Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/688 E. 2025/1592 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/688
- Karar No
- 2025/1592
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/688 Karar No : 2025/1592
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... VEKİLİ : Huk. ve Mev. Gen. Md. ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/10/2023 ve E:2021/5508, K:2023/5156 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 02/10/2018 tarih ve 30553 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 01/10/2018 tarih ve 141 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kabul edilen "Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslar"ın ''Başvuru'' başlığını taşıyan 4. maddesinin 1. ve 3. fıkraları ile 5. fıkrasında yer alan "şartları taşıyıp taşımadığı, lisans, lisansüstü eğitim mezuniyetleri, akademik unvanlarını aldığı tarihler ve atamaları, bulundukları idari görev ve deneyimleri, sicil ve disiplin dosyaları yönlerinden bir raporlama yaparak Cumhurbaşkanlığına sunar. Ayrıca yeniden atanmak isteyen rektörlerin Yükseköğretim Kurulunca belirlenen kriterlere göre oluşturulacak performans raporları da Cumhurbaşkanlığına sunulur." ibaresinin ve Yükseköğretim Kurulunun, 15/07/2021 tarihli Boğaziçi Üniversitesi rektör adaylığı başvuru ilanının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/10/2023 ve E:2021/5508, K:2023/5156 sayılı kararıyla; Davaya konu "Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslar"ın 4. maddesinin 1. ve 3. fıkraları ile 5. fıkrasının dava konusu kısmı yönünden: Anayasa'nın 130. maddesinin 6. fıkrası ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 13. maddesinin (a) bendi uyarınca, Devlet ve vakıf üniversitelerine rektör atama yetkisinin, Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri arasında yer aldığı, nitekim 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne ekli (I) sayılı cetvelde yer alan rektörlerin, Kararname'nin 2. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı kararıyla atanacağının düzenlendiği, aynı Kararname'nin 3. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen atama şartlarını taşımaları ve aynı maddenin 5. fıkrası gereği, profesörlük yapanlar arasından atanmaları gerektiği; 2547 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3. maddesine dayanılarak, rektör adayı olmak isteyenlerin başvurularına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla, 01/10/2018 tarih ve 141 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ihdas edilen davaya konu Usul ve Esasların, 02/10/2018 tarih ve 30553 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Davaya konu Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinin 1. fıkrasında, rektörlük makamında görev süresinin dolması ya da herhangi bir sebeple boşalma olması veya adaylık sürecinin yenilenmesi durumunda rektör adayı olmak isteyenlerin başvurularına imkan tanıma amacıyla Yükseköğretim Kurulunca duyuru yapılmasının öngörüldüğü, duyuruda belirlenen tarih aralığında başvuru yapılabileceğinin öngörülmesinin, rektör adayı olmak üzere başvuruda bulunmak isteyenler yönünden belirlilik sağlanmasına yönelik olduğu, aynı maddenin dava konusu 3. fıkrasında ise adayların şartları taşıdığını gösteren belge ve özgeçmişlerini ekledikleri bir dilekçe ile Yükseköğretim Kuruluna başvuru yapabileceklerinin belirtilmiş olmasının, başvuru sürecine açıklık getirilmesi amacı taşıdığı, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine uygun olduğu, nitekim bu düzenlemenin, Cumhurbaşkanı'nın uhdesinde olan rektör atama yetkisinin Yükseköğretim Kuruluna devredilmesi ya da Yükseköğretim Kurulu ile paylaşılmasına yönelik olmadığı, Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinin 5. fıkrasının dava konusu kısmında ise rektör adaylarının başvuru şartlarını taşıyıp taşımadıkları, akademik özgeçmişleri, sicil ve disiplin dosyaları yönünden Yükseköğretim Kurulunca raporlama yapılmasının öngörülmesinin atama sürecinde rektör adayları hakkında yapılacak değerlendirmeye temel teşkil edecek bilgi ve belgelerin elde edilmesine yönelik olduğu, uygulamada şeffaflık sağlanması için üst hukuk normlarına göre daha ayrıntılı hükümler içeren düzenlemenin, üst hukuk normlarına aykırılık taşımadığı, Bu bağlamda; Cumhurbaşkanı'nın, Anayasa'nın 130/6 maddesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 13. maddesinin (a) bendine dayanan üniversitelere rektör atama yetkisini kullanması