Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/585 E. 2025/1593 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/585
- Karar No
- 2025/1593
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/585 Karar No : 2025/1593
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... VEKİLİ : Huk. ve Mev. Gen. Md. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/09/2023 tarih ve E:2021/6550, K:2023/3892 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Boğaziçi Üniversitesi Rektör adayı olan davacı tarafından, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne, 2547 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2., 3. ve 7. maddeleri uyarınca ...’nin atanmasına ilişkin 21/08/2021 tarih ve 31575 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 20/08/2021 tarih ve 2021/413 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali ve Karar'ın dayanağı 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde yer alan rektör atamasına ilişkin kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla somut norm denetimi yoluyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/09/2023 tarih ve E:2021/6550, K:2023/3892 sayılı kararıyla; Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş, Anayasa'nın 130. maddesinin altıncı fıkrası ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 13. maddesinin (a) bendi uyarınca, Devlet üniversitelerine rektör atama yetkisinin, Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri arasında olduğu, nitekim 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ekli (I) sayılı cetvelde yer alan rektörlerin, Kararname'nin 2. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı kararıyla atanacağının düzenlendiği, aynı Kararname'nin 3. maddesinin 1. fıkrasında ise taşımaları gereken atama şartlarının sayıldığı ve aynı maddenin 5. fıkrası gereği, profesörlük yapanlar arasından atanmaları gerektiği düzenlemesine yer verildiği, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu'nun, 15/07/2021 tarih ve 31542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/07/2021 tarih ve 2021/360 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile görevden alındığı, bunun üzerine, rektör ataması için Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinde öngörülen sürecin Yükseköğretim Kurulu tarafından başlatıldığı, Rektör adayı olmak isteyenlerin başvurularını 02/08/2021 tarihi mesai bitimine kadar Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına iletmeleri konusunda 15/07/2021 tarihinde duyuru yapıldığı, başvuran adayların tamamının şartları taşıdığının anlaşılması üzerine, adayların lisans, lisansüstü eğitim mezuniyetleri, akademik unvanlarını aldığı tarihler ve atamaları, bulundukları idari görev ve deneyimleri, sicil ve disiplin dosyaları yönlerinden bir raporlama yapılarak, Cumhurbaşkanlığı Makamına sunulduğu, Yükseköğretim Kuruluna rektör adayı olmak için başvuruda bulunan adaylar arasında yer alan ve yukarıda aktarılan şartları taşıdığı anlaşılan Mehmet Naci İnci'nin Cumhurbaşkanı tarafından, 2547 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2., 3. ve 7. maddeleri uyarınca Boğaziçi Üniversitesine rektör olarak atandığı, Bu bağlamda; Yükseköğretim Kurulunca, Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslarda rektör ataması için öngörülen sürecin tamamlanması sonrası Cumhurbaşkanlığı makamına arz edilen adaylar arasından, Anayasa'nın 130. maddesinin 6. fıkrası, 2547 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile tanınan rektör atama yetkisinin kullanılması suretiyle tesis edilen dava konusu Kararın, üst hukuk normlarına ve hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Yüksek Öğretim Kanunu’nun 13. maddesini değiştiren 703 Sayılı KHK'nın normlar hiyerarşisine aykırı şekilde 2547 Sayılı Kanun'un 13. maddesini üst norm olan Anayasa'nın 130. maddesine aykırı şekilde değiştirdiği ve 7142 sayılı Kanun’un çizmiş olduğu çerçevenin dışına çıkıldığı; Anayasa'nın 104. maddesinde "Üniversite rektörlerini seçmek" görevinin Cumhurbaşkanı'nın yürütme alanına ilişkin görevleri arasında sayıldığı, 130. maddesinin altıncı fıkrasında ise "Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca seçilir ve atanır." kuralına yer verildiği, buna göre, Cumhurbaşkanının rektör ataması işleminde hem seçme hem de atama yetkisine sahip olduğu; ancak, Cumhurbaşkanı'nın bu "seçme" işlemini herhangi bir kurumun aday göstermesine ihtiyaç duymaksızın doğrudan doğruya mı yoksa belli kurumların göstereceği adaylar arasından mı yapacağı; rektör adaylarında aranacak nitelikler gibi konulara ilişkin olarak Anayasa'da herhangi bir kurala yer verilmeyerek bu hususların düzenlenmesinde yasakoyucunun yetkili kılındığı, 3 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararnamesi ve 