Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/1974 E. 2025/1214 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/1974
- Karar No
- 2025/1214
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1974 Karar No : 2025/1214
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Aydın ili, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tam zamanlı sözleşmeli eğitmen olarak görev yapan davacının, hizmetine ihtiyaç kalmadığından bahisle sözleşmesinin 01/07/2019 tarihi itibariyla feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ihtarname ile aynı yöndeki Germencik Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile anılan işlemler nedeniyle karar kesinleşinceye kadar yoksun kalınan tüm parasal ve özlük hakların mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 5393 sayılı Kanunun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında hangi uzman ve teknik personellerin sözleşmeli olarak istihdam edilebileceğinin örnekleme yoluyla sayıldığı, anılan düzenleme uyarınca istihdam edilecek kişinin uzman ve teknik personel niteliğini haiz olması gerektiği, Germencik Belediye Başkanlığında eğitmen kadrosuna ilişkin görevleri yürütmek üzere sözleşmeli personel olarak istihdam edilen davacının iktisat bölümü mezunu olduğu, yani eğitmen olarak görev yapmasına imkan verecek nitelikte ön lisans ve lisans mezuniyeti bulunmadığı, her ne kadar Türk Halk Oyunları Yöre Oyunları Öğreticisi ile İşaret Dili Öğretici ve Tercüman Eğitimi programlarına ilişkin kurs bitirme belgesi mevcut ise de, söz konusu belgelerin davacının eğitim alanında uzman niteliğini taşıması için yeterli olmadığı, ayrıca eğitmen kadrosuna ilişkin görevleri yürütmek üzere sözleşme imzalanarak istihdam edilen davacının davalı Belediyede görev yapmaya başladığı 15/07/2015 tarihinden itibaren hiçbir eğitim ve öğretim faaliyetinde bulunmadığı, nitekim davacının da aksini iddia etmediği; kaldı ki, uyuşmazlık konusu işleme dayanak teşkil eden Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ile İşletme Müdürlüğünün ilgili yazılarında da 01/01/2015 tarihinden itibaren günümüze kadar Türk Halk Oyunları Yöre Oyunları Öğreticisi ile İşaret Dili Öğretici ve Tercüman Eğitimi alanlarında eğitim ve öğretim faaliyetinde bulunulmadığının ve 2019 yılı içerisinde bahsi geçen konularda eğitim ve öğretim faaliyeti planlanmadığının belirtildiği, o halde eğitmen kadrosuna ilişkin görevleri yürütmek üzere davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığının açık olduğu gibi sözleşmesi feshedildikten sonra eğitmen kadrosuna kimsenin alınmamasının ve Belediyedeki eğitmen kadrolarının boş olmasının da söz konusu belediyede eğitmene ihtiyaç duyulmadığını gösterdiği, davacı tarafından uzmanlık ve teknik bilgi gerektirmeyen başkaca görevlerin yürütülmesinin, eğitmen kadrosuyla ilgili olarak imzalanan sözleşmenin devam ettirilmesini gerektirmediği, aksi durumun kabulünün uzmanlık ve teknik bilgi isteyen konularla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırmaya imkan veren 5393 sayılı Kanunun 49. maddesinin üçüncü fıkrasının amacıyla bağdaşmayacağı ve personel istihdamında eşitsizliğe yol açacağı, bir başka deyişle eğitmen olarak sözleşme imzalanan davacının farklı unvanda veya pozisyonda çalıştırılması yönünde zorunluluk bulunmadığı bütün olarak değerlendirildiğinde, eğitmen olarak davacının hizmetine ihtiyaç duyulmaması şeklindeki haklı nedene istinaden kamu yararına ve hizmet gerekleri kapsamında tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu olayda, her ne kadar davalı idarece, davacının kadro ünvanı olan eğitmen kadrosunun faaliyet alanı bulunmadığından bahisle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 6/d maddesinde yer alan "hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması" düzenlemesi gereği sözleşmesi feshedilmiş ise de, davalı idarenin savunması ekinde sunulan bilgi ve belgelerden, davacının ilk işe giriş tarihi olan 15/07/2015 tarihinden itibaren davalı idarenin İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünde farklı görevlerde çalışmasına karar verildiği ve bu görevle ilgili davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığı yönünde herhangi bir sebep gösterilmediği, bu durumda, hizmetine ihtiyaç duyulduğu için 01/01/2019 tarihi ile 31/12/2019 tarihleri arasında kendisiyle bir yıllık sözleşme imzalanan davacının, aradan kısa bir süre geçtikten sonra hizmetine duyulan ihtiyacın ne şekilde sona erdiğinin davalı idarece somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı, davacının eğitmen kadrosunda değil de en baştan itibaren İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünde görevlendirilmesinin tek başına sözleşmesinin feshini gerektirmediği gözetildiğinde, sözleşmesinin feshedilerek görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığından bahisle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulü ile, iptal edilen işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi kayıplarının dava açma tarihi olan 25/06/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 09/11/2023 tarih ve E:2020/4106, K:2023/5792 sayılı kararıyla; Anadolu