için öncelikle rektör olarak atanma şartlarını taşıyan öğretim üyeleri arasından, bu görevi ifa etmek isteyenlerin belirlenmesi gerektiği dikkate alındığında, davaya konu düzenlemelerin, üst hukuk normları ile birlikte değerlendirilmesinden, atama yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanımına imkan tanıyacak bilgi ve belgelerin elde edilmesi, başvuru sürecinin alenileştirilmesi ve başvuru sürecine belirlilik kazandırılması amacı taşıdığı anlaşıldığından, üst hukuk normlarına, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı, Yükseköğretim Kurulunun, 15/07/2021 tarihli Boğaziçi Üniversitesi rektör adaylığı başvuru ilanının iptal edilmesi istemi yönünden: Boğaziçi Üniversitesi Rektörü ...'nun, 15/07/2021 tarih ve 31542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/07/2021 tarih ve 2021/360 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile görevden alındığı, bunun üzerine, Boğaziçi Üniversitesine rektör ataması için Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinde öngörülen sürecin başlatıldığı, Yükseköğretim Kurulu tarafından, dava konusu 15/07/2021 tarihli ilan ile Boğaziçi Üniversitesine rektör ataması yapılacağı belirtilerek, rektör adayları için belirlenmiş şartları taşıyanların, başvurularını 15/07/2021 tarihinden, 02/08/2021 tarihi mesai bitimine kadar Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yapabileceklerinin duyurulduğu, davaya konu ilanda; başvuru dilekçesi, nüfus cüzdanı fotokopisi, rektör adayı bilgi formu, profesör olarak çalışmış veya çalışıyor olduğuna dair belge, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde bulunan "Kamuda ve/veya sosyal güvelik kurumlarına tabi olmak kaydıyla uluslararası kuruluşlar ile özel sektörde veya serbest olarak en az beş yıl çalışmış olmak" şartını sağladığını gösterir belge ve bulunduğu veya son görev yaptığı üniversite/ kurumdan alınan disiplin kaydını da gösteren hizmet dökümü belgesinin, başvuruya eklenecek belgeler olarak yer aldığı, başvurunun bizzat veya posta ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na yapılabileceği gibi elektronik posta yoluyla da yapılabileceğinin belirtildiği, Bu bakımdan; davaya konu ilanın, 2547 sayılı Kanun'un 13. maddesi, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslara dayandığı, Boğaziçi Üniversitesine rektör ataması yapılabilmesi için, aday olmak isteyenlerin başvuru yapabilmelerine imkan tanınması amacına yönelik olduğu anlaşıldığından, üst hukuk normlarına aykırılık taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasa'nın 130. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca rektör atamasına ilişkin usul ve esasların kanunla düzenlenmesi gerektiği, Daire kararında yer alan "uygulamada şeffaflık sağlanması için dava konusu düzenlemelerin yapıldığı" yolundaki gerekçenin yerinde olmadığı, çünkü uygulamada, rektör adaylarının isimlerinin dahi ilan edilmediği; 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde, Yükseköğretim Kuruluna rektör ataması ile ilgili bir yetki verilmediği, dava konusu işlem ile Cumhurbaşkanına ait yetkilerin bir kısmının Yükseköğretim Kuruluna devredildiği, hukuka aykırı olan dava konusu işlemlerin iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Anayasa'nın 130. maddesinin altıncı fıkrasında, "Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır." kuralına yer verilmiştir. Rektör atamasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 01/10/2018 tarih ve 141 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kabul edilen "Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslar"ın dava konusu maddelerinin ve Yükseköğretim Kurulunca, bu Esaslara dayalı olarak verilen 15/07/2021 tarihli Boğaziçi Üniversitesi rektör adaylığı başvuru ilanının, kanunla düzenleme kuralına aykırı olduğu sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Üyeler ... ve ...'nin, dava konusu işlemlerin Sendikanın üyelerinin ortak hak ve menfaatlerini hangi yönden ihlal ettiğine dair herhangi bir açıklamaya dava dilekçesinde yer verilmediği, anılan işlemlerin Sendika üyelerinin ortak çıkarlarını ilgilendiren bir yönünün de olmadığı anlaşıldığından, davacı Sendikanın dava açma ehliyetinin bulunmadığı yönündeki oylarına karşılık; eğitim ve öğretim hizmet kolunda faaliyet gösteren davacı Sendikanın, rektör atama usul ve esaslarını düzenleyen dava konusu Cumhurbaşkanı kararının ve başvuru ilanının iptalini istemekte ehliyetli olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek, işin