141 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca, Cumhurbaşkanının, kendi izleyeceği usulü belirlediği, buna göre konunun yasal boyutu açısından, rektörün değil atamasının yapılacağı Üniversitenin öğretim üyeleri arasından seçilmesi ve öğretim üyesi olması zorunluluğuna ilişkin dahi bir sınırlama getirilmediği, üniversitenin en önemli organlarından biri olan rektörlük makamına yapılacak atama usul ve esaslarının kanunla belirlenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Anayasa'nın 130. maddesinin altıncı fıkrası gereğince kanunla düzenlenmesi gerekmesine rağmen, 01/10/2018 tarih ve 141 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kabul edilen "Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslar"a dayalı olarak Boğaziçi Üniversitesine rektör atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacı tarafından, Anayasa'nın 130. maddesi uyarınca rektör atamasına ilişkin usul ve esasların kanunla düzenlenmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de; 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin, "Atama şartları" başlıklı 3. maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer alan "Rektörler, en az üç yıl profesörlük yapanlar arasından atanır." düzenlemesinde yer alan "...en az üç yıl...” ibaresinin, 12/09/2018 tarih ve 17 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 3. maddesi ile madde metninden çıkarılması üzerine anılan değişikliğin, "rektör olarak atanabilmek için en az üç yıl profesörlük yapmış olma şartını kaldıran kuralın münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, kamu hizmetine alınmada anayasal olarak dikkate alınması gereken 'görevin gerektirdiği nitelikler' ile bağdaşmadığı, rektör atamasına ilişkin usulün 2547 sayılı Kanun’un 13. maddesinde düzenlendiği, üniversitelerin kuruluş ve organları ile bunların seçimlerinin kanunla düzenlenmesinin de anayasal bir zorunluluk olduğu, rektör atanmasına ilişkin usulün sıklıkla değiştirildiği, bu değişikliklerin kamu yararı amacı taşımadığı, özel çıkarların korunmasına yönelik olduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 70., 104., 128. ve 130. maddelerine aykırı olduğu" ileri sürülerek iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuş ve Anayasa Mahkemesinin 03/08/2023 tarih ve 32268 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan E:2018/149, K:2022/163 sayılı kararı ile, "162. Kuralın rektör olarak atanacak kişilerde aranan niteliklere ilişkin bir düzenleme öngördüğü bu itibarla yürütme yetkisine ilişkin olduğu açıktır. 163. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesinde Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin CBK’larla düzenlenmesi yasaklanmış; anılan fıkranın üçüncü cümlesinde de Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konularda CBK çıkarılamayacağı belirtilmiştir. 164. Anayasa’nın kamu hizmetine girme hakkını düzenleyen 70. maddesinde “Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir./Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.” hükmüne yer verilmiştir. Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın “Siyasî Haklar ve Ödevler” başlıklı Dördüncü Bölümü’nde yer alan ve 70. maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetine girme hakkına ilişkin olarak CBK ile düzenleme yapılması mümkün değildir. 165. Diğer yandan Anayasa’nın 130. maddesinin altıncı fıkrasında “Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır.” denildiğinden rektörlerin atama usul ve esasları Anayasa’nın münhasıran kanunla düzenlenmesini öngördüğü konulardandır. 166. Kamu hizmetine girme ve hizmete alınmada hangi nitelik ve şartların aranacağı Anayasa’nın 70. maddesi kapsamındadır. 167. Kural, bir kamu görevi olan rektörlüğe atanma için aranan şartlara/niteliklere ilişkin olduğundan hem kamu hizmetlerine girme hakkının uygulanmasına dair, hem de Anayasa’nın 130. maddesinin altıncı fıkrası bağlamında münhasıran kanunla yapılması gereken bir düzenleme niteliği taşımaktadır. 168. Bununla birlikte Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasında üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasların CBK ile düzenleneceği ayrıca ve açıkça ifade edilmiştir. Başka bir ifadeyle, anılan konu Anayasa’nın özel olarak CBK ile düzenlenebileceğini öngördüğü konulardandır. Diğer yandan belirli bir kamu görevine atanma için aranan nitelikler de atama usul ve esaslarının bir unsuru olduğundan üst kademe kamu yöneticilerinin bu görevlere atanmasında aranacak niteliklerin CBK ile düzenlenmesi mümkündür. Dolayısıyla üst kademe kamu yöneticilerinin niteliklerinin belirlenmesine ilişkin düzenlemeler Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla bağlantılı olarak anılan maddenin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırılık oluşturmayacaktır. 