Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/2868 E. 2025/883 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/2868
Karar No
2025/883
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2868 Karar No : 2025/883

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Kurulu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Kurul Başkanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/05/2023 tarih ve E:2021/5314, K:2023/2857 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesiyle asıl Yönetmelik'in 4. maddesine eklenen 6. fıkranın iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/05/2023 tarih ve E:2021/5314, K:2023/2857 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 2., 13. ve 36. maddeleri, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 11. maddesinin (b) fıkrasının (6) numaralı bendi ile 24. maddesi ve dava konusu Doçentlik Yönetmeliği'nin 1., 2. ve 3. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet ve organlarına hâkim kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devleti ifade ettiği, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün ise, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olduğu, bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânının tanınması gerektiği, diğer bir ifadeyle davanın olmaması halinde adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden yararlanmanın da mümkün olmayacağı, (AYM, B. No: 2017/37390, 29/09/2021) Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması, adil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturmakla birlikte, hak arama özgürlüğü bakımından tek başına yeterli bulunmadığı, mahkemeye erişimi etkisiz kılacak ya da yargı yoluna başvurmayı caydırıcı nitelikteki düzenlemelerin, hak arama özgürlüğüne uygun olduğundan söz edilemeyeceği, Dava konusu Yönetmelik hükmü bu bağlamda incelendiğinde; doçentlik başvurusunda bulunan doçent adayının eser değerlendirme aşamasında başarısız sayılması, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı veya etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun iptal edilmesi halinde; bu işlemlere karşı dava açılması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapılmasının davanın kesinleşmesine bağlandığı ve bu durumun hak arama özgürlüğünü kullanmak suretiyle dava açmış olan doçent adaylarının yargı yoluna başvurması yönünden önemli ölçüde caydırıcı nitelik taşıdığının anlaşıldığı, Bu durumda, her ne kadar davalı idarelerce anılan düzenlemenin dava süreci devam ederken yeniden doçentliğe başvuran doçent adaylarının iki farklı yoldan doçentlik sürecini devam ettirmesi nedeniyle doçentlik sürecinde yaşanan karışıklıkların önüne geçilmesi amacıyla yapıldığı belirtilmekte ise de; dava konusu Yönetmelik değişikliği ile hak arama hürriyetine getirilen bu sınırlamanın, ulaşılmak istenen amaç ile orantılı olmadığı, bu nedenle dava konusu düzenlemede hukuk devleti ilkesine ve hak arama özgürlüğüne uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava açan doçent adaylarının dava süreci devam ederken yeniden başvuru yapabilmesi halinde iki farklı yoldan doçentlik sürecinin ilerleyeceği, adayların davaları kazanması ve yeni başvuru sürecinde de başarılı olması halinde, doçentlik unvanının hangi tarihe göre verileceği, hangi sürecin iptal edileceği ile ilgili sorunların yaşandığı, Yönetmelik'in 4. maddesine eklenen 6. fıkra ile bu sorunların ortadan kaldırılmasının amaçlandığı, bu düzenlemede, dava açan doçent adaylarının davanın kesinleşmesine kadar aynı ana bilim/sanat dalında yeniden başvuru yapamayacağının öngörüldüğü, diğer alanlarda başvuru yapılmasına engel bulunmadığı, idari başvuru niteliğindeki doçentlik başvurusunun davanın kesinleşmesi şartına bağlanmasının hak arama özgürlüğünün sınırlandırıldığı anlamına gelmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2. Dava konusu düzenlemenin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 26/05/2023 tarih ve E:2021/5314, K:2023/2857 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütme harcının istemi halinde davalı idarelerden Üniversitelerarası Kurul Başkanlığına iadesine, 4. Kesin olarak, 21/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/2868, K. 2025/883, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-2868-e-2025-883-k-c2abb65908e0