Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/2874 E. 2025/881 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/2874
- Karar No
- 2025/881
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2874 Karar No : 2025/881
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Kurulu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Kurul Başkanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Sendikası VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/05/2023 tarih ve E:2021/6349, K:2023/2860 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesiyle asıl Yönetmelik'in 4. maddesine eklenen 6. fıkranın; 2. maddesiyle değişik asıl Yönetmelik'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin; 2. maddesiyle değişik asıl Yönetmelik'in 6. maddesinin 9. fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/05/2023 tarih ve E:2021/6349, K:2023/2860 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, Anayasa'nın 2., 13. ve 36. maddeleri, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 11. maddesinin (b) fıkrasının (6) numaralı bendi ile 24. maddesi ve dava konusu Doçentlik Yönetmeliği'nin 1., 2. ve 3. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak, Yönetmelik'in 4. maddesinin 6. fıkrası yönünden; 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 6. fıkrada, "Doçentlik başvurusunda bulunup eser değerlendirme aşamasında başarısız sayılmasına, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı veya etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun iptaline karar verilen adayın bu işlemlere karşı dava açması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapması davasının kesinleşmesine bağlıdır. Bu hükme aykırı olarak yapılan başvurular işleme alınmaz." hükmünün yer aldığı, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet ve organlarına hâkim kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devleti ifade ettiği, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün ise, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olduğu, bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânının tanınması gerektiği, diğer bir ifadeyle davanın olmaması halinde adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden yararlanmanın da mümkün olmayacağı, (AYM, B. No: 2017/37390, 29/09/2021) Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması, adil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturmakla birlikte, hak arama özgürlüğü bakımından tek başına yeterli bulunmadığı, mahkemeye erişimi etkisiz kılacak ya da yargı yoluna başvurmayı caydırıcı nitelikteki düzenlemelerin, hak arama özgürlüğüne uygun olduğundan söz edilemeyeceği, Dava konusu Yönetmelik hükmü bu bağlamda incelendiğinde; doçentlik başvurusunda bulunan doçent adayının eser değerlendirme aşamasında başarısız sayılması, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı veya etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun iptal edilmesi halinde; bu işlemlere karşı dava açılması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapılmasının davanın kesinleşmesine bağlandığı ve bu durumun hak arama özgürlüğünü kullanmak suretiyle dava açmış olan doçent adaylarının yargı yoluna başvurması yönünden önemli ölçüde caydırıcı nitelik taşıdığının anlaşıldığı, Bu durumda, her ne kadar davalı idarelerce anılan düzenlemenin dava süreci devam ederken yeniden doçentliğe başvuran doçent adaylarının iki farklı yoldan doçentlik sürecini devam ettirmesi nedeniyle doçentlik sürecinde yaşanan karışıklıkların önüne geçilmesi amacıyla yapıldığı belirtilmekte ise de; dava konusu Yönetmelik değişikliği ile hak arama hürriyetine getirilen bu sınırlamanın, ulaşılmak istenen amaç ile orantılı olmadığı, bu nedenle dava konusu düzenlemede hukuk devleti ilkesine ve hak arama özgürlüğüne uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Yönetmelik'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir." cümlesi yönünden; Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinde "(1) Doçentlik değerlendirme jürisi, adayın başvuru dosyasını ilk olarak bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunup bulunmadığı ve asgari başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı yönünden değerlendirir. Jürinin bilimsel araştırma ve yayın etiği ihlali yönündeki değerlendirme raporları, ilgili Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından incelenir. Jürinin adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığı yönündeki değerlendirme raporları ise Doçentlik Komisyonu tarafından incelenir. Buna göre; a) Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusu Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edilir. Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin jüri raporu/raporları isimleri gizlenerek Doçentlik Komisyonu kararı ile birlikte elektronik ortamda adayın erişimine açılır. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin Doçentlik Komisyonu kararı yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır." hükmüne yer verildiği, Dava konusu Yönetmelik değişikliğinden önce, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusunun Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edileceği ve sonraki başvuru döneminde asgari başvuru şartlarını sağlamak kaydıyla adayın yeniden başvurabileceği düzenlemesine yer verilmiş iken; dava konusu Yönetmelik değişikliği neticesinde asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın, başvuru dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabileceğinin düzenlendiği, 2547 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile Doçentlik Yönetmeliği'nin başvuru sürecine ilişkin maddelerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; doçent adaylarının doçentlik başvuruları için bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olması, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olması, doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması hâlinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmış olması gerektiği, Ayrıca Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının resmi internet sitesinde yayımlanan "Doçentlik Başvuru Şartları"nda her bir bilim alanı başlığı altında "Başvurulan doçentlik bilim alanı ile ilgili çalışmalara verilen birim puanlar esas alınarak, adayın en az 100 puan karşılığı bilimsel etkinlikte bulunmuş olması ve en az 90 puan karşılığı çalışmanın doktora unvanının alınmasından sonra gerçekleştirilmiş olmak gerekmektedir." düzenlemesinin yer aldığı,
Davalı idarelerce; asgari başvuru şartlarında eksikliği tespit edilen adayın eksikliklerini titizlikle tamamlaması ve bilimsel hazırlıklarını yapabilmesi için makul bir süreye ihtiyaç olduğu hususunun dikkate alındığı ve zaman zaman yeterli hazırlığı olmayan adayların deneme amaçlı olarak bir sonraki dönemde başvuru yapması nedeniyle kamu kaynaklarının gereksiz yere kullanılmasının önüne geçmek amacıyla dava konusu düzenlemenin yapıldığı anlaşılmakla birlikte; asgari başvuru şartları yönünden herhangi bir ayrıma gidilmeksizin tüm başvuru şartları yönünden aynı sürenin öngörülmesinin bu süreden daha kısa bir zamanda eksikliklerini tamamlayan doçent adaylarının daha erken başvuruda bulunma haklarını ellerinden alacağı ve bu durumun hak kayıplarına neden olacağı sonucuna varıldığı, Bu itibarla, sonraki dönemde tamamlanması mümkün olan asgari başvuru şartları dikkate alınmaksızın tüm asgari başvuru şartları yönünden başvuru dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvuru yapılabileceğine ilişkin dava konusu düzenlemenin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ve bu haliyle dava konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı, Yönetmelik'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin "Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir." cümlesi dışında kalan kısmı ile aynı fıkranın (b) bendi yönünden; 15/04/2018 tarih ve 30392 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliği'nin "Doçentlik değerlendirmesi" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Doçentlik değerlendirme jürisini oluşturan asıl ve yedek üyeler, adayın akademik çalışmalarının her birini nitelik ve bilim/sanat alanına katkısı açısından değerlendirerek, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen şekle uygun olarak hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula elektronik ortamda gönderirler. Bu raporlar, dosya sayısı itibarıyla azami birer aylık sürelerde hazırlanarak gönderilir. Gerekli hallerde jüri üyesine Doçentlik Komisyonu tarafından toplam bir aya kadar ek süre verilebilir." düzenlemesinin, 12/06/2020 tarih ve 31153 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesi ile "Doçentlik değerlendirme jürisi, adayın başvuru dosyasını ilk olarak bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunup bulunmadığı ve asgari başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı yönünden değerlendirir. Jürinin bilimsel araştırma ve yayın etiğinin ihlal edildiği yönündeki değerlendirme raporları, ilgili Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından incelenir. Jürinin adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığı yönündeki değerlendirme raporları ise Doçentlik Komisyonu tarafından incelenir. