Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/1793 E. 2025/907 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/1793
- Karar No
- 2025/907
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1793 Karar No : 2025/907
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... 2-... Barolar Birliği VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/11/2022 tarih ve E:2020/6392, K:2022/6649 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 1- 02/09/2020 tarih ve 31232 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 28., 29., 30., 31., 32. maddelerinin iptali istemi ile; 2- İptali istenen Yönetmelik maddelerinin dayandığı, 11/07/2020 tarih ve 7249 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ile değişik, 1136 sayılı Kanun’un 44., 50., 66., 77., 82., 114., 177., Ek-1. maddelerinin ve 17/07/2004 tarih ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakında Kanun’un 4/2. maddesinde geçen, “Birden fazla Baro kurulan illerde komisyona üye görevlendirilmesi, baroların eşit ve dönüşümlü temsili esas alınarak yapılır.”, 03/07/2005 tarih ve 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’nun 16/1. maddesinde geçen, “Birden fazla Baro kurulan illerde koruma kurullarına temsilci görevlendirilmesi, baroların eşit ve dönüşümlü temsili esas alınarak yapılır.”, 11/03/2010 tarih ve 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 10/2. maddesinde geçen, “Birden fazla Baro kurulan illerde hal hakem heyetlerine üye görevlendirilmesi, baroların eşit ve dönüşümlü temsili esas alınarak yapılır.”, 07/11/2013 tarih ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 66/2. maddesinde geçen, “Birden fazla Baro kurulan illerde il ve ilçe tüketici hakem heyetlerine üye görevlendirilmesi, baroların eşit ve dönüşümlü temsili esas alınarak yapılır.” cümlelerinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/11/2022 tarih ve E:2020/5989, K:2022/6652 sayılı kararıyla; Anayasa Mahkemesinin 01/10/2020 tarih ve E:2020/6392, K:2020/6649 sayılı kararı dikkate alındığında davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmamış; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 135. maddesi, 136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlığın mahiyeti" başlıklı 1. maddesi, "Baroların kuruluş ve nitelikleri" başlıklı 76. maddesinin birinci fıkrası, “Baronun kurulması, organlarının görevden uzaklaştırılması ve görevlerine son verilmesi” başlıklı 77. maddesi, “Olağan toplantı” başlıklı 82. maddesi, “Yönetmelik” başlıklı 182. maddesi ile Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği'nin “Kuruluş” başlıklı 28. maddesi, “Yeni Baro Kurulması” başlıklı 29. maddesi, “Baro Genel Kurulunun Oluşumu” başlıklı 30. maddesi, “Toplantılar” başlıklı 31. maddesi ve “Olağan Toplantılar” başlıklı 32. maddesine yer verilerek; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76. maddesinde, Baroların, "Avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır." şeklinde tanımlandığı, aynı Kanun'un 77. maddesinde, Baronun kurulması, organlarının görevden uzaklaştırılması ve görevlerine son verilmesine ilişkin düzenlemelere yer verildiği; 15/07/2020 tarih ve 31186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7249 sayılı Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 77. maddesinin değiştirildiği, bu değişiklikle beş binden fazla avukat bulunan illerde asgari iki bin avukatla baro kurulmasına imkan tanındığı ve aynı ilde birden fazla baronun kuruluşuna ilişkin temel hususların düzenlendiği; iptal istemine konu Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 28., 29., 30., 31. ve 32. maddeleri incelendiğinde, anılan hükümlerin Avukatlık Kanunu'nda yapılan değişikliğe bağlı olarak düzenlendiği, bazı maddelerin Kanun hükümlerinin tekrarı mahiyetinde olduğunun anlaşıldığı; Dava konusu edilen Yönetmelik hükümlerinin yasal dayanağı olan 7249 Sayılı Kanun'un tümünün Anayasa'nın 88. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptali, tümünün iptaline karar verilmemesi halinde ayrı ayrı maddelerinin iptali istemiyle açılan davada; Anayasa Mahkemesinin 01/10/2020 tarih ve E:2020/60, K:2020/54 sayılı kararıyla, Kanun'un tümünün ve ayrı ayrı maddelerinin ve bu maddelerde iptal istemine konu edilen ibare ve cümlelerin Anayasa'ya aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal taleplerinin reddedildiği ve bu kararın 10/12/2020 tarih ve 31330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı; 1982 Anayasası’nın “Anayasa Mahkemesinin kararları” başlıklı 153. maddesinin 1. fıkrasında, Anayasa Mahkemesinin kararlarının kesin olduğu, iptal kararlarının gerekçesi yazılmadan açıklanamayacağı, 3. fıkrasında, Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümlerinin, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı ve gereken hallerde Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırılabileceği, 6. fıkrasında ise, Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmi Gazete’de hemen yayımlanacağı ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağının hüküm altına alındığı; aynı hususların, 03/04/2011 tarih ve 27894 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’da da düzenlendiği; Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığının yukarıda anılan 153. maddenin yanı sıra ayrıca "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlığı altında 11. maddede de düzenlendiği; anılan hükümler karşısında, yargı yerlerinin Anayasa Mahkemesi kararlarını dikkate almak ve gereklerini yerine getirmek durumunda oldukları; Normlar hiyerarşisi gereği, alt düzenleyici metinlerin, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesinin düşünülemeyeceği; idarelerin yönetmelik ve daha alt düzenleyici işlemler ile düzenleme yapma yetkisinin, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere üst hukuk normlarına aykırı olmamak ve bu hükümleri kısıtlayacak şekilde kullanılmamak kaydıyla gerçekleşebildiği; İnceleme konusu olayda, uyuşmazlığın özünün çoklu baro düzenlemesini öngören Kanun değişikliği olduğu hususunda bir duraksama bulunmadığı; konu bu bağlamda ele alındığında, iptal istemine konu Yönetmelik maddelerinin, Avukatlık Kanunu'nda yapılan değişikliğe bağlı olarak düzenlendiği, bazı maddelerin Kanun hükümlerinin tekrarı mahiyetinde olduğu, bu çerçevede Yönetmelik maddelerinin dayanağı olan Kanun'a aykırı, bunu değiştirici ya da onu aşar bir durumunun bulunmadığının görüldüğü; Ayrıca, dava konusu Yönetmeliğin 29. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendindeki düzenlemenin, avukatların bir barodan diğer baroya geçişi düzenleyen nakil müessesine ilişkin olmayıp, daha önce bir baroda kayıtlı olmakla birlikte yeni bir baronun kuruluş müracaatında imzası bulunan avukatların yeni baroya kaydedilmiş sayılacaklarına ve önceki barodan kayıtlarının silinmiş olacağına ilişkin düzenleme olduğu; bu düzenlemenin yeni bir baronun kuruluş müracaatında imza veren avukat olmanın doğal sonucu olduğunun açık olduğu; Buna göre, Anayasa Mahkemesince söz konusu Kanun hükümlerinin Anayasa'ya aykırı olmadığı ve iptal istemlerinin reddi yolunda verilen 01/10/2020 tarih ve E:2020/60, K:2020/54 sayılı kararı karşısında dava konusu düzenleyici işlemin üst hukuk normlarına uygun olduğu, düzenlemelerde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin, baroların kamusallık niteliğine zarar vereceği ve dayanak Kanun maddelerinin Anayasa'nın 2., 11., 13., 67., 123. ve 135. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 17/11/2022 tarih ve E:2020/6392, K:2022/6649 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 24/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.