Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/2075 E. 2023/2691 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/2075
Karar No
2023/2691

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2075 Karar No : 2023/2691 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1-... 2-... AŞ. VEKİLİ : Av. E... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 03/05/2023 tarih ve E:2022/7747, K:2023/4379 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi sınırları içerisinde tesis edilecek olan trafo binalarının yapımı amacıyla ekli haritalarda kamulaştırma bilgileri ve konumları belirtilen taşınmazların, Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 30/10/2021 tarih ve 31644 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29/10/2021 tarih ve 4723 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, eski ... parsel (yeni ... ada ... parsel) sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 03/05/2023 tarih ve E:2022/7747, K:2023/4379 sayılı kararıyla; Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, Anayasa'nın 35. ve 46. maddeleri; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin 1. ve 2. fıkraları, 5., 6. ve 27. maddeleri; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1., 3., 4. maddeleri, 8. maddesinin (d) bendi ve 20. maddesi; 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 19. maddesine yer verilerek, 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabileceği, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerektiği; 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmaması ve arazi kullanımı ile yapılaşmada sadece imar planları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu; taşınmazın, imar planında tahsis edildiği amaç doğrultusunda kullanılması zorunlu olduğundan, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı dışındaki bir amaçla kamulaştırılmasının mümkün olmadığı; imar planı bulunan bölgelerde, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı doğrultusunda kamulaştırma yapılması, diğer bir ifadeyle kamulaştırmanın ancak taşınmazın imar planında ayrıldığı amaçla yapılması gerektiği, Dairelerinin 19/10/2022 tarihli ara kararıyla; imar planında, davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, eski ... sayılı parselin (yeni ... ada ... sayılı parsel) fonksiyonun, üzerinde trafo binası gösterimi (lejandı) bulunup bulunmadığının ve plan notlarında trafo binası ile ilgili açıklama bulunup bulunmadığının sorularak varsa buna ilişkin plan notlarının gönderilmesinin istenilmesi üzerine, ara kararına ... Belediye Başkanlığınca verilen ... tarihli cevapta; davaya konu taşınmazın ... onay tarihli Ovayenice Mahallesi 1/1000 ölçekli uygulama imar planı sınırları içerisinde, E:0.43, Serbest Nizam 3 kat konut alanında kaldığının ve trafo binası gösterim lejandının bulunmadığının beyan edildiği, anılan yazı ekinde gönderilen plan notlarının A.13 maddesinde ise "Kamu alanlarında ilgili idarelerce uygun görülmesi, özel ve tüzel nitelikli alanlarda ise ilgililerin muvafakatı ve ilgili idarelerce uygun görülmesi halinde, teknik altyapı fonksiyonları, Trafo, Doğalgaz, Bölge Regülatörü, Vana Odası v.b. teknik yapılar yaptırmaya Belediyesi yetkilidir." açıklamasının bulunduğunun görüldüğü, Bu durumda; 1/1000 ölçekli uygulama imar planında konut alanında kalan ve trafo binası gösterim lejandı bulunmayan dava konusu taşınmazın, imar planında ayrıldığı fonksiyona (kullanım kararına) aykırı bir amaçla kullanılmasının dolayısyla trafo binası yapımı amacıyla kamulaştırılmasının mümkün olmaması karşısında dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu işlemin bölgede bulunan mevcut trafo merkezlerinin eski ve kapasitesinin düşük olması, yer darlığı nedeniyle kapasitelerinin yükseltilememesi, gerilim düşümü nedeniyle vatandaşların elektronik cihazlarının zarar görmesi, bölgede sık ve uzun süreli elektrik kesintilerinin yaşanması sebepleriyle mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2.Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 03/05/2023 tarih ve E:2022/7747, K:2023/4379 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 21/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X-Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir. Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir. Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir. Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır. Dava konusu işlem, bölgede bulunan mevcut trafo merkezlerinin eski ve kapasitesinin düşük olması, yer darlığı nedeniyle kapasitelerinin yükseltilememesi, gerilim düşümü nedeniyle vatandaşların elektronik cihazlarının zarar görmesi, bölgede sık ve uzun süreli elektrik kesintilerinin yaşanması sebepleriyle tesis edilmiştir. Uyuşmazlık konusu olayda, her ne kadar dava konusu taşınmazın 18/05/2018 onay tarihli Ovayenice Mahallesi 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamında konut alanında kaldığı ve imar planında ayrıldığı fonksiyona (kullanım kararına) aykırı bir amaçla kullanılmasının, dolayısıyla trafo binası yapımı amacıyla kamulaştırılmasının mümkün olmadığından bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de, gerekli plan değişikliği yapılarak anılan eksikliğin giderilmesi mümkün olduğundan söz konusu eksikliğin işlemi sakatlamayacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, bölgede bulunan mevcut trafo merkezlerinin eski ve kapasitesinin düşük olması, yer darlığı nedeniyle kapasitelerinin yükseltilememesi, gerilim düşümü nedeniyle vatandaşların elektronik cihazlarının zarar görmesi, bölgede sık ve uzun süreli elektrik kesintilerinin yaşanması nedeniyle dava konusu taşınmazın trafo binası yapımı amacıyla kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakla birlikte, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren nedenlerin ve "acelelik hali"nin somut olarak ortaya konulması gerektiğinden, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma yapılabilmesi için gerekli olan "acelelik hali"nin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti amacıyla yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/2075, K. 2023/2691, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-2075-e-2023-2691-k-97074387a807