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusu Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edilir. Adaya, asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin jüri raporları Doçentlik Komisyonu kararı ile birlikte bildirilir. Asgari başvuru şartlarını sağlamak kaydıyla, sonraki dönemlerde yeniden başvuru yapılabilir." şeklinde değiştirildiği, Dava konusu Yönetmelik değişikliğinin 2. maddesi ile asıl Yönetmelik'in 6. maddesinin 1. fıkrasının dördüncü cümlesinin "Buna göre; a) Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusu Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edilir. Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin jüri raporu/raporları isimleri gizlenerek Doçentlik Komisyonu kararı ile birlikte elektronik ortamda adayın erişimine açılır. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin Doçentlik Komisyonu kararı yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır. b) Adayın asgari başvuru şartlarını sağladığının tespit edilmesi halinde ise ilgili jüri üyesine/üyelerine 'başarılı/başarısız' şeklinde değerlendirme raporu hazırlaması için Doçentlik Komisyonu tarafından ek süre verilir. Ek süre içinde rapor düzenlemeyen jüri üyesinin görevi Doçentlik Komisyonu tarafından sonlandırılır. Görevi sonlandırılan üye/üyeler ile 'asgari başvuru şartlarını sağlamamıştır' görüşünde ısrar eden üye/üyeler yerine yedek üye raporları sırasıyla değerlendirmeye alınır." şeklinde değiştirildiği ve beşinci ve altıncı cümlelerinin yürürlükten kaldırıldığı, Dava konusu (a) bendinin "Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir.” cümlesi dışında kalan kısmı incelendiğinde; bahsi geçen düzenleme ile adayın asgari başvuru şartlarını sağlayamaması halinde hangi usule göre işlem yapılacağına dair belirlilik sağlanmasının amaçlandığı, akademik faaliyetlerin doğası gereği süreklilik arz eden ve takip gerektiren bir süreç içerdiği gözetilmek suretiyle asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle doçentlik başvurusu iptal edilen adayın, yeniden "aynı" bilim ya da sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde gerek yeni doçentlik değerlendirme jürisinin önceki karardan haberdar olması gerekse doçent adayının bu şartları tamamlayıp tamamlamadığının kontrolünün yapılabilmesi için iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile buna ilişkin Doçentlik Komisyonu kararının yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılmasının öngörüldüğü anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Öte yandan, jüri üyeleri tarafından idarece belirlenen asgari kriterler uyarınca değerlendirme yapılacağı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemenin jürinin tarafsız ve objektif davranmasını engelleyeceğine yönelik soyut ve varsayıma dayalı davacı iddiasına itibar edilmediği, Dava konusu (b) bendi incelendiğinde; bahsi geçen düzenleme ile idari işleyişin aksamaması ve sürecin uzamamasını teminen adayın asgari başvuru şartlarını sağlayamaması halinde hangi usule göre işlem yapılacağının belirlendiği, bu kapsamda ilgili jüri üyesi/üyelerine Doçentlik Komisyonunca süre verileceğine yönelik düzenlemenin de davacının iddiasının aksine adayın lehine bir düzenleme olduğu; bununla birlikte Yönetmelik'in dava konusu edilmeyen 6. maddesinin 3. fıkrasında, "Jüri üyelerine, değerlendirme raporunu hazırlamak üzere her aday için azami bir ay süre verilir. Doçentlik Komisyonu, gerekli hallerde bir aya kadar ek süre verebilir. Değerlendirme raporunu süresi içinde Doçentlik Bilgi Sistemine yüklemeyen jüri üyesinin görevi sonlandırılır ve yedek üyelerin raporları sırasıyla değerlendirmeye alınır." düzenlemesinin yer alması nedeniyle davacının sürecin belirsizliğine yönelik iddiasına da itibar edilemeyeceği anlaşıldığından düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Yönetmelik'in 6. maddesinin 9. fıkrası yönünden; 15/04/2018 tarih ve 30392 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliği'nin "Doçentlik Değerlendirmesi" başlıklı 6. maddesinin, 12/06/2020 tarih ve 31153 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesi ile değiştirildiği, bu değişiklik ile maddeye eklenen 9. fıkrada, "Doçentlik başvurusunda bulunup başarısız olan adaya ait değerlendirmeye esas raporlar, yeni başvuruda jüri üyelerinin isimleri gizlenmek suretiyle doçentlik değerlendirme jüri