Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/2371 E. 2024/2336 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/2371
- Karar No
- 2024/2336
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2371 Karar No : 2024/2336
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Sendikası VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri ... 2-... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 16/03/2023 tarih ve E:2023/1037, K:2023/1392 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nde "HPV aşılarının ücretsiz olması için gerekli değişikliklerin yapılması" istemiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan (dava dilekçesinde 20/12/2022 tarihinde davalı idarenin kayıtlarına girdiği belirtilen) başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Onuncu Dairesinin 16/03/2023 tarih ve E:2023/1037, K:2023/1392 sayılı kararıyla; Davacı tarafından, 19/12/2022 tarihli dilekçeyle Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuruda bulunulduğu ve 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nde "HPV aşılarının ücretsiz olması için gerekli değişikliklerin yapılması"nın talep edildiği ve 20/12/2022 tarihinde davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına girdiği belirtilen başvurusunun zımnen reddedildiği, söz konusu başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığının belirtildiği, İlgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin düzeltilmesini isteme hakkına sahip oldukları; kanun koyucu tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılacak başvuruya konu edilebilecek işlemin niteliği bakımından düzenleyici ya da bireysel işlem ayrımı gibi bir ayrıma gidilmediği, 11. maddenin kapsamının salt bireysel işlemlerle sınırlandırılmadığı; dolayısıyla, düzenleyici işlemlerin ilan edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde idareye yapılan başvurunun reddi üzerine, düzenleyici işlemin ilan edildiği tarih ile 11. madde kapsamında başvuruda bulunulduğu tarih arasında geçen süre de dikkate alınmak suretiyle kalan dava açma süresi içerisinde açılan davalarda süre aşımı bulunmadığının; öte yandan, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra düzenleyici işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi, kapsamının genişletilmesi gibi istemlerle yapılan ve 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan başvuruların, cevap verilmek suretiyle ya da zımnen reddi yolundaki işlemlerin, uygulama işlemi olarak kabulüne olanak bulunmadığından, bu işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda süre aşımı bulunduğunun kabulü gerektiği, Bu bağlamda, 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve yürürlük tarihinden sonra da bir çok kez değişiklik yapılan Sağlık Uygulama Tebliği'ne karşı 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen süre içinde dava açmayan ya da 11. maddesi kapsamında başvurusu bulunmayan davacının, dava açma süresinin geçirilmesinden sonra 20/12/2022 tarihinde yaptığı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin, davacı Sendika yönünden uygulama işlemi olarak kabulüne olanak bulunmadığından açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenemeyeceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı tarafından, yapılan başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru olup, anılan maddenin madde başlığının dahi "idari makamların sükutu" olduğu, Kanun'da, düzenleyici işlemler açısından 10. maddenin uygulanmayacağına ilişkin bir ayrım bulunmadığı, yeni bir işlem tesis edilmesi talebi niteliğindeki başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davanın süresinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 16/03/2023 tarih ve E:2023/1037, K:2023/1392 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 16/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin dördüncü fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri belirtilmiş, idareye yapılan başvuru tarihinde yürürlükte olan haliyle, 10. maddesinde ise; ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgilerin otuz günün bittiği tarihten itibaren ya da istemin reddine ilişkin işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır. Davacı Sendika, 20/12/2022 tarihinde Anayasanın 2, 5, 17, 56, 60 ve 65. maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 62. ve 63. maddeleri kapsamında, HPV aşısının Ulusal Aşı Programına alınması, buna yönelik olarak SUT'ta gerekli değişikliğin yapılması ve HPV aşısının ücretsiz karşılanması için gerekli işlemlerin yapılması talebiyle yaptığı başvurusunun davalı idarece zımnen reddi üzerine bakılan davayı açmıştır. Bu başvuru niteliği itibarıyla, yeni bir işlem tesisine yönelik, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvurudur. Kaldı ki, dava konusu düzenlemeye dayalı olarak davacı Sendika hakkında doğrudan bir uygulama yapılmasına olanak bulunmamaktadır. Bu husus da, davacının, içeriği yukarıda yazılı başvurusunun, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında kaldığını ve başvurusu üzerine tesis edilen olumsuz işlemin davacı yönünden bireysel bir işlem niteliğinde olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda; bakılan davanın süresinde olduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Daire kararının, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.