Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/1273 E. 2025/377 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/1273
Karar No
2025/377
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1273 Karar No : 2025/377

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Sendikası VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2020/5664, K:2022/6361 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 25/07/2020 tarih ve 31196 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle, 18/02/2011 tarih ve 27850 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 5. maddesinin 13. fıkrasının sonuna eklenen ''Açıköğretim hizmeti veren Yükseköğretim Kurumlarında açıköğretim, tüm sınav faaliyetleri ve açık öğretim altyapısı kullanılarak gerçekleştirilen benzeri faaliyetler karşılığında elde edilen gelirden kanuni kesintiler düşüldükten sonra geri kalan tutarın en fazla %5'i ek ödeme olarak dağıtılabilir. Dağıtılacak bu miktar hizmet karşılığı olarak; hizmetin gerçekleşme oranına göre aylara bölünerek hizmeti veren öğretim elemanlarına gelir getirici faaliyetleri karşılığı ödenir.'' ibarelerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2020/5664, K:2022/6361 sayılı kararıyla; Anayasa’nın 124. maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 58. maddesinin (h) ve (i) bentleri, 18/02/2011 tarih ve 27850 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 1, 2, 5 ve 11. maddeleri hükümlerine yer verildikten sonra, 2547 sayılı Kanunun 58. maddesinde, üniversite personeline yapılacak ek ödemelerinin dağıtılmasındaki usul ve esaslar ana hatları ile belirlendiği, ödemelerin temel koşulları ile oranının açıkça ortaya konulduğu, bu hükümde, ayrıca idareye bırakılan yetkinin de sınırını çizecek bir takım prensipler konulduğu, Yükseköğretim Kurulunun, çıkaracağı yönetmelikte veya yapacağı düzenlemede, Yükseköğretim kurumlarındaki hizmet sunum şartlarını ve kriterlerini dikkate almak suretiyle, personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ve mesleki uygulamalar ile performansı ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi hizmete katkı unsurlarını dikkate almakla yükümlü kıldığı, 2547 sayılı Kanunun 58. maddesine dayanılarak çıkarılan, Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik ile ek ödemenin dağıtımıyla ilgili olarak göz önünde bulundurulacak unsurlar ile personele yapılacak ek ödemelerin tavan miktarlarının belirlendiği, Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara ilişkin Yönetmelik uyarınca yapılacak ek ödemelerin, 657 sayılı Kanunda öngörülen ve personele her ay düzenli olarak yapılması zorunlu, genel nitelikte ve bütçeden karşılanan bir ödeme olmayıp, gelir gider dengesi gözetilerek, döner sermaye kaynakları uygun olduktan sonra personele, hizmet sunum şartları ve kriterleri de dikkate alınmak suretiyle, bu ödemenin oranı ile esas ve usûlleri; personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ve mesleki uygulamalar ile ilgili performansı ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi hizmete katkı unsurları gözetilerek aylık ya da sözleşme ücretlerine ilave olarak ödenebilen teşvik uygulaması niteliğinde yapılan bir ödeme olduğu, İlgili Yönetmeliğin "dağıtım esasları" başlıklı 5. maddesinin 13. fıkrasına eklenen ve dava konusu edilen düzenleme ile açıköğretim hizmeti veren Yükseköğretim Kurumlarında elde edilen gelirlerin kanuni kesintiler düşüldükten sonra geri kalan tutarın en fazla %'5'inin ek ödeme olarak dağıtılacağının belirlendiği, Yönetmelik düzenleme konusunda idarelerin Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları, ancak bu takdir hakkının, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmesi gerektiği; idarelerin, düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, uygulamaları çağın gereklerine ve toplumun ihtiyaçlarına uygun olarak değiştirip, yeniden düzenlemesinin, kamu hizmetine egemen olan ilkelerden biri olan uyarlama (değişkenlik) ilkesi uyarınca hem bir görev hem de bir yetki niteliği taşıdığı, Davalı idarece iptali istenen düzenleme ile öğretim elemanlarının almakta oldukları döner sermaye ek ödemesi tavan oranları üzerinde herhangi bir kısıtlamaya gidilmediği, gelire katkısı olan öğretim elemanlarının 2547 sayılı Kanun'la belirlenen tavan oranlara kadar katkısına bakılmak suretiyle ek ödemeden yararlanmaya devam edeceği, milyonlarca öğrencisi bulunan açık öğretim sisteminden elde edilen gelirler yönünden ek ödemeye esas tutara bir sınırlama getirildiği, dolayısıyla bu sınırlamanın yapılmaması durumunda yöneticilerin insiyatifiyle ödenecek tutar üst düzeyde tutularak kamu kaynaklarının ekonomik, verimli ve tasarruflu olarak kullanılmaması sonucunu doğuracağının belirtildiği, Davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, açıköğretim fakültesi kapsamında gelir elde edilen üç üniversitenin bulunduğu, açıköğretim fakültelerinin döner sermaye gelirlerinin yüzde doksandan fazlasının öğrencilerden alınan öğretim ücretlerinden oluştuğu, dolayısıyla milyonlarca öğrencinin eğitim gördüğü bu fakültelerde, döner sermaye gelirinin yüz milyon türk lirasını bulduğunun görüldüğü, döner sermeye gelirlerinin dağıtılmasında, elde edilen gelirin miktarına bakılarak bir dengenin