üyelerinin erişimine açılır." hükmüne yer verildiği, 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Yönetmelik değişikliği ile Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddenin 9. fıkrasının, "Doçentlik başvurusunda bulunup başarısız olan adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde başarısız olduğu son döneme ait bilgi ve belgeler ile başarısız sayılmasına esas olan raporlar, jüri üyelerinin isimleri gizlenmek suretiyle yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır." şeklinde değiştirildiği, Davacı tarafından; her bir başvurunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, düzenlemenin jüri üyelerinin önceki raporlardan etkilenebilme ihtimalini doğurduğu, objektif ve tarafsız değerlendirmeyi engelleyeceğinin ileri sürüldüğü, Davalı idarelerce; düzenlemenin önceki halinde hangi döneme ait raporların açılacağı hususu net olmadığından dava konusu düzenleme ile bu hususa açıklık getirildiği, eser incelemesi aşamasında başarısız olan adaylar tarafından yeni başvuruyu farklı bir jürinin değerlendireceği düşüncesiyle dosyalarında hiçbir değişiklik yapılmadan mevcut haliyle yeniden başvuru yapıldığı, bu durumun önüne geçilmesi amacıyla dava konusu düzenlemenin yapıldığı, aynı alanda başvuru yapılması halinde önceki raporların erişime açılacağı, farklı alana başvurulması halinde böyle bir durumun söz konusu olmayacağı, önceki jüri tarafından yapılan eksiklik ve uygunluk değerlendirmesinin yeni jüriye yol gösterici olacağı, önceki raporlarda eksiklik değerlendirmesi bulunması halinde bu eksikliğin giderilip giderilmediğinin irdelenebileceği, söz konusu düzenlemenin adaylar için olumlu bir düzenleme olduğunun belirtildiği, Doçentlik başvurusunda bulunup başarısız olan adaya ait değerlendirmeye esas raporların, yeni başvuruda jüri üyelerinin isimleri gizlenmek suretiyle doçentlik değerlendirme jüri üyelerinin erişimine açılması hususunun 12/06/2020 tarih ve 31153 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle getirilen bir düzenleme olduğu, dava konusu değişiklikle hangi döneme ait belgelerin jüri üyelerinin erişimine açılacağına yönelik uygulamadaki belirsizliğin giderilmesinin amaçlandığının anlaşıldığı, Bununla birlikte, Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 8. fıkrası uyarınca eser incelemesi aşamasında başarısız bulunan aday, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamlamak kaydıyla müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabileceğinden, dava konusu düzenlemenin söz konusu eksiklikler ve adayın yeni bilimsel yayın (kitap, makale, proje, tez vb.) yapıp yapmadığı yönünde jürilere yol gösterme amacını da taşıdığı gözetildiğinde düzenlemede hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Öte yandan; dava konusu düzenleme, akademisyenlerden oluşan jürinin objektif ve tarafsız davranmayacağına karine teşkil etmediği gibi erişime açılan raporlardaki jüri üyelerinin isimlerinin gizlenmesini de öngörerek "objektiflik" ve "tarafsızlık" ölçütünü güçlendirdiği anlaşıldığından, davacının bu hususa yönelik soyut ve varsayıma dayalı iddiasının hukuken kabul edilebilir nitelikte görülmediği gerekçeleriyle, 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesiyle asıl Yönetmelik'in 4. maddesine eklenen 6. fıkranın ve 2. maddesiyle değişik asıl Yönetmelik'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir." cümlesinin iptaline, dava konusu diğer düzenlemeler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava açan doçent adaylarının dava süreci devam ederken yeniden başvuru yapabilmesi halinde iki farklı yoldan doçentlik sürecinin ilerleyeceği, adayların davaları kazanması ve yeni başvuru sürecinde de başarılı olması halinde, doçentlik unvanının hangi tarihe göre verileceği, hangi sürecin iptal edileceği ile ilgili sorunların yaşandığı, Yönetmelik'in 4. maddesine eklenen 6. fıkra ile bu sorunların ortadan kaldırılmasının amaçlandığı, bu düzenlemede, dava açan doçent adaylarının davanın kesinleşmesine kadar aynı ana bilim/sanat dalında yeniden başvuru yapamayacağının öngörüldüğü, diğer alanlarda başvuru yapılmasına engel bulunmadığı, idari başvuru niteliğindeki doçentlik başvurusunun davanın kesinleşmesi şartına bağlanmasının hak arama özgürlüğünün sınırlandırıldığı anlamına gelmediği, başvurusu iptal edilen adayın, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvuru yapabileceğine ilişkin düzenleme ile adayların bilimsel eserlerinde tespit edilen eksiklik ve hataların titizlikle giderilerek yeni başvuru yapılmasının