Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/2167 E. 2025/3998 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/2167
- Karar No
- 2025/3998
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/2167 Karar No:2025/3998
TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1. ..., 2. ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca 07/05/2025 tarihinde 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı Yönetmeliği'nin 25. maddesi uyarınca açık artırma usulüyle gerçekleştirilen İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 3.442,02 m² yüzölçümlü taşınmazın 2.720,79 m²'lik kısmının satışına ilişkin ihalenin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığa konu taşınmazın ...tarih ve ... sayılı işlemle rezerv yapı alanı ilan edildiği,... tarih ve ... sayılı işlemle davalı idareye devrinin uygun görüldüğü, akabinde dava konusu ihaleye çıkıldığı; Davacılar tarafından, söz konusu taşınmazın murisleri tarafından 1994 yılında ortaokul inşa edilmek üzere Maliye uhdesine Milli Eğitim Bakanlığı tahsisli bağışlandığı ancak ilgili taşınmazın amacı dışında kullanıldığı ileri sürülmüş ise de, davalı idarenin 6306 sayılı Kanun uyarınca, Hazinenin mülkiyetinde olup bu Kanun kapsamında Başkanlığa devredilen taşınmazları, Kanun kapsamında Başkanlıkça kamulaştırılan taşınmazları ve yürütülen uygulamalar neticesinde Başkanlık payına düşen taşınmazları, dönüşüm projeleri özel hesabına gelir elde etmek amacıyla kiralamaya ve satmaya, rezerv yapı alanlarında gelir ve hasılat getirecek her türlü uygulamayı yapmaya yetkili olduğu, davacıların Hazinenin mülkiyetindeki söz konusu taşınmazda herhangi bir ayni ve şahsi haklarının bulunmadığı, kaldı ki davacı...tarafından, söz konusu taşınmazın "bağıştan rücu sebebiyle" tapu iptal ve tescili istemiyle açılan davanın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, bağış işleminin tarafı olan idarenin, bağışın koşullarına ve amacına uygun hareket etmekle yükümlü olduğu, idarenin bağış konusu taşınmazı bağışlama amacı doğrultusunda kullanması gerektiği, aksi yöndeki tasarrufların hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği, uyuşmazlığa konu taşınmazın imar planında yükseköğretim alanı olarak belirlenmesine ilişkin imar planı değişikliğinin yargı kararıyla iptal edildiği, dolayısıyla bu plana dayanılarak gerçekleştirilen dava konusu ihalenin de hukuki dayanağının kalmadığı, uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin adli yargı mercilerince verilen ihtiyati tedbir kararının son anda kaldırıldığı ve bu durumun ihale şartnamesinde belirtilmediği, bu durumun ihaleye verilecek teklifleri etkileyeceği, rekabet ve saydamlık ilkelerini ihlal ettiği, uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde ihtiyati tedbir şerhi bulunduğu ve dava derdest olduğundan taşınmazın devrinin, ihaleye çıkarılmasının mümkün olmadığı, ayrıca taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir bedelle ihaleye çıkarıldığı, uyuşmazlığa konu taşınmaz ortaokul yapılması şartıyla bağışlandığından eğitim amacı dışında kullanılamayacağı, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazın ihtiyati tedbir şerhiyle satışa sunulduğu, akabinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı yazısıyla söz konusu taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verildiğinin bildirilmesi üzerine söz konusu mahkeme kararının müzayede salonunda bulunanlara bildirilerek dava konusu ihalenin gerçekleştirildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı Yönetmeliği'nin 25. maddesi uyarınca İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 3.442,02 m² yüzölçümlü taşınmazın 2.720,79 m²'lik kısmının 07/05/2025 tarihinde açık artırma usulüyle satışına karar verilmiştir. Bunun üzerine davacılar tarafından, söz konusu taşınmazın murislerince 1994 yılında ortaokul yapılmak üzere bağışlandığı ve taşınmazın