Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/967 E. 2025/1071 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/967
- Karar No
- 2025/1071
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/967 Karar No : 2025/1071
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı - ANKARA VEKİLLERİ: Av. ... Av. ...
2- ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Çelik Servis Merkezi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin 29/04/2024 tarih ve E:2023/3118, K:2024/2429 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)'ne, 11/02/2022 tarih ve 31747 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:19) ile eklenen "40. Yabancı Paraların ve Altın Hesaplarının Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüştürülmesinden Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna Uygulaması" başlıklı bölümün, "40.3.1.1. Yabancı paraların dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan kur farkı kazançlarına ilişkin istisna" başlıklı alt bölümünün ikinci ve üçüncü paragrafları ile bu düzenlemelerde yer alan hesaplama yöntemleri uygulanmak suretiyle 2021 yılına ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk ettirilen verginin 8.606.789,29 TL'lik kısmının iptali, söz konusu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve gecikme zammı ile birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. Danıştay Üçüncü Dairesinin 29/04/2024 tarih ve E:2023/3118, K:2024/2429 sayılı kararı: Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)'ne, 11/02/2022 tarih ve 31747 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:19) ile eklenen "40. Yabancı Paraların ve Altın Hesaplarının Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüştürülmesinden Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna Uygulaması" başlıklı kısmının, "40.3.1.1. Yabancı paraların dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan kur farkı kazançlarına ilişkin istisna" başlıklı alt bölümü, Danıştay Üçüncü Dairesinin 29/11/2023 tarih ve E:2023/3106, K:2023/4982 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, bakılan davada anılan düzenlemenin ikinci ve üçüncü paragraflarının iptaline yönelik istem hakkında karar verilmesine gerek bulunmamaktadır. Diğer taraftan, Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin (4) numaralı fıkrasında 6322 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle birlikte Vergi Usul Kanunu'na tabi olan ve yargı kararı uyarınca iadesi gereken vergilere uygulanacak faiz yasal dayanağa kavuşturulmuştur. Buna göre, iadesi gereken bu vergiler yönünden yasal/kanuni faiz, Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 6322 sayılı Kanun'la değişik 4. fıkrasında belirtilen tecil faizi hâline gelmiştir. Dolayısıyla, 15/06/2012 tarihinden sonra tahsil edilen vergilere ilişkin olarak dava dilekçesindeki yasal dayanağı gösterilmeyen yasal/kanuni faiz talebinden, bu konuda 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre özel hüküm niteliğinde olan Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 6322 sayılı Kanun'la değişik (4) numaralı fıkrasında belirtilen tecil faizinin anlaşılması gerekmektedir. Bu durumda, dava konusu düzenleyici işlemin Danıştay Üçüncü Dairesinin kararıyla iptal edildiği dikkate alındığında, bu düzenleyici işlemdeki hesaplama yöntemlerine uygun olarak ihtirazi kayıtla verilen 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk ettirilen verginin ihtirazi kayda konu kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığından, söz konusu tahakkukun 8.606.789,29 TL'lik kısmının kaldırılması ve ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine hükmedilmesi gerekmiştir. Daire bu gerekçeyle düzenleyici işlemin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; ihtirazi kayıtla verilen 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk ettirilen verginin 8.606.789,29 TL'lik kısmının kaldırılmasına ve anılan tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar vermiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Hazine ve Maliye Bakanlığınca, Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:19)'in açıklayıcı mahiyette olduğu, bu nedenle idari davaya konu edilebilecek nitelikte bir düzenleyici işlem olarak kabul edilemeyeceği, Tebliğ ile kanun hükmüyle çelişecek veya kanunun amacına aykırı düşecek bir düzenleme yapılmasının söz konusu olmadığı, Tebliğ'in iptali istenen hükmü ile kur farkı kazançlarına istisna uygulanmasını isteyen mükelleflerin izlemesi gereken yolun gösterildiği, mükellefler nezdinde yaşanan tereddütleri gidermeye yönelik olarak uygulama birliği sağlamak maksadıyla hâlihazırda mükellefler tarafından da kullanılan yöntemlerden biri olan FİFO yönteminin esas alınmasının öngörüldüğü, bu durumun mükelleflerin istisnadan yararlanmalarını sınırlandıran bir sonuç ortaya çıkarmadığı, Tebliğ'in dava konusu edilen bölümünün iptali durumunda yabancı paralarının yalnızca bir kısmını kur korumalı mevduat veya katılma hesaplarına aktarmış olan mükellefler için de dönem sonu istisna kazancının tespitinin belirsiz hâle geleceği, finansal istikrarın desteklenmesi amacıyla yürürlüğe konulan kanun maddesinin uygulanmasının sekteye uğrayacağı; Defterdarlık tarafından ise Bakanlığın ileri sürdüğü iddialara ek olarak kanunun emredici hükümlerinin yerine getirilmesine yönelik olarak yapılan işlemlerin iptal edilmesi nedeniyle faiz ödemek zorunda bırakılmalarının hazineyi açıkça zarara uğrattığı ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek Danıştay Üçüncü Dairesinin kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasında belirtilen sebeplerin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçelerde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalıların temyiz istemlerinin REDDİNE, 2- Danıştay Üçüncü Dairesinin 29/04/2024 tarih ve E:2023/3118, K:2024/2429 sayılı kararının ONANMASINA, 24/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.