Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/3062 E. 2024/3593 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/3062
- Karar No
- 2024/3593
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/3062 Karar No : 2024/3593
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/06/2024 tarih ve E:2021/4465, K:2024/3535 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 30/01/2021 tarih ve 31380 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29/01/2021 tarih ve 3461 sayılı "Bazı Alanların 'Yayla Alanı' Olarak İlan Edilmelerine İlişkin Aynı Listede Tarih ve Sayıları Yazılı Bakanlar Kurulu Kararlarında Yer Alan Hükümlerin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair" Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/06/2024 tarih ve E:2021/4465, K:2024/3535 sayılı kararıyla; Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları kabul edilmeyerek işin esası incelenmiş, Anayasa'nın 169. maddesinde ve Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 1. fıkrasında yer alan konu ile ilgili kurallar aktarılarak, Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın yasal dayanağını oluşturan düzenlemelerin, yayla alanlarının yerleşim yeri olarak kullanılmasından ileri gelen kanuni problemlerin (kaçak yapılaşma gibi) giderilmesi ve sosyal sorunların çözümlenmesi amacıyla getirildiği sonucuna varıldığı; davalı idarelerce verilen savunmalarda, dava konusu yayla alanlarında sabit kıymetlere alınan bina ve tesisler hakkında kiralama talebi olmadığı, bu nedenle söz konusu bina ve tesislerin yıkılarak bu yayla alanlarının iptal edilmesi zarureti doğduğunun ifade edildiği, savunmalarda da görüleceği üzere yayla alanlarının yerleşim yeri olarak kullanılmasından kaynaklanan tespit ve değerlendirmelerin yapılarak işlem tesis edildiği; öte yandan, 6831 sayılı Kanun'un 17. maddesine göre, dava konusu alanların yayla alanı olmaktan çıkartılması halinde Devlet ormanı vasıflarının değişmeyeceği; zira, Kanun uyarınca Devlet ormanlarındaki belirli şartları sağlayan yerlerin yayla alanı olarak ilan edildiği, yayla alanı ilanının iptali halinde bu alanların asıl kullanım vasfını geri kazanacağı; bu durumda, gerek 6831 sayılı Kanun'un 17/1 maddesi gerekse anılan maddeye dayanılarak çıkartılan Yönetmelik doğrultusunda tesis edildiği sonucuna varılan dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 48. maddesinin 7. fıkrasında ise, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşılması halinde, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesince ve kurulunca, temyiz isteminin reddine kesin olarak karar verileceği kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un 8. maddesinde ise, bu Kanun'da yazılı sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, tatil günlerinin sürelere dahil olduğu, ancak, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı, sürelerin bitmesinin çalışmaya ara verme zamanına rastlaması halinde, bu sürelerin, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 60. maddesinde, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Elektronik tebligat" başlıklı 7/a maddesinin 2. fıkrasında, birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verileceği, bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 4. fıkrasında da, elektronik yolla yapılan tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyadaki belgelerin incelenmesinden, temyiz edilen kararın davacı vekilinin elektronik tebligat adresine 31/07/2024 tarihinde iletildiği ve elektronik yolla tebligatın bu tarihi izleyen beşinci günün sonu olan 05/08/2024 tarihinde yapılmış sayıldığı; bu duruma göre, otuz günlük yasal temyiz süresi içerisinde en geç 04/09/2024 tarihinde temyiz isteminde bulunulması gerekirken, bu tarih geçirildikten sonra 09/09/2024 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 48/7. maddesi uyarınca kesin olarak, 30/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.