oluşturulması, dolayısıyla davalı idarece bu yönde gerekli tedbirlerin alınmasının 2547 sayılı Kanun'un gereği olduğu, 2547 sayılı Kanunun 58. maddesinin (i) bendi ile getirilen döner sermeye ödemelerinde gelir-gider dengesinin gözetilerek ödenmesi gerektiğine dair emredici hüküm göz önüne alınarak, yüksek gelir elde edilen birimlerde haksız bir şekilde fazla ödemenin yapılmasının önüne geçilmek amacıyla düzenlemenin yapıldığı, öğretim elemanlarının almakta oldukları döner sermaye ek ödemesi tavan oranları üzerinde herhangi bir kısıtlamaya gidilmediği, dolayısıyla yapılan düzenlemenin kanun yetkisi çerçevesi içerisinde getirildiğinin anlaşıldığı, Bu durumda, 2547 sayılı Kanunun 58. maddesi ile idareye tanınan düzenleme yetkisi ve alanı içerisinde gelir ve gider dengesi gözetilerek getirilen düzenleme ile kamu kaynaklarının etkili, ve verimli kullanılmasının amaçlandığı görüldüğünden, ek ödemenin amacına uygun olarak getirilen düzenlemenin üst hukuk normlarına uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, iptali istenen düzenleme ile açık öğretim hizmetlerine ilişkin faaliyetlerden kaynaklanan ek ödemenin "%5" ile sınırlandırıldığı, bu durumun, akademik personel arasında kanuna aykırı bir ayrımcılığa yol açtığı ve 2547 sayılı Yasa'nın 4/2 ve 58/c maddeleri hükümlerine aykırı olduğu; aynı yasanın açık lafzında, akademik personelin ek ödemeden yararlanması için "gelir getiren görevlerde çalışmasının" yeterli olduğu, ancak dava konusu düzenlemenin bu durumu göz ardı ettiği; Yönetmeliğin dağıtım esaslarına ilişkin 5. maddesinde, açıköğretim hizmetlerine katkıda bulunan akademik personelin diğer akademik personel ile aynı şartlarda hesaplamaya tabi tutulacağının belirtildiği, fakat bu düzenlemeyle mevzuatın kendi içindeki tutarlılığının bozulduğu ve eşitler arasında adaletsiz bir uygulamaya sebep olunduğu, açık öğretim gelirlerinin yüksek olmasına rağmen ek ödemenin düşük bir oranla sınırlandırılmasının hukuka aykırı olduğu, zira bu gelirlerin akademik personelin performansı sayesinde elde edildiği, diğer akademik personel açık öğretim faaliyetleri dışındaki gelir getirici faaliyetlerden elde edilen kamu kaynaklarının ham tutarı üzerinden ek ödeme alırken, açık öğretim personelinin aynı imkâna sahip olmadığı, bu durumun angarya çalışma kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu düzenlemenin, akademik personeller arasında açık öğretim görevlerinin alınmasında isteksizlik yarattığı ve kamu hizmetinin niteliğini, verimini ve kalitesini zedelediği, takdir yetkisinin temel hak ve hürriyetlerle birlikte hukuk düzeni ile korunan bir alanda olması gerektiği, ancak bu düzenlemenin eşitlik ilkesini ihlal ettiği, davalı idareye kanunla verilen yetkinin gelir getirici faaliyet kapsamındaki kamu hizmetinden elde edilen ham gelirin dağıtılmasına ilişkin olduğu, ancak dava konusu düzenlemenin mevcut gelirin "dağıtılabilecek miktarını sınırlamakta" olduğu ve bu durumun yetkinin kötüye kullanılması anlamına geldiği, ayrıca düzenlemenin akademik personelin mali hakları üzerinde yönetmelikle düzenleme getirilmesi anlamına geldiği ve Anayasa'ya aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, üniversitelerin öğretimini planlama, düzenleme ve denetleme yetkisinin Anayasa'nın 131. maddesine göre kurulmuş olan Yükseköğretim Kuruluna ait olduğu, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Kurulun görev, yetki ve sorumluluklarının düzenlendiği ve bu Kanun'un 6. maddesi uyarınca Kurulun tüm yüksek öğretimi düzenlemekte ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön verdiği; döner sermaye işletmesi tarafından öğretim elemanlarına ek ödeme yapılmasının bir "özlük hakkı" olmadığı ve öğretim elemanlarının 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 375 sayılı KHK ile belirlenen ücret ve ücret sayılan unsurları her ayın 15'inde maaşları ile birlikte aldıkları, döner sermaye gelirinin dağıtımında, döner sermaye gelirinin elde edildiği fakülte, enstitü, yüksekokul, meslek yüksekokulu ve uygulama araştırma merkezinde görev yapan öğretim elemanlarının dikkate alınması gerektiği, düzenleme ile öğretim elemanlarının almakta oldukları döner sermaye ek ödemesi tavan oranları üzerinde herhangi bir kısıtlama getirilmediği ve gelire katkısı olan öğretim elemanının Kanun'la belirlenen tavan oranlara kadar katkısına bakılmak suretiyle ek ödemeden yararlanmaya devam ettiği; düzenlemenin, 2547 sayılı Kanun'a 7243 sayılı Kanun'un 19 maddesi ile eklenen ek 43. maddesinde yer alan Açık Öğretim Hizmeti Veren Yükseköğretim Kurumlarının Gelir Fazlalarının %80'inin YÖK'e Aktarılmasına ilişkin düzenlemeden sonra Yönetmelikte zorunlu olarak yapılması gereken bir değişiklik olduğu; düzenleme kapsamında bulunan üç üniversitenin doğrudan gelir getiren birimlerinde çalışan öğretim elemanları ile elde edilen gelire doğrudan katkı sağlayan öğretim elemanlarına yapılacak döner sermaye ek ödemesinde herhangi bir değişiklik olmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 09/11/2022 tarih ve E:2020/5664, K:2022/6361 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 19/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/1273, K. 2025/377, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-1273-e-2025-377-k-e8adc1fbde39