Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/2091 E. 2025/625 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/2091
- Karar No
- 2025/625
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2091 Karar No : 2025/625
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) :1-... 2-... Başkanlığı VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :1- ... 2-... 3-... VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2023/13546, K:2024/3934 sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana ili, Ceyhan ilçesi, ... Mahallesi kapsamında, 17/09/2007 tarih ve 2007/12666 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde bulunan listede gösterilen rapor ve eki krokide sınırları belirtilen ve kaya düşmesi nedeniyle Afete Maruz Bölge olarak ilan edilen alanın, anılan Bakanlar Kurulu Kararı kapsamından çıkarılarak, 22/05/2018 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/kroki/haritalarda sınırları belirtilen alanın 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 2. ve 14. maddeleri uyarınca Afete Maruz Bölge ilan edilmesine ilişkin 14/01/2019 tarih ve 615 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile Afete Maruz Bölgeden çıkarılma işleminin geri alınması istemiyle yapılan 16/11/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2023/13546, K:2024/3934 sayılı kararıyla; ... açısından; Dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile ek raporun birlikte değerlendirilmesinden; davaya konu alanda oldukça dik bir şev ve üst kotlarda eklemleri (çatlakları) olan ve ana kütleden ayrılmış kireçtaşı bloklarının bulunduğu, farklı boyutlardaki kaya bloklarının dik yamaç altında bulunan İsalı köyüne ait evlerin olduğu alana kadar (hatta daha alt kotlardaki düz alana kadar) gelmiş olması nedeniyle dava konusu işlem ve keşif tarihi itibarıyla afet riskinin bulunduğu, alanın yakınında deprem üretebilecek fayların da bulunduğu dikkate alındığında; gerek mevsimsel etkilerle gerek deprem etkisiyle, gerekse muhtemel insan etkisiyle gelecekte kaya düşme türünde muhtemel afet riskinin bulunduğu, dava konusu işlemin dayanağı 22/05/2018 tarihli jeolojik etüt raporunda sınırların yeniden belirlenerek farklı bir Afete Maruz Bölge sahası oluşturulduğu, dava konusu işlemle bir kısım alanın 17/09/2007 tarih ve 2007/12666 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirlenen AMB alanı kapsamından çıkarıldığı, AMB kapsamından çıkarılan alanda dava konusu işlemin tesisinden önce bulunan afet riskini ortadan kaldırmaya ve tehlikeyi önlemeye yönelik herhangi bir tedbir alınmadığı, bu alan yönünden de afet riskinin halen devam ettiği, Diğer yandan; davalı idarelerce, dava konusu işlemin 20/03/2013 tarih ve 1919 sayılı Genelge uyarınca aynı alanın koordinatlarının alınarak sayısallaştırılması işlemi olduğu, koordinat alınmadan ve kroki üzerine ölçeksiz çizilmiş sınırlardan oluşan 17/09/2007 tarih ve 2007/12666 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına konu Afete Maruz Bölge sınırlarının, yerinde koordinat alınarak sayısallaştırılması amacıyla düzenlenen 22/05/2018 tarihli jeolojik etüt raporuna dayanılarak dava konusu işlemin tesis edildiği belirtilmiş ise de, davalı idarece sunulan çakıştırma haritasında gösterilen 2007/12666 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belirlenen sınırlar ile dava konusu işlemin sınırlarının birbirinden farklı olduğu; 26/04/2007 tarihli jeolojik etüt raporunun ekindeki krokisinde tarif edilen mevkii isimleri ve sınırların genel itibarıyla şekil ve yönlerinin, alanının güney ve kuzeyindeki yazılı olan sınır uzunluklarının farklı gösterildiği, gösterimin arazi ile uyumlu olmadığı, sınırların benzemediği, 26/04/2007 tarihli jeolojik etüt raporunun ekindeki krokisinde belirtilen alandan farklı bir bölgenin gösteriminin yapıldığı, Bilirkişi kurulu tarafından yapılan değerlendirme sonucu belirlenen 26/04/2007 tarihli jeolojik etüt raporunun ekindeki krokinin sayısallaştırma işleminin sınırlarının idarece sunulan çakıştırma haritasından farklı olması nedeniyle, dava konusu işlemle afete Maruz Bölge kapsamı dışında bırakılan alanda da farklılıklar olduğu, idarece koordinat alınmadan, kroki üzerine ölçeksiz çizilmiş sınırların koordinat alınarak sayısallaştırılması işleminin usulüne uygun yapılmadığı, ... ve ... yönünden, Dava dilekçesinde, davacılardan ...'in Kızıldere Mahallesi muhtarı, ...'ün ise ... Mahallesi muhtarı olduğu, anılan mahallelerin maden sahasında yapılan çalışmalar nedeniyle kaya düşmesi ve heyelan afet riski altında olduğu, Adana ili, Ceyhan ilçesi, ... Mahallesi'nin Afete Maruz Bölge kapsamından çıkarılmasının kendi mahallerini de etkileyeceği belirtilerek dava açıldığı; bilirkişi raporunda, Afete Maruz Bölge ilan edilen alanın İsalı Mahallesi sınırları içerisinde olduğu, dava dilekçesinde bahsedilen maden sahasının da İsalı Mahallesi güney batı mülkiyet sınırında kaldığı, Kızıldere ve Gündoğan Mahallelerinin Afete Maruz Bölge sahası ile bir ilgisinin bulunmadığı, anılan mahallelerde kaya düşmesi veya heyelan dolayısıyla herhangi bir afet yaşanmadığının belirtildiği anlaşıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının, davacılardan ... ve ...'ün menfaatlerini etkilemediği gerekçesiyle, Davacılardan ... ve ... yönünden davanın ehliyet yönünden reddine, uyuşmazlık konusu işlemlerin ... açısından iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idareler tarafından, davanın süresinde açılmadığı, işin esası yönünden, dava konusu işleme konu alanda, muhtemel kaya düşmesi afeti nedeniyle ilk olarak 18/02/1999 tarihli jeolojik etüt raporunun düzenlendiği, sonrasında düzenlenen 26/04/2007 tarihli raporun eki krokide sınırları belirtilen alanın 17/09/2007 tarih ve 2007/12666 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Afete Maruz Bölge ilan edildiği, koordinatsız kroki halindeki söz konusu bölgeye ait aynı sınırların sayısallaştırılması kapsamında düzenlenen 22/05/2018 tarihli jeolojik etüt raporu ile eki pafta/kroki/haritalarda sınırları belirtilen alanın dava konusu işlemle yeniden Afete Maruz Bölge ilan edildiği, 17/09/2007 tarih ve 2007/12666 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Afete Maruz Bölge ilan edilen alanın dava konusu 14/01/2019 tarih ve 615 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile aynen korunduğu, afete maruz bölge kapsamından çıkarılmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, belirtilen nedenlere temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacılardan ... tarafından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen dava konusu işlemin iptaline, kısmen davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2023/13546, K:2024/3934 sayılı kararının temyize konu dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 19/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.