amacı dışında kullanılamayacağı iddiasıyla bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 234. maddesinde, "Hibe, hayatta olan kimseler arasında bir tasarrufturki onunla bir kimse, mukabilinde bir ıvaz taahhüt edilmeksizin malının tamamını veya bir kısmını diğer bir kimseye temlik eder. (...); 240. maddesinde, "Hibe, şartla yahut mükellefiyetle takyit olunabilir. (...)"; 241. maddesinde, "Vahip, mukavele mucibince mevhubünleh tarafından kabul edilmiş olan mükellefiyetin icrasını talep edebilir. Ammenin menfaati için mevhubunlehe tahmil edilmiş olan mükellefiyetin icrasını talebetmek salahiyeti, vahibin vefatından sonra, ait olduğu mercie intikal eder. (...)" kuralları yer almıştır. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanun, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idarelerden oluşan genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin malî yönetim ve kontrolünü kapsar."; "Bağış ve yardımlar" başlıklı 40. maddesinde, "(...) Kamu idarelerine yapılan her türlü bağış ve yardımlar gelir kaydedilir. Nakdi olmayan bağış ve yardımlar, ilgili mevzuatına göre değerlemeye tâbi tutularak kayıtlara alınır. Kamu yararına kullanılmak üzere kamu idarelerine yapılan şartlı bağış ve yardımlar, (...) hizmeti yapacak idarenin üst yöneticisi tarafından uygun görülmesi halinde, bütçede açılacak bir tertibe gelir ve şart kılındığı amaca harcanmak üzere açılacak bir tertibe ödenek kaydedilir. Bu ödenekten amaç dışında başka bir tertibe aktarma yapılamaz. Bu ödeneklerden malî yıl sonuna kadar harcanmamış olan tutarlar, bağış ve yardımın amacı gerçekleşinceye kadar ertesi yıl bütçesine devir olunarak ödenek kaydedilir. (...) Bağış ve yardımlar, kullanılmadığı veya amaç dışı kullanıldığı için geri istenildiği takdirde, bütçeye gider kaydıyla ilgilisine geri verilir. Şartlı bağış ve yardımın zamanında kullanılmaması nedeniyle doğacak zararlar ile amaç dışı kullanım nedeniyle yapılan harcamalar sorumluluğu tespit edilenlere ödettirilir." kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan kuralların değerlendirilmesinden, bağışlama sözleşmesinin, bir kimsenin malvarlığından diğer bir kimseye karşılıksız olarak kazandırma yapmayı üstlendiği sağlar arasında bir tasarruf olduğu, bağışlayanın bağışlamasına mükellefiyet (yükleme) koyabileceği, bağışlayanın, bağışlayanın mirasçıları ve yetkili merciin mükellefiyetin icrasını isteyebileceği, bağışın kullanılmaması veya amacı dışında kullanılması nedeniyle geri istenilmesi durumunda, bütçeye gider kaydedilerek ilgilisine geri verileceği, şartlı bağışın zamanında kullanılmaması nedeniyle doğacak zararlar ile amaç dışı kullanım nedeniyle yapılan harcamaların tespit edilenlere ödettirileceği anlaşılmaktadır. "(...) Bağışlayan kimse bağışlamasını muayyen bir şarta bağlı olarak yapabileceği gibi, bağışlanan şahıs tarafından bazı mükellefiyetlerin yerine getirilmesini de isteyebilir. Şart, bir akdin hükümlerinin kendisine bağlandığı geleceğe ait, meydana gelmesi şüpheli bir olaydır. Mükellefiyet ise bir teberrua eklenen fer'i bir kayıttır ki, bununla kendisine teberruda bulunulan kimse belli bir gaye için bir edimde bulunmak mecburiyeti altına sokulur. (...) Mükellefiyet, bağışlayan lehine, bağışlanan lehine veya üçüncü kişiler lehine olabilir. Lehine mükellefiyet konan üçüncü kişilerin muayyen olmaması da kabildir. (...) [Mükellefiyetin] İfayı talep edebilecek kişiler şunlardır: a) Bağışlayan (...) b) Bağışlayanın mirasçıları c) Yetkili merci. Yetkili merciin mükellefiyetin ifasını isteyebilmesi bazı şartlara tâbidir: aa) Mükellefiyetin icrası genel menfaatle ilgili olmalıdır. Mükellefiyet, gerçekleştirilmesi kamu tüzel kişilerinin görevlerinden olan gayeleri ilgilendiriyorsa veya hayır işleriyle ilgili ise durum böyledir. (...) bb) Bağışlayan ölmüş bulunmalıdır. (...) [Mükellefiyetin ifasından] kaçınma ancak bağışlanan