Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/698 E. 2025/1373 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/698
Karar No
2025/1373
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/698 Karar No : 2025/1373

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

2- ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av....

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 06/10/2023 tarih ve E:2021/4975, K:2023/4430 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının çocuğunun okul öncesi eğitime 1 yıl daha devam etmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Çankaya Rehberlik ve Araştırma Merkezinin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 07/07/2018 tarih ve 30471 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 34. maddesinin 5. fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 06/10/2023 tarih ve E:2021/4975, K:2023/4430 sayılı kararıyla; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335. maddesinin 1. fıkrasında, ergin olmayan çocuğun, ana ve babasının velâyeti altında olduğu; 336 maddesinin 1. fıkrasında ise, evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın velâyeti birlikte kullanacağı hükümlerine yer verilmiş olup, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu, okul öncesi eğitime 1 yıl daha devam etmesi istenilen çocuğun anne ve babasının evliliğinin devam ettiğinin anlaşılması nedeniyle, yalnızca anne tarafından açılan bu davada babanın vekil sıfatıyla yer alması nedeniyle muvafakatının bulunduğu kabulüyle işin esasına geçilmiş, Anayasa'nın 124. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 301. maddesi, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 18., 19., 20., 21., 22., 23. ve 56. maddeleri, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 1., 2., 3. ve 46. maddeleri, 26/07/2014 tarih ve 29072 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 11. maddesi ile 07/07/2018 tarih ve 30471 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin 1., 2., 3. ve 34. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak; Dava konusu Yönetmelik'in 34. maddesinin 5. fıkrası yönünden; Kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerektiği, Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup, bu kavramın genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade ettiği, 222 sayılı Kanun'un 12. maddesine göre, mecburi ilköğrenim çağında bulundukları halde zihnen, bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan engelli olan çocukların özel eğitim ve öğretim görmelerinin sağlanacağı, Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden de görüldüğü üzere; okul öncesi eğitimin, mecburi ilköğrenim çağına gelmemiş çocukların eğitimini kapsadığı, bu eğitimin isteğe bağlı olduğu, mecburi ilköğretim çağının ise, 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsadığı, ilkokulların birinci sınıflarına o yılın 31 Aralık tarihinde 72 ayını dolduran çocukların kaydının yapılacağı, ancak çocuğun gelişim durumuna bağlı olarak okula erken başlaması veya kaydının ertelenmesi ile ilgili hususların yönetmelikle düzenleneceği, Bu bağlamda, gerek Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nde gerekse Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nde mecburi ilköğretim çağına başlama zamanı ve yaşı açısından usul esaslar ile bu esasların istisnalarının ayrıntılı olarak düzenlendiği, Buna göre, ilkokulların birinci sınıfına, kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 69 ayını dolduran çocukların kaydının yapılacağı, ayrıca 66, 67 ve 68 aylık çocuklardan velisinin yazılı isteği bulunanların da ilkokul birinci sınıfa kaydedileceği, okul müdürlüklerinin, yaşça kayıt hakkını elde eden çocuklardan 69, 70 ve 71 aylık olanları velisinin yazılı talebi bulunması halinde okul öncesi eğitime yönlendireceği veya kayıtlarını bir yıl erteleyeceği, özel eğitim ihtiyacı olan bireylerden kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 69, 70 ve 71 aylık olanların velisinin yazılı talebiyle; 71 ayını tamamlamış, 79 aydan gün almamış olanların ise velisinin yazılı talebi ve Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu raporu doğrultusunda okul öncesi eğitime 1 yıl daha devamlarının sağlanacağı, Davalı idarece eğitim öğretim hizmetinin sunumuna yönelik olarak; makul, ölçülü ve orantılı bir şekilde, öğrencilerin fiziksel, duygusal, ruhsal, sosyal, akademik ve pedagojik açıdan gelişimleri de dikkate alınarak mecburi ilköğretim çağının başlangıç yaşının belirlendiği ve özel durumlar açısından istisna gözetilerek veli talebi ve gerekli durumlarda sağlık raporu da dikkate alınarak mecburi ilköğretime