169. Bu itibarla üst kademe kamu yöneticiliği görevlerinden olan rektörlüğe atanma şartlarına/niteliklerine ilişkin düzenleme getiren kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla bağlantılı olarak anılan maddenin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı bir yönü bulunmamaktadır. 170. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesi uyarınca kanunda açıkça düzenlenen konularda CBK çıkarılması mümkün değildir. 171. Kuralda düzenlenen rektör olarak atanacaklarda aranan nitelikler konusuna ilişkin olarak 2547 sayılı Kanun’un 13. maddesinde birtakım düzenlemeler yer almaktayken söz konusu düzenlemelerin 703 sayılı KHK’nın 135. maddesiyle 9/7/2018 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırıldığı görülmektedir. Bunun dışında da kuralla aynı alanda hüküm ifade eden karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespit edilememiştir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkça düzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, rektör atamasının usul ve esasları Anayasa uyarınca özel olarak Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenebilecek konulardan olup, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde rektörlerin de dahil olduğu üst kademe kamu yöneticilerinin bu görevlere atanmasında aranacak nitelikler belirlenmiştir. Dava konusu "Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslar" da anılan Kararnameye ve 2547 sayılı Kanun'a dayanılarak yürürlüğe konulmuş olup, davacının, Anayasa'nın 130. maddesi uyarınca rektör atamasına ilişkin usul ve esasların kanunla düzenlenmesi gerektiği yolundaki iddiasına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 15/09/2023 tarih ve E:2021/6550, K:2023/3892 sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 10/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- Dava, Boğaziçi Üniversitesi Rektör adayı olan davacı tarafından, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne, 2547 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2., 3. ve 7. maddeleri uyarınca ...’nin atanmasına ilişkin 21/08/2021 tarih ve 31575 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 20/08/2021 tarih ve 2021/413 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali ve Karar'ın dayanağı 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde yer alan rektör atamasına ilişkin kuralların Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla somut norm denetimi yoluyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Anayasa'nın, Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini düzenleyen 104. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile üst kademe kamu yöneticilerinin atanması ve görevlerine son verilmesi yetkisi Cumhurbaşkanına verilmiş; bu yöneticilerin atanmalarına ilişkin usul ve esasların da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenmesi öngörülmüştür. Üst kademe yöneticilerin atanması ve buna ilişkin usul ve esasların belirlenmesi görev ve yetkisinin Cumhurbaşkanına ait olması genel kural olmakla birlikte; Anayasa'da bu kuralın istisnası niteliğinde özel düzenlemeler mevcuttur. Bunlardan birisi Anayasa'nın 130. maddesinin, "Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır." kuralına yer verilen altıncı fıkrasıdır. Rektörlerin Cumhurbaşkanı, dekanların ise Yükseköğretim Kurulu tarafından atanmasını ve bunların atanmasına ilişkin usul ve esasların kanunla düzenlenmesini öngören bu kural, üst kademe yöneticilerin atanmaları bakımından özel bir düzenleme niteliğindedir. Üniversitelerin en üst düzey yöneticileri olan ve üniversite tüzel kişiliğini temsil eden rektörlerin atanma şartlarının kanunla düzenlenmesi kuralı; Anayasa'nın 130. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin Devlet tarafından kanunla kurulacağı" kuralı ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir." kuralı ile birlikte ele alındığında, rektörlerin atanma şartlarının kanunla düzenlenmesinin, kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin kanunla kurulmaları zorunluluğunun bir gereği olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim, kanunla kurulma, üniversitelerin organlarına atanma şartlarının da kanunla düzenlenmesini gerektirmektedir. Bu gerekliliğin doğal bir sonucu olarak da, Anayasa koyucunun, rektörler bakımından, diğer üst kademe yöneticilerden ayrı, özel bir düzenleme getirdiği görülmektedir. Bu durumda, Anayasa'nın 130. maddesinin altıncı fıkrası gereğince kanunla düzenlenmesi gerekmesine rağmen, 01/10/2018 tarih ve 141 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kabul edilen "Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslar"a dayalı olarak Boğaziçi Üniversitesine rektör atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.