Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/593 E. 2025/649 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/593
- Karar No
- 2025/649
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/593 Karar No : 2025/649
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: TCDD İzmir 3. Bölge Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, iki ayrı kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerektiğinin tespit edildiğinden bahisle, TCDD Personel Yönetmeliği'nin 107. maddesi uyarınca bir üst ceza uygulanarak memuriyetten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin, TCDD Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan TCDD Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucu düzenlenen raporun bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının görev yaptığı bürosuna mesai saatlerinde ve mesai saatleri dışında üçüncü şahısların girip çıktığı, içeri girenlerin bazılarının bayan olduğu bazı günler akşam giren bayanın sabaha kadar içeride kaldığı ve dolayısıyla büroyu izinsiz olarak üçüncü şahıslara kullandırdığı, ... Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. isimli firmanın kanuni temsilcisi olduğu ve taşeronluğunu yaptığının iş yerindeki çekmecesinden elde edilen bilgi ve belgelerle sabit olduğu, bu sebeple, davacı eylemlerinin sübuta erdiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, Ancak, mülga TCDD Personel Yönetmeliği'nin 107. maddesinde, bir olayda aynı cezayı gerektiren çeşitli suçların birleşmesi halinde ceza vermeye yetkili makamların, takdir haklarını kullanarak her suç için ayrı ceza verebilecekleri gibi suçlara karşılık olan cezayı şiddetlendirmek suretiyle bir üst derece cezayı verebileceklerinin kurala bağlandığı, bu kapsamda, yürütülen disiplin soruşturmalarına konu fiilin disiplin cezalarına uyan birden fazla kuralı ihlal etmesi durumunda uygulanacağı, diğer bir ifade ile davacının bürosunu izinsiz olarak kullandırması ve ticari faaliyetlerde bulunması fiillerinin, konu ve fiil tarihi itibarıyla tek bir fiil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu bağlamda da, dava konusu işlem ile salt anılan Yönetmeliğin 107. maddesi uygulanmak suretiyle davacının eylemleri sebebiyle bir üst ceza uygulamasında hukuka uyarlık bulunmadığı, Öte yandan, her ne kadar, davacı tarafından, zamanaşımı sürelerine uyulmadığı ileri sürülmüş ise de, davacının ... Şefliği bürosunun üçüncü şahıslara kullandırılması fiilinin 26/01/2017-04/02/2017 tarihleri mesai saatleri dışında ve ticari vekilliğe dayalı olarak tespit edilen son fiilinin ise 19/08/2016 tarihli para çekme işlemi ile gerçekleştiği dikkate alınarak bu iddiasına itibar edilmediği gibi işbu karar uyarınca, davalı idare tarafından mevzuatına uygun olarak yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu, Ayrıca, hukuka aykırılığı tespit edilen işlem nedeniyle memuriyetten çıkarılmasına karar verilen davacının, bu sürede ödenmeyen parasal haklarının, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca davalı idare tarafından tazmini gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2019/2032, K:2023/3645 sayılı kararıyla; Temyize konu karar; İdare Mahkemesi kararının; dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; TCDD İşletmesinin, bir iktisadi devlet teşekkülü olduğu, işletme personelinin hizmete alınmaları, atamaları, yükselmeleri ve sair özlük haklarını düzenleyen 399 sayılı KHK'da; personelin disiplin suç ve cezalarının ayrıntılı olarak belirlenmediği, onun yerine KHK' nın 44. ve 58. maddeleri ile bu konuda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na atıf yapıldığı, Bu durumda; davacının fiillerini, 657 sayılı Kanun'un "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesi çerçevesinde değerlendirerek işlem tesis etmesi gereken davalı idarece, disiplin suç ve cezaları yönünden hukuka aykırı olarak düzenleme yapmış olmakla birlikte daha sonra yürürlükten kaldırılmış olan TCDD Personel Yönetmeliği'nin 101. maddesinin 26. ve 40. bentleri ile 107. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, Bu itabarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen hususun sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmadığı, Temyize konu karar, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yönünden incelendiğinde; Dairelerinin kararı uyarınca, davalı idare tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi hükümleri çerçevesinde yeniden bir değerlendirme yapılarak işlem tesis edileceği için, bu aşamada yoksun kalınan parasal hakların varlığından söz etmek mümkün olmadığından, kararın bu kısmında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının gerekçeli onanmasına, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İdari yargı mercilerince verilen iptal kararlarının, işlemin tesis edildiği tarihten itibaren hiç tesis edilmemiş gibi idari işlemi tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldıran kararlar olduğunun idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu, işlemin iptaline ilişkin hukuka aykırılığın usule ya da esasa ilişkin olmasının, iptal kararının sonuçlarını ve uygulanma kabiliyetini farklı kılmadığı, aynı şekilde verildiği andan itibaren işlemi ortadan kaldırmaya yönelik hüküm ve sonuç doğurduğu, Olayda, "davalı idare tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi hükümleri çerçevesinde yeniden bir değerlendirme yapılarak işlem tesis edileceği" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2019/2032, K:2023/3645 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Bu itibarla, mahkemece verilen iptal kararıyla, davacının memuriyetten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren tüm sonuçlarıyla ortadan kalkmakta olduğu, idari işlem hiç tesis edilmemiş gibi davacının geriye dönük mali haklarının ödenmesinin de iptal kararının zorunlu bir sonucu olduğu, bu durum karşısında, davacının fiilen çalışamamış olmasının hukuka aykırı işlemden kaynaklanması nedeniyle hukuka aykırılığı tespit edilen işlem nedeniyle memuriyetten çıkarılmasına karar verilen davacının, bu sürede ödenmeyen parasal haklarının, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca davalı idare tarafından tazmini gerektiği, Sonuç olarak, davacının yoksun kaldığı parasal haklarına ilişkin olarak, ilk derece mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmında sonuç itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmediği gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu doğurmadığı, bu nedenle davacının parasal hak kaybından söz edilemeyeceği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu ısrar kararının ONANMASINA, 3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının Danıştay Onikinci Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2019/2032, K:2023/3645 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.