılması ve pıhtıdan peyniraltı suyunun ayrılmasıyla ya da sütün permeatının ayrılmasından sonra pıhtılaştırılmasıyla elde edilen, farklı sertliklerde ve yağ içeriklerinde, salamura ile ya da kuru tuzlama ile tuzlanarak ya da tuzlanmadan, starter kültür kullanarak ya da kullanmadan, telemesi haşlanarak ya da haşlanmadan, çeşnili ya da çeşnisiz olarak, tekniğine uygun olarak üretilen, olgunlaştırılmadan ya da olgunlaştırıldıktan sonra tüketilen, çeşidine özgü karakteristik özellikleri gösteren süt ürünleri şeklinde tanımlandığı, Anılan Tebliğde belirtilen peynir tanımına uymadan üretilen ürünlerin peynir kapsamında kabul edilemeyeceği, dolayısıyla bu ad altında satılamayacağı Tebliğde belirtilen şekilde üretilmeyen ürünlerin taklit ve tağşişe tüketicinin yanıltılmasına sebep olacağının açık olduğu, Dava konusu düzenlemeler ile peynir adı altında veya etiketi, şekli, ambalajı ile peynir gibi görünen, peynir izlenimi veren, ancak içeriğinde peynirin içeriğinde olması gereken süt ürününü içermeyen veya bu süt ürününün miktarının azaltılması ve dolayısıyla ürünün niteliğinin değişmesi sonucu doğrudan gıda bileşenlerinin (eklenmesine bitkisel yağ ilavesine) izin verilmemesi ile taklit ve tağşişin önüne geçilmeye, tüketicinin yanıltılmasının engellenmeye çalışılmasının amaçlandığı, Buna göre, bitkisel yağ içeren peynir üretilemeyeceği yönündeki dava konusu düzenlemelerin, tüketici menfaatlerinin korunması suretiyle kamu yararına hizmet ettiği anlaşıldığından, davalı idareye tanınan düzenleme yapma yetkisi sınırları içerisinde kaldığı sonucuna varıldığı, Bu itibarla, gıda kodeksinin hazırlanması konusunda yetkili merci olan ... Komisyonu'nun teklifi üzerine, tüketici menfaatlerinin korunması bakımından yetkili olan davalı Bakanlık tarafından tesis edilen dava konusu düzenlemelerde, üst hukuk normlarına ve kamu yararına aykırılık görülmediği, Esasen, dava konusu düzenlemelerin, bitkisel yağ ile üretilen vegan ürünlerin, yukarıda aktarıldığı gibi tüketiciyi yanıltmayacak, taklit ve tağşiş içermeyecek şekilde ambalajlanıp piyasaya sunulmasını engellemediğinin de açık olduğu; nitekim bu hususun, davalı idarece de savunma dilekçesinde açıkça kabul edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin düzenlemeyi, süt ürünleriyle üretilen peynirlerin saflığını ve tanım bütünlüğünü korumak adına çıkardığı kabul edilmekteyse de, düzenlemenin lafzının ve uygulamasının, bu amacın ötesine geçerek tamamen bitkisel temelli, süt ürünü içermeyen, etiketiyle vegan olduğu açıkça belirtilen ürünlerin dahi üretimini engellediği; bu durumun, yönetmelik ve tebliğin doğrudan vegan beslenme tercihine ve bu doğrultuda faaliyet gösteren üreticilere müdahale eder hâle geldiğini ortaya koyduğu; idarenin, düzenleme yetkisini amacı dışına çıkararak, kamu sağlığını değil, belirli bir tüketim alışkanlığını koruma saikiyle ekonomik faaliyeti sınırlamakta ve temel hakları ölçüsüz biçimde kısıtladığı; vegan ürünleri tüketen çok ciddi bir topluluğun bu ürünlerden faydalanmasının engellendiği, bu beslenme biçimini benimseyen bireylerin bitkisel içerikli alternatif ürünlere erişiminin kısıtlanmasının, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına doğrudan müdahale teşkil ettiği; aynı şekilde, bu ürünlerin üretimini üstlenen işletmelerin faaliyette bulunma ve ticaret yapma özgürlüklerinin engellenmesi de Anayasa’nın 48. maddesine aykırılık teşkil ettiği; davaya konu düzenlemelerin, kamusal yetkinin sınırları aşılmak suretiyle girişim özgürlüğüne orantısız bir biçimde müdahale ettiği; tüketiciyi yanıltma tehlikesinin, fiilen vegan ibaresi taşıyan ve “peynir benzeri vegan ürün” olarak piyasaya sürülen ürünler için gerçeklikten uzak ve varsayımsal olduğu; bu ürünlerin, gerek görsellerinde gerek ambalajlarında gerekse etiketlerinde açıkça “bitkisel temelli”, “süt ürünü içermez”, “vegan kullanım amaçlıdır” ibarelerini taşıdığı; idarenin görevinin, üretimi yasaklamak değil, ürünlerin etiketlenmesini ve sunumunu düzenlemek, gerektiğinde denetlemek olduğu; düzenlemenin sistematik tutarlılığının olmadığını, taklit/tağşiş ile mücadele söyleminin soyut bir gerekçe olarak öne sürüldüğünü, esasen süt temelli bir gıda yaklaşımının tek doğru beslenme biçimi gibi kabul edilerek diğer alternatiflerin dışlandığını gösterdiği; bu durumun açıkça eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi, takdir yetkisinin keyfî kullanımının da tipik bir örneği olduğu; Dairenin gerekçelerinin, idarenin düzenleme yetkisinin sınırlarını genişlettiği, ölçülülük ve orantılılık denetimini dışladığı ve düzenlemenin sebep-sonuç bağlamında yaratmış olduğu ağır hak kayıplarını görmezden geldiği, tüketici hakları, kamu yararı ve düzenleme amacı gibi kavramların dar yorumuna dayandığı, vegan üretiminin bilimsel, etik ve ticari gerekçelerle geliştiği günümüzde çağdaş gıda hukukunun ruhuna aykırı düştüğü; tüketiciyi yanıltma iddiasının hiçbir bilimsel veya istatistiksel temele dayanmadığı, düzenlemenin kamu sağlığına ilişkin herhangi bir gerekçeye dayandırılamadığı ve sadece görüntüden ibaret bir “peynir izlenimi” sebebiyle üretim hakkının toptan yasaklandığı hususunun, ölçüsüzlüğün açık bir göstergesi olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Üye ...'ın Tebliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali istenildiğinden hasren inceleme yapılmasında isabet bulunmadığı yolundaki usule ilişkin ayrışık oyuna karşın hasren inceleme yapılmasında hukuka aykırılık görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 31/10/2024 tarih ve E:2022/1281, K:2024/4395 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 08/09/2025 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2025/1388, K. 2025/1578, T. 08.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2025-1388-e-2025-1578-k-df5677cb228e