malın değeri masrafları karşılamadığı nispette caizdir. Mükellefiyetin muacceliyetinden sonra bağışlanan şeyin kıymetinin düşmesi halinde ifadan kaçınılamaz." (Haluk TANDOĞAN, Borçlar Hukuku-Özel Borç İlişkileri, Cilt:I/1, Üçüncü Baskı, 1984, Ankara, s. 347-351). Dosyanın incelenmesinden, davacıların murisi ... tarafından tamamı adına kayıtlı olan İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 639,72 m² yüzölçümlü taşınmazın ortaokul alanı olarak Maliye Hazinesine hibe edildiği ve ...tarih ve ... yevmiye numaralı işlemle tapuda Hazine adına ortaokul alanı olarak tescil edildiği; Hazine adına tescilli ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel ile hibe neticesinde Hazine adına tescil edilen ... ada, ... parsel ve ... Vakfı adına tescilli ... ada, ... parselin tevhit işlemi neticesinde uyuşmazlığa konu 3.442,02 m² yüzölçümlü ... ada, ... parselin oluştuğu ve...tarih ve ... yevmiye numaralı işlemle anılan taşınmazın ...hissesinin (721,23 m²) anılan Vakıf adına, ... hissesinin (2.720,79 m²) Hazine adına tescil edildiği, niteliğinin "bahçeli iki ev ve ortaokul alanı arsası" olarak belirtildiği; ...tarih ve ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Oluru ile, aralarında uyuşmazlığa konu taşınmazın da yer aldığı mülkiyeti Hazineye ait ve Hazine ile hisseli olan muhtelif taşınmazların 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca anılan Kanun'un 6. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında Kentsel Dönüşüm Başkanlığı özel hesabına gelir elde etmek amacıyla satışı yapılmak üzere "rezerv yapı alanı" olarak belirlendiği; Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca muhtelif işlemlerle, rezerv yapı alanı olarak belirlenen söz konusu taşınmazların idarelerine devrinin talep edildiği; ... tarih ve ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Oluru ile, rezerv yapı alanı olarak belirlenen ve aralarında uyuşmazlığa konu taşınmazın da yer aldığı muhtelif taşınmazların davalı idarece Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı Yönetmeliği'nin 25. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açık artırma yöntemiyle satışına, tapuda devir işlemlerinin tamamlandığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere söz konusu taşınmazlar hakkındaki rezerv yapı alanı kararının kaldırılmasına karar verildiği; Söz konusu ihalenin 07-08/05/2025 tarihlerinde yapılacağının ilan edildiği, bunun üzerine temyizen bakılan davanın açıldığı görülmüştür. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacıların murisi tarafından ortaokul yapılmak üzere 1994 yılında Hazineye bağışlanan ... ada, ... parselin muhtelif parsellerle tevhidi neticesinde uyuşmazlığa konu 3.442,02 m² yüzölçümlü ... ada, ... parselin oluştuğu, anılan taşınmazın 2.720,79 m²'lik kısmının Hazine adına tescil edildiği, söz konusu taşınmazın Kentsel Dönüşüm Başkanlığı özel hesabına gelir elde etmek amacıyla satılmak üzere "rezerv yapı alanı" olarak belirlendiği ve açık artırma usulüyle Hazine hissesinin satışa çıkarıldığı, davacıların murisi tarafından 1994 yılında yapılan bağışlamaya konulan "ortaokul yapılması" mükellefiyetinin idarece yerine getirilmediği, taşınmazın bağışlama amacına uygun olarak değerlendirilmediği, mükellefiyetin icrasından ancak bağışlanan malın değerinin masrafları karşılamaması durumunda kaçınılabileceği, davalı idarece söz konusu husus ortaya konulmadan taşınmazın satışa konu edildiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE, 4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ilk derece ve temyiz yargılama giderleri toplamı ...-TL ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın ve istemi halinde ilk derece aşamasında kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacılara iadesine, 6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 17/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.