başlamanın bir yıl ertelenebileceğinin düzenlendiği görülmekte olup; davalı idarece takdir hakkı çerçevesinde, tüm bu hususlar gözetilmek suretiyle dava konusu düzenlemenin yapıldığının anlaşıldığı, Bu durumda, kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak tesis edilen dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı, Davacının çocuğunun okul öncesi eğitime 1 yıl daha devam etmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Çankaya Rehberlik ve Araştırma Merkezinin ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden; Somut olayda, oğlu B.G.'yi eğitim alması amacıyla 2019-2020 eğitim ve öğretim döneminde Ankara’da bulunan bir anaokuluna kaydettiren davacı tarafından; pandemi nedeniyle okulların kapatılması ve online eğitime geçilmesi nedeniyle çocuğunun okula gidemediği, okulun kapalı olmasından ötürü evde bakımının sağlandığı ve okuldaki gibi bir eğitim alamadığı, 5 yaşında olan ve temel eğitim alması gereken oğlunun yaşanan bu olağanüstü dönem nedeniyle yeterli okul öncesi eğitim alamaması nedeniyle bir sonraki eğitim ve öğretim yılında da anaokuluna kaydının yapılması istemiyle Çankaya Rehberlik ve Araştırma Merkezine yapılan başvurunun Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin 34. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "79 aydan gün almamış olmamak" kuralı uyarınca reddedildiğinin görüldüğü, Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında, bireysel işlem ile dayanağı düzenleyici işlem bir bütün olarak irdelendiğinde hukuka ve mevzuata uygun olduğu tespit edilen düzenleme uyarınca tesis edilen bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinde, her aşamadaki tanılamada, bireyin eğitsel performans düzeyinin belirleneceği, gelişim alanlarındaki özelliklerinin değerlendirileceği, bu değerlendirme sonuçları dikkate alınarak eğitim amaçları ile hizmetlerinin planlanacağı ve en uygun eğitim ortamına yerleştirilmesine karar verileceğinin düzenlendiği, dava konusu Yönetmelik'in 34. maddesinin 5. fıkrasında sadece yaş konusuna vurgu yapılması nedeniyle 573 sayılı KHK'nın 5. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Üyeler ... ve ...'ın; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335. maddesinin 1. fıkrasında, ergin olmayan çocuğun, ana ve babasının velâyeti altında olduğu; 336 maddesinin 1. fıkrasında ise, evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın velâyeti birlikte kullanacağı hükümlerine yer verilmiş olup, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu, okul öncesi eğitime 1 yıl daha devam etmesi istenilen çocuğun anne ve babasının evliliğinin devam ettiğinin anlaşılması nedeniyle, yalnızca anne tarafından açılan bu davada babanın muvafakatı alındıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, bu usule uyulmadan verilen Daire kararının bozulması ve yeniden karar verilmek üzere dosyanın Dairesine gönderilmesi gerektiği yolundaki oylarına karşılık, babanın vekil sıfatıyla işbu davada yer alması nedeniyle muvafakatının bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 06/10/2023 tarih ve E:2021/4975, K:2023/4430 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 23/06/2025 tarihinde, dava konusu Yönetmelik hükmü yönünden oybirliği, bireysel işlem yönünden oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY X- 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 19. maddesinde "Okul öncesi eğitimi, mecburi ilköğrenim çağına gelmemiş çocukların eğitimini kapsar. Bu eğitim isteğe bağlıdır."; 22. maddesinde "Mecburi ilköğretim çağı, 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsar. İlkokulların birinci sınıflarına o yılın 31 Aralık tarihinde 72 ayını dolduran çocukların kaydı yapılır. Ancak çocuğun gelişim durumuna bağlı olarak okula erken başlaması veya kaydının ertelenmesi ile ilgili hususlar yönetmelikle düzenlenir." hükümleri yer almaktadır. 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 3. maddesinde "Mecburi ilköğretim çağı, 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsar. İlkokulların birinci sınıflarına o yılın 31 Aralık tarihinde 72 ayını dolduran çocukların kaydı yapılır. Ancak çocuğun gelişim durumuna bağlı olarak okula erken başlaması veya kaydının ertelenmesi ile ilgili hususlar yönetmelikle düzenlenir."; "Kayıt ve Kabul" başlıklı 46. maddesinde "Her çocuk, mecburi ilköğrenim çağına girdiği öğretim yılı başında 3 üncü madde gereğince ilköğretim okuluna kayıt ve kabul edilir. Her veli yahut vasi veya aile başkanı, çocuğunu zamanında ilköğretim okuluna yazdırmakla yükümlüdür. Bu kanunda sözü geçen “aile başkanı” deyiminden maksat, veli veya vasi durumunda bulunmadığı halde ilköğretime devama mecbur olan çocukları sürekli olarak yanında bulunduran veya barındıran, yahut da çalıştırandır." hükümlerine yer verilmiştir. 