Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/1618 E. 2025/1014 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/1618
Karar No
2025/1014
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1618 Karar No : 2025/1014

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...2-... VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ: Huk. Müş. ...

2- ... Belediye Başkanlığı

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Dördüncü Dairesinin 22/02/2024 tarih ve E:2024/577, K:2024/1179 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 6306 sayılı Kanun gereğince yapılan arsa payı satış işlemi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrasındaki "toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın" ibaresinin iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 22/02/2024 tarih ve E:2024/577, K:2024/1179 sayılı kararıyla; Arsa payı satış işlemi yönünden; Davacıların maliki olduğu İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan bina hakkında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı verilmesi sonucu, davacıların katılmadığı 06/08/2023 tarihinde yapılan kat malikleri kurulu toplantısında binanın yıkılıp yeniden yapılmasına dair kararlar alındığı, toplantıda alınan kararlara 15 gün içinde iştirak edilmesi, aksi takdirde arsa payının satışa çıkarılacağına ilişkin davacılara Kadıköy 34. Noterliğinin 08/08/2023 tarihli ihtarnamesinin gönderildiği, ancak davacıların alınan karara iştirak etmemesi üzerine diğer arsa payı malikleri tarafından 25/08/2023 tarihinde davacıların arsa payının satışının davalı Kadıköy Belediye Başkanlığından istenildiği; Bunun üzerine, davacılar tarafından 12/09/2023 tarihinde Kadıköy Belediye Başkanlığına başvurularak hisse satış işlemlerinin durdurulmasının talep edilmesi üzerine Kadıköy Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı yazısında; davacıların hisselerinin tapu kayıtları üzerinde .... Aile Mahkemesinin ihtiyati tedbir şerhinin olması nedeniyle Mahkemesine görüş sorulduğu, görüş doğrultusunda uygulamaya devam edileceğinin bildirildiği; Davacıların başvurusu üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve Değişik iş E:..., K:... sayılı kararı ile davacılara ait anılan hissenin satış ve devir işlemlerinin tedbiren durdurulmasına karar verildiği, davacılar tarafından bu kararla birlikte 20/10/2023 tarihinde tekrar hisse satış işlemlerinin durdurulmasının talep edilmesi üzerine, Kadıköy Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında; arsa payı hisselerinin tapu kayıtlarına ... Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan kararının tedbir şerhinin işlendiği ve bu karar doğrultusunda satış işlemlerinin durdurulduğu, öte yandan, hisselerinin tapu kayıtları üzerinde .... Aile Mahkemesinin ihtiyati tedbir şerhinin olması nedeniyle Mahkemesine görüş sorulduğu, ancak Mahkeme görüşünün henüz ulaşmaması nedeniyle satışa yönelik işlem yapılamadığının bildirildiği; Davacıların arsa paylarının satışına ilişkin işlem ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrasındaki "toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın" ibaresinin iptali istemiyle 07/11/2023 tarihinde açılan davada ise Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; iptali istenilen dava konusu Yönetmelik hükmünün yanı sıra yine bu Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen arsa payı satış işleminin de dava dilekçesine eklenmesi (belirtilmesi) suretiyle düzenlenecek dava dilekçesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun olarak yeniden dava açılmasının gerektiği gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verilmesi üzerine, 14/02/2024 tarihli dilekçe ile görülmekte olan davanın açıldığı, Yenilenen dava dilekçesinin incelenmesinden; davacıların arsa payının satışına ilişkin idari işlemin hangi idare tarafından yapılacağı/yapıldığı ile tarih ve sayısının yine belirtilmediğinin (idari işlemin dava dilekçesine eklenmediği) anlaşıldığı, Bu durumda; Kadıköy Belediye Başkanlığı tarafından...Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan kararının tedbir şerhinin davacıların arsa payının tapu kaydına işlendiği ve bu karar doğrultusunda satış işlemlerinin durdurulduğu, öte yandan, davacıların hissesinin tapu kayıtları üzerinde ... Aile Mahkemesinin ihtiyati tedbir şerhinin olması nedeniyle Mahkemesine görüş sorulduğu, ancak Mahkeme görüşünün henüz ulaşmaması nedeniyle satışa yönelik işlem yapılamadığı yolundaki beyanları ile dilekçe ret kararı üzerine sunulan dava dilekçesinde davacıların arsa payının satışına ilişkin idari işlemin hangi idare tarafından yapılacağı/yapıldığı ile tarih ve sayısının yine belirtilmediği (idari işlemin dava dilekçesine eklenmediği) hususları dikkate alındığında, davacıların arsa payının satışına ilişkin sürecin başladığı, ancak satışın yapılmasına yönelik henüz bir işlem tesis edilmediğinin anlaşıldığı, Davacıların beyanlarından; ilerleyen süreçte oluşabilecek ve telafisi mümkün olmayan zararın önlenmesi amacıyla henüz gerçekleşmemiş, ancak gerçekleşmesi muhtemel satış işleminin iptalinin hedeflendiğinin anlaşıldığı, ancak henüz hukuk aleminde meydana gelmemiş bir işlemin iptalinin istenilmesine hukuken olanak bulunmadığı, Bu durumda; ortada yargılamaya konu edilebilecek herhangi bir satış işleminin bulunmadığı sonucuna varıldığı, Yönetmelik hükmü yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 4. fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceğinin hüküm altına alındığı, Yukarıda aktarılan mevzuat hükmü uyarınca düzenleyici işlemlere karşı iki ayrı yol izlenerek dava açma imkanı tanındığı, buna göre, düzenleyici işlemin ilanı üzerine dava açılabileceği gibi, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine de, uygulama işleminin tebliğ tarihinden itibaren düzenleyici işleme veya düzenleyici işlemle birlikte uygulama işlemine karşı dava açılabileceği, bu şekilde, düzenleyici işlemin ilanı üzerine düzenleyici işleme karşı dava açmamış bulunan ilgililere, dava konusu edebilecekleri bir uygulama işleminin varlığına bağlı olarak, düzenleyici işleme karşı da dava açma imkanının sağlanması amaçlandığı, Uyuşmazlıkta ise; iptali istenilen 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrasına eklenen "toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın" ibaresinin 06/01/2023 tarih ve 32065 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu hükmün iptali için yayım tarihini izleyen günden itibaren süresinde dava açılmadığına göre, yalnızca söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı halinde, bu işlemin tebliğinden itibaren dava açma süresi içinde uygulama veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği, ancak yukarıda açıklandığı üzere ortada bir uygulama işlemi bulunmadığı, Bu durumda; dava konusu düzenleyici işleme karşı (koşulları varsa) Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih olan 06/01/2023 tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 07/11/2023 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, Arsa payı satış işlemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, Yönetmelik hükmü yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve hakkında riskli yapı kararı verilen binada 10/324 oranında arsa payı sahibi olduğu, taşınmaz hakkında riskli yapı kararı verilmesi sonrası kendilerine haber verilmeksizin toplanan kat malikleri kurulunda alınan karar gereğince, 6306 sayılı Kanun gereğince ancak usulsüz bir şekilde maliki bulundukları arsa paylarının satışının talep edildiği, bu satış işleminin ve dayanağı 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 1. fıkrasında yer almayıp, Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrasına sonradan eklenen "toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın" ibaresinin Anayasa'nın temel ilkelerine açıkça aykırı olduğu gibi 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun toplantı usul ve koşullarını düzenleyen hükümleri ile ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun paylı mülkiyete ilişkin hükümlerine de aykırı olduğu, dolayısıyla maliki oldukları arsa paylarının satışına ilişkin işlem ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrasındaki "toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın" ibaresinin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır,. Diğer davalı idare Kadıköy Belediyesi tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine, 2. Davanın arsa payı satış işlemi yönünden incelenmeksizin reddi, Yönetmelik hükmü yönünden süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu 22/02/2024 tarih ve E:2024/577, K:2024/1179 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacılara iadesine, 4. Kesin olarak, 07/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/1618, K. 2025/1014, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-1618-e-2025-1014-k-56487cbdfdeb