esasına geçildi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacı tarafından, Anayasa'nın 130. maddesi uyarınca rektör atamasına ilişkin usul ve esasların kanunla düzenlenmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de; 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin, "Atama şartları" başlıklı 3. maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer alan "Rektörler, en az üç yıl profesörlük yapanlar arasından atanır." düzenlemesinde yer alan "...en az üç yıl...” ibaresinin, 12/09/2018 tarih ve 17 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 3. maddesi ile madde metninden çıkarılması üzerine anılan değişikliğin, "rektör olarak atanabilmek için en az üç yıl profesörlük yapmış olma şartını kaldıran kuralın münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, kamu hizmetine alınmada anayasal olarak dikkate alınması gereken 'görevin gerektirdiği nitelikler' ile bağdaşmadığı, rektör atamasına ilişkin usulün 2547 sayılı Kanun’un 13. maddesinde düzenlendiği, üniversitelerin kuruluş ve organları ile bunların seçimlerinin kanunla düzenlenmesinin de anayasal bir zorunluluk olduğu, rektör atanmasına ilişkin usulün sıklıkla değiştirildiği, bu değişikliklerin kamu yararı amacı taşımadığı, özel çıkarların korunmasına yönelik olduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 70., 104., 128. ve 130. maddelerine aykırı olduğu" ileri sürülerek iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuş ve Anayasa Mahkemesinin 03/08/2023 tarih ve 32268 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan E:2018/149, K:2022/163 sayılı kararı ile, "162. Kuralın rektör olarak atanacak kişilerde aranan niteliklere ilişkin bir düzenleme öngördüğü bu itibarla yürütme yetkisine ilişkin olduğu açıktır. 163. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesinde Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin CBK’larla düzenlenmesi yasaklanmış; anılan fıkranın üçüncü cümlesinde de Anayasa’da münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konularda CBK çıkarılamayacağı belirtilmiştir. 164. Anayasa’nın kamu hizmetine girme hakkını düzenleyen 70. maddesinde “Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir./Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.” hükmüne yer verilmiştir. Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın “Siyasî Haklar ve Ödevler” başlıklı Dördüncü Bölümü’nde yer alan ve 70. maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetine girme hakkına ilişkin olarak CBK ile düzenleme yapılması mümkün değildir. 165. Diğer yandan Anayasa’nın 130. maddesinin altıncı fıkrasında “Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır.” denildiğinden rektörlerin atama usul ve esasları Anayasa’nın münhasıran kanunla düzenlenmesini öngördüğü konulardandır. 166. Kamu hizmetine girme ve hizmete alınmada hangi nitelik ve şartların aranacağı Anayasa’nın 70. maddesi kapsamındadır. 167. Kural, bir kamu görevi olan rektörlüğe atanma için aranan şartlara/niteliklere ilişkin olduğundan hem kamu hizmetlerine girme hakkının uygulanmasına dair, hem de Anayasa’nın 130. maddesinin altıncı fıkrası bağlamında münhasıran kanunla yapılması gereken bir düzenleme niteliği taşımaktadır. 168. Bununla birlikte Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasında üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasların CBK ile düzenleneceği ayrıca ve açıkça ifade edilmiştir. Başka bir ifadeyle, anılan konu Anayasa’nın özel olarak CBK ile düzenlenebileceğini öngördüğü konulardandır. Diğer yandan belirli bir kamu görevine atanma için aranan nitelikler de atama usul ve esaslarının bir unsuru olduğundan üst kademe kamu yöneticilerinin bu görevlere atanmasında aranacak niteliklerin CBK ile düzenlenmesi mümkündür. Dolayısıyla üst kademe kamu yöneticilerinin niteliklerinin belirlenmesine ilişkin düzenlemeler Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla bağlantılı olarak anılan maddenin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırılık oluşturmayacaktır. 169. Bu itibarla üst kademe kamu yöneticiliği görevlerinden olan rektörlüğe atanma şartlarına/niteliklerine ilişkin düzenleme getiren kuralın Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla bağlantılı olarak anılan maddenin on yedinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerine aykırı bir yönü bulunmamaktadır. 