amaçlandığı, asgari başvuru şartlarındaki eksikliklerin giderilmesi için iptalden sonraki ilk başvuru dönemine kadar olan süreçten daha fazla zamana ihtiyaç olduğu, daha önce bu konuda müeyyide bulunmadığı için, önceki eksiklikler giderilmeden deneme amaçlı yeniden başvuruların yapıldığının görüldüğü, idari işleyişin aksamaması ve süreçlerin uzamaması adına dava konusu düzenlemeye ihtiyaç olduğu, eser incelemesi aşamasında başarısız olan veya eserlerinde etik ihlal tespit edilen adayların da en erken izleyen üçüncü dönemde başvuru yapabileceklerinin düzenlendiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen iptale ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/05/2023 tarih ve E:2021/6349, K:2023/2860 sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütme harcının istemi halinde davalı idarelerden Üniversitelerarası Kurul Başkanlığına iadesine, 4. Kesin olarak, 21/04/2025 tarihinde, Yönetmelik'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir." cümlesi yönünden oyçokluğu, dava konusu diğer düzenlemeler yönünden oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2. maddesi ile değişik asıl Yönetmelik'in 6. maddesinin 1. fıkrasında "Doçentlik değerlendirme jürisi, adayın başvuru dosyasını ilk olarak bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunup bulunmadığı ve asgari başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı yönünden değerlendirir. Jürinin bilimsel araştırma ve yayın etiği ihlali yönündeki değerlendirme raporları, ilgili Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından incelenir. Jürinin adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığı yönündeki değerlendirme raporları ise Doçentlik Komisyonu tarafından incelenir. Buna göre; a) Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusu Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edilir. Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin jüri raporu/raporları isimleri gizlenerek Doçentlik Komisyonu kararı ile birlikte elektronik ortamda adayın erişimine açılır. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin Doçentlik Komisyonu kararı yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır..." hükmü yer almaktadır. Söz konusu düzenlemede, doçentlik değerlendirme jürisinin, adayın başvuru dosyasını ilk olarak bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunup bulunmadığı ve asgari başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı yönünden değerlendireceği, jürinin adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığı yönündeki değerlendirme raporlarının Doçentlik Komisyonu tarafından inceleneceği, söz konusu Komisyon tarafından asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusunun iptal edileceği belirtilmiştir. Ayrıca, başvurusu iptal edilen adayın, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabileceği yolunda bir müeyyide öngörülmüştür. Davalı idareler tarafından; söz konusu müeyyidenin öngörülmesinde, asgari başvuru şartlarında eksikliği tespit edilen adayın eksikliklerini titizlikle tamamlaması ve bilimsel hazırlıklarını yapabilmesi için makul bir süreye ihtiyaç olduğu hususunun dikkate alındığı ve zaman zaman yeterli hazırlığı olmayan adayların deneme amaçlı olarak bir sonraki dönemde başvuru yapması nedeniyle kamu kaynaklarının gereksiz yere kullanılmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı belirtilmektedir. Bu durumda, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle doçentlik başvurusu iptal edilen adayların eksikliklerini tamamlaması ve eksiklikler giderilmeden deneme amaçlı yeni başvuru yapılmasının önüne geçilmesi amacıyla tesis edilen dava konusu düzenlemede kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır. Nitekim, 15/04/2018 tarih ve 30392 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinde yer alan "Başarısız bulunan aday, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamlamak kaydıyla müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir." cümlesinin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Sekizinci Dairesince davanın reddi yolunda verilen 17/02/2022 tarih ve E:2018/2393, K:2022/962 sayılı kararın Kurulumuzun 06/10/2022 tarih ve E:2022/1999, K:2022/2754 sayılı kararıyla onandığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle, temyiz konu Daire kararının, 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2. maddesiyle değişik asıl Yönetmelik'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir." cümlesinin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.