Üniversitesi, İktisat Fakültesi, İktisat Bölümü'ndeki dört yıl süreli öğrenimin ilk iki yılını 08/09/2008 tarihinde tamamlayarak ön lisans diploması alan ve Türk Halk Oyunları Yöre Oyunları Öğreticisi ile İşaret Dili Öğretici ve Tercüman Eğitimi programlarını bitirerek adına kurs bitirme belgesi tanzim edilen davacıyla, sözleşmeli personel olarak eğitmen kadro unvanına ilişkin görevleri yürütmek üzere ilk kez 15/07/2015-31/12/2015 dönemine ilişkin sözleşme imzalandığı, 2019 yılına kadar sözleşmesinin yenilendiği dönemlerde istihdam edildiği süreçte, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü ile İşletme Müdürlüğünde çeşitli sebeplerle muhtelif dönemlerde müdür vekili, harcama yetkilisi, taşıt kayıt yetkilisi gibi bazı görevleri yürüttüğü, ancak bulunduğu eğitmen kadrosuna ilişkin herhangi bir kurs verdiğini ya da eğitim öğretim faaliyetinde bulunduğunu gösteren herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, davacının sözleşmesi feshedildikten sonra münhal 7. dereceli eğitmen kadrosunda istihdam edilmek üzere alım yapılmadığı ve mevcut durum itibariyla davalı Belediyedeki eğitmen kadrolarının boş olduğu, Sözleşmeli personelin mesleğe bağlılığı, iş görme kabiliyeti, çalışma derecesi ile iş sahiplerine karşı muamelelerinin yetersiz olması gibi nedenlerle hizmetine ihtiyaç duyulmaması veya görev yaptığı kadroda herhangi bir kimsenin hizmetine gerek kalmaması halinde idarece sözleşmenin feshedilebileceği ya da yenilenmeyeceği hususunda idareler takdir yetkisine sahip ise de, mutlak nitelikte olmayan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu yönüyle yargı denetimine tabi bulunduğu, dolayısıyla personelin sözleşmesinin feshedilmesinin haklı sebeplere dayanması gerektiği, Bu durumda, 5393 sayılı Kanunun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında hangi uzman ve teknik personellerin sözleşmeli olarak istihdam edilebileceğinin örnekleme yoluyla sayıldığı, davalı Belediyede eğitmen kadrosuna ilişkin görevleri yürütmek üzere sözleşmeli personel olarak istihdam edilen davacının iktisat bölümü (ön lisans) mezunu olduğu, yani eğitmen olarak görev yapmasına imkan verecek nitelikte uzman ya da teknik eğitimi bulunmadığı, her ne kadar Türk Halk Oyunları Yöre Oyunları Öğreticisi ile İşaret Dili Öğretici ve Tercüman Eğitimi programlarına ilişkin kurs bitirme belgesi mevcut ise de söz konusu belgelerin davacının eğitim alanında uzman niteliğini taşıması için yeterli olmadığı, keza eğitmen kadrosuna ilişkin görevleri yürütmek üzere sözleşme imzalanmasına rağmen 15/07/2015 tarihinden itibaren hiçbir eğitim ve öğretim faaliyetinde bulunmadığı gibi, 2019 yılı içerisinde bahsi geçen konularda eğitim ve öğretim faaliyeti planlanmadığının belirtilmesi karşısında, eğitmen kadrosuna ilişkin görevleri yürütmek üzere davalı Belediyede davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığının açık olduğu, aksi durumun kabulünün uzmanlık ve teknik bilgi isteyen konularla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırmaya imkan veren 5393 sayılı Kanunun 49. maddesinin üçüncü fıkrasının amacıyla bağdaşmayacağı ve personel istihdamında eşitsizliğe yol açacağı, eğitmen olarak sözleşme imzalanan davacının farklı unvanda veya pozisyonda çalıştırılması yönünde davalı idarenin zorlanamayacağı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının hizmetine ihtiyaç duyulmaması yolundaki haklı nedene istinaden, kamu yararına ve hizmet gerekleri kapsamında tesis edildiği sonucuna varılan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulü ile, iptal edilen işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi kayıplarının dava açma tarihi olan 25/06/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının eğitmen unvanıyla sözleşmeli personel olarak çalıştığı dönemde ve sözleşmesinin feshinden sonra belediyede eğitim faaliyeti planlanmadığı ve eğitim yapılmadığı, bu durumun kurumda eğitmen kadrosuna ihtiyaç olmadığının delili olduğu, davacının "eğitmen" görev tanımına uygun iş ve işlemleri yürütmediği, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın eki 4 sayılı cetvelde eğitici unvanı kadrosunun tanımında en az lisans mezunu ya da Turizm Otelcilik Meslek Lisesi ya da dengi okul mezunu olmak, kadroyla ilgili literatürü takip edebilecek düzeyde yabancı dil bilmek gerektiğinin belirtildiği, davacının ise iktisat bölümü ön lisans mezunu olduğu ve sözleşmesi süresince yabancı dil bildiğine dair sertifikayı özlük dosyasına sunmadığı, davacının kadrosunun gerektirdiği vasfı haiz olmadığı, davacının hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından sözleşmesinin feshedildiği, sözleşme feshi aşamasında idarenin ihtiyaç durumu, performans, hizmetin gerekleri ve kamu yararı gözetildiğinden, sözleşmesinin feshi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, iptal edilen işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi kayıplarının dava açma tarihi olan 25/06/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Onikinci Dairesinin 09/11/2023 tarih ve E:2020/4106, K:2023/5792 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.