07/07/2018 tarih ve 30471 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kayıt kabul ve nakil işlemleri" başlıklı 34. maddesinin 5. fıkrasında "Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerden kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 66, 67 ve 68 aylık olanların velisinin yazılı talebiyle; eylül ayı sonu itibarıyla 68 ayını tamamlamış,79 aydan gün almamış olan ve ilkokula başlamaya hazır olmadıklarını Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Raporu ile belgeleyen öğrencilerin Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu doğrultusunda okul öncesi eğitime 1 yıl daha devamları sağlanır. e-Okul Sistemi üzerinden ilkokula kaydı yapılan ve okul öncesi eğitim süresi uzatılan çocuklar il veya ilçe özel eğitim hizmetleri kurulu kararı ile okul öncesi eğitim kurumunda eğitimlerini sürdürürler." hükmü yer almıştır. Davacı tarafından; oğlu B.G.'nin eğitim alması amacıyla 2019-2020 eğitim öğretim dönemi için Ankara’da bulunan bir anaokuluna kaydını yaptırdığı, ancak; pandemi nedeniyle okulların kapatılması ve online eğitime geçilmesi nedeniyle okula gidemediği, okulun kapalı olmasından ötürü evde bakımının sağlandığı ve okuldaki gibi bir eğitim alamadığı, 5 yaşında olan ve temel eğitim alması gereken oğlunu yaşanan bu olağanüstü dönem nedeniyle yeterli okul öncesi eğitim alamadığı için bir kez daha anaokuluna kaydettirmek istediği, bunun için Çankaya Rehberlik ve Araştırma Merkezine başvurduğu ancak başvurusunun Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin 34. maddesinin 5. fıkrası gerekçe gösterilmek suretiyle reddedildiği, oğlunun özel öğrenme güçlüğü çektiği, dolayısıyla yaşıtlarından daha geç öğrendiği, özel öğrenme güçlüğü çeken bireylerin, kullanılan dili yazılı ve sözlü olarak kullanabilmek için gerekli olan bilgi alma süreçlerinin birinde veya birkaçında güçlük yaşayan, dinleme, konuşma, okuma, yazma, heceleme, dikkat yoğunlaştırma veya matematiksel işlemleri yapma zorluğu çeken bireyler oldukları, özel eğitim ve destek eğitimine ihtiyaç duyan bireyler oldukları, çocuğunun yaşadığı özel durum nedeniyle sisteme uyum sağlaması ve ilkokul eğitiminde zorlanmaması için 2021-2022 eğitim öğretim döneminde anaokuluna devam etmesinin yararlı ve isabetli olacağına dair Hacettepe Üniversitesi Hastanesinden alınan raporun bulunduğu, çocuğunun yaşanan pandemi sürecinde 2019-2020 eğitim öğretim yılında anaokuluna gidemediği de dikkate alındığında, biyolojik yaşı itibarıyla Yönetmelik'teki şartı sağlamasa bile yaşıtları ile aynı beyin gelişimine sahip olmadığının da göz önünde bulundurulması gerektiği, Yönetmeliğin üst norm hükümlerine aykırı olduğu, dava konusu işlemin ve dayanağı düzenlemenin iptali gerektiği iddia edilmektedir. Dosyada yer alan belgelerden Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesinden alınan 15/06/2021 tarihli Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu'nda; davacının çocuğu B.G.'nin 15/06/2021 tarihinde değerlendirildiği, "Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Bozukluğu ve Öğrenme Bozukluğu" tanıları verildiği, öğrenme güçlüğüne yönelik eğitim desteğinin planlandığı, testlerinin yapıldığı, yapılan değerlendirmelerde okul öncesi eğitimini dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğü ile pandemi koşulları nedeniyle etkin düzeyde alamadığı, okul becerileri açısından hazır olmadığı, eğitim desteği ile birlikte örgün eğitim sürecinin desteklenmesi gerektiği, yapılan değerlendirmeler neticesinde "Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu ve Öğrenme Bozukluğu" tanıları ile 2021-2022 eğitim öğretim yılında eğitimine ana sınıfında devam etmesinin uygun olduğu değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir. Bu itibarla; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesinden alınan 15/06/2021 tarihli Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu'nda yer alan değerlendirmeler doğrultusunda davacının velisi olduğu öğrencinin 2021-2022 eğitim öğretim yılında ana sınıfına devam etmesi gerektiği anlaşıldığından, davacının çocuğunun okul öncesi eğitime 1 yıl daha devam etmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Çankaya Rehberlik ve Araştırma Merkezinin ... tarih ve ... sayılı işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu Daire kararının Çankaya Rehberlik ve Araştırma Merkezinin ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/698, K. 2025/1373, T. 15.06.2021, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-698-e-2025-1373-k-8e63564cb7d2