170. Anayasa’nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının dördüncü cümlesi uyarınca kanunda açıkça düzenlenen konularda CBK çıkarılması mümkün değildir. 171. Kuralda düzenlenen rektör olarak atanacaklarda aranan nitelikler konusuna ilişkin olarak 2547 sayılı Kanun’un 13. maddesinde birtakım düzenlemeler yer almaktayken söz konusu düzenlemelerin 703 sayılı KHK’nın 135. maddesiyle 9/7/2018 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırıldığı görülmektedir. Bunun dışında da kuralla aynı alanda hüküm ifade eden karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikte, kanunla yapılan herhangi bir düzenleme tespit edilememiştir. Bu itibarla kuralın kanunda açıkça düzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, rektör atamasının usul ve esasları Anayasa uyarınca özel olarak Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenebilecek konulardan olup, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde rektörlerin de dahil olduğu üst kademe kamu yöneticilerinin bu görevlere atanmasında aranacak nitelikler belirlenmiştir. Dava konusu "Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslar" da anılan Kararnameye ve 2547 sayılı Kanun'a dayanılarak yürürlüğe konulmuş olup, davacının, Anayasa'nın 130. maddesi uyarınca rektör atamasına ilişkin usul ve esasların kanunla düzenlenmesi gerektiği yolundaki iddiasına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 26/10/2023 ve E:2021/5508, K:2023/5156 sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 10/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- Dava, 02/10/2018 tarih ve 30553 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 01/10/2018 tarih ve 141 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kabul edilen "Rektör Adayı Olmak İsteyenlerin Başvurusuna İlişkin Usul ve Esaslar"ın ''Başvuru'' başlığını taşıyan 4. maddesinin 1. ve 3. fıkraları ile 5. fıkrasında yer alan "şartları taşıyıp taşımadığı, lisans, lisansüstü eğitim mezuniyetleri, akademik unvanlarını aldığı tarihler ve atamaları, bulundukları idari görev ve deneyimleri, sicil ve disiplin dosyaları yönlerinden bir raporlama yaparak Cumhurbaşkanlığına sunar. Ayrıca yeniden atanmak isteyen rektörlerin Yükseköğretim Kurulunca belirlenen kriterlere göre oluşturulacak performans raporları da Cumhurbaşkanlığına sunulur." ibaresinin ve Yükseköğretim Kurulunun, 15/07/2021 tarihli Boğaziçi Üniversitesi rektör adaylığı başvuru ilanının iptali istemiyle açılmıştır. Anayasa'nın, Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini düzenleyen 104. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile üst kademe kamu yöneticilerinin atanması ve görevlerine son verilmesi yetkisi Cumhurbaşkanına verilmiş; bu yöneticilerin atanmalarına ilişkin usul ve esasların da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenmesi öngörülmüştür. Üst kademe yöneticilerin atanması ve buna ilişkin usul ve esasların belirlenmesi yetkisinin Cumhurbaşkanına ait olması genel kural olmakla birlikte; Anayasa'da bu kuralın istisnası niteliğinde özel düzenlemeler mevcuttur. Bunlardan birisi Anayasa'nın 130. maddesinin, "Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır." kuralına yer verilen altıncı fıkrasıdır. Rektörlerin Cumhurbaşkanı, dekanların ise Yükseköğretim Kurulu tarafından atanmasını ve bunların atanmasına ilişkin usul ve esasların kanunla düzenlenmesini öngören bu kural, üst kademe yöneticilerin atanmaları bakımından özel bir düzenleme niteliğindedir. Üniversitelerin en üst düzey yöneticileri olan ve üniversite tüzel kişiliğini temsil eden rektörlerin atanma şartlarının kanunla düzenlenmesi kuralı; Anayasa'nın 130. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin Devlet tarafından kanunla kurulacağı" kuralı ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir." kuralı ile birlikte ele alındığında, rektörlerin atanma şartlarının kanunla düzenlenmesinin, kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin kanunla kurulmaları zorunluluğunun bir gereği olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim, kanunla kurulma, üniversitelerin organlarına atanma şartlarının da kanunla düzenlenmesini gerektirmektedir. Bu durumda, Anayasa'nın 130. maddesinin altıncı fıkrası gereğince kanunla düzenlenmesi gerektiği açık olan rektör atamasına ilişkin usul ve esasların, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile düzenlenmesinde ve bu karara dayalı olarak Boğaziçi Üniversitesi rektör adaylığı başvuru ilanı verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.