Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2022/143 E. 2025/6656 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2022/143
- Karar No
- 2025/6656
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/143 Karar No : 2025/6656
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 3- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mersin ili, Mezitli ilçesi, ... Mevkii, ... parsel sayılı taşınmaz maliki olan davacılar tarafından, 29/12/2016 tarihindeki yoğun yağışlar nedeniyle portakal bahçesinin sular altında kaldığı ve kullanılamaz hale geldiği, zararın tespiti amacıyla ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırıldığı, zararın oluşmasında davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek olay nedeniyle oluşan 201.240,00-TL maddi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş esas numaralı dosyasında 23/03/2017 tarihinde mahallinde keşif yapıldığı, keşif sonucunda iki tespit raporu sunulduğu, harita mühendisi tarafından sunulan raporda; tespite konu olan parselin, Mersin ili, Mezitli ilçesi sınırları içerisinde kaldığı, ... kadastro numaralı parselin tapu sicilinde 16960,00 m2 miktarlı olduğu, portakal fidanlığı ve murt bahçesi vasfı ile tapu siciline tescillendiğinin belirlendiği, tespit tarihinde taşınmaz içerisinde bulunan ağaçların tamamının su içerisinde kaldığının gözlemlendiği, taşınmazın bulunduğu alanda alt yapı çalışmaları olduğu, sahada, 19/11/2015 tarihinde dolgu çalışması yapılmaya başlandığının Google Earth görüntülerinden saptadığı, keşif günü, taşınmazın bulunduğu alanda Mezitli Belediye Başkanlığı tarafından dolgu yapılmaya devam edildiğinin görüldüğü, Mezitli Belediyesi tarafından yapılmakta olan alt yapı çalışmaları nedeni ile dolgu yapılarak dere yatağının önünün kesildiği ve su akışının engellendiği, yapılan dolgu çalışmalarında dolgunun yer yer çöktüğü ve alt yapıda bulunan boru, kanal vb. su iletim yapılarının su akışını sağlayamadığı, suyun akışını engellediğinin belirtildiği; inşaat mühendisi ve ziraat mühendisi tarafından sunulan raporda; 273 kadastro numaralı parselin üzerindeki bitkilerin yapılan alt yapı çalışmalarından etkilenme durumunun tespiti ve ortaya çıkan zarar-ziyanın hesaplandığı, raporda özetle ... parsel üzerinde 5m x 5m dikim aralığında 10 yaşında dikenli limon dikili olduğu; taşınmazın toplam 16.960,00 m2, bu alanın 1.800,00 m2’sinin boş, geri kalan 15.160,00 m2’sinin üzerinde çeşitli tarımsal ürünler yetiştirildiği, inceleme neticesinde taşınmaz üzerinde ve çevresinde yapılan altyapı çalışması nedeniyle dolgu yapıldığı; bu dolgunun derenin akış yönünü tıkadığı ve taşınmaz içerisinde yağmur sularının birikmesi sonucu ağaçların ve diğer bitkilerin tamamının göllenmiş vaziyetteki suyun altında kalmış olduğu, alt yapı çalışmalarında kullanılmak amacıyla beton büzlerin çevrede yayılı olduğu; taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan dere ıslah çalışmasında zeminde derenin akış yönünde (güneyinde) beton boru döşenerek, yağan yağmur sularının tahliye edilmesinin amaçlandığı, ancak, beton boru döşendikten sonra derenin akış yönünde (dere yatağına) hafriyat döküldüğü, yağan yağmur sularının tahliyesi amacıyla dökülen hafriyat altına döşenen beton boruların biriken suların tahliyesi için yeterli olmadığı, bu nedenle de parsel üzerinde dikili olan limon ve zeytin ağaçlarının sular altında kaldığı, kök-kök boğazının su ile dolması sonucu kazık ve saçak köklerin havasız kalarak, ağaçların kuruduğu, parselde göllenmiş olan su tahliye edilse bile, kök-kök boğazının havasız kalması sonucu ağaçların kurumasının önlenmesinin mümkün olmayacağı, taşınmazda yağan yağmur suları zararının, dere yatağına dökülen hafriyat işleminden kaynaklandığı tespitlerine yer verildiği; Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yol Yapım ve Onarım Daire Başkanlığı’nın 1. Hukuk Müşavirliğine hitaben 18/05/2018 tarihli yazısında; yerinde yapılan teknik incelemelerde sulama birliğine ait kanalın altından ve üstünden geçen boş alanların İlçe Belediyesi tarafından doldurulduğu ve doğal akışının kapatılmasıyla birlikte 273 numaralı parselin yağmur suları altında kaldığının belirtildiği; uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda 30/05/2019 tarihinde bilirkişi heyeti ile birlikte icra edilen keşif sonrası tanzim olunan 21/06/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda da; dere yatağındaki hafriyatın/dolgunun Mezitli Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı; yapılan dolgunun kapsamı dikkate alındığında, bu iş ve işlemlerin Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı, MESKİ ve Mezitli Belediyesi Başkanlığı ortak iş birliği ile gerçekleştirildiği, bu iş ve eylemlerden Büyükşehir Belediye Başkanlığı dolayısıyla MESKİ’nin bilgisinin olmamasının düşünülemeyeceği, bu nedenle, dere yatağının doldurularak doğal akışın engellenmesinden belediyelerin müteselsilen sorumlu olduğu; Mersin Meteoroloji Müdürlüğü elemanlarınca Aralık/2016 ayının yağış analizinin dosyaya sunulduğu, yağışın afet karakterli olmadığı, kaldı ki ilk keşfin, 2016 yılı Aralık ayından üç ay sonra yapıldığı, ancak, dava dosyasında yer alan renkli resimlerden dava konusu parselin bir gölet gibi su ile dolu olduğu ve ağaçların hala su altında olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla, ... parseldeki ağaçların kurumasının nedeninin dere yatağının taşması olamayacağı, zira böyle bir taşkının 3 ay süremeyeceği, kaldı ki, ziraat bilirkişisinin tespitine konu olan bahçe bitkilerinin 7-15 gün su altında kaldığında bile yaşamlarını sürdürebileceği, dolayısıyla, davacıların parselindeki zarar-ziyanın ana nedeninin dere yatağının taşması değil; derenin memba kısımlarından hasıl olan suların uygun bir çıkış noktasından tahliye olamaması nedeniyle küvet şeklinde arazide günlerce göllenmesi olduğu sonucuna varıldığı, toplam zararın 201.240,00-TL olduğunun belirlendiği, söz konusu bilirkişi raporundaki tespitler de dikkate alınarak 29/12/2016 tarihli yağışlar sonrası davacılara ait Mersin ili, Mezitli ilçesi, ... Mevkiinde yer alan ... parsel sayılı taşınmazdaki bahçenin zarara uğramasıyla sonuçlanan olayda, meydana gelen zararın dere yatağının taşmasından kaynaklanmadığı, dere yatağına dökülen hafriyat işleminden kaynaklandığı, dere yatağındaki hafriyatın/dolgunun kapsamı dikkate alındığında da bu iş ve işlemlerin Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Mezitli Belediye Başkanlığı ve MESKİ Genel Müdürlüğü'nün ortak iş birliği ile gerçekleştirildiği gerekçesiyle 201.240,00-TL maddi tazminatın, davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen başvuru tarihi olan 01/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; olayda mücbir sebep nedeniyle sorumluluğun bulunmadığı, taşınmazın bulunduğu alanda herhangi bir dere ıslahı, dolgu veya boru döşeme işlemi yapılmadığı gibi hafriyat dökülmesi yönünde bir işlem de tesis edilmediği, maddi tazminatın fahiş olduğu, davacıların zararının hisseleri oranında belirlenmesi gerektiği, yasal faiz başlangıç tarihinin hukuka uygun olmadığı, davalı MESKİ Genel Müdürlüğü tarafından; sorumluluğun Mezitli Belediyesinde olduğu, idarelerince herhangi bir çalışmanın yapılmadığı, sorumluluk oranlarının belirlenmesi gerektiği, davalı Mezitli Belediye Başkanlığı tarafından, dere yataklarının ıslahının kendi sorumluluklarında olmadığı, mücbir sebep nedeniyle sorumluluk atfedilemeyeceği, ağaç bedellerinin fahiş hesaplandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 10/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.