Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2023/2342 E. 2025/1466 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2023/2342
- Karar No
- 2025/1466
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2342 Karar No : 2025/1466
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Oyuncak Hediyelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına 2016 ve 2017 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 8 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak gözetim uygulaması nedeniyle fazladan ödenen ithalat vergilerinin mahkeme kararıyla iade edilmesi üzerine, Gümrük Yönetmeliği'nin 181. maddesi uyarınca, gözetim belgesinin ibrazının istenildiği halde gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezası kararının kesinleştiğinden bahisle tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriği para cezası kararına karşı yasal süresi içinde itiraz edilmediği, kesinleşen ve ödenmeyen alacağın tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin de usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ödeme emrine karşı dava açılmadığı, yapılan araştırmada mal varlığına rastlanmadığı, ihtilaf konusu dönemde kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen dava açılmadığından kesinleşen para cezası kararının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından ihtilaf konusu dönemde kanuni temsilci olan davacıdan tahsili amacıyla ödeme emrinin düzenlendiği olayda, gözetim belgesinin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde sayılan belgeler arasında yer almadığı, gözetim tebliğinde getirilen düzenleme ile eşyanın ithalinin sınırlandırılmasının veya şartlı olarak ithaline izin verilmesinin değil, ithali serbest olan eşyanın ithal seyrinin izlenmesi ve koruma tedbirleri uygulanmasına gerek olup olmadığının belirlenmesinin amaçlandığı, anılan belgenin ibraz edilmemesi nedeniyle para cezası kesilmesi mümkün olmadığından, bu durumun "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin icap ettiği, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusu kabul edilerek mahkeme kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kesinleşen para cezası kararının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilerek kesinleştiği, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında borcu karşılayacak mal varlığına rastlanmadığından davacı hakkında tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanun'un 58. maddesinde ise, kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcun olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirkete tebliğ edilen para cezası kararına karşı yasal süresinde itiraz edilmediğinden bu işlemin kesinleştiği, kesinleşen para cezası kararının tahsili amacıyla ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği halde ödenmediği ve asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacaklarının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği ve dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Olayda, davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, tahakkuk ve ceza kararına karşı yapılacak itirazın reddine dair işleme karşı açılacak bir davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu görülmekle, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, temyiz istemine konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyoruz.