Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/1378 E. 2024/2219 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/1378
Karar No
2024/2219
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1378 Karar No : 2024/2219

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ...Valiliği VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU:Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/02/2024 tarih ve E:2018/606, K:2024/484 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Özel öğretim kurumunda öğretmen olarak görev yapmakta iken çalışma izninin süresi dolan davacının çalışma izninin süresinin uzatılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile Milli Eğitim Bakanlığının 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi'nin 3. maddesinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/02/2024 tarih ve E:2018/606, K:2024/484 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 3. maddesi, 14. maddesinin 3. fıkrası, 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1., 4., 8., 9. ve 10. maddeleri ile 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 1., 2., 3. ve 27. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak, Uyuşmazlıkta; Süleymanpaşa Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 04/08/2016 tarih ve 8333124 sayılı "Çalışma izni süresi biten personeller" konulu yazısında, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi'nin ilgi gösterildiğinin anlaşıldığı, Olayda; davacı hakkında tesis edilen bireysel işlemin dayanağının dava konusu Genelge olmadığı açık ise de; idarenin, davacıyı tesis ettiği işleminde hatalı yönlendirmesi nedeniyle, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi'ne karşı açılan davanın 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesi kapsamında ilk derece olarak esasının incelenmesine karar verildiği, Dava konusu Genelge'nin 3. maddesi yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde sözü edilen "ehliyet" kavramının, iptal davası açılabilmesinin idari yargılama usulü bakımından özel bir koşulu olan subjektif ehliyeti ve genel dava açma ehliyetini, diğer bir anlatımla fiil ehliyeti ya da objektif ehliyeti de kapsadığında duraksama bulunmadığı, Subjektif ehliyet, yani menfaat koşulunun, 2577 sayılı Kanun'dan kaynaklanmakta olup, idari yargılama usulüne özgü olduğu ve davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatinin ihlal edilmesi anlamına geldiği, Objektif ehliyetin ise; taraf ehliyeti ve dava ehliyeti olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği, taraf ehliyetinin, bir davada davacı veya davalı olabilmeyi; dava ehliyetinin ise, bir davayı davacı veya davalı sıfatıyla bizzat ya da vekil aracılığıyla açabilme, takip edebilme ve davayla ilgili usul işlemlerini yapabilmeyi ifade ettiği, bu bakımdan, medeni hukuktaki hak ehliyetinin medeni usul hukukundaki karşılığı taraf ehliyeti iken, medeni hakları kullanma ehliyetinin medeni usul hukukundaki karşılığının dava ehliyeti olduğu, Anılan yasal düzenlemeler ile iptal davalarının hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemlerle kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisi olanlar tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulünün zorunlu olduğu, Yukarıda belirlenen kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının varlığının taraf ilişkisinin kurulmasında yeterli sayıldığı ve bu hususun davanın niteliğine ve özelliğine göre belirlendiği, Bu açıklamalar karşısında, dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptanırken, iptal davasının genel amacının yanı sıra, dava konusu idari işlemin niteliğine bakılarak menfaat ilgisinin olaya özgü değerlendirilmesi gerektiği, Dava konusu Genelge'de "Bakanlığımıza bağlı olarak faaliyet göstermekte iken 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 'Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı İşlenen Suçlar' başlıklı bölümünde yer alan maddelerde düzenlenen suçlar kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı olduğu tespit edilerek Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtları hakkında ilgi Makam Onayı doğrultusunda yapılacak işlemler aşağıda belirtilmiştir: 1. Bu kurumlardan yönetimlerine kayyum atanmayan özel okullar dışındaki özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarının kurum açma izinleri iptal edilerek kapatılacak, kapatılan özel öğretim kurumlarının mevcut işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının bir örneği iptal edilmek üzere Bakanlığımıza gönderilecektir. Bakanlığımızdaki bilgiler doğrultusunda işyeri açma ve çalışma ruhsatı Bakanlığımızca iptal edilen özel okullar dışındaki kurumların kurum açma izinleri de valiliklerce iptal edilerek kurumlar kapatılacaktır. Bu kapsamdaki özel okulların kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali Bakanlığımızca yapılacaktır. Bu kurumların ilgililerinin MEBBİS üzerinde herhangi bir bilgiye erişimine izin verilmemesi için gerekli tedbirler alınacaktır. 2. Kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptal edilen kurumların mühür ve evrakı, herhangi bir güvenlik zafiyetine yol açmayacak şekilde gerekli tedbirler alınarak millî eğitim müdürlüklerinde muhafaza altına alınacaktır. Bu konuda gerektiğinde Cumhuriyet Savcılıklarına bilgi verilecek, kolluk güçlerinden destek alınacaktır. 3. Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir. 4. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı İşlenen Suçlar” başlıklı bölümünde yer alan maddelerde düzenlenen suçlar kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü bağlantılı olduğu düşünülen ancak Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında henüz işlem başlatılmamış özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarının bilgileri herhangi bir gecikmeye meydan verilmeksizin Cumhuriyet Savcılıklarına ve Genel Müdürlüğümüze bildirilecektir." şeklinde düzenlemeye yer verildiğinin görüldüğü, Dava konusu Genelge'de dört madde yer almakta olup; Genelge'nin 1., 2. ve 4. maddelerinin 5580 sayılı Kanun kapsamındaki kurumlara ilişkin olduğu, 3. maddesinin ise, 5580 sayılı Kanun kapsamında olup kapatılan (tesis edildiği tarih itibarıyla haklarında Cumhuriyet savcılıklarınca işlem başlatılan) kurumlarda görev yapan personele ilişkin olduğunun anlaşıldığı, Dava konusu Genelge'nin 3. maddesinin; kapsamda bulunan kurumlarda görev yapan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edilmesi ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi ve bu duruma ilişkin verinin MEBBİS'e işlenmesi şeklinde iki yönünün bulunduğu, Görüldüğü üzere; Genelge'de çalışma izni süresi biten personelin çalışma izni uzatma onayları yönünden uygulanacak işlemlere ilişkin herhangi bir açıklamanın yer almadığı, bu haliyle; çalışma izni uzatma onayı verilmeyen davacıya anılan Genelge'nin uygulanma imkan ve olanağının bulunmadığı anlaşılmış olup; davacının Milli Eğitim Bakanlığının 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi'nin 3. maddesinin iptalini istemekte güncel, kişisel, meşru ve aktif menfaatinin bulunmadığı, Bu itibarla; 2577 sayılı Kanun'un 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın bu kısmının ehliyet yönünden reddi gerektiği, Dava konusu bireysel işlem yönünden; 5580 sayılı Kanun kapsamında görevlendirilen personelin çalışma rejiminin hukuki niteliğinin ortaya konulmasının, uyuşmazlığın bu kısmının çözümü yönünden önem arz ettiği, Anılan Kanun kapsamında bulunan kurumlarda görev yapabilmek için özel öğretim kurumu ile kurumda görev yapmak isteyen kişi arasında İş Kanunu kapsamında iş sözleşmesinin imzalanması ve kurum müdürlüğünce, çalışma izni verilmesi istenen eğitim personelinin bu izne esas olan belgelerinin eksiksiz olarak kurumun bağlı bulunduğu millî eğitim müdürlüğüne teslim edilmesi gerektiği, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan şartları sağladığı yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna ilişkin yetkili makamlardan alınmış belge ile tespit edilen ve diğer nitelik ve şartları uygun bulunanlara müracaattan itibaren 10 gün içinde valilikçe çalışma izni düzenleneceği, valilikten çalışma izni alınmadan personelin işe başlatılamayacağı, verilen çalışma izni onayının süresinin dolması halinde, kurum müdürünce eğitim personelinden görevine devam edeceklerin listesi ile birlikte yeniden düzenlenen sözleşmelerinin, önceki sözleşmenin bitim tarihinden en geç 30 gün önce çalışma izinlerinin uzatılma onayı toplu olarak alınmak üzere milli eğitim müdürlüklerine verileceği, Mill Eğitim Müdürlüklerince kurum ve eğitim personelinin mağduriyetine meydan verilmeyecek şekilde eski sözleşmenin bitim tarihinde çalışma izinlerinin uzatılma onayının verileceğinin anlaşıldığı, İdarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatıldıkları durumda idari yargı organlarının bu yetkisini hukuka uygun olarak kullandığının saptanması koşuluyla idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermelerinin Anayasa ve Kanun'un yukarıda belirtilen ilkeleriyle bağdaştırılamayacağı, Ancak; idarelere, yaptıkları düzenlemelerde takdir yetkisi tanınmakla birlikte, bu yetkinin sınırsız kullanımının da söz konusu olmadığı, idarelerin; eşitlik, kamu yararı, hizmet gerekleri, hak ve nesafet ilkelerine göre takdir yetkisini kullanmakla yükümlü oldukları, Uyuşmazlığa konu somut olayda; davacının ... İlkokulunda çalıştığı, anılan okulun FETÖ/PDY Terör Örgütü ile bağlantılı olduğu tespit edilen okullar arasında yer aldığı gerekçesiyle 667 sayılı KHK'nın ekli (II) sayılı listesinin 155. sırasında yer verilmek suretiyle kapatıldığı, dava konusu işlemde ise; davacının da aralarında bulunduğu çalışma izni süresi biten personele çalışma izni uzatma onayı verilmemesinin kararlaştırıldığı, FETÖ/PDY Terör Örgütü ile bağlantılı olduğu tespit edilen okullar arasında olduğu gerekçesiyle öncesinde yönetimine kayyum atanan akabinde 667 sayılı KHK ile kapatılan okulda 30/06/2016 tarihi itibarıyla sözleşme süresi bittiği görülmekte olup; davacıya sözleşme uzatma onayı verilmemesi hususu idarenin takdir yetkisinde olduğundan, bu haliyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Öte yandan; Milli Eğitim Bakanlığının davacı hakkında MEBBİS'te "aktif ceza kaydının bulunmadığı" yolundaki beyanı ile Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 01/09/2023 tarih ve 82662006 sayılı "667 sayılı KHK kapsamında çalışma izni iptal edilenler" konulu yazısı birlikte değerlendirildiğinde; özel öğretim kurumlarında çalışmak isteyen davacının çalışma izni onayı talebinin bulunması halinde, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca şartları sağlayıp sağlamadığı idarece ayrıca değerlendirilecek olup; davacının çalışma izni başvuru şartlarını sağlaması durumunda idarece davacıya çalışma izni onayı düzenlenebileceğinin açık olduğu gerekçeleriyle, Dava konusu Genelge'nin 3. maddesi yönünden davanın ehliyet yönünden reddine, dava konusu bireysel işlem yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, çalışma izni süresinin uzatılmaması sonucunda sözleşmesinin feshedildiği, başka kurumlara başvuru yaptığında "sistemde ilerleyemiyoruz" denilerek kendisiyle sözleşme yapmadıkları, hiçbir sebep olmaksızın meslekten men edildiği, bu nedenle dava konusu Genelge'nin 3. maddesi ile dava konusu bireysel işlemin hukuka aykırı olduğu, Daire kararındaki "karşı oy"un dikkate alınması gerektiği, temyize konu kararın Dairenin aynı konudaki emsal kararlarına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen ehliyet yönünden, kısmen esastan reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 08/02/2024 tarih ve E:2018/606, K:2024/484 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 09/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/1378, K. 2024/2219, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-1378-e-2024-2219-k-c97158816541